kayit
Hikayeler.net Edebiyat Şöleni. 24 Mayıs Ankara. Katılımcılar ve Program için Tıklayınız...
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Kültür ve Sanat Hikayeleri





Haftanın Yazarı
Çiğdem Bekar Abilov
Çiğdem Bekar Abilov


Osman Yüksel Serdengeçtinin İzlerinden

Osman Yüksel Serdengeçtinin İzlerinden
27 / 3 / 2008  Perşembe tarihinde Mustafa Cilasun tarafından eklendi, 206 kez okundu...

“Osman Yüksel Serdengeçti, ilkokulu Akseki’de, orta ve liseyi Antalya’da bitirdikten sonra 1940 yılında Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’ne girdi. Fakülte son sınıfta iken karıştığı olaydan dolayı okuldan atıldı. Yapılan tahkikat neticesinde beraat etmesine rağmen tekrar okula alınmaz. Bundan dolayı dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Mustafa Cilasun

Mustafa Cilasun







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Osman Yüksel Serdengeçtinin İzlerinden



Osman Yüksel Serdengeçti, ilkokulu Akseki’de, orta ve liseyi Antalya’da bitirdikten sonra 1940 yılında Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’ne girdi. Fakülte son sınıfta iken karıştığı olaydan dolayı okuldan atıldı.

Yapılan tahkikat neticesinde beraat etmesine rağmen tekrar okula alınmaz. Bundan dolayı dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’e hitaben yazdığı “Yüksek Vekaletin Alçak Vekiline” adlı dilekçesinden dolayı mahkemece tutuklandı.

Tek sayı çıkarabildiği “Bağrıyanık” adlı mizah gazetesi yasak yayın sayıldı.

1965 yılında Adalet Partisi’nden bir dönem maceralı bir şekilde Antalya milletvekilliği de yapan Serdengeçti, akrabası da sayılan İsmet Hanım’la evlenir ve bu evlilikten bir erkek çocukları dünyaya gelir. Lakin o da iki yaşında vefat ettikten sonra bir daha da çocukları olmadı.

Yakalandığı parkinson hastalığından kurtulamayarak, 10 Kasım 1983’te Ankara’da Hakk’ın rahmetine kavuştu.(1)

Sempatik ve cesurdu

66 yıllık hayatının büyük bir kısmı, akıl almaz mücadelelerle geçen, hapishaneleri mekan tutan, bildiğini söylemekten çekinmeyen dava insanının asıl adı Osman Yüksel’dir. Merhum Akseki Müftüsü Salim Yüksel’in oğludur. Eski Diyanet İşleri Başkanlarından merhum Ahmet Hamdi Akseki’nin yeğenidir.

Bir topluluk içerisinde derhal kendisini belli eden, dikkatleri üzerine çeken bir kişiliği vardı. Yasak, kural, baskı tanımayan bir karakter taşıyordu. Başkalarının tesirlerine kapılmaz, kendisi çevreye tesir ederdi.

Serapa espiri dolu bir konuşma ve yazı üslubu vardı. Sempatik, cesur ve ataktı. Şahsiyetinin temel esaslarını içerisinde yetiştiği İslamî iklimden almış; dinî, tarihî, edebî eserleri okuyarak kültürünü zenginleştirmişti. Aynı zamanda şairdi.

Onun Sakarya Türküsü adlı şiirinden bir parçaya yer verelim:

“Trenimiz geçerken Sakarya kenarından,

Rüzgarlar esiyordu şehitler diyarından.

Dağlar rükûa varmış kabul olmuş dilekler,

Göklerden halka halka iniyordu melekler.”

“Ey bu ıssız yerlerde sükut eden sırların

Ulvî bir ilham ile manasına erenler!

Ey bir karış yer için dağ gibi can verenler,

Ey bu yollardan hergün geçen kara trenler,

Durun, susun, dinleyin...

Burada her bir zerre nabız gibi atıyor,

Sakarya ufukları kıpkızıl, gün batıyor.”

Yüksel Serdengeçti, bütün cesaret ve şecaatine rağmen daima aksiyonu değil, fikri önplanda tutmuştur.


Bir sorgulama esnasında Osman Y. Serdengeçti

Kalabalık bir yürüyüşün ardından tutuklanırlar. Siyasi Şube Müdürü sert ve asabi bir şekilde Serdengeçti’nin her cümlesi için ayrı bir zabıt tutturuyor, mühür v.s. Serdengeçti, adamın haline gülmeye başlıyor. O:

- Ne gülüyorsun be! Burada komedi mi oynuyoruz, deyince Serdengeçti:

- Ben ileride bu olayın romanını yazacağım. Sizin tipinizi bu olayın kahramanı olarak tesbit ettim. Romana çok uyuyorsunuz, onun için sevincimden gülüyorum, diyor. Tabi ki adam daha da zıvanadan çıkıyor.

Kendisi lider konumunda olduğu için ayrıca bizzat Vali Nevzat Tandoğan ifadesini almaya başlıyor.

- Gel bakalım isyanın elebaşısı, Ankara kazan, sen kepçe, karıştır bakalım ne çıkaracaksın? Ama hesabın yanlış, burada vali olarak ben varım, sana bunu yaptıracağımı mı sanıyorsun? Söyle bakalım nümayiş esnasında:

- Neden Dil Tarih’te gençleri kışkırttın?

- Neden Hukuk Fakültesi’de ayaklanma çıkarttın?

- Neden Mülkiye’de, Ziraat Fakültesi’nde ordu bozanlık yaptın? diye sual yağmuruna tutuyor. Hepsini reddedince, bu defa; sen hareketin başındaymışsın, nağralar atıyormuşun, deyince onu da reddetmiş. Bu sefer çekilmiş fotoğrafları çıkartmış:

- Pekala bu resimler de mi yalan söylüyor, bunlar da mı sahte diye çıkışmış. Bu kez felsefe bölümü talebesi olduğunu isbat eden şu cevabı veriyor:

- Vali Bey! Siz elbette ki, ciddi bir devlet adamısınız. Kesinlikle yalan söylemeniz mümkün değil. İthamlarınızın hepsini aynen kabul ediyorum. Felsefede bir cevher-suret nazariyesi vardır. Bir insanın cevheri bir mekanda olduğu halde, onun birden fazla nüshası (yani sureti) olabilir; bir sureti başka başka yerde gözükebilir.

Vali çok kızar ve:

- Suratına bir tane tokat atarsam cevher nerede, suret nerede anlarsın. Atın bunu, der.

Sorgulanması esnasında dahi serbest davranan, kimlik ve kişiliğinden ödün vermeyen bir prensibe sahip olan Serdengeçti, sıradışı hal ve hareketleriyle, sözünü esirgemeyen bir cesarete sahiptir.


Serdengeçti Mecmuası

Toplam 32 sayı çıkarabilen mecmuanın herbir sayısı binlerce basılıp dağıtılmak suretiyle toplumda ciddi tesir bırakmaktaydı. Şunu ifade etmek sanırım mübalağa olmaz: Hemen hemen bütün sayılarındaki yazılarından dolayı defalarca mahkemeye çıkmıştır. Henüz ilk sayısında dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel için:

- Evet ağzının sağ yanıyla Kur’an okuyan, sol yanıyla kızıl ıslıklar çalan bakan sensin, demiştir.

Avukatlığını yapan ve aynı zamanda dava arkadaşı olan Süleyman Arif Emre:

- Osman, yazdığın yazıları neşredilmeden önce bana göster, zararsız hale getirerek yazalım da başın belaya girmesin. Ne mümkün özellikle benden, nâmahremden kaçınır gibi gizlerdi.

Ben ancak mahkemeden, açılan dava için celpname veya tutuklama müzekkeresi geldikten sonra işe vâkıf olabilirdim. Çar-nâçar cübbeyi omuzlayıp arkadaşımızı savunmaktan başka çare kalmıyordu.

Meşhur Malatya davasından beraat ettikten sonra avukatına:

- Arif, ben şimdi devletten on dört ay alacaklıyım. Bir devlet mensubuna hakaret etsem bundan dolayı verilecek cezaya, bu yattığım mahsub edilir mi? diyerek tekrar içeri gireceğinin sinyalini vermekte. Çünkü o, hapishaneyi “evim” diye tanımlıyor.

Korkuyu korkutan, ölümü öldüren Serdengeçti, davasıyla ilgili, uzun bir ara geçtikten sonra çıkardığı mecmuasında şöyle ifade ediyor:


Davasının kendi dilinden tanımı

“Çünkü davamız, Allah davası, millet davası, vatan davasıdır. Bu mukaddes dava karşısında biz, nefsimizi sildik, kendimizi bildik.

1940 yılından beri kötü niyetlere, şer kuvvetlere karşı amansız bir mücadele açmış bulunuyoruz. Yıllardır bin bir facia ile dolu mücadele hayatımızda, türlü mahkumiyet ve mahrumiyetlere uğradık. Üniversitelerden mi kovulmadık? Kollarımıza kelepçeler, şehirlerden şehirlere mi sürülmedik? Hangi birinden bahsedelim.

Bütün bunlara rağmen sinmedik, yılmadık, ölmedik... Çünkü O’na inanıyoruz. O’na güveniyoruz. Hiç ölmeyene, hiç solmayana, eşi nâzir olmayana gönül verdik.

Mücadeleye, er meydanına yalın kılıç atılanların, Serdengeçtiler kafilesine yeni katılanların pervasızlığı, imanı, heyecanı, zindeliği var içimizde... Kim ne derse desin, önümüze hangi engel çıkarsa çıksın, bu ateş sönmeyecek, bu dava ölmeyecek. Serdengeçti yolundan dönmeyecek.”


SERDENGEÇTİ İÇİN DENENLER

Hüseyin Üzmez

İki Milli(2)nin dışında, bütün millilerin yanında olduğunu söyleyen Serdengeçti: “Hey Yarabbim... Nedir bu İsmetler’den çektiğim. Biri yıllarca beni zindanlarda inletti, öbürü de hayatım boyu dır dır dinletti... (Hanımı asil bir Anadolu kadınıdır)

Namazda secdeleri çok severdi. Çok defa hıçkırarak doğrulurdu. Bir gün şöyle dedi:

- Müslümanlar bu kadar zulüm görmeseydi, bu kadar ezilmeseydi, belki de ben hiç mücadele hayatına atılmazdım.

Ölüm haberini duyunca:

- Öldü demek... Hapishanelerden, zindanlardan kormayan; kravat gibi ölümü de takmayan dik başlı, dik karakterli, dik sözlü Osman Ağabey öldü ha?.. Necip Fazıl’ın dediği gibi:

“Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya,

Bu soğuk taşlar alsa alnımdaki ateşi...

Dalsa sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,

Ölse kaldırımların kara sevdalı eşi...”


Ahmet Kabaklı

Osman Yüksel’ler, bu milletin ruh, iman, gelenek köklerine bağlı, taşkın zekalı çocuklarıdır. Yolsuzluklara, kötülüklere, dinsizliklere, saçma sapan yeniliklere, nursuzluk ve dönekliklere karşı içlerinde mukaddes bir isyanla İstanbu ve Ankara’ya giderler.


Yavuz Bülent Bakiler

Osman Yüksel... Bütün akımların karşısındaydı. Tembelliğe, geriliğe, kültür emperyalizmine, her türlü dikta heveslerine, taklitciliğe başkaldırırdı. O, Anadolumuzun yerli sesidir. Bir yörük kilimi tadar renkli, çarpıcı ve heyecan verici bir ses... Dün onun kalemi bir kılıçtı, bir fikir savaşının en ön saflarında bulunuyordu.


Hekimoğlu İsmail

Yazıhanesini ve hapishane anlayışını şöyle tanımlıyor:

Derginin idarehanesi denen yer, bir kitapçı dükkanıdır. Pek aydınlık değildi. Raflarda, yerlerde kitaplar, duvarlarda Serdengeçti’ler asılmış, hangi dergiden ne kadar soruşturma açılmış ne kadar hapis yatmış, hepsi üzerlerinde yazılı idi. Ekseriya peynir ekmek, yumurta yerdi. Evleninceye kadar bu dükkanda yattı kalktı.

Hapishaneye “evim” diyen Serdengeçti şöyle derdi:

“Dolandırıcı, sahtekar, namussuz, hırsız, katil... Hepsi hepsi hapis yatıyor. Bir hiç uğruna, bir alçaklık için hapis yatanlar, hapsi göze alanlar varken, ben neden dinim, imanım için hapis yatmayayım? Dinsiz olmayacağız, hapis olacağız. Ne yapalım?”

Bir çok şiiri buluna değerli mütefekkirimizin bir şiirini sizlerin istifadesine sunuyorum...


Bir Kahraman Bekliyoruz

Kal`a gibi dik başın bulutlara yarışsın,
Dalga dalga saçların rüzgârlara karışsın!

Adını nakşedelim, eski-kadim surlara
Sesini haykıralım asırlardan asırlara...

Savletinden titresin yeniden doğu, batı,
Ve kurulsun Allah`ın ebedî saltanatı...

Ufukları kaplasın bayraklarımız al, al,
Göklerle zaferimizi çizsin vahşi bir kartal!..

Kahramanlar büyüsün masalda dev misali,
Eğilsin öpsün gökler canım nazlı hilâli...

Ordularım yeniden Tuna`ya akın etsin!
Bir Yıldırım çıksın da uzağı yakın etsin

Selâm dursun karşısında bütün şerefler, şanlar!
Namını tebcil etsin, yıldızlar kehkeşanlar...

İçimde hiç sönmeyen bir fetih sevdâsı var.
Yavuz gibi diyorum: Bu dünya insana dar!

Bir sadâ duymak için sahralara düşeyim.
Helâl olsun bu yolda, varım yoğum herşeyim!

Volkan gibi lav atmış, ne susmuş ne sönmüşüm.
Ben bu imân uğruna çılgınlara dönmüşüm.

Bir deha bekliyoruz, gençliğe mihrap olsun,
Ruhları tutuşturan bir ateş mihrak olsun.

Sinesinde birleşsin sağa sola sapanlar,
Kahrolsun Hak dururken zorbalara tapanlar!

Çık nerdesin zuhur et! Biz seni bekliyoruz.
Yıllardır yollarında yorgun emekliyoruz...

Musa ol! Hakk`a yüksel! Tecelli et de Tûra.
Zulmet yıkılsın gitsin! Cihan garkolsun nûra!

İstiyorum yeniden bir hilkat istiyorum,
Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.

Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!..


Osman Yüksel Serdengeçti



Bu bilgileri, “Osman Yüksel Serdengeçti” isimli A. Rahim Balcıoğlu’nun kitabından ve ilk adımdan istifade ederek özet halinde sizlere sunmak istedim...



Telif Hakkı Uyarısı Osman Yüksel Serdengeçtinin İzlerinden isimli yazı, Mustafa Cilasun tarafından 27.03.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
Müslime Uğuz Öngeli
Müslime Uğuz Öngeli / 10.05.2008
Büyük adamdır Serdengeçti. Kendi deyimiyle atom bombası gibi, kendi küçük ama etkisi büyük.Bu nedenle yıllar geçsede hala etkisi silinmiyor.

Musa Yıldız
Musa Yıldız / 18.04.2008
Teşekkürler hocam, güzel bir özetti. Ellerinize sağlık.

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 06.04.2008
O GÖZÜPEK,DAİMA HAK VE HAKİKATİN YANINDA YERALMIŞ OLAN BU GÜZEL İNSANI ANLATTIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER MUSTAFA CİLASUN


Mayıs
7
Siyahların Müziği
Zeynep AkıllıKültür ve Sanat Hikayeleri • 65 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
7
Şarlo
Zeynep AkıllıKültür ve Sanat Hikayeleri • 38 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
27
Mart
27
Atatürk`ü Ağlatan Olay
Mustafa CilasunKültür ve Sanat Hikayeleri • 551 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Mart
27
Osmanlı Tarıhı Kronolojısı
Mustafa CilasunKültür ve Sanat Hikayeleri • 177 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mayıs
12
Nefesler Müddetince Kimsesizler!
Mustafa CilasunSitem Şiirleri • 14 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
12
Bazen Dile Geliyor Sineden!
Mustafa CilasunSerbest Şiirler • 18 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
12
Sevmek İçin Nedenle Yürümek!
Mustafa CilasunSerbest Şiirler • 17 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mayıs
9
Bir Devran İçinde Zaman
Mustafa CilasunSerbest Şiirler • 37 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mayıs
9
Ne Kadar Hazin Bir Durum!
Mustafa CilasunSitem Şiirleri • 27 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Nisan
4
Çaresizlik!
Mustafa CilasunAşk Hikayeleri • 1573 kez okundu. • 17 kez yorumlandı.
Nisan
13
Ah Güzel Kuş
Mustafa CilasunSevgi ve Aşk Şiirleri • 1522 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Haziran
3
Çaresiz Kaldığım An!
Mustafa CilasunYaşamdan Hikayeler • 1471 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Haziran
11
Şubat
15
Serveti Fünun Edebiyatı
Mustafa CilasunEğitim Makaleleri • 1340 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Osman Yüksel Serdengeçtinin İzlerinden, Osman Yüksel Serdengeçtinin İzlerinden hikayesi, Osman Yüksel Serdengeçtinin İzlerinden hikaye, Osman Yüksel Serdengeçtinin İzlerinden nedir?, Osman Yüksel Serdengeçtinin İzlerinden hakkında bilgi, Osman Yüksel Serdengeçtinin İzlerinden hikayeleri, Mustafa Cilasun hikayeleri, Osman nedir, Osman hikayesi, Osman hikayeleri, Yüksel nedir, Yüksel hikayesi, Yüksel hikayeleri, Serdengeçtinin nedir, Serdengeçtinin hikayesi, Serdengeçtinin hikayeleri, İzlerinden nedir, İzlerinden hikayesi, İzlerinden hikayeleri,










Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Mortgages | Online Loans | Personals | Flights | Myspace Stuff