Reterragalis
Bölüm 1- Nuntius bellum:Haberci savaş
Bölüm 1: Yazı 1
Yazın kavurucu sıcağında , Yahya salondaki üç kişilik kanepenin üzerine uzanmış serinliği de beraberinde getirecek geceyi bekliyordu. Asıl yaptığı televizyon izlemek gibi görünse de kumanda elinde kanalları durmadan zaplaması istediğinin zaman geçirmek olduğunu gösteriyordu. Evin pencereleri , balkon kapıları ardına kadar açıktı.Yine de evin içi dayanılmayacak kadar sıcaktı. Ara sıra bir meltem esiyor . Sıcağa uyum sağlamış bu gence serinliği yeniden hatırlatıyordu. Ancak bu anımsama çok kısa sürüyor ve sıcak bütün tenini sarmaya devam ediyordu. Vücut derinin çok fazla ısınmasına engel olmak için terliyor , terledikçe dayanmak daha da güçleşiyordu.
Televizyonda birşey yoktu. Ara sıra spor kanallarında spor haberleri denk geliyordu. Onlar da on dakika bile sürmeden bitiyordu. Kanal değiştirmeye devam etti. “Benimle evlenir misin?” , “İzdivaç Günü” , “İkinci Bahar” .. her kanalda abuk subuk programlar , hepsi de aynı konseptte. Bir tanesi farklı birşey koymayı akıl edemiyor muydu? Gerçi farklı bir program koysalar ve tutsa kesin diğer kanallarda aynı saate aynı konseptte program koyarlardı. Kanal değiştirmeye devam etti. Nihayetinde bir hollywood filminde karar kıldı. “İntikam Zamanı” . Ne kadar klişe bir film olduğu adından belliydi. Ama yine de kadın programları izlemekten iyiydi.
Buz dolabında dondurma vardı. Film izlerken bir yandan da dondurma yemek , filmden biraz da olsa keyif almasını sağlayabilirdi. Önce sol ayağını yere attı , sağ ayağı olduğu yerde bir süre bekledi. Sıcaktan öylesine mayışmıştı ki hareket etmek zor geliyordu. Ayağa kalkmayı başarabildiğinde koltuğa geri düşmemek için kendini zor tuttu. Altındaki baksır terden kasıklarına yapışmıştı. Duş alması gerekiyordu ama kendini çok bitkin hissediyordu. Bu bitkinlik tamamen sıcaktan kaynaklanıyordu , herhangi bir hastalıktan değildi. Miskinlik çökmüştü sadece.
Dondurma almak için mutfağa gitti. Salondan mutfağa uzanan dar ama uzun holden geçti. Holün bir kısmı genişliyordu. Burada dış kapının hemen yanında ahşap bir fortmanto vardı. Alttaki 2 bölme ayakkabı ve terlikleri koymak içindi. Yanında palto hırka gibi giysilerin asıldığı çift kapaklı bir dolap vardı. En üstte de dört beş dolap tavana sabitlenmişti. Dolap kapakları kahverengi çerçeve ve bej-krem rengi kaplamaları ile hole estetik katıyordu . Estetik katan bir başka unsur ise sütunların ve tavanın bazı yerlerindeki alçı işleriydi.
Dondurmasını cam bir kaseye koydu ve televizyon izlemek için tekrar salona döndü. Kanepeye oturdu .Minderler söyle bir esnedi.Kanepe kahverengi üzerinde siyah biçimsiz şekillerle bezenmiş bir örtüyle örtülüydü. Örtünün orada bulunma amacı herhangi bir kirlenmeyi önlemekti. Ama aynı zamanda açık kahverengi kılıflı minderlerin geriye doğru esneyip kalçayı sarmasını ; yani koltuğun rahatlığını da engelliyordu. Eve misafir geldiğinde bu örtüler kaldırılır , o güzel koltuklar beğeniye sunulurdu. “Başkalarını koltuklarla etkilemeye çalışmak ne kadar acayip, ama insalar da acayip; onları etkileyebilecek yegane şey de koltuklar herhalde.” diye düşündü Yahya yüzünde hafif bir sırıtmayla. İnsanlar birbirlerinin kişiliklerine, zekalarına ya da yeteneklerine değil koltuklarına,vitrinlerine , halılarına bakarak onları yargılıyorlar. Ne acınası bir durum.
Televizyondan gelen ani sesle irkildi. Haberler başlıyordu .Açılışta Carl Orff`un Carmina Burana`sı çalmıştı.“İyi günler!On dört haberleriyle karşınızdayız.” Yine bir müzik girdi ve yavaşça sesi azaldı. Müziğin durmasıyla kadın spiker konuşmaya başladı.
“Amerikan başkanı Bush`un , Rusya cumhurbaşkanı Vladimir Putin`e cevabı sert oldu. Putin`in geçtiğimiz günlerde ulusuna yaptığı sesleniş sırasında Amerika`dan düşman devlet , başkan Bush`tan da savaşı kaçınılmazlaştırmaya başlayan baş aktör ve ticareti savaş olan bir ülkenin kinci başkanı diye söz etmesi Amerikan başkanı Bush`u deyimi yerindeyse çileden çıkardı. Bush, Putin için ne söylediğini bilmeyen biri sıfatını kullanırken ; hiç kimseden korkularının olmadığını, aksine onların korkması gerektiğini belirtti.”
Yahya`nın siyasetle ilgisi yoktu. Ama bu haber ilgisini çekmeyi başardı. Artık bu siyaseti aşıyordu. Amerika ve Rusya arasında çıkabilecek bir savaş , nükleer savaşı da beraberinde getirebilirdi. Böylesi bir savaş dünyanın çehresini yüzde doksana kadar değiştirebilirdi.