Öylesine Bir YazıÖylesine Bir YazıHayat denen yolun başındaki delikanlı. Yaşamın erdemine erebilme ve bilgeliğe layık olabilme gayesiyle yanan saf, ateşli, yürekli ve duygulu, çelik bilekli dost...Bir sır değil yazılanlar ve okuduklarınız. Aksine paylaşıldıkça daha da paylaşımcı olabilmeyi hedefleyen, duygularla ve çığımsı büyüyen gerçeklikle yazılmış mantık besisi bilgidir bu verilen. Tabi almasını bilene... Üç temel erdemi ve bilgeliğin sırrını verecek olduğumda, sonsuzluktan ısrarlı ve kolaycı, insan denen canlıya has ve bizi de kapsayan bu kümedeki asi ruh! Acaba bu besiyi ararken sarf ettiğin onca çırpınışını unutur da, bu yazılanları okumaktan kaçar mısın? Bu düşünce zihnimi zorlamakta... Neyse, ümidim odur ki; umarım alır bu defa basit bilgelik zırhını, zorlanmaksızın paha biçilmez öze sahip yaşlı çınarın dalları. Az zora yönelerek ve okuyarak bu yazıdan. Tabi aklım yetisince verebildiğim kadarını... Özür dilemek, mütevazilik, lütfen demesini bilmek...Amaç doğru doğrulara erebilmek olsun... Sade yaşamların teslim aldığı sade bedenler hüküm sürerken dünyada, insanın ruhunu ısıtan erdemin bu üç güneşi, şu an yaşıyor olduğun kadar kati ve açık, sonsuz sadeliğe sahip bir düzenek içinde dönmeye başlar yeryüzünde. Tutup çıkarmasını bilmek lazım... Ezilmekle dişlisi olmak arasında bu değirmenin, tereddüt eden insanoğlu hayatın güneşine yüzünü dönebilir mi çabucacık? Yıpranmadan ve yıpratmadan bu dünyanın insanlarını...Nedir sırrı aydınlığın ve adamlığın hiç düşündün mü? Yoksa sade bir yaşam olarak kalmak mı hedefin yargılamaksızın kendini? Düşün... Değirmene giren buğday...Belki teni yanık ama farkında mıdır bilinmez, hedefinin ve değerinin. Onun gibi binlercesi düşer an be an değirmen taşının üstüne. Amaçları tek...Ezilmek ise onlar için son değil, aksine sonsuzluğun başlangıcıdır. Yeni hayatlarda hayat bulma yarışıdır bu. Anla... Belki tenleri yanıktır öncesinde düşmenin. Ama hayatın en saf, en ari rengine bürünürler birdenbire, kabuklarından çıktıklarında onlar...Beyaz bembeyaz... Hal böyle olduğunda düşünür insan olan adam veya adam olan insan, dişli olmak ve ezmek mi doğru, yoksa ezildiği için son bulacağını düşünmek mi hata... Basit bir döngü içinde,esasını teşkil eden hayatın yaşamak ve ölüm ikilisi değil midir? Hatırla... Senden önce var olan ve şimdi, maddemsi yokluğun hazzını almış manevi ruhlar alemindeki onca tasvirsiz ve hayal olmanın ötesine geçememiş canları... Unutma... Yalnız kalacağın o anda, ne kadar hata yapmışım dediğinde ve tekdüze sürerken hayat senin için, kimlerin kaldığını geride...Yaptıklarından suçlu olanlar, emir alanlar var mı artık etrafında...Hayır bir tek sen! Ve gerçeklik pınarının suyundan içme zamanı...Mütavazi olma yetisine sahip yüce ruh! Sen isterken dostlar aleminden bir lütfen ile eşya tabir edilen maddeyi veya soyut kavramlar içinde yararlı olabilen şeyleri kendin için, ne kadar da doğru yapmışsın farkında mısın şimdi. Ya da kırdığında öylesine yaşayan hedefli veya hedefsiz ruhları ve yaktığında bilmeden veya bilerek nice canları, sonrasında dönüp hatalarını görerek, bir özrün erdeminin farkındalığını yaşamış olmanın farkını şu an anlıyorsun değil mi? Ya peki öyleyse! Basitten basit, karmaşıktan karmaşık, hedeften hedefsiz kalmış ruhlar! Siz neyin peşindesiniz? Kimsiniz? Neyi elde etme çabası içerisindesiniz? Niye hep kıransınız insanları? Sizin gibi ten, can ve ruh öğelerini taşımak gayretinde olan türdaşlarınızdan ne istemektesiniz? Yoksa hedefiniz gerçeklik pınarına varmamak ve toprak denen yüce ananın koynundan süt içmemek mi? Ölümsüzlük mü hayaliniz! Veya korunmak noktasında azaptan, bir güvence mi var elinizde...Düşünün sadece, sade ve daha sade. Yalın düşünün gerçekleri, yalın olduğundan daha yalın...Tüm gerçekleri, düşünün...Kulaklarınızda bir doğrunun şarkısı olsun ve mırıldansın size düşünürken... “Sultan Süleyman’ a kalmadı böyle...”
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
30
Kasım
25
Kasım
20
Sevmeler Hep Ağır Gelir İnsana
• Serpil Emir • Kişisel Hikayeler • 57 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
19
Big City Life(büyük Şehir Yaşamı)
• Gökhan Demirağ • Kişisel Hikayeler • 109 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
19
İnsanlar Hep Tersine Hep Tersine
• Gökhan Demirağ • Kişisel Hikayeler • 73 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
10
Temmuz
10
Temmuz
10
Temmuz
10
Temmuz
10
Eylül
23
Eylül
24
Eylül
23
Mart
25
Mayıs
10 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||