kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Deneme / Hayata Dair Denemeler

Oyuncaklarımı Hapsetmeyin


Oyuncaklarımı Hapsetmeyin

Sevgili anne ve babacığım!
Artık oyuncaklara karşı ilgimi görüp beni sevindirmek istiyorsunuz. Ben davranışlarınızdan bunu anlıyorum. Çünkü geçen gün bir amcalara gitmiştik de oradaki bir arkadaşımın oyuncaklarıyla oynamıştım. Oyuncaklarla oynarken de sizi rahatsız etmemiştim. Çünkü kendime yeni bir eğlence ve uğraş bulmuştum. Siz oyuncaklarımı şimdilik bir kenara koymuştum. Siz de buna çok ama çok sevinmiştiniz. Çünkü sizi meşgul etmediğim için, arkadaşlarınızla rahat rahat sohbet konuşmuştunuz. İşte o gün eve dönerken annemle konuşmalarınıza kulak misafiri olmuştum; hanım bu çocuk oyuncaklarla ne güzel oynadı. Yarın onun oynayabileceği oyuncaklar alalım da evde de kafamız ve kulağımız rahat etsin, demiştiniz.
Buna biraz alınmıştım. Çünkü oyuncakları benim hayal dünyamın gelişmesi için değil de, kendi rahatınız için alacağınız düşüncesi ben de hâkim olmuştu. Gerçekten de öyle oldu. Ertesi gün beraber çarşıya gittik. Oyuncakçı dükkânına girdik. Ne kadar çok oyuncak vardı. Hangisini alacağımı şaşırmıştım. Ben hoşuma giden oyuncakların yanına gittikçe babam ve annem kendilerinin hoşlandığı oyuncakların yanına götürüyorlardı. Orada anlamadım; acaba oyuncağı bana mı alacaklar yoksa kendilerine mi alacaklar? Sonunda annem büyükçe bir bebek aldı. Hem de yatırdığın zaman ağlayan, doğrulttuğunda da susan bir bebek. Ama ben daha farklı oyuncaklar istiyordum. Ne yazık ki olmadı. Benim için oyuncak alınacaktı, fakat kendilerinin beğendiği oyuncağı aldılar. Hem de çok paraya aldılar.
Aslında bundan şunu anlamıştım; annemle babam benim oynayabileceğim oyuncaktan ziyade, misafirleri geldiği zaman hava atabilecekleri ve “bak biz böyle pahalı oyuncaklar alırız” diyebilecekleri tarzda oyuncak seçmişlerdi. Bu da beni bir oyuncak olarak kullandıkları düşüncesini verdi. Ben de onları rahatsız etmek için, bebeği sürekli olarak yatırarak oynamaya başladım. Tabi bebeği yatırınca zavallı bebek sürekli ağlıyordu. Ben de ona annemin bana yaptığı gibi “sus bakalım yaramaz bebek sus. Yoksa seni cezalandırırım” diyordum. Ondan sonra bebeğe ninni söyleyerek onu uyutmaya çalışıyordum. Ancak bebeğin sürekli ağlaması annemle babamın kulaklarını ve kafalarını ağrıtmış olacak ki bana kızdılar. “Kızım ağlatma şu bebeği! Senin yetmez gibi bir de bebeğini mi dinleyelim” diyerek beni azarlamaya başladılar. Yine anlamadım. Ağlayan bebeği onlar almıştı. Ben de oynarken ağlatıyordum. Bundan daha doğal ne vardı ki anlamıyorum. Kendi aldıkları oyuncaklarla, bebeğin bebekliğine uygun olarak oynuyordum. Ama bu onları rahatsız etmişti. Bunun sonunda benim için aldıkları oyuncağı alıp kaldırdılar. Zavallı bebeğimi bir dolaba hapsettiler. Orada nasıl hava alacak, nasıl yaşayacak diye merak ediyordum. Anneme, “bebeğim orada ölür onu çıkar anneciğim” dediğimde, “aptal kız bu oyuncak bebek hiç ölür mü” diye bir de benimle alay edip, beni aptal olarak değerlendirdi.
Anne babalar çocukların hayal dünyasından haberleri yok galiba. Bana göre o bebek canlı ve benim samimi bir arkadaşımdı. Onunla konuşarak, ninni söyleyerek hayal dünyamı geliştiriyordum. Ama hayallerimi bir an da annem yıktı. Çünkü o canlı değilmiş. Ölmezmiş. Hiçbir şey bilmezmiş. O zaman yatırdığımda niçin ağlıyordu da, doğrulttuğumda susuyordu. Akıllı olmasaydı bunu yapabilir miydi? Bebeğimin hapsedilmesine çok üzüldüm ve annemle babama küstüm. Bu sefer dikkat çekmek için daha da yaramaz olmaya başladım. Annemle babam buna da bir anlam veremediler. Bana daha çok kızmaya başladılar. Aslında oyuncakları seçerken benim isteklerimi ve hayal dünyamı dikkate alsalardı, sanıyorum daha çok mutlu olacaktım. Ama kendilerinin hava atacakları oyuncak olunca sonunda onlar da ben de rahatsız oldum.
Hele de oyun oynarken oyuncaklarımı dağıttığımı görünce yaptıkları davranış beni oldukça rahatsız ediyordu. Hayal dünyamı geliştirmek için oyuncaklarla çeşitli şekiller yapıyordum. Ama annem yanıma gelip, oyuncakları elimden alıyor ve kendisi yeni oyuncaklar yapıyordu. Ben de onun yaptıklarını beğenmeyip bozduğumda bana kızıyordu. Acaba diyordum, annem küçükken oyuncaklarla oynamamıştı da şimdi benim oyuncaklarımla bu ihtiyacını mı gideriyordu. Ben mi bebeğim, yoksa annem mi anlamadım.
Sevgili anne ve babacığım!
Ben sizden pahalı ve çok lüks oyuncaklar istemiyorum. Hayal dünyamı geliştirecek basit ama çeşitli şekillere girebilecek türden oyuncaklar istiyorum. Oyuncaklarıma ben şekil vereyim. Benim dünyamda anlam bulsunlar. Ben onlarla istediğim şekilde oynayabileyim. Oyuncaklarımı dağıttığım zaman da ne olur, hemen oyuncaklarımı hapsederek onları kaldırmayın. Ve beni yaramaz olarak değerlendirmeyin. Bırakın biraz kendi halimde, kendi hayal dünyamda yeni yeni kahramanlar oluşturayım. Yeni dünyalara açılayım. Dağınıklığa gelince, merak etmeyin. Bağırarak azarlayacağınıza, bana birkaç defa nasıl toplayacağımı gösterin. Veya benimle toplayın, bakın o zaman dağınık bırakıyor muyum bırakmıyor muyum?
Son olarak anne babacığım, kendinizi üstün gösterecek ve hava atacak oyuncaklara boşu boşuna para harcamayın. Çünkü onlar benim dikkatimi çekmiyor. Beni ne olur, başkalarına karşı üstünlüğünüzü göstermek için kullanmayın. Oyuncaklarımı, benim hayal dünyamı geliştirecek ve çeşitli şekillere girecek türden seçerseniz daha çok sevinirim. Oyuncaklarımı sizin oynayacağınız şekilde değil de benim oynayabileceğim tarzda seçerseniz sizi rahatsız etmeyeceğime emin olabilirsiniz.



Oyuncaklarımı Hapsetmeyin
Yazı Sahibi
Seyit Uzun
Seyit Uzun tarafından 12.4.2007 tarihinde eklendi 202 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Oyuncaklarımı Hapsetmeyin isimli yazı, Seyit Uzun tarafından 12/4/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
Çok güzel ve anlamlı bir yazı diziniz var.Çok dorru tespitler var.Bana göre anne baba olmak hiç öğrenilemeyecek bir sanat.3 çocuk sahibi biri olarak bunu rahatlıkla söyleyebilirim.Doğru bildiklerimizi uygulayamadığımız sürece bilgimizin hiçbir değeri yok.


12/5/2007 tarihinde yorumlandı.


Aralık
2
Hayata Dair Denemeler
Ümit OkunakolHayata Dair Denemeler • 14 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
1
İyi Geceler Anne
Adem DoğanHayata Dair Denemeler • 12 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
1
İlk Gözyaşım
Esin AktuHayata Dair Denemeler • 28 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
1
Sevilmeyi Öğret Bana
Nesrin Göçtürk KayaHayata Dair Denemeler • 57 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.
Aralık
1
Türküz Doğruyuz Da Çalışkanmıyız?!
Ümit CoşkunHayata Dair Denemeler • 19 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
25
Ey Ölümsüzlüğün Zifaf Gecesinin Gülü
Seyit UzunHayata Dair Şiirler • 34 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
25
Kabirde İlk Gece (32)
Seyit UzunYaşamdan Hikayeler • 63 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
18
Kabirde İlk Gece (31)
Seyit UzunYaşamdan Hikayeler • 132 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
18
Annemin Beyaz Örtüsü
Seyit UzunAnne Şiirleri • 136 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
17
Kabirde İlk Gece (30)
Seyit UzunYaşamdan Hikayeler • 190 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
23
Arkadaşlık Nedir?
Seyit UzunHayata Dair Denemeler • 14366 kez okundu. • 40 kez yorumlandı.
Temmuz
17
Çocuk Hakları
Seyit UzunHayata Dair Şiirler • 13264 kez okundu. • 26 kez yorumlandı.
Aralık
7
Çirkin Kız Melisa
Seyit UzunYaşamdan Hikayeler • 4368 kez okundu. • 16 kez yorumlandı.
Ağustos
21
Dul Olmak Kadının İkinci Ele Dönüşümü Müdür?
Seyit UzunEleştiri Makaleleri • 4223 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ocak
12
İmdat! Babam Sigara İçiyor
Seyit UzunYaşamdan Hikayeler • 2817 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Oyuncaklarımı Hapsetmeyin, Oyuncaklarımı Hapsetmeyin denemesi, Oyuncaklarımı Hapsetmeyin deneme, Oyuncaklarımı Hapsetmeyin nedir?, Oyuncaklarımı Hapsetmeyin hakkında bilgi, Oyuncaklarımı Hapsetmeyin denemeleri, Seyit Uzun denemeleri, Oyuncaklarımı nedir, Oyuncaklarımı denemesi, Oyuncaklarımı denemeleri, Hapsetmeyin nedir, Hapsetmeyin denemesi, Hapsetmeyin denemeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Credit Cards | Mobile Phones | Free Advertising | Loans | Loans | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul