Ölümü Anlatın Bana KorkuyorumÖlümü Anlatın Bana KorkuyorumSevgili babacığım!Geçen gün okula gelmiştin hatırlıyor musun? Hani benim durumu sormuştun. İşte o zaman öğretmenim de size benim durumumda bir gaiplik olduğunu söylemişti. Çünkü önceki haftalarda gösterdiğim başarı da bir düşüklük olduğunu hissetmiş, bunu da sizinle paylaşmak istemişti. Gerçi öğretmenim derslere ilgisi olmayan arkadaşlarıma bağlamıştı ama gerçekte öyle değildi. Sebebini ise senin gösterdiğin yakınlık gülünün yapraklarında açtım. “Ne var kızım bir sorunun mu var?” demiştin. Ben de aile meselesi, özel konuşabilir miyiz diyerek, annemin yanından uzaklaşmıştım. Annem nasıl şaşırmış ve meraklanmıştı ama değil mi? Beraber misafir odasına geçmiştik. Sen bana gayet kibar ve güler yüzle “buyur seni dinliyorum hanımefendi” demiştin. Bunun üzerine ilk önce seni soru yağmuruna tutmuştum. “Baba sen bir yakınını kaybetsen üzülür müsün?” birden yüzünde şaşkınlık bulutları dolaşmaya başladı. Bu da nereden çıktı dercesine bakıyordun. Ama gayet sakin bir şekilde; “Onu bulmaya çalışırım.” demiştin. Ancak benim kastettiğim o değildi. “Yani senin bir yakının ölse üzülür müsün?” bu sefer yüzün daha da durgunlaştı. Bilmiyorum ama belki de geçen hafta kaybettiğin babanı düşünüyordun. Bunun için yüzünde sonbaharın sarartan rüzgârları dolaşıyordu. Yaşamın birikimlerinin yüzünde yansıdığı bir olgunlukla; “Tabi ki üzülürüm kızım. İnsan yüreği sevdiğini kaybettiği zaman sevgisinin hatırına ona karşı bir duygusallık hisseder. Yaşanılmış güzel günlerin, paylaşılan acıların ve sevinçlerin hatırına ona saygı duyar. Onun için üzülür. Hatta peygamberimiz bile küçük oğlunu kaybettiğinde ağlamış. Onu gören arkadaşları; “Ey Allah’ın peygamberi sen de mi ağlıyorsun” dediklerinde o güzel insan şu muhteşem sözü söylemiş; Kalp hüzünlenir, göz yaşarır” işte böyle sevgili kızım. Şimdi nereden çıktı bu soru bana anlatır mısın?” demiştin. Sende hissettiğim şefkat rüzgârları, beni rüyamı olduğu gibi anlatmaya sevk etmişti. Ben de rüyamı olduğu gibi sana anlatmıştım. Dedemin ölümünden kısa bir süre sonra annemi rüyamda ölmüş olarak görmüştüm. Onu kefenleyip bir mezara koyuyorlardı. Daha sonra bu rüyayı bir kere daha görmüştüm. Bu rüyanın etkisiyle durgunlaşmış, derslerime karşı ilgisizleşmeye başlamıştım. O günden sonra hep annemi ölmüş olarak görüyor ve onun yokluğundan dolayı hüzünleniyordum. Bir türlü kendimi derslerime veremiyordum. Ölüm olayı benim için çok korkunç bir olay gibi geliyor ve beni yalnızlık duygusuyla sarsıyordu. Ya gerçekten annemi kaybedersem, o zaman ben ne yaparım, demiştim. Keşke bütün babalar senin kadar anlayışla olsa! O zaman çocuklar sorunlarını çekinmeden paylaşır ve sıkıntılarından kurtulurlardı. Belki de hem ergenliğin depresyonundan hem de ölümün estirdiği soğuk rüzgârlardan kurtulurlardı. Rüyamı anlattığımda yüzünde tatlı bir tebessüm oluşmuştu. Ben ilk önce şaşırmıştım. Yoksa babam, annemin ölümüne seviniyor mu demiştim. Ama biraz sabırla beklemenin sonunda rüyamı yorumlayınca öyle olmadığını anladım ve çok rahatladım. Sen rüyada birinin öldüğünün görülmesinin o kişiye ömür olarak yazıldığını ve uzun yaşayacağının işareti olduğunu söyleyince inan baba çok sevinmiştim. Hatta hatırlarsan çocuk kalbiyle şunu da söylemiştim; öyleyse ben bundan sonra annemi hep ölmüş olarak göreyim. Sonra sen bana sarıldın ve saçlarımı okşadın. Alnımdan öptün. Senin sevgi ve ilgi ikliminde, rüyamda beni korkutan ölüm çiçekleri solmuştu. Artık ölümün kendisinden de, rüyasından da korkmuyordum. Derslerime karşı istek ve şevkim tekrar geldi. Sınıfta eski başarımı yakalamaya başlamıştım. Demek ki ölüm, o kadar korkulacak bir olay değildi. Ölüm bir tohumun tekrar yeşermek için toprağa ekilmesinden başka bir şey değilmiş. Bir gün bütün insanlar tekrar dirilecek ve sevdiklerine kavuşacaktı. Bu duygu ve düşünce beni hayata karşı daha duyarlı olmaya yönlendirdi. Bir yakınımı kaybettiğimde onun için dua ediyor ve yeni hayatında cennetin en güzel yerlerinde onunla tekrar buluşmayı istiyordum. Ölüm bir insanın bedeninin toprakta yok olarak acı çekmesi ve sonsuza dek kaybolması değilmiş. Ne güzel bir duyguymuş. Bu inanç beni mezarların ürkütücü etkisinden kurtarmıştı. Ne zaman bir mezardan geçsem, hem yakınlarım için hem de diğer insanlar için dua ediyor, bağışlanmalarını diliyordum. İnanıyorum ki bir gün ben de ölürsem (ki, ölümsüz hiçbir insanın olmadığını da öğrendim) benim için de dua edecek insanlar olacaktır. Böylece insanların ölümde eşit olduğunu ve hiçbir insana ayrımcılık yapılmadığını da öğrenmiş oluyordum. Artık ölümden korkmuyorum. Babacığım, beni bu hususta aydınlattığın ve korkumu yenmemi sağlayarak hayata karşı ümit var olmamı sağladığın için teşekkür ederim.
Yazı Sahibi
Etiketler
olumu+anlatin+bana+korkuyorum , ölümü , anlatın , bana , korkuyorum , seyit , uzun , hayata , dair , denemeler ,
Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Ölümü Anlatın Bana Korkuyorum isimli yazı, Seyit Uzun tarafından 12/18/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
2
Aralık
1
Aralık
1
Aralık
1
Sevilmeyi Öğret Bana
• Nesrin Göçtürk Kaya • Hayata Dair Denemeler • 55 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.
Aralık
1
Türküz Doğruyuz Da Çalışkanmıyız?!
• Ümit Coşkun • Hayata Dair Denemeler • 17 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
25
Ey Ölümsüzlüğün Zifaf Gecesinin Gülü
• Seyit Uzun • Hayata Dair Şiirler • 34 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
25
Kasım
18
Kasım
18
Kasım
17
Aralık
23
Temmuz
17
Aralık
7
Ağustos
21
Dul Olmak Kadının İkinci Ele Dönüşümü Müdür?
• Seyit Uzun • Eleştiri Makaleleri • 4223 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ocak
12
İmdat! Babam Sigara İçiyor
• Seyit Uzun • Yaşamdan Hikayeler • 2816 kez okundu. • 11 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||