kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Yaşamdan Hikayeler





Haftanın Yazarı
Melek Öztürk
Melek Öztürk


Okuldan Kaçış

3 / 5 / 2008  Cumartesi tarihinde Ahmet Ağdere tarafından eklendi, 228 kez okundu...

“Ortaokula ilk başladığım dönemlerdi, muhtemelen kasım-aralık civarı… Kendimi Barbaros İlköğretim Okulunun o hoş, nezih kokulu ve sıcak arkadaş çevremin olduğu ortamdan ailemin tercihiyle İmam-Hatip Lisesinin sıralarında bulmuştum. Daha sonra öğrendiğime göre ilkokul öğretmenim Sebahat Hanım, ortaokula da o okulda devam etmem, orada daha başarılı...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Ahmet Ağdere

Ahmet Ağdere







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Okuldan Kaçış


Ortaokula ilk başladığım dönemlerdi, muhtemelen kasım-aralık civarı… Kendimi Barbaros İlköğretim Okulunun o hoş, nezih kokulu ve sıcak arkadaş çevremin olduğu ortamdan ailemin tercihiyle İmam-Hatip Lisesinin sıralarında bulmuştum. Daha sonra öğrendiğime göre ilkokul öğretmenim Sebahat Hanım, ortaokula da o okulda devam etmem, orada daha başarılı olabileceğim konusunda çok ısrar etmiş. Ama nedense ailem dinimi daha iyi öğrenmem için o okula göndermişti. Halbuki, daha ilkokulda yazları camiye giderek Arapça Kuran-ı Kerim okumasını bilen biriydim. İyi hatırlıyorum, o okula başlamam için de bir atariye tav olmuştum (playstation değil, yine tvye bağlanan eski atarilerden) …

Yeni bir okul… yeni bir ortam… yeni bir arkadaş çevresi… İster ilköğretim okulu olsun, ister lise, ister üniversite… Bu tarz değişimler her insanın hayatında yumuşak veya keskin bir dönemeçtir. Ve ben de okula yeni başladığım zamanlarda bu virajı keskin bir şekilde dönüyordum. Aslında okula gitmek istemiyordum ama okulumuz uzak ve bir tepenin üstünde olduğu için babam veya yanında çalışan arkadaş ve dedem her sabah hususi olarak okula bırakırdı. Gerçi lisede Süper Liseye geçince yine götürüp getirdiler sağolsunlar. Neyse, o ayrı mevzu…

Yine öyle bir kasım-aralık gününde, artık okuldan kaçmak istedim. Ama öyle kuru kuruya sebepsiz yere eve gitsem bin bir türlü laf yeme korkusuyla bir sebep aramaya koyuldum. Ve en doğrusunun bir hastalık belirterek okuldan izin kağıdı alıp, eve öyle gitmek olacağını düşündüm. Müdür yardımcısı Arif Bey’in odasına gittiğimde, sınıf öğretmenimiz Muammer Beyle konuşuyorlardı. Ama teneffüs süresinin kısıtlı demlerini yaşadığımızdan hemen konuya daldım ve sol taraftaki böbreğimi göstererek çok ağrıdığını ve izin verirlerse eve gitmek istediğimi söyledim. Müdür yardımcısı izin kağıdını yazıp vermek üzereydi, lakin sınıf öğretmenimiz Muammer Bey bir melek edasıyla benimle daha yakından ilgilendi. Ve durumumun ciddi olabileceğini, apandis’in sağ tarafta bulunmasına rağmen sol tarafta da benzer bir problem çıkabileceğini veya böbrekte sıkıntı olabileceğini söyleyerek o da Arif Bey’den izin istedi ve beni kendi arabasına alarak, hemen sağlık ocağına götürdü.

Doktora gittiğinizde, doktor bey önce sizi karşısına alır, durumunuzu anlatmanızı isterler, sonra yakasındaki o sırtı ve göğsü dinleyen aletle bedeninizde bir şeyler dinlemeye (bu dinlemenin bir formalite olup olmadığı konusunda hala tereddüt içindeyim?) çalışırlar ve ilaç yazarlar. Yine acil servisteki pratisyen doktor beni karşısına aldı ve durumumu sordu, ben de sorduğu her soruya olumsuz, hastalıklı cevaplar verdim. Bir iki de dinledikten sonra, sağlık ocağından hastaneye sevkime karar verdiler. Öğretmenim beni yarı yolda bırakmadı ve bu sefer hastane yoluna düştük. Hastanenin acil servisindeki doktorla da aramızdaki hemen hemen aynı sözsel ve dokunsal temas geçtikten sonra, orada sağlam adama serum taktılar, ve reçeteye bir iğne ve bir iki hap yazıp, iğnenin hemen vurulması gerektiğini belirterek o anda alınıp gelmesini söylediler. Sağolsun melek öğretmenimiz bu iyiliği de cömertçe yaparak eczaneye gitti ve iğneyi ve diğer ilaçları alıp geldi. Vücuda yavaş yavaş sıvı akıtan serum neyse de, sıvıyı hemen enjekte eden sivri uçlu kocaman iğne her çocuk gibi benim de korkulu rüyamdı. O anda da çok korkmuştum. Ama korku, iğnenin vurulmamasına çare değildi… Ve iğne vuruldu…

İğneyi vurduktan sonra, beni artık yorgunluktan tükenmiş vaziyette kolumdaki serumla, bir tekerlekli sandalyeye oturtturdular ve üst katta bir odada yatabileceğimi söylediler. Ağır ağır tekerlekli sandalye sürülürken, ben de yorgunluktan gözlerimi kapa… kapatı… yordum… Ve asansörün önüne geldiğimizde artık gözlerimi kapatmıştım. Asansörün önünde geçen zamanla, yatakta gözümü açtığım dört-beş saatlik zaman dilimine dair bir şey hatırlamıyorum.

Aslında hatırlamama sebebim de, anılarım arasından bu anıyı, ilk önce yazıya geçirme sebebimdir. Hastane odasında gözlerimi yavaş yavaş açtığımda karşımda babamın yanında çalışan Yaşar abiyi gördüm. Meğersem asansörün önünde tansiyonum 1 e 3 e düşünce (ki bu ölüm-yaşam arasında incecik bir çizgi) , bir şekilde bizimkilere ulaşılmış ve bizimkiler hastaneye doluşmuşlar. Daha sonra yapılan müdahalelerle normale dönünce beni korkmasınlar diye evlerine ve işlerine çekilmişler ve başıma da nöbetçi diye Yaşar abiyi bırakmışlar.

Bir anlık okuldan kaçma isteğim, neredeyse hayattan kaçma durumuna dönüşüyordu ama bedenim ve ruhum pes etmemişti…



Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 07.05.2008
duygu yuklu bu arkadasımızı aramızda gormekten mutluluk duyarız

Ahmet Ağdere
Ahmet Ağdere / 06.05.2008
okula diyeceğim sözüm yok, ağır bir havası var. ve aslında 12 yaşında bir çocuk olan bana o hava başta çok ağır gelmişti... bilhassa bu sebepten kaçma ihtiyacı duymuştum. ortaokuldaki arkadaşlarımı süper ligedeki arkadaşlarıma tercih ederim. hepsi daha mert, daha delikanlı arkadaşlardı. fıkıh, kelam, siyer, tefsir ise lise döneminin dersleri... ortaokulda sadece kuran-ı kerim ve arapça dersleri gösteriyorlar. kuranı zaten biliyordum. ama şuandaki aklım olsa arapçaya daha fazla önem gösterir ve bir dil kazanmış olabilirdim.

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 04.05.2008
gerçekten süper bir yazı ama bnde bir İ.H.L öğrencisi olarak soruyorum sizce okuldan kaçmak zorunda mıydınız? şahsen ben arapça, kuran ve temel dini bilgiler derslerinden özellikle fıkıh, kelam, siyer, tefsir ve hadis derslerinden çok keyif alıyorum siz sevmezmiydiniz??


Temmuz
5
Ruhuma Salıncak Kurup Sallanan Kadın
Korhan BoraYaşamdan Hikayeler • 3 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
4
Akşam Yemeği
İsa AvcıYaşamdan Hikayeler • 45 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
4
Almanya Şekerleme ve Anılar
Erdem KapusuzYaşamdan Hikayeler • 10 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
3
Dünyanın En Zengini
Hatice CevizciYaşamdan Hikayeler • 61 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
3
Hasıraltı Çocuklar(26)
Çiğdem Bekar AbilovYaşamdan Hikayeler • 80 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Temmuz
1
Fidan
Ahmet AğdereHayata Dair Şiirler • 14 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
13
Pazarlık ve Ben
Ahmet AğdereYaşamdan Hikayeler • 67 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
3
Kırmızı
Ahmet AğdereDüş Hikayeleri • 153 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
27
Doğum Günün Kutlu Olsun
Ahmet AğdereKlasik Şiirler • 123 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mayıs
9
Annem
Ahmet AğdereAnne Şiirleri • 95 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
3
Okuldan Kaçış
Ahmet AğdereYaşamdan Hikayeler • 229 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mayıs
6
Kıyamet
Ahmet AğdereDüş Hikayeleri • 183 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Haziran
3
Kırmızı
Ahmet AğdereDüş Hikayeleri • 153 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
27
Doğum Günün Kutlu Olsun
Ahmet AğdereKlasik Şiirler • 123 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mayıs
9
Annem
Ahmet AğdereAnne Şiirleri • 95 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Okuldan Kaçış, Okuldan Kaçış hikayesi, Okuldan Kaçış hikaye, Okuldan Kaçış nedir?, Okuldan Kaçış hakkında bilgi, Okuldan Kaçış hikayeleri, Ahmet Ağdere hikayeleri, Okuldan nedir, Okuldan hikayesi, Okuldan hikayeleri, Kaçış nedir, Kaçış hikayesi, Kaçış hikayeleri,






Okudunuz Mu?
OğuzhanKeskin
Oğuzhan Keskin




Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Web Advertising | Flights | Mortgages | Personal Loans | Loans | Video | Arkadaş