Hayatımız 3 Saatlik Sınavdan İbaret Değildir!Hayatımız 3 Saatlik Sınavdan İbaret Değildir!195 dakika,180 soru ve geleceğimiz17 yıllık bir yaşantı ve karşısında o güne kadar biriktirdiğimiz her şeyi 3 saate sığdırmamızı isteyen bir sınav… ÖSS sizin için ne demek bilmiyorum; ama bence hayatımızı değersizleştiren, tüm geleceğimizi 3 saate sığdırabilen, beyinlerimizi uyuşturmak için birebir bir işkence metodu.... Öyle bir sınav ki, şu şartlarda parası olmayan, dışarıdan destek görmeyen bir öğrencinin bu sınavı kazanma şansı neredeyse sıfır; bunun ötesinde hadi oldu da sınava hazırlanma imkanımız var, o zaman da bize getirileri: kopkoyu bir bencillik ve düşünmeye bile vakti olmayan sözde çok bilgili kafalarımız. Hayatımıza büyük bir depremle giriyor aslında ÖSS. En önemliği armağanı sınav gününe kadar içimizi kemiren "Kazanamazsam ne yaparım?" sorusu. İmkanları baştan kısıtlı olanlar, zaten çok önce bu soruyla tanıştılar, bu garip seçimin dışına atıldılar. Diğerleri, yani bir şekilde sınava hazırlanabilenlerse bu soruyla fazlasıyla vakit geçiriyorlardır eminim. Bu uğurda ailelerimizin harcadığı ücretleri düşünmek bile yeterli bu soruyla muhatap olmak için. Onların bu emeklerine elbette cevap vermek istiyoruz ve belki de en önemli korkularımızdan biri de sınavı kazanamadığımızda bunların boşa gideceğini bilmemiz. Ama öyle bir şey ki ÖSS, ailemizi mutlu etmek için yüksek puanlar almaya uğraşırken, bizi onlardan bile soyutluyor, kendimize hapsediyor… Hayatımızın değeri bu kadar mı 180 soru ve 195 dakika var önümüzde, hayatımızın geriye kalan bölümünü şekillendirmek için. Hayatımıza biçtikleri değer bundan ibaret. Öğrendiğimiz her şeyi, kendimize kattığımız her şeyi göstermek için yalnızca 195 dakikamız var ki bu eğitim sistemi bize hayata ve kendimize dair neler öğretti orası da tartışılabilecek bir nokta… Bütün bir yıl boyunca çalıştıysanız; ama sınav kaygınız çok yoğunsa başarılı olma ihtimaliniz çok az. Böyle bir seçim işte. Dedim ya, belki de bizi çoktan seçip ayırmış düzenin en başarılı icatlarından biri "Öğrenci Seçme Sınavı". Yaraladıklarını, hayatın dışına ittiklerini böylece gelecekte de geri planda tutabiliyor. Yoksul gençlerin çoğunluğu için sınavda başarılı olmak bir hayal; çünkü onlar için özel dersler, dershaneler birer hayal ve biliyoruz ki bu destekler olmadan ÖSS`yi kazanmak zaten hayal… ÖSS`nin geri kalanlarımıza hazırladığı sürprizse bir o kadar güzel (!) : bizden hayatı kar-zarar problemleri üzerinden değerlendirmemizi istiyor. Kapat beynini düşünme, sorularını çözmekle yetin diyor; bize bireyselci olmayı belki de çok çarpıcı bir tecrübeyle öğretmek istiyor. Başarılı olmak için vahşileşmeyi öğretmek istiyor hatta. Ne de olsa artık en yakın dostlarımız bile birer rakip bizim için. Biz tek başımıza, hapsedildiğimiz harada yaşayan, yarışı kazanırsa arpadan daha çok pay alacak birer yarış atıyız onların gözünde. Hayatımıza biçtikleri değer bundan ibaret ve bizi seçtikleri sınavda seçmenin ötesinde bizi olabildiğince bencilleştirmeye, değiştirmeye çalışan bir sınav . Seçimlerde propaganda malzemesi Bu "adil" sınavın hayatımıza önemli getirilerinden bir diğeri belki de olgunluğa yeni yeni adım attığımız, lisedeki son yılımızda, reşit olduğumuz yılda, tüm bu yeniliklerin dışında bir yere hapsetmek bizi. Kendimiz olmamızdan öteye, puanlarımızı koyması herkesin… Tiyatroya, sinemaya gitmek istediğimizde, eğer bunları yaparsak, harcadığımız vakitte çözebileceğimiz sorular için duyduğumuz vicdan azabı... ÖSS`ye hazırlık aşamasında bu bile hiç şaşırtıcı değil. Öyle acımasız ki önümüze çizilen yol, ayaklarımız kanamadan geçip gitmemiz mümkün değil asla, bizden mutlaka götüreceği şeyler var. ÖSS`yi hem duygusal, hem de maddi yönden zararsız atlatmamız imkansız. Ayrıca öyle bir sınav ki bu, her seçimde çok güzel bir propaganda malzemesi olarak kullanılabiliyor. "ÖSS kalkacak!" Ne çok duyduk hepimiz, seçim zamanı bu cümleyi… Ama aslında buradan çıkacak güzel bir sonuç var: ÖSS öyle bir yer tutmuş ki hayatımızda; her seçim zamanı işsizliği bitireceğini söyleyen büyük siyasetçilerimiz, bunun yanına ÖSS`yi kaldıracağını da ekliyor artık. Türkiye` de siyasetçilerin bile sıradan propaganda konularından biri artık bu sınav. Hayatımızda bu denli ayrıcalıklı bir yeri var yani… Tüm bunlara buradan baktığımızda 3 saate sığdırdıkları geleceğimize ne gözle baktıkları, onu ne kadar önemsedikleri daha bir netleşiyor sanki. Bu sınav neye hizmet ediyor, ne kadar adil bir seçim bir kez daha görebiliyoruz. Bir dahaki seçim kampanyasında yankılanacak ÖSS ile ilgili seçim sloganlarını düşünebiliyorum şimdiden. Oysa bu sınava bizi mahkum edenler değil mi onu kaldırmaktan söz edenler? Kısacası hayatımızın en güzel yıllarından birini vahşice kemiren bu sınava bizden başka duyarlı olan hiç kimse yok… Belki de hepimiz tam da bu nedenle bir kez daha düşünmeliyiz; geleceğimiz, hayatımız bu 3 saate sığacak kadar basit mi? (Değerli kardeşim can dostuma teşekkür ediyorum paylaşımları için...Kısmen bir kısmı alıntı olup üzerine yorumlanmıştır...) Tugay KÜREN Şubat/2008
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Hayatımız 3 Saatlik Sınavdan İbaret Değildir! isimli yazı, Tugay Küren tarafından 13.04.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Çiğdem Bekar Abilov yazıyı tebrik etti...
Talha Kazgı yazıyı tebrik etti...
Erol Güldiken yazıyı tebrik etti...
• Çiğdem Bekar Abilov yazıyı favori listesine aldı...
Aralık
1
Kasım
27
Çocuklarınızı Evliliğe Hazırlayın
• Zeynep Akıllı • Toplumsal Makaleler • 36 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
21
Vicdanda Çözülecek Sorun Vicdan Varsa Çözülür
• İbrahim Faik Bayav • Toplumsal Makaleler • 95 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
17
Kasım
16
Aldananlardan Olmayın !
• Ertuğrul Erdoğan • Toplumsal Makaleler • 256 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Haziran
6
Haziran
4
Mayıs
30
Mayıs
30
Mayıs
27
Mayıs
6
Gerçek `aşk` Nasıl Olmalı?
• Tugay Küren • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 514 kez okundu. • 20 kez yorumlandı.
Nisan
10
Nisan
13
Hayatımız 3 Saatlik Sınavdan İbaret Değildir!
• Tugay Küren • Toplumsal Makaleler • 425 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Haziran
6
Mayıs
10 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||