Raimi
5 / 6 / 2008 Perşembe tarihinde Yekta Birdal tarafından eklendi, 412 kez okundu...
“Ders daha yeni başlamıştı. Öğretmen yoklamayı almış sınıf defterin bugün ne işleyeceğini yazıyordu. Sınıf bir gürültü ortamı hâkimdi. Sınıf kapısı iki defa vuruldu ve kapı açıldı. Gelen raimi idi her zaman geç gelirdi ilk derslere öğretmenlerle pekiyi anlaşamayan tipsiz biriydi. Öğretmen raimiye baktı oturmasını işaret etmişti. Raimi yerine otur...” Okuyucu Puanı ;
RaimiDers daha yeni başlamıştı. Öğretmen yoklamayı almış sınıf defterin bugün ne işleyeceğini yazıyordu. Sınıf bir gürültü ortamı hâkimdi. Sınıf kapısı iki defa vuruldu ve kapı açıldı. Gelen raimi idi her zaman geç gelirdi ilk derslere öğretmenlerle pekiyi anlaşamayan tipsiz biriydi. Öğretmen raimiye baktı oturmasını işaret etmişti. Raimi yerine oturdu çantasının açıp sosyoloji kitabini çıkardı. Etrafındakiler sayfanın kaç olduğunu öğrendikten sonra ceketin iç cebinden kalem ve silgisini çıkardı öğretmen bu sırada ayağa kalkmış konuya giriş yapıyordu. Raimi kalemiyse sayfanın boşluklarına takim ve oyuncu isimleri yazıp her zamanki oyunun oynamaya başlamıştı. Dışardan bakıldığında ders çalışıyormuş gibi görünen raimi oyuncularıyla geniş bir hayal âlemine dalmıştı. Sürekli yazıyor ve bir şeyler siliyordu sayfada o oyuncularıyla birlikte maç oynatırken mutluydu. Onlara taktikleri veriyor ve şampiyonluk favorisini kaçırmamalarını söylüyordu. Bu seferki büyük bir maçtı ezeli rakibi ile oynayacaktı kendisi birinci sırada o ikinci sırada idi. durum kritikti yenen şampiyon olacaktı. Oyuncularını o hafta sıkı bir denetimden geçirmiş rakip hakkında birçok kaset izletmişti. Hiç bir şey riske edilmemeliydi. Maçtan önce basın toplantısına çağrılmıştı oldukça heyecanlıydı. İki teknik adam yan yana gelmiş ve pozlar vermişti. Bir yanda son derece deneyimli bir teknik adam diğer yanda gece gündüz takim için çalışan kendisi maç saati gelmişti takımıyla son bir kez konuştu. Onlara ne pahasına olursa olsun umutlarını yitirmemelerini söylemişti. Rakip takımla aralarında bariz bir kalite farkı vardı. Onlar canla başla savaşacaklardı. İki takim sahaya çıktı. İstiklal marşı okunduktan sonra sahada herkes yerini almıştı. Bütün bir sezon beklediği rakip karşılarındaydı. Hakemler yerini almış birinci hakem başlama düdüğünü çaldığı anda raimi kafasına kitap yemiş tekrar dünyaya dönmek zorunda kalmıştı. Kafasına fırlatılan kitabı aldı raimi tam fırlatacakken öğretmen fark ederek ayağa kaldırdı raimiyi. - Ne yapıyorsun raimi - Hocam kitap fırlattı bana - Kim - O hocam - Sen ona fırlatmak zorunda değilsin söyle bakalım biz neden konuşuyorduk - Evlilik hocam - Ne demiştik - Çoklu evlilik azlı evlilik gibi şeyler söylemiştiniz Sınıfı bir kahkaha sarmıştı raimiye bir kitap daha gelmişti bu arada - Hem dersi dinlemiyorsun hem de kitap atıyor diyorsun ilk önce dersi dinle - Oturabilir miyim hocam - Hayır, ayakta bekle oturunca kafan uçuyor senin Hoca dersi anlatmaya devam ediyordu ara sırada konuşan öğrencileri susturuyordu. Raimi kafasına kitap atan örgenciye kinle baktı. Sinirliydi ve bu daha da artıyordu. Elleri titremeye başlamıştı. Vücuduna elektrik verilmiş gibi titremeye başlamıştı. Öğretmen bu arada ona oturmasını söylemişti ama o oturmadı. Raimi sırasına öne iterek sıradan çıktı hızla yanındaki sıranın üzerine çıktı ve kitabi atana kafasına tekmeler yağdırmaya başlamıştı. çoçuk bayılmıştı veya ölmüştü onu fark edemiyordu sonra sıradan atladı çocuğun üzerine saçlarından tutarak kafasını duvara vuruyordu çocuğun yüzü tamamen kan olmuştu çocuğu sıradan çıkarmış. Kafasının üzerinde zıplamaya başlamıştı uzun süre zıpladı etrafına kimse toplanmamıştı herkes hayretle ona bakıyordu kimse yanına gitmeye cesaret edemiyordu. Raimi sonra çocuğu kolundan tutarak sürüklemeye başladı. Camı açarak çocuğu boşluğa attı. Raimi birden uyandı etrafına bakıyordu bir laboratuardaydı. Vücudu birçok fiş takılmıştı. Onları hemencecik üzerinden attı. Yattıgı sedyeden doğruldu. Kapı açılmıştı. Kapı sesi duygunu fark etmişti ama nereden açılmıştı bu kapı etrafı kapıya benzer hiçbir şey yoktu. Belki de kafasında uyduruyordu. Sessizce bekledi nefesini tuttu. Sırtına hafif dokunuşun değmesi ile hemen arkasına döndü karşısında adamın kolunu kendisine doğru çekip dirsekten büktü. - Dur raimi ben doktor alpagan - Nerdeyim ben - norgitech laboratuarındasın - Neden buradayım en son - Kasabada idiniz bir patlama oldu daha doğrusu bir patlama değildi o 12 gün içerisinde saldırıya uğradık insan ırkı yok oluyor - Karım ve çocuklarım - Patlamadan o bölgede kurtulan sadece siz varsınız başka kimse yok şimdi beni takip edin Doktor kapının yanındaki kodu girerek kapıyı açtı uzun bir koridoru yürüyorlardı ve aralarında konuşuyorlardı. Tartışmanın yükseldiği sırada - Bak aşağıya raimi onlar dev örümcekler bize saldırıyorlar daha fazla tutunamayacağız sadece örümcekler değil akrepler aslanlar kurtlar dinozorlar ve robot insanlar - Dinozorlar mı? - Evet, onlar kendilerine güçlü bir ordu yarattılar - Neden buraya saldırıyorlar başlarında kim var - Rotarium yüzünden hatırlarsan bundan 8 yıl önce saldırmışlardı - Evet, hatırlıyorum Edmond Phanx liderleriydi ve ben onu öldürmüştüm - O ölmedi yeniden başlarında o var bu sefer binlerce robot insan ile birlikte geldi - Yapacak hiçbir şey yok öyle mi kaçalım o zaman en yakın gemi nerde - Aslında var - Ne peki bak yoksa gidecegim - Gezegendeki radyoaktif kalkanları kapatacağız dev radyasyon kütleleri dağılacak Raimi bir adım geriye attı. - Bu mudur doktor çözüm bunun neresi çözüm - Hepsini kapatmayacağız tabi sadece onların olduğu bölgedeki kalkanları kapatacağız ve… - Bunun içinde beni uygun buldunuz öylemi? - Evet, neden sen olduğunu biliyorsun raimi anlatmama gerek yok sanırım - Biliyorum devam edelim doktor Doktor başıyla onayladı ve koridorun sonuna gelip kapıyı başka bir kod girerek açtı. Odaya girdiğinde raimi şaşırmıştı.etraf silah doluydu.ikisi birlikte odaya ortasına geldiğinde raimi etrafında dönerek silahlara bakıyordu.bu sırada kendi etrafında dönmeyi kestiğinde karsısında zırhlı kendisinden son derece kaslı uzun zırhlı bir adam görmüştü elini uzatarak - Ben Langar İsaac senden bahsedilmişti. Övdüğün adam budur öylemi - Evet, aynen öyle - Göreceğiz yeteneklerini Raimi şimdi kendine silah ve bolca mermi al Raimi yani başında kasada türen f–96 isi termal silahı aldı diğer kasadan keskin bir kasatura seçti. Kasaturaların yanında bulunan kasa ağzı kapalıydı. Raimi zorlanmadan kasanın kilidini kırdı. İçini açtı içinde yay ve ok kabzası vardı. Raimi ok kabzasını açtığında içinde bir sürü ok olduğunu gördü - Onun mu kullanacaksın Raimi 15 yüzyılda değiliz - Boş versene Langar uzaktan vurabilen her şeye ihtiyacım olacak - O sana ait değil Raimi - Doktor parçalarım seni sahibi varsa gelsin alsın gücü yetiyorsa - Tamam Doktor Langar arkasında bulunan kapıya doğru yürümeye başlamıştı. Raimi arkadan onu izliyordu. Langar doktorun yanına gelmişti eline omzuna atmış sırıtıyordu. Raimi hem onları izliyor hem de karısını ve çocuklarını düşünüyordu. Acaba ölmüşler miydi? Olaylara yine bir şekilde dâhil olmuştu Neden?
Ekim
8
Ekim
6
Ekim
3
Eylül
30
Bir Yastık Esnemesi 8 Karabasan
• Umut Uyan • Fantazi Hikayeleri • 107 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
27
Ekim
7
Ekim
3
Eylül
27
Eylül
27
Eylül
27
Eylül
15
Haziran
5
Nisan
19
Haziran
5
Nisan
5 |
![]() |
|
||||||