Ölümü Seyre DaldımÖlümü Seyre Daldım20 Nisan saat 04 27 Azrail’in bir canı bedenden ayırışını saniye saniye izledim.Görümcem gözyaşları içinde, Azrailin gelişini hiç hissedemedik’dediğinde… ‘O aramıza tahmini on iki saat önce katılmıştır’dedim. 19 Nisan saat 16 sularında kayın pederim yarı açık gözlerine on iki saat boyunca bir kez bile kapatamadığı ağzını sürekli açık tutarak eşlik ettirdiğinin farkında bile değildi. Yaklaşık altı ay önce yemek borusu kanseri teşhisi konmuştu ve biz kendisine ve kayınvalideme bundan bahsetmemiştik. Doktorlarda ameliyat dâhil hiçbir tedavinin çözüm olmadığını söylemişlerdi. Son günlerde yutma zorluğu artmış olmasına rağmen; ameliyat olmama kararının isabetli olduğunu söyleyen kayınpederim, ailesinin yanında ölmeyi tercih etmişti. Son gün… Ölebileceği ihtimaline çoğunun inanmadığı o gün, hemen bütün yakınları ziyaretine gelmiş ve ayrılmışlardı. Saat 16 sularındaydı. Dili tutulmuştu. Sanki bir şeyler söylemek istediğini zannedip sormuştuk: baba ne diyorsun? Diye Cevap yoktu. Görünen oydu ki o bedenen yanımızdaydı fakat kalp başka başka âlemlere kaydırılmıştı. On iki saat boyunca tek bir farklılık göstermeden; nefes almak için çırpınan bir âdem elması- gırtlaktaki çıkıntı- sürekli ve şiddetle inip çıkıyordu. Aman Allah’ım! aynı şiddette, sağlam insan bile on beş dakika ağzını hiç kapamadan nefes alıp verse boğazı kurur da çatlar, yarılırdı. Saat ikiye kadar kızları, eşim ve kayın validem arada bir dudaklarına su değdirmiş, biraz da olsa rahatlamasını sağlamağa çalışmışlardı. Birkaç damla bile su veremiyorduk; çünkü boğazdan su geçmiyordu! Ve o kadar zor nefes alıyordu ki, nefes borusuna da kaçabilirdi. Herkes uykuya yenik düşmüştü. Kayın pederimin hali benim bütün uykularım kaçırmıştı. Yanı başındaki sandalyeye oturdum. Elimi alnına koyup sanki `yanındayız` demek istemiştim. Bir can cesetten ayrılacaktı. Elimi alnında tutarsam canın cana değdiğini hisseder de cesaret bulur diye ümit ediyordum Alnında sımsıcak ter… Ve sanki içine saatli bomba konmuş ta her an patlayacakmış gibiydi. Yemeyi-içmeyi severdi. İbadet ehliydi… Haberleri dikkatle takip ederdi… Yıllar öncesindeki sosyal, siyasi, tarihi bilgileri yeri geldikçe bizlerle paylaşır, günümüzdekilerle ilintilendirirdi… Oysa şimdi! Hiç birisi umurunda değildi. Eşine kızlarına karşı otoriter bir babaydı! Şimdi tekbir nefesi alıp verme gücüne sahip değildi. Elimde Kuran_ı kerim okuyor okuyordum. Saat üçü geçiyordu. Bakışlarımı üzerinden bir milim bile oynatmıyordum. Görümcelerim ve kayın validem arada bir uyanıp bize doğru bakıyorlardı. Kayınpederimin, hiç değilse farklı bir iniltisi olsa diye bakıyordum Değişen bir şey yoktu. aralıklı açık gözler ve bir milim bile kapanmayan dudaklar... O kadar zor nefes alıp veriyordu ki… Dua ettim: ‘Allah’ım bizler uykulardayken o senin rızan için secdelerdeydi… Geçkin yaşına ve acıyan bacağın rağmen değneklerle camiin yolundan ayrılmazdı… O kazandığını evine getiren bir babaydı… ‘aklıma gelen güzelliklerini sayıyor ve Rabbimden emanetini alarak onu bu çileden kurtarmasını istiyordum. Bir taraftan da ‘Allah kulunun eline diken batmasına bile üzülür de, sabreden kuluna dikenin acısı kadar af nasip ederse, bu kadar çekileni günahlara kefaret etmez mi? Belkide sayılı çile çekmeler karşısında ebedi sefa olacak ben doğru mu dua ediyorum diye kendimiz sorguluyordum Saat 00 04 Dudaklarına değdirdiğim su damlasını artık hiç hissetmediği belli; ben yinede nemlenirse boğazı azıcıkta olsa ferahlar mı diye devam ediyordum. Elimdeki dua kitabında, İsmini hep duyduğum halde hiç okumadığım bir dua dikkatimi çekti. ‘Kenzül Arş’ oldukça uzundu. Nefsime okumak çok zor gelmişti. Ona kayın pederimi gösterdim. Yatan sen olabilirdin. Gözyaşları içinde okumamı bitirdim. Saat 04 10 sularındayken büyük görümcem yanıma geldi. Eğer sen başında bekleyeceksen ben azıcık uzanayım dedim. Tamam dedi. Konuşurken uyuya kalmışım. Küçük görümcemin sesiyle uyandım: ‘yenge babam ölüyor kalk…’ Fırladım yerimden. Tekrar herkes başındaydı. On iki saat boyunca kesilmeyen, değişmeyen zoraki soluk atakları bitivermek üzereydi. Izdırap dolu soluklar son bulmak üzereydi. İnanılır gibi değildi. Meteorların düştüğü, tusunamilerin yükseldiği deniz ve dalgalar yerini bir anda süt limana bırakmıştı. Başını hafifçe sağa doğru çevirdi… Sonra arkaya doğru bıraktı. Anneler bilir yavruların nasıl dünyaya geldiğini. O gün ceset bir can doğurmuştu. Bu sanırım diğerinden bin kat daha zordu. Ötelere bir can yol bulmuştu. Yolculuk ne kadarda çetindi. Soğumağa başlayan bedenin rengi mum gibi saramaya başladı. Artık rahattı. Bizde rahatlamıştık. Onun adına. Kendimizi nasıl bir son bekliyor bizce meçhuldü. Şükürler osun ki ölüm yoktu! Onu tatmak bile bu kadar zor olursa? Ruhun şad olsun babacığım… Kabrin cennet olsun. Çünkü sen ne yaptın yâda neden kaçındıysan hep hatırında Allah vardı. Her şey faniydi. Bedeninin bile...
Telif Hakkı Uyarısı Ölümü Seyre Daldım isimli yazı, Seyhan Duman tarafından 23.04.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
2
Aralık
1
Aralık
1
Aralık
1
Sevilmeyi Öğret Bana
• Nesrin Göçtürk Kaya • Hayata Dair Denemeler • 55 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.
Aralık
1
Türküz Doğruyuz Da Çalışkanmıyız?!
• Ümit Coşkun • Hayata Dair Denemeler • 17 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
18
Kasım
9
Kasım
9
Kasım
9
Kasım
6
Mart
10
Hayata Dair Bildiklerim
• Seyhan Nergiz • Hayata Dair Denemeler • 387 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Mart
28
Mart
31
Nisan
23
Nisan
2
Kurt Puslu Havayı Severmiş
• Seyhan Nergiz • Eleştiri Makaleleri • 226 kez okundu. • 0 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||