ÖzlüyorumÖzlüyorumTavanın tam ortasından sallanan ampulün sarı ve soluk ışığı ile aydınlanan küçük odada, birbirine benzer yaşanırdı akşamlar.Kapının hemen yanına kurulmuş ağır dökümden yapılmış maşingaya atılan odunlar bir müddet sonra sönmeye durunca oda hemen soğumaya başlardı..O zaman annem ya önündeki kapağından ya da üstündeki yuvarlak kapağı aralayıp kalın zeytin kütüklerini ilave ederdi ki,gecenin bir yerine kadar oda sıcak kalsın diye.Yanan odunun çıkardığı ses odaya yayılır, yanaklarımız kıpkırmızı olurdu odanın sıcaklığıyla. Hayatımızın tek lüksüydü o.Ses nasıl çıkardı, o kadar insan küçücük kutuya nasıl sığardı? Bu mucizevi şeyi küçük beyinlerimizle çözmek ne mümkündü o yıllarda, hayallerimiz komşu bahçenin duvarlarını bile geçmez iken.. Özel raf yaptırılmıştı ona.Üzerinde ablamın dantel örtüsü minicik, sallanırdı. Siyah kasası, sarı düğmeleriyle,önünde hasır gibi örgüleri olan, dalgalarını ararken ibresi gelin gibi salınan, dokunulmazlığı olan tek değerli varlığımızı, olur olmaz açmak veya kurcalamak yasaktı.Ya bozulursaydı!!! korkumuz. Babamın dinlenecek radyo istasyonunu arama gayreti nihayet amacına ulaşır ve “Burası kısa dalgadan yayın yapan,Sofya radyosu” diyen mekanik ,ruhsuz bir kadın sesi düşerdi gecenin ortasına.Bilmediğim,anlamadığım ezgilerdi dinledikleri.Babamın yüzünün aldığı ifadeye göre çalınan müziğin ruhlarındaki yansımasını anlamaya çalışırdım.Yayılan gülümseme ifadesinin yerini bazen derin ve suskun dakikalar alırdı.Ve ardından annemle aralarında ,bir şeyler konuşurlardı, ben de dikkatle dinlerdim, anlarmış gibi.Ama anlardım sanki.”Bizim memlekette…” diye başlayan cümlelerinin nasıl sıla koktuğunu.Geride bıraktıklarına dair özlemlerinin hiç bitmeyeceğini.Çoğu kez deniz ötesine dalan giden gözlerinden anlardım…Sanki!!! Annemin dizine başımı koyar, odadaki eşyaların uzayan gölgelerine bakardım, böyle gecelerde.Saçlarımın arasında,yüzümde gezinen ellerinin yumuşaklığıyla ne zaman uyumuşum,ne zaman yatağıma yatırmışlar, bir sonraki akşama kadar unuturdum hep. Oysa şimdi kıvrılıp yattığım yalnızlığımda onlar yok artık.Delice uyanıyorum,apansız vuruluyorum canevimden, onların yokluğunda çoğu gecelerimde.Kaç gündür divane olmuş ruhum, ölüm uykusundaki bu kentin ışıklarında , kaçıncı hüsranını yaşıyor tarifini bile yapamıyorum. Yine yağmurlarına hazırlıksızım hayatın.Yine deniz nefretini kusuyor,her dalgasında bir daha,bir daha yıkılıyorum bu günlerde onlar aklıma düştüğünde.Kıyısından çok uzağım yaşamın bu günlerde, onların yokluğunda. “Bak! büyüdü artık küçük kızınız” diyebilmeyi ne çok isterdim.Şimdi ben bakıyorum uzaklara,dalgın, mahzun .Memleketim oluyor tüm sevdalarım.Kavuşulmaz,yasak.O ezgileri ben dinliyorum yine anlamasam da. Ben, Onları çok özlüyorum. ÜÇ YIL ÖNCE KAYBETTİĞİM BABAMIN ANISINA
Telif Hakkı Uyarısı Özlüyorum isimli yazı, Hatice Engin tarafından 22.09.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Mustafa Çetin yazıyı tebrik etti...
Mozan Aras yazıyı tebrik etti...
Çiğdem Bekar Abilov yazıyı tebrik etti...
Kadir Bıyıklı yazıyı tebrik etti...
Gülçin Karakaya yazıyı tebrik etti...
• Mozan Aras yazıyı favori listesine aldı...
Kasım
30
Kasım
25
Kasım
20
Sevmeler Hep Ağır Gelir İnsana
• Serpil Emir • Kişisel Hikayeler • 57 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
19
Big City Life(büyük Şehir Yaşamı)
• Gökhan Demirağ • Kişisel Hikayeler • 109 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
19
İnsanlar Hep Tersine Hep Tersine
• Gökhan Demirağ • Kişisel Hikayeler • 73 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
17
Kasım
14
Baz İstasyonlarına " H A Y İ R "
• Hatice Engin • Toplumsal Makaleler • 75 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Eylül
25
Eylül
22
Eylül
18
Kasım
2
Ekim
9
Nisan
9
Ekim
6
Ocak
28 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||