kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Gezi Hikayeleri





Haftanın Yazarı
Melek Öztürk
Melek Öztürk


Paralel Kirlenmeler (3)

6 / 5 / 2008  Salı tarihinde Erturan Elmas tarafından eklendi, 137 kez okundu...

“–Elbette, baksanıza şu tabiatın güzelliğine! Yolun üst tarafında üzüm bağları, zeytin bahçeleri… Her tarafta bin bir çeşit meyve, rengârenk çiçekler, yemyeşil otlar… Alt tarafta ise muhteşem İznik Gölü…–Ay vallahi çok heyecanlandım, diyor Gülbeyaz. Sizin arsaya ne kadar yolumuz kaldı?–Yirmi dakika sonra oraday...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Erturan Elmas

Erturan Elmas







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Paralel Kirlenmeler (3)



–Elbette, baksanıza şu tabiatın güzelliğine! Yolun üst tarafında üzüm bağları, zeytin bahçeleri… Her tarafta bin bir çeşit meyve, rengârenk çiçekler, yemyeşil otlar… Alt tarafta ise muhteşem İznik Gölü…

–Ay vallahi çok heyecanlandım, diyor Gülbeyaz. Sizin arsaya ne kadar yolumuz kaldı?

–Yirmi dakika sonra oradayız. İznik’le Orhangazi’nin tam ortasında… İznik ve Orhangazi’den başka, bu gölün kıyısında otuza yakın köy vardır. Az sonra göl kıyısında kurulu olan Çakırca köyünden geçeceğiz. Daha sonra Boyalıca köyünden… Sonra da bizim köy… Fakat bizim köy sahilde değil, dağın eteğindedir.

–Ne bitmez yolmuş; meraktan çatlayacağım!

–Merak edecek bir şey yok Gülbeyaz… İçinde yüz elli civarında yetişmiş zeytin fidanı olan bir bahçe… Göle sıfır… Sahile yakın olan iki dönümlük kısmı yabanî otlarla ve dikenlerle kaplı… Bu çalılığın altında da masmavi göl uzanıyor. Biz bu çalılığı temizleyip villaları oraya dikeceğiz.

Yine el çırpıyor Gülbeyaz:

–Ne güzel, ne güzel!

“Ne güzel diyen dilini yesinler senin!” diyorum. Tabii ki içimden…

Gülbeyaz’la ilgili mahrem hayaller kurarak biramı içip bitiriyorum. Boş kutuyu pencereden fırlatınca Cemal:

–Doğayı kirletiyorsun Dilâver ağabi, diyor tebessüm ederek.

–Ne kirletmesi Cemal? Boş bir kutuyla doğa mı kirlenirmiş? Siz bilmezsiniz; toprak harıl harıl çalışan bir kimyacıdır. Bir yılda çürür gider o kutu. Doğa kendisini korur, merak etmeyin.

Çakırca köyünden geçiyoruz. Buradaki evler hep bahçe içinde ve en fazla iki katlı… Her evin en az bir duvarını asma dalları sarmış. Asmalarda yemyeşil, taptaze yapraklar… Üzüm yaprağı görüntülü evler… Evlerin önü ise üzüm çardaklı…

–Dilâver Bey, diyerek sessizliği bozuyor Gülbeyaz.

Geri dönüp:

–Buyur Gülbeyaz Hanım, diyorum.

Gülbeyaz, iki ön koltuk arasına eğik vaziyette yaklaşarak:

–Eşinizle barışacak mısınız? diye soruyor.

Tam algılayamıyorum kadının sorusunu. Blûzunun üst düğmesini açmış çünkü; adeta burun buruna ve nefes nefeseyiz. Başımı beş–altı santim uzatsam dudak dudağa geleceğiz. Gözlerimi diri göğüslerinden ayıramıyorum. Nicedir hasret kaldığım kadın kokuları hücum ediyor burnuma.

–Efendim, anlayamadım.

Kadın nereye baktığımı gördüğü halde toparlanmak bir yana daha da eğilerek tekrarlıyor sorusunu:

–Eşinizle barışacak mısınız, diye sordum. Öyle bir söylenti var da…

Ellerimin terlediğini ve titrediğini hissediyorum. İşin kötüsü sağ elimin beynimin kontrolünden çıkarak yavaş yavaş kalktığını fark ediyorum. Bu isyankâr elin, gözlerimin çivilendiği yere girmek üzere olduğu zannına kapılıyorum bir an. Telâşla irkilip öne dönüyor ve yola bakıyorum.

“Oğlum Dilâver!” diyorum kendi kendime. “Eline, beline, diline sahip ol! Şimdi sırası mı? Bu kadın da az kurnaz değilmiş ha! Benden daha çapkınmış şırfıntı! Tabi, Dilâver Beyde para çok; üç daire, bir dükkân, on iki dönüm zeytin bahçesi… Kirada oturan bir işçinin karısı olmaktansa… Yağma yok Gülbeyaz Hanım; evliliği aklından bile geçirme… Sen bana kendini koklatırsın, ben de sana paramı…”

Fakat mantıklı düşünüyorum ve hafifçe ondan yana dönerek duymak istediği cevabı veriyorum:

–Ne barışması Gülbeyaz? Biz resmen boşandık. Ona da, kızıma da birer daire verdim; çekip gittiler. Sizinle şunun şurasında üç aylık komşuluğumuz var. Sen o gudubeti hiç görmedin. Onu bir tanısaydın bu soruyu kesinlikle sormazdın. İki dünya bir araya gelse o çirkef kadınla tekrar evlenmem. O defter benim için kapanmıştır. Artık hayatıma beyaz bir sayfa açacağım. Gönlüme göre birisini bulup evleneceğim.

Gülbeyaz’ın yüzüne bir mutluluk dalgasının yayıldığını görüyorum o anda. Geniş bir nefes alıp koltuğa yaslanıyor.

Ter içinde kalmışım; kâğıt peçeteyle alnımdaki terleri siliyor ve önümüzde kıvrım kıvrım uzanan yola bakıyorum. Sessizce yol alıyoruz. Gülbeyaz yerel gazeteyi okuyor, Cemal dikkatle arabayı sürüyor, ben de Gülbeyaz’la ilgili yasak hayallere dalıyorum.

Şimdi Boyalıca köyü sırtındayız. Burada göl manzarası harikadır. Uzun ve yemyeşil kamışların halelediği elips şeklindeki İznik Gölü, adeta ayağınızın altına serilmiştir. Orada, Samanlı ile Katırlı dağlarının arasında, bir zümrüt gibi parıldar göl. Güneş; artık gökte değildir, bu zümrüdün tam ortasına düşmüştür. Sudaki güneşin çevresinde ak köpüklü dalgacıklar titreşir durur. Güneşin sudaki yansıması, yakamozlanan gölün parıltısı gözlerinizi alır. Gözleriniz şimdi büyülenmiştir; bu manzara haricinde başka bir şey görmeniz mümkün değildir.

–Yavaş sür arabayı Cemal, diyorum. Muhteşem İznik Gölünü seyret. Dünyanın hiçbir yerinde böylesine bir güzellik göremezsiniz.

Şimdi birinci viteste gidiyoruz ve manzaranın tadını çıkarıyoruz.

–İşte bizim gölümüz, diyorum gururla. Dünyanın en temiz gölüdür burası. Çocukluğumda, az sonra gideceğimiz tarlaya sebze ekerdik de testimizi gölden doldururduk. Günde birkaç defa göle girer, doyasıya yüzer ve su içerdim. Gölümüzde ilik, dikence, gördek, sazan, yayın dediğimiz nefis balıklar yetişirdi. Hatta bahar aylarında, tam bu mevsimde, ilik balıkları sahile vurur, onları elle dahi yakalayabilirdik. Babamın ufacık bir kepçeyle, yarım saat içinde iki sandık ilik balığı yakaladığını hatırlıyorum. Yiyemediğimiz balıkları tuzlayıp küplere basar, kışın yerdik. Eee, hiç konuşmuyorsunuz; beğendiniz mi gölü?

–Masal gibi, diyor Gülbeyaz.

Cemal’inse gözleri parlıyor.

–Söyleyecek bir lâf bulamıyorum Dilâver ağabi! Allah böyle güzellikler de yaratmış demek!

–Bas gaza artık, diyorum. Beş dakika sonra, villa yapacağımız cennete kavuşacağız.


(Devamı var)



Telif Hakkı Uyarısı Paralel Kirlenmeler (3) isimli yazı, Erturan Elmas tarafından 06.05.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Ersin Başeğmez yazıyı tebrik etti...
tebrik Çiğdem Bekar Abilov yazıyı tebrik etti...
tebrik Gülnaz Eliaçık yazıyı tebrik etti...
tebrik Barış Öztürk yazıyı tebrik etti...
tebrik Çiğdem Ercan yazıyı tebrik etti...
tebrik Kadir Bıyıklı yazıyı tebrik etti...
tebrik Necla Alptekin yazıyı tebrik etti...
Deniz Coşkun yazıyı favori listesine aldı...
Gülçin Karakaya
Gülçin Karakaya / 06.05.2008
Sürükleyici...Devamını bekliyoruz...Ellerinize sağlık

Gülnaz Eliaçık
Gülnaz Eliaçık / 06.05.2008
Ertun Hocam yazı başladığı gibi sürükleyici bir şekilde devam edeiyor Gülbeyaz`ın kurnazlığı ,Hasan`ın zaafları güzel işleniyor devamını merakla beklediğim hikayelerden paralel kirlenmeler... Klameinize sağlık

Ersin Başeğmez
Ersin Başeğmez / 06.05.2008
ayrıntılar çok iyi yakalanmış. özellikle diri göğüslere aklın uzanması ellerin terine. çok güzel anlatım. deniz gibi berrak. hikayenin içinde yüzüyorsunuz, hasan da gülbeyazın içinde. Tebrikler hocam. Saygılarımla


Temmuz
4
Gökçeada Ayın Karanlık Yüzü (2 Bölüm)
Gürkan AdamGezi Hikayeleri • 34 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
21
Gökçeada Ayın Karanlık Yüzü (ı Bölüm)
Gürkan AdamGezi Hikayeleri • 81 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
15
Hac`da Elele
Vehbi AkşitGezi Hikayeleri • 58 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
31
Ankara Gezisi(2)
Zeynep BeygoGezi Hikayeleri • 173 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Mayıs
20
Pazar Günü Gezimiz
Zeynep BeygoGezi Hikayeleri • 161 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
28
Edebiyat Parçalamadan Şiir Yazmak
Erturan ElmasEğitim Makaleleri • 90 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Haziran
5
Haziran
4
Haziran
3
Haziran
2
Ekim
12
Sözcüklerde Anlam Kaymaları (1)
Erturan ElmasBilimsel Makaleler • 2286 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Aralık
25
Çocuklara Okuma Sevgisi Nasıl Kazandırılır
Erturan ElmasEğitim Makaleleri • 2226 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
24
Çocuklara Okuma Sevgisi Niçin Kazandırılır
Erturan ElmasEğitim Makaleleri • 1592 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Aralık
20
Ekol Yaratan Bir Şiir
Erturan ElmasBilimsel Makaleler • 1180 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Aralık
13
Sözcüklerde Anlam Kaymaları(3)
Erturan ElmasBilimsel Makaleler • 1151 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Paralel Kirlenmeler (3), Paralel Kirlenmeler (3) hikayesi, Paralel Kirlenmeler (3) hikaye, Paralel Kirlenmeler (3) nedir?, Paralel Kirlenmeler (3) hakkında bilgi, Paralel Kirlenmeler (3) hikayeleri, Erturan Elmas hikayeleri, Paralel nedir, Paralel hikayesi, Paralel hikayeleri, Kirlenmeler nedir, Kirlenmeler hikayesi, Kirlenmeler hikayeleri, (3) nedir, (3) hikayesi, (3) hikayeleri,






Okudunuz Mu?
PınarDağ
Pınar Dağ




Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Secured Loans | Bad Credit Mortgages | Mortgages | Mortgage | Online Loans | Video | Arkadaş