Prof Dr Emine Yeniterzi İle Hz Mevlana Üzerine
(Sayın hocamla Kasım 2006`da yaptığım röportaj)
- Prof. Dr. Emine Yeniterzi’yi tanıyabilir miyiz?
Konyalıyım. 1977’de Konya Anadolu Lisesinden, 1981’de de Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. Aynı yıl bölümde asistan olarak çalışmaya başladım. “Divan Şiirinde Na’t” konulu tezle 1989’da doktoramı aldım. 1990’da yardımcı doçentlik, 1996’da doçentlik, 2003’te de profesörlük kadrosuna atandım. Hâlen Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde Eski Türk Edebiyatı Ana Bilim Dalında öğretim üyesi olarak çalışıyorum. Bu arada Bölüm Başkanlığı ve Ana Bilim Dalı Başkanlığı görevlerini yürütüyorum. Evli ve iki çocuk annesiyim.
- Sizin Hz. Mevlânâ hakkında çalışmalar yaptığınızı ve bunların bazı dillere çevrildiğini biliyoruz. Kısaca eserlerinizden ve meydana getirdikleri etkilerden bahsedebilir misiniz?
Mevlânâ Celâleddin Rûmî adlı kitabım Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 1995’te yayınlandı. Mevlânâ’yı hayatı, eserleri, düşünceleri ve mesajlarıyla tanıtan küçük bir kitap. Ancak derli toplu bilgi vermesi yönüyle sanırım faydalı oldu. 2006’da kitabın 7. baskısı yapıldı. “Jalâl Al-Dîn Al-Rûmî-A Muslim Saint, Mystic and Poet” adıyla 2000’de kitabın İngilizce çevirisi, 2006’da da Tokyo’da Japonca tercümesi yayınlandı. Ayrıca Mevlânâ ile ilgili makale ve bildirilerimi “Kubbe-i Hadrâ’nın Gölgesinde-Mevlânâ Celâleddin Rûmî Üzerine Makaleler” adıyla 2005’te kitap haline getirmiştim. Bu kitabın da ilk baskısı tükendi. Son yazdığım makaleleri de ekleyerek yeni bir baskı hazırlama düşüncesindeyiz. Bu kitapların yeni baskılarının yapılması, okuyucu tarafından kabul gördüğüne işaret etmektedir.
- Hz. Mevlânâ’yı araştırmaya ne zaman başladınız ve şu an onu hakkıyla tanıyabildiğinize inanıyor musunuz?
Mesnevî’yi 1977’de üniversite öğrencisi iken okumaya başladım. O günden beri de elimden düşürmedim. Bu noktada şu anekdotu aktarmak isterim. Ahmet Hamdi Tanpınar bir gün Yahya Kemal’e sorar: “Üstat, biz Viyana kapılarına kadar nasıl gittik?” Yahya Kemal şöyle cevap verir: “Pilav yiyerek ve Mesnevi okuyarak”. Yahya Kemal’in de belirttiği gibi Mevlânâ’nın Mesnevî’si bizim kültür dünyamızın temel eserlerinden biridir. 1992’de Mevlânâ Celâleddin Rûmî adlı kitabımın çalışmalarına başladım. Üç yıl boyunca Mevlânâ’nın bütün eserlerini ve Mevlânâ hakkında yazılan kitap ve makaleleri okudum. Kitabım yayınlandıktan sonra, Mevlânâ’nın görüşleri, eserlerindeki muhteva ve edebiyatımızdaki tesirlerine dair birçok makale ve bildiri kaleme aldım. Neticede otuz yıldır Mevlânâ’nın eserlerini, özellikle Mesnevî’yi tekrar tekrar okudum, hâlâ da okumaya devam ediyorum. Ama Mevlânâ bir derya. Mesnevî’yi her okuyuşta düşüncelerime farklı bir zenginlik kattığını söyleyebilirim. Bu yüzden Mevlânâ’yı hakkıyla tanıyorum demek çok zor. Mesnevî’yi her elime alışta Mevlânâ’nın engin görüşlerinden bir parça daha öğreniyorum. Her halde ömrüm oldukça okumaya ve okudukça da bir şeyler öğrenmeye devam edeceğim.
Bu yazıya sadece yazarın arkadaşları yorum yapabilir
Tavsiye Et :