Padisahin İsi Ne? (ofy Vers)
28 / 3 / 2008 Cuma tarihinde Ömer Faruk Yıldız tarafından eklendi, 1188 kez okundu...
“not: bilinen hikaye, benim yorumumlaPADISAHIN ISI NE?“Uçsuz bucaksiz kizgin bir kum çölü.. Yakip kavuran günes. Bastigim yer kizil, baktigim gökyüzü kizil.. Hele günes kipkizil… Bu ates denizinin ortasinda ne isim var benim ya rabbi? Ayaklarim yaniyor, gözlerim yaniyor, sakaklarim zonkluyor. Fakat o da ne? Iste bir adam! Hayal mi görüyorum yoksa...” Okuyucu Puanı ;
Padisahin İsi Ne? (ofy Vers)not: bilinen hikaye, benim yorumumla PADISAHIN ISI NE? “Uçsuz bucaksiz kizgin bir kum çölü.. Yakip kavuran günes. Bastigim yer kizil, baktigim gökyüzü kizil.. Hele günes kipkizil… Bu ates denizinin ortasinda ne isim var benim ya rabbi? Ayaklarim yaniyor, gözlerim yaniyor, sakaklarim zonkluyor. Fakat o da ne? Iste bir adam! Hayal mi görüyorum yoksa? Orada öylece duruyor. Bembeyaz giyinmis, veyahut sari-yesil bir sey. Ona dogru ilerliyorum. Sanki beni yakmaya hazir atesten deniz, o adama selamet. Adam kizgin çölde degil de, cennet-i alada…Öylesine mutlu, öylesine hos.. Beni görünce gülümsüyor. Inci gibi beyaz, güzel disleri yüzünü daha da güzellestiriyor. Orta boylu, temiz yüzlü bir ihtiyar bu. Sesleniyorum: -Bre sen kimsin? Ne ararsin bu kizgin günesin altinda? Sag elini kaldirip selam veriyor uzaktan. Iste o an, ona aslinda hiç yaklasamadigimi anliyorum. Yürüyorum, fakat yaklasamiyorum. Ya benden kaçiyor, ya da kum ayagimin altindan kayiyor. Anlayamiyorum. Adama dönüp yalvarir gibi bakiyorum. Sanki ben degil de, hükümdar oymus gibi! Halimi görünce ellerini önünde birlestiriyor ve söyle diyor: -Üzülme hünkarim. Elbet ya sebep sonuca varir, ya da sonuç sebebini arar… Ter içinde uyandim. Ayaklarim hala yaniyor, sakaklarim hala zonkluyor... Rüyami yorabilir misin pasa?“ Iran’in, Osmanli eyaleti Bagdat sehrini isgal etmesi üzerine düzenlenen Bagdat seferinin önemli konaklarindan biri Konya idi. Iste simdi burada,Konya’da, bir süre konaklamisti Sultan Murat. Burada olduklari süre içinde hiç rahati yoktu. Sik sik tebdili kiyafet ederek sehri ve askeri dolasiyordu. Sultan Murat Han soruyu sorarken, otagindan disari bakarak ufukta bir seyi arar gibiydi. Veziriazam Bayram Pasa ise bu rüyanin tabirinin kendisine düsmeyeceginden emindi. Simdi ise padisahin kendisinden, gördügü bir kabusu yorumlamasini istiyordu. Her ne olursa olsun padisahi kizdirmak olasiligini göze alamazdi. Ortalama bir kelam etti: -Hayirdir insallah hünkarim. Sultan Murad gözlerini Bayram Pasa’ ya dikti, oldugu yerden emretti: -Hayir midir, ser midir, ögreniriz elbet. Derhal iki molla esvabi temin et, tebdili kiyafet çikiyoruz. -Emir hünkarimindir. ----- * ----- Birkaç dakika sonra iki molla Konya sokaklarinda, biri önde biri arkada hizli hizli yürümekteydi. Öndeki nereye dönerse, arkasindan gelen de onun pesinden kosturuyordu. Bayram Pasa bir ara nereye gittiklerini sordu iki nefes arasinda. Ama sorup soracagina da pisman oldu. Padisahin sözleri tokat gibiydi: -Patlama Pasa! Ben gidiyorsam sen de gel ! Görünmeyen bir el, beyninin en ücra yerlerindeki bir seyi tutmus sürüklüyordu sanki Sultan Murat’i. Menzili bilinmeyen bir maceraya sürükleniyor gibiydi. Kulaklarinda rüyasindaki inci disli adamin sözleri tekrarlaniyordu “Üzülme hünkarim. Elbet ya sebep sonuca varir, ya da sonuç sebebini arar.” Derken padisah bir anda durdu. Üzerinde egreti duran molla kiyafetini düzeltmeye durunca, pasa da iki nefeslenme firsati bulduguna sevindi. Padisahin, yolun kiyisinda yerdeki bir yigina baktigini gördü. Kirli, eski elbiselerden olusan bir yigin gibi görünüyordu. Padisah büyülenmis gözlerle bakiyordu yerdekine. Padisahin dikkatini neden bu kadar çektigini merak etti pasa. Bir daha bakti. On adim mesafedeydi. Fakat bu nasil olabilirdi? Yasli gözleri onu ilk defa aldatmisti. Yerde bir insan yatiyordu. Hareketsizdi ve sag eli kalbinin üstündeydi. Üstü basi kir içindeydi. Eski elbiselerinin yirtik olmayan bir yani yoktu. Bu yüzden pasaya elbise yigini gibi görünmüstü. Birlikte yerde yatan cesede dogru yaklastilar. Padisah gözlerini yerden kaldirdi ve etrafina bakindi. Insanlar yerde yatan cesede bakip, yüzlerini burusturup geçiyorlardi. Padisah Bayram pasaya dönerek: -Görüyor musun pasa? Bu nasil istir? Bu adam ölmüs, ama kimsenin umurunda degil. Veziriazamdan cevap gelmedigini gören Sultan dönüp oradaki bir saticiya çikisti. -Kim bu adam? Ölmüs! Bir ilgilenen de mi yok? Satici umursamaz, agzinin kenariyla cevap verdi. -Aman hocam, hiç bulasma. Ayyasin, sarhosun biridir. -Nereden biliyorsun? -Müsaade et de bilelim hoca! Kirk yillik mahalleliyiz. Padisah olana bitene inanamiyordu. Baska bir esnaf söze girdi: -Biliyor musunuz, aslinda iyi zanaatkardi. Saraçlar Çarsisi`nda çalisirdi. Nalin’in hasini yapardi...Ancak kazandiklarini içkiye, fuhusa harcardi. Hem sise sise sarap tasirdi evine, hem de nerde namli mimli kadin varsa evine tikardi.. Bir diger mahalleli: -Sor mahalleye, onu bir defa cemaatte gören olmamistir. Birak hocam, biraz sonra kaldirir bir çukura atarlar… Bunun cenazesini yikayan da olmaz! Diyerek söylene söylene gitti mahalleli. Iki molla sokak ortasinda, cesedin basinda kalakaldi. Bayram pasa olani biteni izledikten sonra: -Gidelim mi sultanim? -Nereye pasa? Hünkarin sert çikisini gören pasa ellerini önde kavusturup basini egdi. Bunun üzerine Sultan Murad, gözleri yerde konusmaya basladi: -Millet çeker gider. Kimseye bir sey diyemem. Velakin biz gidemeyiz! Öyle veya böyle, ne olursa olsun bir cenaze ortada kalmaz. Tut Pasa , cenazeyi camiye tasiyalim! Bayram pasa gözlerini yerden kaldirmadan söze girdi: -Hünkarim, askerden birkaç hoca yollayip, cenazeyi kaldirtalim. -Olmaz dedim pasa! Mollaliga devam. Cenazeyi biz kaldiracagiz. Vezir hayret dolu gözlerle: -Aman hünkarim. Nasil kaldiririz? -Basbayagi kaldiririz iste. -Sultanim, bunun yikanmasi, paklanmasi var. Tekfini, telkini... -Merak etme ben yaparim. Ama önce bir gasilhane bulmaliyiz. -Surada bir mahalle mescidi var. -Olmaz, vefat eden sen olsaydin, nereden kalkmak isterdin? -Ne bileyim, Ayasofya`dan, Süleymaniye`den, en azindan Fatih Camii`nden - Öyleyse Mevlana Camii’ne gidiyoruz. Hadi yüklenelim... Iki molla, tutup cesedi camiye tasidilar. Usulü erkaninca bir güzel yikadilar. Yolda pasanin gözüne esvap eskileri gibi görünen adam, yikandiktan sonra öyle bir güzellesti ki, ikisinin de gönlü bir hos oldu. Pasa hemen kosturup cami kayyumundan bir kefen tedarik etti.. Padisah cesedin yüzüne bir daha bakti. Olabilir miydi? Çöldeki o beyaz elbiseli adam miydi bu? Çok benziyordu. Biraz sonra pasa döndügünde padisahi gözleri yasli buldu. Yedi düvele korku salan, zamanin ozanlarina; “Bas egin selama durun çiçekler, Sultan Murad geldi açilin daglar!” dedirten padisahin bu halini çok garipsedi Bayram Pasa. Sordu: -Hayrola hünkarim, agliyor musunuz? Padisah gözlerini koluyla sildi ve magrur bir edayla: -Hayir pasa.. Bunun için aglamadim ben. Su ise bak pasa. Senin esvap yigini sandigin adam ne kadar da degisti. -Evet hünkarim. Disleri de inci gibi bembeyazmis. Iste o an Sultan Murat, bogazinda bir seyin takilip kaldigini sandi. Sirtindan asagi soguk terler bosandi. Kelimeler diline ulasamadan beyninde kaybolup gidiyordu. Bayram pasa yeniden söze girince kendine geldi. -Hünkarim, galiba bir yanlislik yaptik. Heyecana kapildik, sorup sorusturmadan getirdik cenazeyi. Kim bilir belki hanimi vardir, belki yetimleri? -Dogru dersin pasa. Sen burada bekle, ben mahalleyi dolanip geleyim. ----- * ----- Vezir, cenaze basinda tekbir ve tesbihatini yaparken, padisah da maceranin basladigi noktaya kostu. Nitekim, sordu sorusturdu nalincinin evini buldu. Kapiyi yasli bir kadin açti. Kadin olup biteni metanetle dinledi. Sanki bu vefati bekler gibiydi. Molla sözünü bitirince kadin: -Hakkini helal et evladim. Çok yorulmussundur, dedi. Sonra gözlerini kisip öylece yere bakti. Belli ki geçmisi düsünüyordu. Neden sonra basini kaldirdi ve ufka dogru konusmaya basladi: -Biliyor musun oglum? Bizim efendi bir âlemdi, vesselam... Aksamlara kadar nalin yapar, satar ve para kazanirdi... Ama birinin elinde sarap sisesi görmesin; elindekini avucundakini verir satin alirdi. Sonra getirip dökerdi helaya!.. Padisah sasirmisti: -Neden? -Neden olacak? Ümmeti Muhammed içmesin diye.. -Hayret! -Sonra, malum kadinlarin ücretlerini öder eve getirirdi. Ben sizin zamaninizi satin aldim mi? Aldim, derdi. Öyleyse simdi dinlemeniz gerek der,çeker gider, ben de menkibeler anlatirdim ve nasihat ederdim onlara... -Bak sen su ise! Millet ne saniyor halbuki….Eee? Gülümsedi yasli kadin: -Milletin ne sandigi umurunda degildi. Hos, o hep uzak mescitlere giderdi. Mahalle mescidinde pek görülmezdi. Öyle bir imamin arkasinda durmali ki, tekbir alirken Kabe`yi görmeli,derdi. Riyadan öyle sakinirdi ki kimseler bilmezdi yaptiklarini. Allah bilsin yeter, derdi. Hatta bir gün: -Efendi, niçin böyle yapiyorsun, dedim. Bana söyle dedi: “Bir kötülük gördügün zaman, onu önce elinle, gücün yetmiyorsa dilinle, ona da gücün yetmiyorsa kalbinle bugz ederek engel olacaksin”. Benim elimden bu geliyor. -Sen böyle yapiyorsun ama konu komsu, mahalleli kötü belleyecek seni. Inan cenazen kalacak ortada, dedim. -Kaldi da, dedi padisah. Kadin anlatmaya devam ediyordu: -Öyleyse kimseye zahmetim olmasin deyip, mezarini kendi kazdi bahçeye. Ama ben ona sunu derdim: -Is mezarla bitiyor mu, Seni kim yikasin, kim kaldirsin? Ne dedi biliyor musun? -Allah büyüktür Hatun, Padisahin isi ne ki? dedi. ----- * ----- Sultan Murad Han kadinin yanindan ayrilirken öglen ezani okunuyordu. Beyninin içinde hala ölen nalincinin sesini duyar gibiydi. Biraz sonra pasanin bekledigi cenazenin basina geldiginde, cesedin yüzünde inci gibi disleriyle belli belirsiz bir tebessüm görür gibi oldu. Ögle namazindan hemen sonra Mevlana Camii musallasinda binlerce insan er niyetine namaza durdu. Imamin hemen arkasinda iki molla vardi.
Tavsiye Et :
Meryem Özkan yazıyı tebrik etti...
Sevil Nizamoğulları yazıyı tebrik etti...
Güngör Demir yazıyı tebrik etti...
• Şaban Kutluca yazıyı favori listesine aldı...
Eylül
3
Temmuz
4
Haziran
21
Haziran
13
Haziran
11
Ağustos
20
Ağustos
15
Vahsi Orman Masali
• Ömer Faruk Yıldız • Hayvanlara Ait Hikayeler • 185 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Ağustos
11
Ağustos
6
Ağustos
3
Mart
28
Padisahin İsi Ne? (ofy Vers)
• Ömer Faruk Yıldız • Efsane Hikayeler • 1189 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Mayıs
11
Nisan
7
Mart
28
Bugunlerde Sokaklardayim
• Ömer Faruk Yıldız • Toplumsal Hikayeler • 284 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Nisan
24 |
![]() |
|
||||||||||||||||||||||||