Ölmek Ya Da Ölmemek! (sesli)Ölmek Ya Da Ölmemek! (sesli)Yirmi yedi yaşında hafif sarışın ve Türk standartlarına göre uzundum, gözlerim karamele kaçan bir renk tutturmuş olur olmaz her şeyi görürdü. Ayaklarım yerden uzak ve bir hayli büyüktü, gezginliğimden olsa gerek.Kafamda onlarca tilki dolaşıp kürklerini satarlardı, o yüzden baş ağrılarım bir hayli fazlaydı. Durmadan yediler beynimi. Sıradan biri gibi değildim, okulumu başarıyla bitirip hayallerimin daha doğrusu göklerin sahibi bir pilot olabilirdim. Ama sıra dışılıklarım beni öylesine törpülemişti ki kendimi onların içinde bulmuştum. Kimisi saçlarını kazıtmış, kimisi kollarını jiletlemiş, kimisi dilini deldirmiş, kimisi kalbini, kimisi sürekli sarhoşmuş, kimisi keşmiş. İşte onların çetelesi. Okul çıkışı başlayan beyaz rüyalar. Anne baba kavgasından sıkılan yüreğim beni onlarla tanıştırdı. İlk satıcının adı Melek’ti, melek gibi güzel bir şeytandı aslında. Diyeceksiniz ki şeytan da bir melek ya, ama apayrı bir boyuttaydı o. “Elinden zehir olsa içerim” denir ya gerçekten de içiyordum ellerinden zehrin en güzelini. Neyse bunların hepsi ölmeden önceydi. Daha fazla bahsetmeyelim o hayattan, içim çok kötü oluyor. Unutamadığım anı anlatmak istiyorum, üstüme atılan toprağın kezzaba dönüştüğü o an, dışarıdaki her bir sesi duyabiliyordum ama hiçbir şey göremiyordum, üstüm kapandıkça eriyordum sanki. Neydi bu? Bir yok oluş sahnesi mi? İliğime kadar yanıyordu her bir yerim, inlemek istesem de hiçbir şey söyleyemedim. Aklım, bedenim ve ruhum kayıp bir üçgende rotasız ilerliyorlardı. Ben kimdim onu bile bilmiyordum şimdi ve birden ses kesildi. Gerisini zaten hatırlamıyorum. İlk gördüğüm annem oldu, bir hayli üzgün ve durgundu. Üzerinde ona aldığım elbise ne güzel yakışmıştı senelerin eskitemediği bedenine. Birbirimize çok bağlıdık, gündüz gece gibi kovalardık birbirimizi. Şimdiyse keder atkı olmuş sıkıyordu narin boğazını. Acaba bağırsam duyar mıydı? - Hayır! Diye sert ve uzak bir ses cevap verdi. - Neden? Dedim hiç düşünmeden. - Artık ölüsün de o yüzden, dedi ölümü vurgulayarak. - Neden? Diye bağırdım hafifçe, - Benden açıklama bekleme, dedi ses sinirli olduğunu göstererek. - Ama neden? Merak tek yürek olmuş hep aynı soruyu soruyordu. - Ölüm insana yakışan en güzel giysi, beli biraz dar ama boyu tam istediğin gibi. - Ne demek istiyorsun? Bu kadar karmaşa yeter! Diye haykırdım en sonunda, son sözlerim oldu bunlar bir daha hiç konuşamadım. Şimdi herkesten gizli bir yerde yazıyorum tüm bunları, burada yazı yazmamız yasak ama olsun yazacağım içimdeki sızıyı, bir kâğıt buldum kuytuda, çöktüm bir buluta, çıkardım kalemi gizli cebimden yazıyorum peşin sıra. Ölmek ya da ölmemek tüm mesele yaşamak, damarlarımı boyadığım o lanet olası beyaza bulaşmadan yaşamak isterdim, annemi daha çok öpüp koklamak, kedimle daha çok uyumak isterdim. Babamın mezarına daha çok gitmek, daha çok makarna yemek isterdim, yeni çıkan filmleri izlemek, radyodan şarkı dinlemek isterdim, en önemlisi O’na seni seviyorum deyip kollarında uyumak isterdim. Bunların hiçbir önemi yok biliyorum ama bu kâğıdı uçak yapıp atacağım ve eminim biri okuyacak. Her kimsen beni iyi dinle, Ertelediğin ne varsa hemen liste yap ve başla yanlarına artı koymaya, geç kalma sakın, ha bir de benim için bir balık besle, çok içimde kaldı bizim kedi yaramaz olunca kıyamadım gelecek balığa. Derler ya üç günlük dünya, ne üçü bir güne düştü artık. Daha fazla bekleme, bir sis geliyor, bitirmek zorundayım. Nerdeyim ve ne olacağımı hiç bilmiyorum, herkese oku yazdıklarımı geç olmadan. Şimdilik Hoşça kal! Belki görüşürüz bu arada adım..adım mı…adımı bilmiyorum… DeniZ’
Telif Hakkı Uyarısı Ölmek Ya Da Ölmemek! (sesli) isimli yazı, Deniz İlker Toker tarafından 30.08.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Yasin Şahin yazıyı tebrik etti...
Volkan Sönmez yazıyı tebrik etti...
Zeynep Beygo yazıyı tebrik etti...
Adem Efiloğlu yazıyı tebrik etti...
Gizem Süzen yazıyı tebrik etti...
Leyla Ak yazıyı tebrik etti...
Aytül Pazar yazıyı tebrik etti...
Ayşegül Çetinkaya yazıyı tebrik etti...
Mehtap Güngör yazıyı tebrik etti...
Müjde Özel yazıyı tebrik etti...
• Gizem Süzen yazıyı favori listesine aldı...
• Hüsna Tuğrul yazıyı favori listesine aldı... • Ayşegül Çetinkaya yazıyı favori listesine aldı... • Müjde Özel yazıyı favori listesine aldı...
Aralık
1
Akıl Hastanesi ve / veya Dinlenme Odası 1
• Zeynep Tümöz • Düş Hikayeleri • 56 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Kasım
30
Kasım
27
Kasım
26
Kasım
26
Kasım
20
Kasım
16
Kasım
8
Kasım
6
Kasım
3
Haziran
23
Ağustos
19
Haziran
17
Haziran
15
Ekim
12
Kocaman Bir Yüreğin Ellerindeki Aşkın Hikâyesi
• Deniz İlker Toker • Aşk Hikayeleri • 352 kez okundu. • 6 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||