Ölüm Üçgeni
25 / 5 / 2008 Pazar tarihinde Ecem Çevikdil tarafından eklendi, 744 kez okundu...
“Yine yalnız çıkmıştı gezisine. Yardımcıları sevmezdi hiç. Nedenini bilmiyordu ama onun için özel olan gezilere hiç kimseyi götürmek istemezdi. Bu da onun için özel bir geziydi. Marcilus adında antik bir kente gidecekti. Çok başarılı bir arkeolog olan John, kazılara ilk başladığı günden bir şey bulmuştu. Bir martının ayağına sıkıca bağlanmış papi...” Okuyucu Puanı ;
Ölüm ÜçgeniYine yalnız çıkmıştı gezisine. Yardımcıları sevmezdi hiç. Nedenini bilmiyordu ama onun için özel olan gezilere hiç kimseyi götürmek istemezdi. Bu da onun için özel bir geziydi. Marcilus adında antik bir kente gidecekti. Çok başarılı bir arkeolog olan John, kazılara ilk başladığı günden bir şey bulmuştu. Bir martının ayağına sıkıca bağlanmış papirüs... Bu papirüsü martının ayağından almak için epey uğraşmıştı. Açıp baktığında içinde bir haritanın olduğunu gördü. Arabasına binip haritada işaretli yere doğru hızla yol almaya başladı. Oraya vardığında gördüklerine inanamadı. Karşısında her tarafı kiremitlerle kaplı bir vadi vardı. Haritaya daha bir dikkatli baktı bu sefer. Bin beş yüzüncü kiremidin altını kazması yazıyordu. Bulup kazmaya başladı, kazdıkça aşağı inen bir merdiven gördü. Merdivenlerden inmesiyle bir bütün basamaklar aşağı çökmüştü. Bir çıkış yolu bulması gerekiyordu. Dolaşmaya başladı. Daha önce duvarlarda olduğunu bile fark etmediği hiyeroglifler dikkatini çekmişti, okumaya başladı. Doğru parçaları üçgenin doğru yerlerine koyması gerektiği yazıyordu. Eğer başarabilirse ödüllendirilecek, başaramazsa öldürülecekti. Bir yığın iskeletin arasında bir aşağı bir yukarı koşmaya başladı. Epey dolaştıktan sonra büyükçe bir sandıkla karşı karşıya geldi. “Ne olur, ne olmaz...” diye yanına aldığı tabancasıyla sandığın kilidini kırdı. Açıp baktığında bir sandık daha gördü. Bu sandığın içinde de birbirinden farklı boyutlarda üç tane eski para vardı. Üçgen için gerekli olan doğru parçalar bunlar olmalıydı. Paraları alıp cebine koydu. İçerdeki oksijen bitiyor olacaktı ki nefes alması zorlaşmıştı. Koşarak üçgenin bulunduğu odaya gitti. Üç köşesinde de birbirinden farklı delikler vardı. Cebinden çıkardığı paraları inceledi. Hepsi de birbirine çok yakındı. Tek bir hata dahi yapmaması gerekiyordu. Elindeki eski paralarla hayatının kumarını oynuyordu. Tüm cesaretini toplayarak paralardan birini ilk deliğe koydu. Hiçbir şey olmamıştı. Ölüm düşüncesi yavaş yavaş ruhunu sarıyordu. İkinci parayı koymakta tereddüt ediyordu. Yanlış deliğe koyarsa eğer ölecekti. Hayatı boyunca aklının sesini dinlemişti, bu sefer duygularını dinleyecekti. “Soldaki deliğe koy!” diyordu içinden bir ses, koydu. Hiçbir şey olmamıştı. Sıra üçüncü paradaydı. Son parayı deliğe koyduğunda bütün deliklerden yukarı doğru mavi bir ışık haznesi belirdi. Bir anda böyle bir görüntünün ortaya çıkmasından dolayı duyduğu tedirginlikle birkaç adım geri gitti. Mavi ışıkların ortasından bir ruh havalandı. “Ben yüzyıllardır burada hapsedilen bir firavunum. Adım Marcilus’tan gelen Marcil. Ruhumu serbest bıraktığın için ödüllendirileceksin. Bundan sonra istediğin her şeyi sadece düşünerek elde edebilirsin. Şimdi gözlerini kapat!” dedi ruh. John gözlerini açtığında yatağında yatıyordu. Bütün bu yaşadıklarının rüya olmasını umdu nedenini bilmeden. Harika bir kahvaltı düşündü o an. Gözlerini kapadı, açtı; kahvaltısı masanın üzerinde duruyordu. Bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını düşünerek yeni hayatına “Merhaba...” dedi.
Tavsiye Et :
Sevil Nizamoğulları yazıyı tebrik etti...
Hafize Hanaylı yazıyı tebrik etti...
İpek Gongu yazıyı tebrik etti...
Ekim
11
Ekim
8
" K! U! R! T! " (3)
• Çiğdem Bekar Abilov • Fantazi Hikayeleri • 124 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ekim
6
Ekim
3
" K! U! R! T!" (2)
• Çiğdem Bekar Abilov • Fantazi Hikayeleri • 121 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Eylül
30
Bir Yastık Esnemesi 8 Karabasan
• Umut Uyan • Fantazi Hikayeleri • 124 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
9
Eylül
22
Eylül
19
Eylül
16
Eylül
16
Ağustos
31
Eylül
5
Ağustos
30
Ağustos
2
Mayıs
25 |
![]() |
|
||||||||||