Paralel Kirlenmeler (1)
5 / 5 / 2008 Pazartesi tarihinde Erturan Elmas tarafından eklendi, 127 kez okundu...
“PARALEL KİRLENMELER Otomobili benzin pompasının önüne yanaştırıp kontağı kapatıyorum. Anahtarları yan koltukta oturan Cemal’e uzatırken:–Haydi bakalım Cemal, diyorum. Eskişehir’den İznik’e kadar ben sürdüm arabayı; bundan sonra benzin de sana ait, direksiyon da…Cemal her zamanki aptal gülüşü ve peltek sesiyle:–...” Okuyucu Puanı ;
Paralel Kirlenmeler (1)PARALEL KİRLENMELER Otomobili benzin pompasının önüne yanaştırıp kontağı kapatıyorum. Anahtarları yan koltukta oturan Cemal’e uzatırken: –Haydi bakalım Cemal, diyorum. Eskişehir’den İznik’e kadar ben sürdüm arabayı; bundan sonra benzin de sana ait, direksiyon da… Cemal her zamanki aptal gülüşü ve peltek sesiyle: –Ayıpsın Dilâver ağabi, diyor. Akşam ne konuştuysak o… Araba senden, masraflar benden… Arka koltukta tek başına oturan Gülbeyaz’a dönerek: –Eee Gülbeyaz Hanım, diyorum. Kocanız benzin alırken biz de adımlayalım biraz; ayaklarımızın uyuşukluğu gitsin. –İyi olur Dilâver ağabi, diye cevap veriyor Gülbeyaz. İniyoruz arabadan. Burası İznik’in çıkışında küçük bir benzin istasyonu… İznik-Orhangazi yolunun sağında… Cemal benzin işini hallederken asfalta doğru yan yana yürüyoruz. Yolun alt tarafındaki sahil boyunca uzanan sazlığı gösteriyorum Gülbeyaz’a: –İşte bizim en büyük sorunumuz bu sık ve uzun kamışlar… Görüyorsun ya, göl boyları hep sazlık… Bunlar gölü çepeçevre sarar. Şimdi buradan itibaren kıyı buyunca bir kilometre yürüsek, göle girilecek dokuz-on metrelik temiz bir sahil zor buluruz. Gülbeyaz şaşırıyor: –Peki biz yazlık yapınca göle giremeyecek miyiz? –Merak etme Gülbeyaz Hanım, benim arazimin altında tek kamış bile yoktur. En az üç yüz metrelik sahil pırıl pırıldır. Köyümüzün gençleri hep bizim oraya gelip yüzerler. –Dilâver Bey, size bir şey sorabilir miyim? Bu sefer ben şaşırıyorum ve aynı zamanda çok seviniyorum. Çünkü bana hep “ağabi” diye hitap eden Gülbeyaz ilk defa “bey” sıfatını kullanıyor. “Dur hele!” diyorum içimden. “Galiba bu kadında iş var. Ya saflığından bu sıfatı kullandı veya çok kurnaz biri… Hitap tarzımı değiştirerek şunu bir yoklayayım.” Işıl ışıl parlayan yeşil gözlerine bakarak: –Tabii ki Gülbeyaz, diyorum. Her şey sorabilirsin. Beni bir arkadaşın, hatta bir sırdaşın farz et. –Erkekler sarhoş olunca bol keseden atarak birçok söz verirler, fakat öbür gün ayılınca her şeyi unuturlar. Meselâ Cemal… Sarhoşken yüzlerce defa “Sana bilezik alacağım.” demişti ama hiçbir sözünü tutmadı. Hitap tarzımı bir derece daha samimî hâle getirip sesime acıma duygusu katarak: –Vah zavallım, seni bu kadar üzdü demek! diyorum. “O da erkek mi?” demeyi düşünüyorum bir ara; ama tabii ki diyemiyorum. Daha samimî bir hitap seçerek: –Canım benim; sen Cemal’e ne bakıyorsun? diyorum. Boş ver onu! Cemal tek kadeh rakı içince sarhoş olup saçmalıyor. Hele söyle bakalım, sözü nereye getireceksin iki gözüm? Gülbeyaz cilveli bir gülüşle: –Sen, diyor, akşam bizim evde Cemal’le rakı içerken yazlık ev için arsa hediye edeceğini söylemiştin ya… “Kadın çok zeki…” diye geçiriyorum içimden. “Hitap sözü bir anda ‘sen’ oldu. İki dakikada senli benli oluverdik maşallah! Oh babam oh! Bu kadın artık kesinlikle ağabi demez bana.” Gözlerine derin derin bakarak: –Evet, söyledim, diye cevap veriyorum. Ne sakıncası var? –O zaman sarhoştun, şimdi ayıksın; caymayasın diye yani… Gülbeyaz’a daha da yaklaşmak; saçlarını ve yanaklarını iki elimle iki taraftan okşadıktan sonra burnumu boynuna yaklaştırıp teninin kokusunu almak geçiyor içimden. Daha sonra da omzunun boynuyla birleştiği yere dudaklarımı yapıştırmak… Ve o anda bu narin vücudu kollarımla sımsıkı sarmak… Tabii ki bütün bunları yapmıyorum; sadece biraz daha yaklaşmakla yetiniyorum: –Gülüm benim, diyorum fısıltıyla. Ben Cemal miyim güzelim? Eğer sözümden caysaydım sizi buraya getirir miydim? Işıltıyla parlıyor gözleri: –Sağ ol, diyor. Sayende ben de gün yüzü göreceğim. “Merak etme, ben sana ne gün yüzleri ve daha neler neler göstereceğim!” diyorum içimden. Tatlı ve anlamlı sohbetimizi Cemal’in sesi kesiyor. –Dilâver ağabi, diye bağırıyor uzaktan. Depo doldu, haydi… Yine içimden: “Ulan geri zekâlı! İçine ettin sohbetin!” diyorum. –Haydi canım, gidelim! diyorum Gülbeyaz’a. (Devamı var)
Tavsiye Et :
Ersin Başeğmez yazıyı tebrik etti...
Burak Adanur yazıyı tebrik etti...
Gülnaz Eliaçık yazıyı tebrik etti...
Çiğdem Bekar Abilov yazıyı tebrik etti...
Barış Öztürk yazıyı tebrik etti...
• Deniz Coşkun yazıyı favori listesine aldı...
Ağustos
10
Ağustos
4
Temmuz
28
Temmuz
26
Temmuz
18
Haziran
28
Edebiyat Parçalamadan Şiir Yazmak
• Erturan Elmas • Eğitim Makaleleri • 257 kez okundu. • 20 kez yorumlandı.
Haziran
5
Bir Şiir Tahlili (behçet Necatigil`den Kilim) (son)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 250 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Haziran
4
Bir Şiir Tahlili (behçet Necatigil`den Kilim) (4)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 191 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Haziran
3
Bir Şiir Tahlili (behçet Necatigil`den Kilim) (3)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 188 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Haziran
2
Bir Şiir Tahlili (behçet Necatigil`den Kilim) (2)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 183 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Ekim
12
Sözcüklerde Anlam Kaymaları (1)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 2392 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Aralık
25
Çocuklara Okuma Sevgisi Nasıl Kazandırılır
• Erturan Elmas • Eğitim Makaleleri • 2320 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
24
Çocuklara Okuma Sevgisi Niçin Kazandırılır
• Erturan Elmas • Eğitim Makaleleri • 1651 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Aralık
20
Aralık
13
Sözcüklerde Anlam Kaymaları(3)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 1237 kez okundu. • 10 kez yorumlandı. |
![]() |
|
||||||||||||||