Osman ve Odtü` Lü KediOsman ve Odtü` Lü KediNasıl insan ırkının yüzlerce çeşidi varsa ve her ülkenin insanları birbirlerinden birtakım nedenlerden dolayı farklılıklar gösteriyorsa, kediler de böyledir. Sadece karakterleri farklı değildir. Yaşadıkları bölge,semt, mekan da kediler için statü bakımından belirleyicidir. Mesela İstanbul, Kartal` da sokaktan geçen herhangi bir kediyi iki kelam ederek rahatlıkla tavlayabilirsiniz. Hatta biraz kuru mama karşılığında apartmanınızın kadrolu kedisi bile olmaya hazırdır. Sevecenliği zaman zaman yalakalığa kadar varabilir.Mesela Kartal` da ailemin yaşadığı apartmanın böyle kadrolu bir kedisi var; ismi Osman. Osman dediğime bakmayın Osman bir kız. Pardon bir dişi. Fakat iri yarı bir kedi olduğundan karşı komşumuzun iki yaşındaki kızı, kediliğin iriliğine kanarak o kediye Osman adını koydu. Osman` ın hikayesinin çok trajik olması apartmanca hepimizin ona sıkı sıkıya kol kanat germesine neden oldu. Osman, harbi bir kedidir. Bir zamanlar yeni doğan bebelerinin bir kısmını peynirle doymak bilmeyen ar, namustan yoksun kargalar kapmıştı. Daha sonraki hamileliğinde karnındaki bebeler de bir enfeksiyondan öldü. ( Bir an Asiye Nasıl Kurtulur ` u anlatıyormuşum gibi hissettim. ) Yine de nedense Osman bana çok mağrur bir kedi gibi görünür. Mama isterken bile ver ya da verme alemin kralı benim der gibi bir tavrı vardır. Tırsarım.. Apartmanın önüne her geldiğimde peşime takılır. Ben bir nevi mama ablasıyım.Annem,.megafondan kim o der, ben de Osman ve ekürisi derim. Annemin verdiğim mamayı kapını önünde Osman` ın mekanına koyarım. Osman` ın genellikle bizim eve yerleşme gibi bir takıntısı var. Ama evimizin has kızı Poşet` in buna yanaşacağını sanmam. Hiçbir kedi gönüllü olarak kendi mekanını gönüllü olarak başka bir kediyle paylaşmayı istemez. Hele o mekan kuru mamanın yanı sıra; Eti Browni, simit, İzmir tulum peyniri, reçel ve benzeri şeylerle besleniyorsa! Tabi tüm bunların yanında diğer bir cazip durum, ara sıra başka kedilerin de yattığı anne göğsü.Annem, bizim sokağın kedilerinin Adile Teyzesi gibidir. Tüm bu kediler, annemin kucağında şefkat bulurlar. Ama bazen bu da evin kedisi tarafından yanlış anlaşılabilir. Mesela güneşli bir bahar günü iki yavru sarı kedi, açık olan penceremizden hususi sevdirmek için gelmişlerdi. Annem ikisini de kucağına aldı ve şefkat gösterdi. Ona ana kadar her şey süt limandı…ta ki… Poşet, manzarayı görene kadar! Poşet, gördüğü manzara karşısında annemle üç gün boyunca yatağını ayırdı. Evde; babamın, annemin, kardeşimin ve benim tüm yalvarmalarımıza; elimizin kiriydi, orta yaş krizimizdi diyerek ikna etmeye çalışmalarımıza rağmen o koskoca üç gün boyunca dünyayı anneme ve bize dar etti! Ankara` nın kedi bakımından en zengin bölgesi ODTÜ`dür bence. Eşimle, bankadaki bir işimizi halletmek için ODTÜ ` deki şubeye gitmemiz gerekti. Şubenin bahçesinde İzmir efeleri gibi gezinen bir sürü babacan kedi vardı. Bir an, kedilerin sağladığı o efevari hava nedeniyle, en yapılı, en topaç olan kediye patlat bir Ege türküsü diyecektim ki kendime geldim. Bankanın içerisinde sıramızı beklerken, aklım o en babacan gri renkteki kedide kalmıştı. Koltukta otururken kedinin göbeği ve baldırlarıyla ilgili hayallere daldım. Ağzım sulanmıştı ki dayanamayıp tekrar bahçeye çıktım. Tam sevecektim ki bana omuz silkip çimlerin oraya indi ve potur potur kaka yapmaya başladı! Bu eğitimli, zengin bir üst sınıf kedisinin, ülkenin isimsiz, garip bir tiyatrocusuna yaptığı bir aşağılama hareketi değildi de neydi?! Sorarım size! Sinirle, tekrar bankaya girdim. Güya sıra bekliyorduk ama aklım hala o kedideydi. Ona gününü göstermeliydim, mutlaka sevecektim o tombişi! Bir zaman sonra tekrar çıktım.Bir baktım, o beni aşağılayan kedi, başka bir zengin çocuğuyla samimiyeti ilerletmiş, kanka olmuştu bile! Hırsla yanlarına gidip şu cümleyi acıyla haykırdım: " İki dakka sevcez beeeee! Bi` sevdirmedin! " Tombişi sevmeyi başarmış olan zengin çocuğun alaycı gülüşlerinin altında boynum bükük bir şekilde bankaya geri döndüm. Eşime durumu anlattım ve bir gün proleterlerin, o zengin sınıfın kedilerini mıncıklayıp göbeklerini yoğuracağı günlerin elbet geleceğini söyledim! Bankadan çıktığımızda tombiş yoktu gitmişti. Ama birgün önünde, sonunda o tombiş kendi patileriyle bana gelecekti. Hem de tıpış tıpış....
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Kasım
29
Kasım
27
Kasım
27
Kasım
17
Kasım
11
“dur Ben Sana Bir Şey Söyleyem!”
• Gürhan Gürses • Mizah Denemeleri • 171 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mart
6
Mart
6
Mart
6
Mart
6 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||