Paragraf Oluşturma (3)
Okullarda Türkçe ve Edebiyat öğretmenleri kompozisyondan söz ederken hep şunu söylemişlerdir: “Her kompozisyonun giriş, gelişme ve sonuç bölümü olmalıdır.” İşte paragraf da böyledir. Yani iyi kurulmuş bir paragrafta giriş cümlesi, gelişme cümleleri ve sonuç cümlesi olmalıdır.
Paragrafın giriş cümlesi daha önce ifade ettiğimiz gibi konu cümlesidir. Daha sonra, belirlenen bu konuyla ilgili olarak ulaşılmak istenen ana düşünceyi ispata yönelik örnekler, benzetmeler, alıntılar, sayısal veriler ve başka ayrıntılar gelişme cümlelerini oluşturur. Son cümle ise ana düşünce cümlesi olmalıdır. Bu tespitlerden hareketle paragraf için “minyatür bir yazıdır” demek yanlış olmaz sanırım.
Düşünce paragrafı için “minyatür bir makale” veya “minyatür bir deneme” ; betimleme paragrafı için “minyatür bir tasvir” ; olay paragrafı için “minyatür bir hikâye” ; çözümleme paragrafı için “minyatür bir tahlil” diyebiliriz.
Kusursuz bir düşünce paragrafı örneği veriyorum:
“Şiirimizde Birinci Yeni akımı da, İkinci Yeni akımı da kalıcı olamazdı. Nitekim olmadı da. Bir kere Birinci Yeni bize uzaktı. İkinci Yeni ise bir modaydı; konup göçtü. Göçmek zorundaydı çünkü bizimle hiçbir bağı yoktu. Edebiyatımızın uzantısı, aşaması değildi. Fransız şiirine özenip Fransız şairlerini taklit ederek köksüz bir şiir çıkardılar ortaya. Her iki akımın günümüzde ayakta kalan temsilcileri ise şiirlerini geliştirip başka şiire yöneldikleri için unutulmadılar.”
Şimdi kendimizi bir edebiyat araştırmacısı olarak düşünelim. Bu paragraftaki düşünceleri on beş sayfalık bir makale halinde işleyeceğiz. Önce Birici Yeni mensuplarını, onların ilkelerini; sonra İkinci Yeni mensuplarını ve ilkelerini araştırıp yazmamız gerekir. Daha sonra bu akımların kalıcı olmama nedenlerini paragrafta belirtildiği gibi kanıtlamamız gerekir. Birinci Yenilerin Türk edebiyatına uzak olma nedenlerini halk şiirleri ile onların şiirlerini karşılaştırarak ortaya koymamız gerekir.
Aynı şekilde İkinci Yenilerin de millî edebiyatımızdan uzak olduğunu vurgulamamız gerekecek. Ayrıca Fransız şiirinden alıntılar yaparak İkinci Yenilerin onları taklit ettiğini belgelememiz icap edecek. En sonunda da bu moda akımlardan vazgeçip farklı tarzda şiir yazabilenlerin günümüzde hâlâ okunduğunu ispatlamamız gerekecek.
Görüldüğü gibi yazarımız kısacık bir paragrafta bir makalede anlatılabilecek düşüncelere yer vermiş. İşte bu nedenlerle bu paragraf minyatür bir makaledir.
Şimdi de bir yazarın iç dünyasından bahseden bir çözümleme paragrafı örneği veriyorum:
“Bir sanatçının ilk kitabının ortaya çıkması, gerçekten hoş bir duygu... Hangi sanatçı vardır ki kitabını vitrinlerde görünce içi titremesin, duygulanmasın? Bunu anlatmak oldukça zor… Sonra bu duygulanma yalnızca ilk kitap için mi geçerli? Yoksa yeni çıkan ya da çıkacak olan bütün kitaplar için de mi böyle? Bilemiyorum. Ama şu gerçeği çok iyi biliyorum: İnsanın içinde uyanan bu coşku; kişiyi, yeni yapıtlar hazırlamaya çağırıyor. Hatta yeni yapıtlar için zorlayıcı bir güç niteliği kazanıyor.”
Kitabı çıkan bir yazarın duygularını anlatmış yazarımız. Çok yalın ve akıcı bir anlatım… Sözde soru cümleleriyle yazısına akıcılık, içtenlik ve inandırıcılık kazandırıyor. Yazarımız paragrafını “yayımladığı her kitap, yazarı yeni eserler vermeye teşvik eder” gibi bir ana düşünceyle sonlandırıyor. İşte minyatür bir ruh tahlili; işte harika bir paragraf…
Son olarak betimleme paragrafı örneği vermek istiyorum:
“Bu yaşlı yazı ustasını herkes sever ve sayardı. Aşırı ölçüde kırışmış ve yorgun izlenimi uyandıran biraz uzunca bir yüzü, derin ve zeki bakışları vardı. Sanki burnunun üzerindeki kelebek gözlüğü ve elindeki ufacık kurşun kalemiyle doğmuştu. Ne bu kalemden ne de o gözlükten onu ayıramazdınız: bunlar onun en önemli iki özelliğiydi.”
Yazarımız bu paragrafta gazetede çalışan, herkesin sevip saygı gösterdiği bir yazarı betimliyor. Onu en belirgin ve diğer insanlardan farklı nitelikleriyle tanıtıyor. Gördüğümüz gibi bu paragraf da minyatür bir tasvirdir; betimlenen varlık bir insan olduğu için minyatür bir portredir diyebiliriz.
(Devamı var)