kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Aşk Hikayeleri





Haftanın Yazarı
Melek Öztürk
Melek Öztürk


Otobüs Biletçisi Avukat

15 / 5 / 2008  Perşembe tarihinde Zeynep Akıllı tarafından eklendi, 245 kez okundu...

“otobüse binecek misin, yelda?"-"evet, adliye sarayına kadar yürüyerek gitmemi mi istiyorsunuz?"-"senin mutluluğundan başka hiç bir şey istemiyorum. çabuk dön."-"gidip hemen dönerim, merak etmeyin."genç kızı koridora açılan kapıya kadar götürdü ve o dışarı çıkıp otobüs durağına gitmek üzere sağa sapamadan önce kapıyı kapatmadı. yelde ya her bakış...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Zeynep Akıllı

Zeynep Akıllı







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Otobüs Biletçisi Avukat


otobüse binecek misin, yelda?"
-"evet, adliye sarayına kadar yürüyerek gitmemi mi istiyorsunuz?"
-"senin mutluluğundan başka hiç bir şey istemiyorum. çabuk dön."
-"gidip hemen dönerim, merak etmeyin."
genç kızı koridora açılan kapıya kadar götürdü ve o dışarı çıkıp otobüs durağına gitmek üzere sağa sapamadan önce kapıyı kapatmadı. yelde ya her bakışında, aklı onunla evlenme düşüncesine takılıyor ve aklı karma karışık oluyordu. sekreteriyle evlenmek başka bir çok düşünceyle birlikte aklına geldi ve içinde, "sekreterim yelda benden yirmi yaş küçük. onun için kıskanmak zorundayım onu. evlendikten sonra onu başka birine kaptırmak hoş olmaz. hoş bir kız, kaprisleri yok, sigara içmiyor, dans etmiyor, henüz gözü açılmamış. ama benden daha genç ve uyanık biri onu kandırabilir. evlenmeye yanaşıyor. bana tutkun gibi görünüyor. ama belki de çıkarı için yapıyor bunu. kendisiyle evlenmek istediğimi sezip pusuda bekliyordur. kendisini göz altında tuttuğumu biliyor, benden daha kurnaz. bir avukatın eşi olma fırsatını kaçırmak istemiyor. bütün sekreterler, için için bunu sayıklarlar.
hemen dönerse sınavı da vermiş olacak. o zaman kararımı verip evlenirim onunla. hemen dönmezse, biri ona iltifatta bulunmuştur. o da tanışmak için bir bahane olan bu iltifatı kabul etmiştir. bu işler hep böyle başlar. bu denemenin de bundan öncekiler gibi iyi sonuç verip vermeyeceğini göreceğiz. kendisini ne zaman denedimse, her defasında şerefiyle işin içinden çıktı. kuruntulu olduğumu biliyorum. fakat benden yirmi yaş küçük bir kızla evlenmek söz konusu olunca bir takım kuruntularımın olması doğaldır. bakalım, yelda, çıkalı sekiz dakika oldu. şu anda dönmüş olmalıydı. otobüslerin hep vaktinde gelmediklerini de hnesaba katmalıyım. sonra, para çantasını burada bıraktı. otobüse binmeyip yürümeye karar vermiş de olabilir. o zaman yelda nın bu kez de sınavı kazandığını, onun yalnız kızların en temizi değil, sekreterlerin en çalışkanı, kendisiyle gözü kapalı evlenilecek meleklerden biri olduğunu kabul etmeliyim," dedi kendi kendine.
-"güle güle kerem. merak etmeyin. ipoteği, bugün kesinlikle yazarım."
kerem i kapıya kadar götürdü ve tam kapıyı kapatacağı sırada yelda nın sokak kapısından içeri girmekte olduğunu gördü. olduğu yerde bekledi onu. "ah, sen misin? epey geciktin."
-"susun, berbat bir şey geldi başıma. para çantamı gördünüz mü?"
avukat, "sanırım" dedi ve sekreterinin masasını göstererek, "şu mu?" diye sordu.
-"evet, ama oraya nasıl gittiğini anlamıyorum. çantama koymuştum onu."
-"dalgınlıkla yanında olduğunu sanmışsın. olur böyle şeyler." dikkatle kıza baktı. yeni bir şeyler vardı onda. durumdan hiç de üzülmüş gibi görünmüyordu.
-"böylece yürüyerek gitmek zorunda kaldın."
-"yalnız dönüşte. çünkü giderken.."
-"anladım, bilet paranı veren birini bulmuşsundur."
-"ister istemez. çünkü hiç para yoktu yanımda."
-"tabii ki bir erkek."
-"evet. kadınlar bir kadına armağan vermezler. bir otobüs bileti bile."
-"kimmiş bu eli açık adam?"
-"biletçi. çantamı araştırıp kızmaya başladığımı anlayınca, "kalsın efendim. aramayın, başka bir sefer verirsiniz" dedi.
-"başka bir sefer. sanki otobüste ondan başkası yokmuş gibi." rahatlamıştı, hatta keyiflenerek güldü. bir otobüs biletçisi kıskanılacak biri değildi ve içinde bulunduğu taşıtın herhangi bir parçasından farksızdı onun için.
-"onu bulabilmek için yüzüne dikkatli baktın mı hiç olmazsa?"
-"daha iyisini yaptım. burada olduğumu ve parasını alması için bugün uğramasını söyledim."
-"o ne cevap verdi?"
-"söz verdi, gelecek. ama bugün değil. nöbeti bitiyormuş. fakat bir sınava girmek zorundaymış."
-"sınav mı? yükselmek mi istiyormuş?"
-"belki."
-"yükselmeyi hepimiz isteriz. sen de istersin, doğruyu söyle." beline sarılıp biraz kendine doğru çekti onu. "doğru söyle yelda, genç kızlıktan hanımefendiliğe yükselmek istemez misin?"
yelda sesini çıkarmadı. yan yan bir göz attı ona, kızardı. başını önüne eğdi. çok güzel olmuştu o haliyle. "öyleyse hazırlan. annene söyle ve biraz çeyiz hazırla kendine. bir ay vakit veriyorum sana."
tekrar güldü. biraz kuvvetlice sıkıp hafifçe öptü kızı.
-"fakat, bir daha para çantanı kaybetmemeye dikkat et. tehlikeli olabilir."
aslında yelda hanımefendiliğe yükselmek konusunda pek hevesli görünmüyordu. bu bakımdan hiç kimseye, hatta annesine bile söz etmedi. avukat çetin in eşi olmak, artık onun sekreterliğini bırakmak, bir evin hanımı, çoluk çocuk sahibi olmak, aşkın ne olduğunu bilmeden, anlamadan kendini kadın hissetmek. bütün bunlar doğrusu heyecanlandırmıyordu onu. aksine hafif bir melankoliye kapılmasına neden oluyordu.
büronun sakin temiz havası, müşterilerin gidip gelmeleri, yeni bilgisayarında yazı yazmak. adliyenin gösterişli koridorlarında bir yukarı bir aşağı gezinmekten hoşlanıyordu. hele büroda, hiç kimsenin bulunmadığı zamanlarda çekmecesinden, gelmesi geciken birini bekleyen ve günün birinde hiç ummadığı bir anda onu yanında görerek, heyecanla: "işte geldi. o! ta kendisi," diye heyecanla bağıran, kendisi gibi hayal peşinde koşan bir kızın romanını yayınlamakta olan dergiyi çıkararak okumaktan büyük bir zevk duyuyordu.
hergün, genellikle öğleden sonra saat iki ile dört arasında boş vakti oluyordu., avukat, yemeklerden sonra biraz şekerleme yapmayı alışkanlık haline getirmişti. müşteriler de bunu bildikleri için onu beklerlerdi. günün o saatlerinde odaya hiç kimsenin girmediğini bilen yelda, kapının vurulmasını tuhaf bularak "girin," diye seslendi. gelenin borüya o güne kadar hiç gelmemiş olan yeni bir müşteri olacağını düşünmüştü.
-"bağışlayın, 21 numaralı otobüsün biletçisiyim ben."
-"ahh, bu elbiselerle tanıyamadım sizi. buyrun."
-"o bilet için yolum düşerse uğramamı istemiştiniz." bir otobüs biletinin bedeli olan o parayı istemeye gelmiş olduğu için adeta çekingen ve küçülmüş bir haldeydi. ona bir beyefendi, görünümü veren o şık ve temiz elbiseyi yadırgıyar gibiydi. "geciktim biraz. o gün size söylediğim gibi sınava girmek zorundaydım."
yelda, hem cesaret vermek, hem de onun konuşmasından hoşlandığı için, "nasıl başarılı oldu mu?" diye onun sözünü kesti.
-"kesin olarak bilmiyorum. ama iyi not aldığımı sanıyorum. son sınavımdı bu. şimdi tezimi hazırlayacağım artık."
-"tez mi?"
-"evet, hukuk doktorluğu tezi. otobüsleri bırakacağım artık." dudaklarını ısırdı ve masanın üzerine serpilmiş dava dosyalarını göstererek, "ben de avukat olacağım. ama üzülüyorum. alışmıştım o işe." dedi. sonra güldü ve "biletler, biletleriniz baylar." diye söylendi kendi kendine.
genç adamın o beklenmedik konuşmasının yelda yı neden kızdırdığı anlaşılacak şey değildi. fakat sanki kendisiyle alay ediliyormuş gibi gerçekten kızarmıştı.
sertçe bir sesle, "evet. siz de benim gibisiniz. çok hoşlanıyorum bu hayattan ve şimdi işimi değiştirmek zorundayım,"dedi.
-"daha iyi bir işe mi gireceksiniz?"
-"hayır, daha fena. avukat benimle evlenmek istiyor."
-"oh, kutlarım sizi." fakat sesi sertleşmiş, dili kurumuştu şimdi. "güzel bir yükselme."dedi.
-"sizinki gibi otobüs biletçiliğinden avukatlığa, "gittikçe daha çok çatarak, "bağışlayın ama neden hala bu işte çalışıyorsunuz?"
-"ya siz neden avukatın sekreterliğini yapıyorsunuz? yaşamak için. öyle değil mi?"
-"fakat ben ödünç bilet verdiğiniz zaman da sekreterdim, şimdi yine sekreterim. oysa siz."
-"benim de üzerimde resmi elbise yok artık. hepsi bu kadar. fena mı buluyorsunuz bunu?
-"hayır. ama şaşılacak bir şey bu." çekmeceyi açtı. para çantasını karıştırarak, "ne kadar borcum vcar size?" diye sordu.
-"önemsiz. on lira."
-"ne aptalca bir soru. sanki hiç otobüse binmemişim gibi." büyük bir para uzatıp, "üstünü verebilecek misiniz?" diye sordu.
-"sanmıyorum." pantolonun cebinden bir sürü kağıt para çıkarıp dikkatle baktıktan sonra, "zararı yok. başka bir gün verirsiniz. yine uğrayabilirim. yolu biliyorum artık." dedi.
-"böyle önemsiz bir para için rahatsız olmanıza üzülüyorum."
-"oh, bence..parayı vermek için ısrar etmezseniz."
-"ısrar ediyorum. alacağım yok. borcum da olmasın." ayağa kalkıp elini uzattı ve, "avukat bey," diye şakalaştı onunla.
-"sayın şahin."
-"henüz değilim. karar vermedim daha."
-"ben de henüz tezimi vermedim."
-"öyleyse, olduğumuz gibi kalalım. güle güle bay biletçi."
-"hoşçakalın. yine görüşürüz sekreter hanım."
fakat bunun usulen bir vedalaşma değil, bir yaklaşmanın başlangıcı bir sevincin bekleyişi olduğunu ikisi de biliyorlardı. birbirlerine adlarını bile söylemeden ayrılmışlardı.
merak uyandıran, ilginç bir konuşma geçmişti aralarında. birinde bilet parasını verecek bozukluk, diğerinde ise paranın üstünü verecek para bulunmaması önemli değildi onlar için. bu işin orada bitmeyip uzamasını istiyorlardı.
avukat çetin uyuyordu o sırada. genç avukat adayının ikinci kez büroya uğradığında ise mahkemedeydi ve önemli bir davanın tartışmasını yapmakla meşguldü. üçüncü sefer ise nihayet karşılaştılar.
fakat yelda dan o akşam buluşmak için randevu almak için büroya uğramış olan biletçi, iş kıyafetiyle gelmişti. fakat avukat bu durumda bile bir şeyler sezdi. biletçi gittikten sonra yelda yı yanına çağırdı.
-"kimdi o delikanlı?"
-"geçen günkü otobüs biletçisi. bilet parasını almaya gelmiş."
-"hangi bilet?"
-"hatırlamıyor musunuz? geçen hafta para çantamı sakladığınız gün.."
-"senin para çantanı mı sakladım?"
-"evet. anlamadığımı mı sandınız? fakat hakkınız varmış, tehlikeli şakalarmış bunlar."
-"yani ne demek bu?" dedi ve kızı elinden yakaladı. kendine doğru çekerek kucaklamak istedi. artık hakkı vardı buna. fakat kız onu reddetti.
-"şey...ne oluyor yelda?"
-"hayır. bırakın beni. sonra söylerim size.." ağlamak gelmişti içinden. böyle durumlarda bütün kızlar onun gibi birkaç gözyaşıyla içlerini arıtır, iki hıçkırıkla da kendilerini aklarlardı.
-"fakat benim suçum olmadığını biliyorsunuz. kendiniz istediniz bunu. para çantamı saklayıp, o şakayı yapmamalıydınız. ama o da avukat. sadece bir otobüs biletçisi olduğunu sanmayın. o da sizin gibi bir avukattır."
evet yelda kararını vermişti bir kere.. dönüşü yoktu.



Yazı İşlemleri


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Fatma Çetin Kabadayı yazıyı tebrik etti...

Temmuz
2
Ah Kara Gözlüm
Uluca AtasoyAşk Hikayeleri • 59 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Haziran
29
Seni Seviyorum Meleğim
Kübra AlAşk Hikayeleri • 237 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
28
Gün Bu Gündür
Emrah ÖzlenAşk Hikayeleri • 126 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
28
Son Pişmanlık
Emrah ÖzlenAşk Hikayeleri • 128 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
24
Borcun Var
Emre ÇakırAşk Hikayeleri • 187 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Haziran
30
İstatistik
Zeynep AkıllıBilimsel Makaleler • 18 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
30
Köpekler De Psikoloji Biliyorlar mı?
Zeynep AkıllıEğitim Makaleleri • 34 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
30
Haziran
30
İyilikler ve Kötülükler
Zeynep AkıllıÖyküsel Şiirler • 25 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Haziran
25
Mektup Yazıp Kart Atmalarımız
Zeynep AkıllıMektup Hikayeleri • 77 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
12
Prof Dr Gazi Yaşargil
Zeynep AkıllıBilimsel Makaleler • 6228 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Şubat
11
Amca Kızı Gamze
Zeynep KocaköseYaşamdan Hikayeler • 5269 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
1
Sakızcı Makbule Teyzem ve İsmail Amcam
Zeynep AkıllıYaşamdan Hikayeler • 3236 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
10
Canım Arkadaşım
Zeynep KocaköseDostluk Hikayeleri • 2494 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Aralık
25
Atatürk ve Bilim
Zeynep AkıllıBilimsel Hikayeler • 2463 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Otobüs Biletçisi Avukat, Otobüs Biletçisi Avukat hikayesi, Otobüs Biletçisi Avukat hikaye, Otobüs Biletçisi Avukat nedir?, Otobüs Biletçisi Avukat hakkında bilgi, Otobüs Biletçisi Avukat hikayeleri, Zeynep Akıllı hikayeleri, Otobüs nedir, Otobüs hikayesi, Otobüs hikayeleri, Biletçisi nedir, Biletçisi hikayesi, Biletçisi hikayeleri, Avukat nedir, Avukat hikayesi, Avukat hikayeleri,






Okudunuz Mu?
TubaTaner
Tuba Taner




Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Myspace Codes | Free Myspace Layouts | Loan | Debt Management | Car Finance | Video | Arkadaş