Rutine Bağlanmış Hayatlar ZinciriRutine Bağlanmış Hayatlar Zinciri_____Hayatı KaçırmaProgramlanmış robotlar gibi olduk. Sabahları homurdanarak çalar saate vurarak başlıyor çoğumuzun günü. Zoraki kalkıyor, alelacele üzerimizi değiştiriyor, az bir zamanımız varsa birkaç lokma atıştırıp sokaklara dökülüyoruz. Kimimiz servise ya da minibüse yetişmek için nefes nefese koşuşturuyor, kimimiz homurdanarak kontağa basıp, yine söylene söylene ilerlediği trafiğe rağmen, en nihayet iş yerine varıyoruz. Sonra en az senin kadar asık suratlara zoraki bir günaydın de, bilgisayarını aç, notlarını, programını kontrol et, kendine gelmek için bir kahve söyle, “ahh, akşam olsa da eve gitsek” de... Hep söylemişimdir, hep yaşamışımdır; “Akşam olsa da eve gitsek” sözü söyleniyorsa, ne o işten, ne kendinden hayır bekleme. Çok söyledin akşam oldu. Eve git, ortalığı toparla, yemek hazırla, -varsa- çocuğunla, oyunlarıyla, dersleriyle ilgilen. “Off, büyüse de rahat etsem” de... Deme, sonra büyüdüğünde ve doğal olarak sen yaşlı bir insan olduğunda hayıflanacaksın bu kez unutma. “Allah` ım bu çocuk ne zaman, hangi arada büyümüş, hiç anlamadım” diyeceksin. En güzel zamanlarını kaçıracaksın. Hep aynı şeyler hayatımızda. Çoğumuz, rutine bağlanmış hayatlar zincirinin birer halkasıyız. Aynı şeyleri yaşıyor, aynı şeyleri düşünüyor ve söylüyoruz. Hep monotonluklarda boğuluyoruz. Programlanmış birer robot değil, insan olalım. Özümüze yüreğimize dönelim. Gün bitsin, bu ay çıksın, seneye inşallah, çocuğun okulu bitsin, o bitsin, bu bitsin. Bitmesin. Her birini tadını çıkararak yaşayalım. Kıymetini bilip, içindeki güzellikleri görelim. Ömrümüzden yemeyelim günleri. Her günü hazmederek, sindire sindire yaşayalım. Hayattan tat alalım. Pazartesiler sendrom olmasın. Gün, iş arkadaşlarımıza, mutlu bir gülümsemeyle –ki mutlaka karşılığı da aynı olacaktır- beraber günaydın demekle başlasın. İçimizdeki tüm sıcaklığı, pozitif enerjiyi aktaralım ki herkesin günü aydın olsun. İşlerimizi keyifle yapmaya çalışıyp, akşam eve mutlu bir gülümsemeyle dönelim. Her şey iş, her şey para, her şey mevkii değil ki.. Kendimize daha çok vakit ayıralım. Hayatın keyiflerini kaçırmayalım. Mutlaka birinin ucundan tutabiliriz. İnsan kendine vakit ayırınca daha mutlu olur. Sevdiklerimize daha çok vakit ayıralım. İlgimizle mutlu olduklarını görmek bizi de mutlu eder. İnsanlara yardım edelim; maddi ya da manevi.. Bir otobüste yaşlı bir bayana yer verdiğimde, gözlerindeki parlama beni mutlu etti. Bu parlama oturacağı yer için değildi. Hala değerlerimize sahip çıkan birini görmenin sevinciydi. Ettiği teşekkür içimi ısıttı. Değerlerimize sahip çıkalım. Göreceğiz ki daha mutlu bireyler olacağız. Çünkü hepsi bizi biz yapan değerler. Rutine bağlanmış hayatlar zincirinin bir halkası olmayın. “Sistem böyle” deyip geçmeyin. Her şey bizim elimizde. Halkanın biri koparsa diğerleri de dökülür teker teker. Böylece, belki yeniden mutlu insanlar topluluğu haline gelebiliriz. Yeniden gülen yüzler, gülen gözler görebiliriz. Hayata lanet etmeyin. Bitmesini istediğimiz her gün ömrümüzden gidiyor. Her bir anın kıymetini bilelim, tadına varalım. Hayatta engel olamadığımız şeylerden biri de; zamanın ilerlemesi. Engel olamıyorsan keyfini çıkar. Hiçbir şeyi erteleme.. Hayatı erteleme.. Hayatı kaçırma... Sevgiyle..
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
22
Kasım
22
Kasım
22
Kasım
21
Kasım
21
Mart
29
Rutine Bağlanmış Hayatlar Zinciri
• Hale Öğsüz • Hayata Dair Denemeler • 347 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Mart
13
Şubat
15
Şubat
15
Kasım
2
Ocak
29
Mart
13
Kasım
2
Şubat
15
Ocak
27 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||