Organik Ağa (kısa Film Senaryosu)Organik Ağa (kısa Film Senaryosu)(SAHNE 1) (Ağa, bir ağacın gölgesinde, avuç içine doğru konuşmaktadır) (SAHNE 2) (Sümbülün evinden dört kadın çıkmaktadır) KADIN- Ne olacak bilmem bu adamların hali… Hiç rahat huzur kalmadı. KADIN(2)- Valla Sümbül Allah hepimize sabır versin. SÜMBÜL- Amin abla, Amin. Hadi, görüşürüz abla… Bu günler de geçecek inşallah…(Sümbül kapıyı kapatır. Evin bahçesinden geçerek içeri girer.) (SAHNE 3) (Hamide kendi evine girer gibi, rahatlıkla, Sümbül’ün bahçe kapısını açılır.) HAMİDE- Sümbül… Sümbül… Sümbül gızz! (SAHNE 4) (Sümbül mutfak camından gelene bakar. Hamide’nin gelmesine sıkılmıştır. ) SÜMBÜL- (evin içinden bağırır)Geldim Hamide abla… Geldi bizin bunak! Gel de kurtul. Diğerleriyle else olmaz sanki…(Sümbül kapıdan bahçeye çıkar) HAMİDE- Gel bakem bi, gel; koş… (SAHNE 5) ( Hamide bahçedeki sedire oturmaktadır.) SÜMBÜL- Geldim, geldim. Buyur. Ne olduydu abla? Hoş geldin. HAMİDE-Gel otur bi. Merakımdan çatlayacağım gız. (Sümbül sedirin diğer ucuna oturur)Köy Ağanın laflarıyla çalkalanıyor. SÜMBÜL-Ne oldu ki Hamide abla? HAMİDE- Bilmemezliğe gelme; anlatılanlar doğru mu, aslını senden öğrenmeye geldim. SÜMBÜL- Valla ne yalan söyleyeyim abla… Ben de gözümle görmesem… HAMİDE- Anlatsana gız koca Tayyar Ağa ne hale gelmiş; anlat hadi. SÜMBÜL- Hamide abla, valla insanların yüzüne bakamaz oldum. Konu-komşu destek çıkıyor ama bizim Bey’e ne oldu ne bitti, bitti mi biter mi bilmiyorum… Ben de sizden daha çoğunu bilmiyorum. HAMİDE- Kız neden çekiniyorsun? Belki faydamız olur. Anlat da bilelim; nasıl başladı, bunca zaman vardı da haberimiz mi olmadı? SÜMBÜL- Valla abla ben de çoğunu konu komşudan duydum. HAMİDE- Kız bu senin kocan değil mi ya? SÜMBÜL- Öyle de abla… Neyse… Evde de biraz tuhaf bizim adam. “Delendi” diyorlar, “hocaya gidelim”, “doktora gidelim” diyorlar da “onlara ne” diyor. HAMİDE-Ya ne zamandır böyle? (SAHNE 6) (Ağa Pazaryerinde fiyatlara ve ürünlerdeki yazıları okumaktadır. Etiketlerde “Arı domates”, “Hormonsuz Kabak” “hormonsuz dağ çileği” “İlaçsız Kiraz” yazmaktadır) SÜMBÜL- Üç yıl önce, şehre tohum, gübre almaya gittiydi bu; geldi eve “memlekette neler oluyor?” diye söylenmeye başladı kendi kendine; “ne olmuş ki?” dedim; “Biz ekiyoruz kilosuna 15 lira veriyorlar, pazara gidiyorum 80 lira oluyor” dedi bu; “E… Ne var bunda, bu hep böyleydi” dedim, “öyleydi amma, bu sefer başka bir pazara gittim, bizim ektiğimiz 15 liraydı orada 1,50 lira. Manavda bile bu kadar pahalı değil” dedi. “Başka pazarda başka fiyat olur” dedim.(yerdeki bardakları toplamaktadır Sümbül) HAMİDE- Ne anlatmıyosun ya? SÜMBÜL- (Sümbül hiç anlatmak istememektedir. Mecbur anlatır) “Başka pazarda başka fiyat amma bu pazarda bitkilere pasaport veriyorlarmış. Burası senin bildiğin pazarlardan değil, buraya organik Pazar diyorlar” dedi. HAMİDE-Organik mi, o ne gız? SÜMBÜL- İlaç, hormon kullanmıyormuş üretici, köylü. Ürünler kendi halinde ilaçsız büyütülüp satılıyormuş. Yani her şey mevsiminde satılıyor anlayacağın. HAMİDE- Gız zaten eskiden de öyle yerdik biz. İlaçlamaya para mı vardı bizde? SÜMBÜL- Ben bilmem abla. Bu adam “organik pazardaki kendiliğinden büyüyen sebze-meyve nasıl olur da bu kadar pahalı olur” diye yedi kafayı bence. HAMİDE- Ya sonra ne oldu? SÜMBÜL- “Sen de organik tarım yap ağam, sen de (SAHNE 7) (Ağa yeşillenen toprağına mutlu bakmakta. Avucuna aldığı toprağı koklamaktadır. Sümbül de yanındadır.) malını değerinde sat” dedim. Galiba o da böyle düşünüyordu önceleri. Tarladaki ürün çoktandır para etmiyor. Gözlerimiz kamaştı… HAMİDE- E… Sonra; SÜMBÜL-Tarlaya organik tarım tohumu almaya diye çıktı bir gün; eve bir sinirle geldi ki alev gibiydi. Organik tarıma uygun tohum bulamamış… Sonra tekrar gittiydi bu; tohumu almış getirdi; ekti, bir de baktık ki eskisi gibi büyüyor. Meğer kazıklamışlar bunu. İsrail tohumuydu galiba… Pahalı tohum organik tohum olarak(!) Başka tohum aldı ve başka tohumlar da aldı. Sonuç değişmedi. İnsanların birbirine hayrı kalmamış abla. Köylü bile üçkâğıtçı olmuş. Herkes işini tutturmuş valla. HAMİDE- Bu adam iyi hâlâ yaşıyor bu sinirle… SÜMBÜL- Bakma sen bu domuza bence biraz da deliliğe vuruyor bu abla. Ne demişler “ne okuyan ne gezen çok kanallı TV izleyen bilir.” HAMİDE- Bizim zamanımızda Ağaya böyle demek, geçtik, hiç düşünmezdik… Yoksa ağayı sen mi?(gülmektedir) SÜMBÜL- Aman abla şurada laflıyoruz işte… “Buldum, buldum” diyerek geldi eve; yine ektik, biçtik, bir de baktık yine pasaportluk sebze ekememişiz. Meyve-sebze pasaportu verilmedi bize. HAMİDE- Bu sefer niye? SÜMBÜL-Niyesi mi var abla, yanındaki tarla ilaç attımıydı rüzgârla bizim ürüne de geliyor, bulaşıyor. Pasaport alımında ilaç kullanımı ortaya çıkmış; ama kullanmadık. HAMİDE- Köylü onun için kızgın Tayyar Ağa’ya desene… (SAHNE 8) (Ağa kahvede köylüye bağırmaktadır) SÜMBÜL-Hem ondan hem de köylüyü azarlamaya başlamış bizimki. HAMİDE- Niye ki? SÜMBÜL-Köylüye söyleniyormuş ilaç attırmayın diye ama köylü yine de gizli gizli ilaç atıyormuş topraktan birkaç kez ürün alıp satmak için. Ağadan gizli yapıyorlar ama ürünler birden büyünce her şey ortaya çıkıyormuş. HAMİDE- Kızım bizimkiler de haklı; mazottu gübreydi, tohumdu… SÜMBÜL- Ağa diyor ki: “ne gübre, ne mazot, ne ilaç, ne tohum… Ben adamları buldum; hem daha çok kazanacağız, hem zahmeti olmayacak. Bunun için toprak kiralayanlar var;” diyor. HAMİDE- Köylü ne demiş? SÜMBÜL- “Ağa eski köye yeni adettir bu seninki” demişler. HAMİDE- Aslında doğru da söylemişler ama… Kimse ilaçla büyümedi kızım bizim zamanımızda bu köyde. SÜMBÜL-Abla eskiden yabancı tohum mu vardı? Suni gübre mi vardı? Traktör-mazot mu vardı? HAMİDE- Yoktu ama bu kadar bol ürün de yoktu. SÜMBÜL- İnsan hiç kullanır mıydı senin zamanında? HAMİDE- Ondan evvel de kullanmazlardı. SÜMBÜL-Kanserden ölüm mü vardı abla? (SAHNE 9) (Hamide duralar. Gözleri dolmaktadır. Eşinin tabutunun götürülüşünü hatırlamaktadır) HAMİDE- Yoktu kızım. SÜMBÜL- “İnsanlar madem bunları kullanmadı, biz de kullanmayalım; üstelik daha çok para kazanıp sağlığımıza kavuşalım”; diyor ağam. HAMİDE- İyi düşünmüş aslına bakarsan… SÜMBÜL-İyi ama köylü istemiyoruz dedi, dedi ama… HAMİDE- Hatırladım; bir dönem ilaç kullanmadıydık… SÜMBÜL- Köylü önce kendi toprağını “ben daha pahalıya vereceğim” dediydi; bir şirkete patates için kiraya vermiş… HAMİDE- Bizim rahmetli de verdiydi. SÜMBÜL- O şirket toprağa ne attıysa, hem ürünleri kanser yaparmış, hem de topraklar kullanılmaz olmuş… HAMİDE- (gözleri dolmaktadır)Taaa yıllardan beri… Yoksa bu muydu hastalıkların nedeni gız? (SAHNE 10) (Hastahanedeki hasta görüntüleri, tedavi sırası bekleyenler. Umutsuz bakanlar…) SÜMBÜL- Sadece burası değil, şehirde insanlar hastalıktan kırılmış, telef oluyormuş. HAMİDE- Eyvah, eyvah… Ne yaptı bu köylü, bu millete? SÜMBÜL-Sonraki yıl köylü ağama güvenip organik tarım yapmaya karar verdi. Ama çoğunun tarlasında ne ot bitti ne ağaç yeşerdi… HAMİDE- … SÜMBÜL- Bizim ağa da böyle oldu anlayacağın abla. (SAHNE 11) (Uzaktan Tayyar Ağa avucuna bakarak konuşa konuşa kahvenin önünden geçmektedir. Kahvedekiler ağaya bakamamakta, kimi görmezlikten gelmektedir. Başlar öne eğiktir) AĞA- Hadi kızım bir lokma ye… Hadi n’olur. Bak ham yapacaksın hadi kırma beni miniğim. SÜMBÜL- Ağa son gidişinde duymuş şehirlilerden, eğer, meyve-sebze ilaçlı değilse kurtlanırmış, böceklenirmiş; bunlar organik tarımın baş tacıymış. AĞA- Hadi be aslan parçam, bir lokma ısır şundan hadi…(Bir ağacın gölgesine oturur kurtçukla konuşmaya devam eder) HAMİDE- Tabi ya! Kuşlar gelir bu kurtları-böcekleri yemeye, tohumlar getirir civar yörelerden, kuşlar döllerdi toprağı eskiden; doğanın dengesini böyle kurmuş canlılar… Şimdi işimiz bir nazlı kurtçuğa kaldı…
Telif Hakkı Uyarısı Organik Ağa (kısa Film Senaryosu) isimli yazı, Gürkan Adam tarafından 04.10.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
19
Kasım
16
Ayakta Kalırsam Gazi Kalmazsam Niyazi
• Gürhan Gürses • İronik Hikayeler • 92 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
14
Kasım
12
Kasım
8
Ekim
29
Türk’ün Felsefeyle İmtihanı (kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • İronik Hikayeler • 171 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ekim
21
Toplam Kalite Yönetimi ve Genel Eleştirisi
• Gürkan Adam • Eleştiri Makaleleri • 178 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ekim
4
Bir İstifa Dilekçesi Örneği
• Gürkan Adam • Eleştiri Makaleleri • 2151 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
4
Organik Ağa (kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • İronik Hikayeler • 246 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Temmuz
31
Kansız Oldu! Birinci Cumhuriyeti Gömdük Netekim!
• Gürkan Adam • Siyasi Makaleler • 342 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ekim
10
Yaşlı Adam ve Deniz(kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • Yaşamdan Hikayeler • 2552 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ekim
4
Bir İstifa Dilekçesi Örneği
• Gürkan Adam • Eleştiri Makaleleri • 2151 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
10
Momentten Önce(kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • Başkaldırı Hikayeleri • 1903 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
23
Sıralara Kazınmış Hayatlar(kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • Dostluk Hikayeleri • 1889 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
14
Duyuyor Musun?(kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • Dostluk Hikayeleri • 1804 kez okundu. • 3 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||