kayit
Google Özel Arama
22 Kasım İzmir Buluşması! Katılmak için Tıklayınız...
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Yaşamdan Hikayeler

Rüya Öğretmen


Rüya Öğretmen

RÜYA ÖĞRETMEN

Uzaklarda küçük bir köyde çiftlikte çalışan bir aile vardı.Bu aile çiftlik sahiplerinin hayvanlarına bakar,tarlalarında çalışır,karşılığında da yatacak yer,yemek ve çok az para alırdı.Adamın adı Ali ve eşinin adı ise Hacer idi.Onlar birbirlerini görmeden evlenmişlerdi.Ali fakirdi.Köyden bir tanıdık sayesinde Hacer ile tanışmıştı.Çalıştığı iş yeri sahiplerinin sayesinde düğünleri olmuştu ve beraberce çiftlikte çalışıyorlardı.
Aradan bir yıl geçmiş,bir kızları dünyaya gelmişti.Onlar kızlarına Rüya ismini vermeyi uygun bulmuşlardı.Çünkü onların istediği ve özlem duydukları hayatı yaşamaları gerçekten rüya idi.Bu yüzden doğan kızlarına Rüya ismini verdiler.
Rüya dünyaya geldikten hemen sonra çiftlikte bulunan hayvanlara bir salgın hastalık gelmiş ve hayvanlar ölmüştü.Çiftlik sahibi bu yüzden çiftliği satmaya karar vermişti.Çiftliği yeni alan kişiler Ali ve ailesinin çalışmasını istemiyorlardı.Onlar sadece tarlaları ekecek,hayvanlara bakmayacaklardı.Ali’nin eşini ve küçük kızını alıp köyden ayrılmaktan başka çaresi yoktu.O da öyle yaptı.Elindeki birkaç kuruş parayla otobüse bindiler.Ancak ne tanıdıkları ne de kalacakları bir yerleri vardı.Sadece kaderin onları sürüklediğinin farkındaydılar.Ama yapacakları bir şey yoktu.Uzun bir yolculuktan sonra otobüs şehre varmıştı.Şaşkın bakışlar içerisinde otobüsten indiler.Sanki dilleri tutulmuştu,Ali ve Hacer hiç konuşmuyorlardı.Bir süre bekledikten sonra Ali Hacer’e bu tarafa gidelim diyerek eliyle işaret etti.Hacer de kızını kucağında sıkıca tutarak umuda doğru yolculuğa başladılar.Saatlerce gezdiler,yürüdüler…Ali iş mi bakacaktı,yoksa başlarını sokacak bir ev mi bulacaktı?İçlerinde bir karamsarlıkla bir parka yaklaştılar.Burada biraz oturup dinlenmeye karar verdiler Ali’nin gözü bu sırada parkta karşılarında oturmakta olan yaşlı bir amcaya takıldı.Ali de bir umutla amcanın yanına giderek:
-“Amca”dedi.“Biz şehre yeni geldik,yol iz nedir bilmeyiz.Başımızı sokacak bir ev ve acil olarak da bir işe ihtiyacımız var.”diyerek söze başladı.Yaşlı adam Ali’ye dönerek:
-“Otur oğlum sakin ol,biraz anlatalım.Senin adın ne benimki Aziz dedi.”Ali:
-“Aziz amca benim ismim de Ali.”dedi
Bir süre konuştuktan sonra yaşlı adam Ali’nin iyi biri olduğuna karar verdi ve dedi ki:
-“Ali,oğlum bizim mahallede küçük eski bir gecekondum var.Orasını biraz tamir edersen oturabilirsin.”Ali:
-“Amca bizim paramız da yok,sana kirayı ancak çalıştığımız zaman verebiliriz.”dedi.Aziz amca da gülümseyerek Ali’ye:
-“Orası kolay,eşini ve çocuğunu al da hadi yavaş yavaş gidelim.”dedi.
Şehre geldikleri ilk günde böyle birisiyle karşılaşmaları onları mutlu etmiş,Ali ve Hatice gülümsüyorlardı ve içlerinden bugün şanslı günümüzdeyiz diye geçiriyorlardı.
Parktan beraberce yola koyuldular.Bir iki sokak yürüdükten sonra eski bir evin önünde durdular.Aziz amca Ali’ye dönerek:
-“İşte oğlum ev burası.Eğer beğenirseniz içeriye geçin.”dedi.Ali de:
-“Beğenmek ne kelime amca Allah senden razı olsun,tamirini yavaş yavaş yaparız.”dedi.
Birlikte içeriye girdiler.Daha önce yağan yağmurlardan içeride su birikmiş,ev boş olduğu için camları kırılmış ve içerisi çöp içinde olmasına rağmen Ali ve Hatice mutluydular.Aziz amca:
-“Burada mahalle sakinleri iyidir.Ben birkaç kapıyı çalayım.Hem temizlik malzemesi hem de yatmanız için bir şeyler ayarlayalım.”diyerek yanlarından ayrıldı.Bu sırada Ali Hatice’ye dönerek:
-“Nasıl Hatice beğendin mi?Bir de iş bulduk mu güzelce yaşarız.”diye konuşmaya başladıkları sırada Aziz amca yanında birkaç komşuyla geldi.Komşular hep bir ağızdan:
-“Hoş geldiniz!”dediler.Ali ve Hatice de:
-“Hoş bulduk!”diye cevap verdiler.Komşular:
-“Evi temizlemeye biz de yardım edelim ancak şu kucağınızdaki çocuğu karşıki komşuya bırakalım,orda uyusun.”dediler.
Hatice kızı Rüya’yı alıp karşı komşuya uyutup bıraktı.Daha sonra da komşuların yardımıyla temizliğe başladılar.Aradan birkaç saat geçmiş,ev temizlenmeye başlanmıştı.Ali ve Hatice’nin mutlulukları bir kat daha artmıştı.Çünkü çok yardımsever insanlarla tanışmışlardı.Temizlik bitmiş herkes evine gitmişti.Ali de elinde bulunan az miktarda parayla çarşıya gidip ev için gerekli (tüp,ekmek peynir vb.) ihtiyaçları alıp evine geri döndü.
Yemeklerini yediler.Lambaları olmadığı için mum ışığında biraz oturduktan sonra yattılar.Ama uyumak mümkün değildi.Çünkü şehirde ilk geceleriydi.Yarın ne olacağı ve onları nasıl günlerin bekleyeceği belli değildi.Bir süre Hatice ile konuştuktan sonra uyuya kaldılar.Sabah kahvaltıyı yaptıktan sonra Ali evden ayrılıp iş aramaya çıktı.Nereye sorsa,hangi kapıyı çalsa Ali’yi tanımadıkları için hiç kimse iş vermiyordu.Her yerden aynı cevabı alıyordu.Ali gezmekten yorulmuş,bitkin bir halde küçük bir kahveye oturup biraz dinlenmek istedi.Kahveciye seslenerek:
-“Ağbi bir çay verir misin?”dedi.Çayı getiren kahveci:
-“Arkadaş nerelisin?Buralarda seni ilk defa görüyorum.”diye Ali’ye sordu.
Ali de şehre yeni geldiğini,iş aradığını ama bulamadığını söyledi.Kahveci bunun üzerine:
-“Arkadaş benim kahveye her sabah erken saatlerde günlük işçi çalıştırmak için inşaat firmasından araba gelir,sabah erken gelirsen belki sana da iş verirler.”dedi.Ali’nin yüzünde bir tebessüm oluştu:
-“Kahveci ağbi yarın sabah erkenden buradayım.İnşallah işim rast gider de beni kabul ederler.”diyerek kahveciyle vedalaştıktan sonra evinin yolunu tuttu.
Eve dönerken akşam için bir şeyler aldı.Eve varınca yaşadıklarını eşi Hatice’yle paylaştı.O gece rahat bir uyku uyuyup sabah erkenden kahveye vardı.Kahvecinin dediği gibi kahve çok kalabalıktı.Herkes iş için bekliyordu.Bir müddet sonra araba geldi.Adam seçmeye başladığı sırada kahveci gelen kişiye yaklaşarak bir şeyler söyledi.İşçileri seçen kişi birden Ali’ye dönerek:
-“Sen de bizimle gel.”dedi.
Ali kahvecinin yardım ettiğinin anlamıştı.Gülümseyerek ona teşekkür etti.İlk işine başlamıştı ve ilk parasını kazanmıştı.Günler,aylar derken seneler geçmeye başlamış,biraz daha eşya edinmişlerdi,kızları Rüya da büyümüştü.Hatice ikinciye bebek bekliyordu.Ama sevinemiyordu.Çünkü masrafları artacak daha zor bir yaşam yaşayacaklardı.
Rüya yürümeye başlamış,sokakta arkadaş edinmişti.En sevdiği arkadaşı büyük bir binada oturan Selen’di.Selen bazen Rüya’yı evlerine götürür,oyuncaklarıyla beraber oynarlardı.Rüya ise oyuncakları kucağına aldığında sevinir,oradan ayrıldığında ise üzülürdü.Selen’in evini hayran bakışlarla süzer,onun yerinde olmak isterdi.Ne idi aralarındaki fark?Onu tabi ki anlayamazdı.Sadece çocukluğun verdiği masum bir tavırla oyun oynardı.Bir gün eve döndüğünde annesine:
-“Anneciğim ben hep aynı giysileri giyiyorum.Bir tek oyuncağım dahi yok.Evimiz de güzel değil.Neden?”diye sordu ve tek bir cevap aldı:
-“Yavrum paramız yok.”Rüya:
-“Pekiyi anne para nedir?”Annesi:
-“Yavrum para insanlara güç,rahat yaşamak veren bir kağıt parçasıdır.Onunla her şey alınır.”diye cevap verirken annesinin yüzünden yaşlar akmaya başlamıştı.Rüya:
-“Neden ağlıyorsun anneciğim?”diye sorunca da annesi:
-“Kızım bir annenin ve babanın tek istediği çocuğunu mutlu etmek ve onun her istediğini yapmaktır ancak parasız hiçbir şey olmuyor dedi.
Bu konuşmalardan sonra Rüya annesine böyle sorular sormamaya karar verdi.Çünkü onun ağlamasını istemiyordu.Günlerden bir gün annesi evlerindeki eski bezlerden bir bebek yaptı ve Rüya’ya verdi.Rüya ise öyle mutlu oldu ki mutluluktan uçuyordu.Annesine çok teşekkür edip annesinin yanaklarından öptü.Rüya’nın da bir oyuncağı olmuştu.Artık o da bebeğiyle oynuyor,çoğu zaman da onunla konuşuyordu.Geceleri yatarken o olmadan uyuyamıyordu.
Günler su gibi akıp gidiyordu.Rüya kocaman bir kız olmuştu.Lise zamanı gelmişti.Tek istediği öğretmen olmaktı.Bu yüzden yapılacak sınavlara en iyi şekilde hazırlanmıştı.Sınavlara girdi ve başarı ile sınavını kazandı.
O artık bir öğretmen adayı idi.Bu işin de üstesinden gelecek ailesine sahip çıkacaktı.Hiç bir zaman kaybetmediği hırsı ona başarıya ulaşması için yetmişti.Annesi ona daha önce yaşadıkları zor hayatı anlattı işte kızım senin okumanı ve bilgili birini olmanı en çok neden istediğimi anlamışsındır umarım dedi bilgi ışık gibidir insanlara yol gösterir biz okuyamadık baban iyi bir işe sahip olamadı hep hayatımızda cahillik bizi engelledi dedi rüya ise üzülme anneciğim ben bu okulu da başarı ile bitirip öğretmen olacağım hem size hemde ülkemize en iyi şekilde hizmet edeceğim dedi.
Annesi ile ilk defa böyle bir konuşması olan rüya çok etkilenmişti okulunu bitirmek hedefine ulaşmak için sabırsızlanıyordu geçen yıllardan sonra başarı ile okulunu bitirmişti
Diplomasını alır iken yerinde duramıyordu kolay değildi ailesine ve kendine verdiği sözü
Tutmuş öğretmen olmuştu artık yarınlara umutla bakıyordu bundan sonra görev yeri
Neresi olursa olsun oda diğer öğretmenler gibi gelecek olan çocuklar yetiştirecekti.Hiç bir zaman annesinin anlattıklarını unutmayacaktı yaşamı boyunca da etrafındaki herkese iyi davranacaktı geçen bu senelerin arasında hayatını kaybeden Aziz amcasına minnettarlığı bir kat daha artmıştı çünkü onlara evini açan hayata tutunmalarını sağlayan Aziz amcası idi.
Rüya öğretmenin mutlu bir hayatı oldu severek yaptığı mesleğinde de bir sürü öğrencisi bu zaman içinde kendisi gibi öğretmen olan Hikmet’le evlendi ilk çocuğu erkek olunca ailesinin minettarlığı olan Aziz amcanın ismini oğluna verdi çünkü Rüya öğretmen geçmişine saygısı olan bir kişiydi.


Rüya Öğretmen
Yazı Sahibi
Tuncay Kenarlı
Tuncay Kenarlı tarafından 16.7.2007 tarihinde eklendi 505 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı



Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :

Kasım
22
Kaybolan Çocukluğum
Çetin İmerYaşamdan Hikayeler • 19 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
22
Sevdiğime Masallar
Seda BoztaşYaşamdan Hikayeler • 12 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
22
Hayat Kaldırım Taşları Gibiymiş
Zeliha OkanYaşamdan Hikayeler • 49 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
21
Bu Bir Oyundu Aysel (2son)
Ecem ÇevikdilYaşamdan Hikayeler • 75 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
21
Sınırda Tutsak
Tevfik TekmenYaşamdan Hikayeler • 53 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
30
Eski Sevgilim
Tuncay KenarlıSevgi ve Aşk Şiirleri • 334 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ağustos
30
Çocuk Gibi
Tuncay KenarlıSevgi ve Aşk Şiirleri • 161 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ağustos
30
Olmuyor Sensiz
Tuncay KenarlıSevgi ve Aşk Şiirleri • 205 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ağustos
28
Seni Sevmeye Devam Edeceğim
Tuncay KenarlıSevgi ve Aşk Şiirleri • 284 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ağustos
28
İntikam Yemini
Tuncay KenarlıSevgi ve Aşk Şiirleri • 194 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Temmuz
16
Pamuk Dede ve Çocukları
Tuncay KenarlıYaşamdan Hikayeler • 646 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Temmuz
16
Rüya Öğretmen
Tuncay KenarlıYaşamdan Hikayeler • 506 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Şubat
8
Allahından Bul
Tuncay KenarlıSevgi ve Aşk Şiirleri • 493 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Temmuz
19
Sensin Herşeyim
Tuncay KenarlıSevgi ve Aşk Şiirleri • 442 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Temmuz
16
Umut Kutusu
Tuncay KenarlıYaşamdan Hikayeler • 362 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Rüya Öğretmen, Rüya Öğretmen hikayesi, Rüya Öğretmen hikaye, Rüya Öğretmen nedir?, Rüya Öğretmen hakkında bilgi, Rüya Öğretmen hikayeleri, Tuncay Kenarlı hikayeleri, Rüya nedir, Rüya hikayesi, Rüya hikayeleri, Öğretmen nedir, Öğretmen hikayesi, Öğretmen hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Aldananlardan Olmayın !

Erol Sunat
Laf Demini Almadan Olmaz…

Sezer Nişancı
Teknolojide Zırvalamak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Mortgages | Loans | Web Advertising | Debt Consolidation | Car Loan | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul