Radyodaki En Yakın Dostuma
Yine saymaya başlıyorum günleri.Yarın ilk gün bitmiş olacak.Hayatımda olmadığın bir gün.N e günaydını var ne de iyi uykuyar diyeni.Daha da önemlisi Şebnem Ferah`ın yağmurları yok artık...Küçük baş belası,namı değer virüs Ya da “under the mask”...Hiç biri yok yarından sonraki hayatında.Bana dair hiçbir şey yok desem doğru olmaz.Kendini anlatma çabası içinde yazılmış iki mektup ve herkesin bildiği kaktüs.Bilirim,beni bile çöpe atarsın da,onu atamazsın.Beni kırarsın ama onu istesen de kıramazsın.Dikenli ya ne de olsa,çiçeklerine ulaşmaksa emek ve sevgi işi birazda olsa.Kimse ondan çiçek açmasını beklemiyor değil mi?Sen de dahilsin buna.Onun adı kaktüs ne de olsa...Dinkenden ibaret...
Radyoya gittim sabah erkenden,bıraktım beyaz gülleri son bir veda için.İncinmişti beyazları kirlenirken.Okudun mu bilmem gülde yazanları...Küçük bir not bırakmıştım”Gülü bile incitmekten korkarken insan olan;ben , sen incitme diye kaktüs olmuşken,yine de incinmişim.İncinen güller solmuşken,SUsuzz kalan kaktüshala ayakta...”Her zaman lafım doğru anlayana,sense yanlış anlamaların yüzündn kaybettin beni...
Çok sürmez bilirim ararsın birkaç gün sonra.Kırgınlığım Birkaç günde günde geçer mi,şimdiden bilemem ki.Yılmaz Erdoğan`ın da dediği gibi aslında”senin adın kırılgan,alnında yazıyor”Eskiden olsaydı,dört sene öncesinde mesela;ne desen de kızmazdım sana ama ya şimdi?Sanal değilim artık ,oynadığım kendime bu kadar yakınken Sunay`ı daha fazla incitmek olmaz.Artık eminim onun bunları haketmediğine.Üniversiteli olup buralardan gitmeyi düşlerken,dershane ve okuldaki çevresiyle şimdiye kadar hiç olmadığı kadar mutluyken,senin için üzülmesine izin veremem daha fazla.`Kırılgan` halim bitse de ,bende eski önemini bulamazsın.Bunu farkettiğinde de,sen gidersin zaten,gelmemen gerektiğini anlayarak...
Yazları yine gelirsin Gerze`ye...Sinop`ta selam vermesem bile orada iyi karşılarım seni.Pek sevmesem de Gerze`yi,15 yılın hatrına saygılı bir gencim orada.İyi bir ailenin kızı...Maliyeden Emine ablanın, enver abinin kızı...Öğretmen Lisesinde okuyan,saygılı,neşeli,cıvıl cıvıl...Hep gülümseyen,insanları güldüren biri...Gerzeliler böyle tanırken beni,sana selam vermemek olmaz değil mi?Bendeki onca emeğine saygısızlık yapmak bana göre değil...
Mayıs ayında Kuvayi Milliye Destanı`nı sahneliyoruz.Umarım o güne kadar bir daha görüşmeyiz ve izlemeye geldiğinde yeniden tanırsın maskemin altındaki-senin dilinde sevecen- yüzü.O yüz seni çoktan unutmuş olsa bile bir destandır kuvayi miiliye ve beğendiğin sesimden dinlemeye değer...