kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Başkaldırı Hikayeleri

Ben Hayat Doluyum Ey Ölüm Öldür Öldürebilirsen


Ben Hayat Doluyum Ey Ölüm Öldür Öldürebilirsen

Ben Hayat Doluyum Ey Ölüm, Öldür Öldürebilirsen

Dördüncü sınıflar öğretmenlerinin nezaretinde beden eğitimi dersinde futbol oynuyorlardı. Metehan yine bütün hünerlerini sergileyip arkadaşlarının ve öğretmeninin beğenisini kazanmıştı. “Büyük futbolcu olur. Üstelik derslerinde de çok başarılı, çok zeki.” diyordu, öğretmeni. Maçta artık sonlara yaklaşılmış herkes iyice hırslanmıştı. Metehan kendini zorluyor; pas atıyor, çalım atıyor, koşuyor… Yani yırtıyor kendini minik futbolcu. Derken Metehan arkadaşıyla girdiği ikili mücadelede yerde kaldı. Herkes kalkmasını beklerken O hiç kıpırdamadan yatıyordu. Telaşlanan öğretmeni sahaya girip Metehan’ı yerinden kaldırmaya çalıştı, başaramayınca kucaklayıp alelacele arabasına koyarak hastaneye götürdü. Bu arada ailesine de haber verdi.


Herkes “ne olacak ufak bir şeydir” düşüncesindeydi. Ama yanlarına gelen doktor çaresiz bir yüz ifadesiyle Metehan’da bir kemik hastalığı olduğunu ve tedavi edilmesi gerektiğini söyledi. Aile Metehan’ı alıp önce Sakarya, daha sonra da İstanbul’da çeşitli hastanelere götürdüler. Doktorlar pek tatmin edici bir sonuç vermiyorlardı. Onlar da fazla kuruntu yaptık galiba diyerek geri döndüler. Metehan okuluna yine devam etti. Ama artık daha az futbol oynuyordu.


Yedinci sınıfa geldiğinde Metehan yine rahatsızlandı. Bu sefer O’nu hastaneye Tuğba ablası götürdü. Doktorlar hastalığının çok ciddi olduğunu tedavisinin de pek mümkün olmadığını söylediler. Sezer abla kardeşinin halini anlamak istemedi. Ne yapacağını şaşırdı, oracıkta yığılıp kaldı.


Lise sınavlarına giren Metehan Sakarya Anadolu Lisesini kazandı. Çalışkanlığıyla burada da öğretmenlerinin beğenisini kazandı. Ama her geçen gün güçten düşmeye, yürüyememeye başladı. Lise ikinci sınıfa geldiklerinde ise ablası Selçuk Üniversitesi’ni kazanınca ailecek Konya’ya taşındılar. Metehan de Meram Anadolu Lisesi’nde okumaya başladı. Fakat aradan birkaç ay geçtikten sonra artık yürüyemez hale gelmişti. Babası ona dişinden tırnağından artırdığı ile bir tekerlekli sandalye aldı. Her gün annesi veya ablası okula bırakıp-alıyordu. “Tuğba abla” demişti bir gün, “Beni bir ÖSS dergisine abone yapsanız başka bir şey istemem.” Ablası da onun isteğini yerine getirmede hiç tereddüt etmedi. Metehan, bu şekilde hazırlanıp ÖSS’de Selçuk Üniversitesi İnşaat Mühendisliği’ni kazandı.


Yakın bir zamanda öleceğini hem Metehan hem de ailesi çok iyi biliyordu. Ama O yılıp, hayata küsüp, ölümü beklemek yerine olabildiğince neşeli olabildiğince hayata bağlıydı. “Belki kazandığım bu üniversiteyi bitirmek nasip olmayacak.” diyordu arkadaşlarına. Üniversiteye başladığı aylarda tekrar hastalandı. Bu kez hepsinin yüreği ağzına geldi ama 3 ay yoğun bakımda kalıp hayatın bir ucundan tekrar tutundu. Üniversiteye gelip gitmesi iyice masraflı olmaya başlayınca artık gitmemeye başladı. Bunu öğrenen fakülte dekanı öğretim görevlilerini toplayıp sırayla her gün birisinin arabasıyla Metehan’ı getirmesini istedi. Bu şekilde ikinci sınıfa kadar öğretmenleri taşıdı.


♥ ♥ ♥


Bir gün eve gelen Tuğba Hanım kardeşinin fenalaşıp hastaneye kaldırıldığını öğrendi. Koşarak gitti hastaneye ama artık kardeşi konuşmuyordu. Artık bundan sonra kimse ona “Tu abla” demeyecek, O’da kimseye “Ordunun Dereleri” şarkısını söyleyemeyecekti. Bunca meşakkate, hastalığa dayanan Metehan, artık Cennet’e uçtu. Koltuk değneği, tekerlekli sandalye de olmadan koşup oynayacağı dünyasına kavuşmuştu artık.




BEKİR CEVİZCİ
*Lütfen alıntı yaparken kaynak gösteriniz.


Ben Hayat Doluyum Ey Ölüm Öldür Öldürebilirsen
Yazı Sahibi
Bekir Cevizci
Bekir Cevizci tarafından 6.5.2007 tarihinde eklendi 1473 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Ben Hayat Doluyum Ey Ölüm Öldür Öldürebilirsen isimli yazı, Bekir Cevizci tarafından 6/5/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :

Aralık
1
Maskeli Rulet (4)
Çiğdem Bekar AbilovBaşkaldırı Hikayeleri • 34 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
1
Küçük Kıvılcımı Beklemek
Gürhan OngunBaşkaldırı Hikayeleri • 34 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
27
Maskeli Rulet (3)
Çiğdem Bekar AbilovBaşkaldırı Hikayeleri • 68 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Kasım
26
Maskeli Rulet (2)
Çiğdem Bekar AbilovBaşkaldırı Hikayeleri • 57 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Kasım
25
Maskeli Rulet (1)
Çiğdem Bekar AbilovBaşkaldırı Hikayeleri • 94 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Kasım
20
Satanistin Gerçekleri
Bekir CevizciMemleket Hikayeleri • 160 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
13
Kocaman Yürekli Minik
Bekir CevizciMemleket Hikayeleri • 229 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
31
Okul Müsameresinden Şairler Sofrasına
Bekir CevizciYaşamdan Hikayeler • 153 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
16
Türkçe Bakanlığı İle Sonsuza
Bekir CevizciEğitim Makaleleri • 264 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
8
Bayram Telaşı
Bekir CevizciMemleket Hikayeleri • 288 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
6
Haziran
25
Temmuz
9
Şeytanın Seveceği Tutarsa
Bekir CevizciAşk Hikayeleri • 858 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
23
Rüzgargülü Zamanlar
Bekir CevizciAşk Hikayeleri • 844 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
17
Zamansızlığın Yokuşlarında
Bekir CevizciSevgi ve Aşk Denemeleri • 807 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Ben Hayat Doluyum Ey Ölüm Öldür Öldürebilirsen, Ben Hayat Doluyum Ey Ölüm Öldür Öldürebilirsen hikayesi, Ben Hayat Doluyum Ey Ölüm Öldür Öldürebilirsen hikaye, Ben Hayat Doluyum Ey Ölüm Öldür Öldürebilirsen nedir?, Ben Hayat Doluyum Ey Ölüm Öldür Öldürebilirsen hakkında bilgi, Ben Hayat Doluyum Ey Ölüm Öldür Öldürebilirsen hikayeleri, Bekir Cevizci hikayeleri, Ben nedir, Ben hikayesi, Ben hikayeleri, Hayat nedir, Hayat hikayesi, Hayat hikayeleri, Doluyum nedir, Doluyum hikayesi, Doluyum hikayeleri, Ölüm nedir, Ölüm hikayesi, Ölüm hikayeleri, Öldür nedir, Öldür hikayesi, Öldür hikayeleri, Öldürebilirsen nedir, Öldürebilirsen hikayesi, Öldürebilirsen hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Nationwide Building Society | Credit Counseling | Credit Card Consolidation | MPAA | Mobile Phones | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul