Penceremden Bir Kelebek Girse
23 / 7 / 2008 Çarşamba tarihinde Tuğba Balcı tarafından eklendi, 97 kez okundu...
“Kimin eli kimin cebinde belli değil sadece ona buna sataşmakla ne siyaset ne de yaşam mı çekilir. Bu ülke nerelerden nerelere geldi. Hiç beğenmeyip sürekli eleştiririz. Hiç gelişmedik, hiç mi bir şeyleri başarmadık ki bu güne kadar biz Çılgın Türkler…Kızdım, sabahtır haberleri okuyorum, evde de aynı durum sürekli haberler… İyi tamam ...” Okuyucu Puanı ;
Penceremden Bir Kelebek GirseKimin eli kimin cebinde belli değil sadece ona buna sataşmakla ne siyaset ne de yaşam mı çekilir. Bu ülke nerelerden nerelere geldi. Hiç beğenmeyip sürekli eleştiririz. Hiç gelişmedik, hiç mi bir şeyleri başarmadık ki bu güne kadar biz Çılgın Türkler… Kızdım, sabahtır haberleri okuyorum, evde de aynı durum sürekli haberler… İyi tamam da neyin kavgası bu olanlar. Kim kimi neden sürekli bir karalama çabası içinde. Bu Müslümanlık bu kadar mı kötü ki kendi dininden, kendi inancından bizim kadar korkan bir ulus daha var mıdır acep? Şimdi çalışmakta olduğum kamu kuruluşuna şöyle kısacık bir etek, hafif dekolte bir gömlekle gitsem kim ne yapar beni? Ben aydın mı olurum yoksa edepsiz mi? Biri bakar belki iç geçirir? Yoksa off ne hoş hatun mu der? Beynimi mi açtım yoksa sınırlarımı mı? Yok, baş bayan kendisiyle çelişiyormuş, yanındaki bayana imrenerek bakmış… Fasa fiso bunlar da biz daha ilerleyemeyecek gibi görünüyoruz. Neden mi? E ilk başta kendi inancımızdan öylesine korkuyoruz ki, neredeyse din değiştirip başka inançlara yöneleceğiz. Müslüman olmaktan bir haber, kutsal kitabımızı bir kez açıp okumayıp, oradan buradan işine geldiği gibi, hayatı yaşamak istediği gibi değerlendiren insanlardan duyduklarımızla kendi dinimize kafa tutuyoruz. Bu topraklar gelmiş geçmiş en büyük düşünürleri yetiştirdiği halde, bunları incelemek şöyle dursun ancak festivallerde, misafirlerimize göstermeye gidiyoruz. Evimizin kütüphanelerinin süslüyor çoğu; beynimizi ise Tolstoylar… Yetişmişler ve yine nicesi yetişiyor. Ama hepsi gidiyor. Beyin göçü, genç nüfus potansiyeli, coğrafi değerlerimiz, kültürel zenginliğimiz… Hepsi gidiyor ve biz bunları Noel kutlamalarına köpük partilerine, on dolar için deniz kenarlarında sahte aşk yaşayıp Rus kızlarının ayaklarını öpmek şöyle dursun yalayan gençlerimizi baş tacı yapıyoruz. Evleniyorum kısa bir zaman sonra… en yakın örneği kendimden vermek istedim. Düğünlerimiz bile bizim kendimizden uzaklaşmış. Düğün pastası, düğün bilmem nesi. Tamam, aileler isterler de kırmamak boynumuzun borcu da biz artık biz değiliz. İstemeye istemeye böylece Avrupalılaşıyoruz. Ne bilimden, ne teknolojiden… Teknoloji demişken de, yine kendimden pay biçiyorum. İyi bir maaşıma rağmen hala oldukça eski bir cep telefonu var elimin altında. Şimdilerde gençleri görüyorum (sanki çoook yaşlıyım da) ellerinde ultra modeller. Bir sürü işlevi var. Acaba içinde hangi teknoloji kullanışmış, hangi ülke bunu hangi standartlar altında bir araya getirmiş kaçı merak ediyor… Ama ellerinde en az iki cep telefonu ve her gsm operatörüne ait sim kartları… Vah vah ki ne vah… Gündem de iki başlık var malumumuz… ERGENEKON ve AKP kapatma davası… Misilleme diyen, yaşasın diye naralar atanlar… Daha nasıl karıştırabiliriz diye uğraşın bakalım. Kör zihniyetleredir sözüm. Ne için sevindiğinizi, ilerde üzülünce belki bir cam ardından nasıl aldandığınızı anlayınca ne kadar köprünün üstünden ne sular akaaar gider… Sıkılıyorum artık… Akşamları erkenden uykum geliyor karanlık korkulara rağmen. Televizyonlar artık kendini tamamen aşmış durumda. Onlara da kızıyorum. Aynı şeyleri pişirip pişirip, birini naneli diğerini laleli sürüyorlar önümüze. İzleyip takip edenlere de kızıyorum. Dünyada en büyük kurtuluşunu vermiş, destansı tarihiyle geçmişin sayfalarına adını yıldızlarla kazıtmış ve bunu da iman gücüyle yapmış, toprağı, taş cennet, yaylası ovası bereket, mavisi gök yakuta eş değer güzel vatanımın sinirle birbirini karalayıp, kendi Rabbinden korkan insanları… Yetmez mi yaşadıklarımız…?
Bu yazıya sadece yazarın arkadaşları yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Ağustos
28
Ağustos
27
Özdemir İnce`ye Mektup / 2
• İbrahim Faik Bayav • Eleştiri Makaleleri • 30 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ağustos
26
Ağustos
24
Ağustos
20
Temmuz
23
Penceremden Bir Kelebek Girse
• Tuğba Balcı • Eleştiri Makaleleri • 98 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
10
Ayışığında Yürüyen Sarıkızın Eldivenleri
• Tuğba Balcı • Eleştiri Makaleleri • 100 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
5
Mayıs
29
Mayıs
21
Eylül
26
Şubat
10
Kasım
9
Ağustos
13
Aralık
11 |
![]() |
|
||||||