Rüya ve ResimleriRüya ve ResimleriRüya henüz beş yaşında ana okuluna giden bir kız çocuğuymuş. Siyah saçlı,kara gözlü, esmer tatlısı bir kızmış. Güler yüzlü ve çok sevecen bir hali varmış. Nurcan adında bir annesi, Eşref adında da bir babası varmış. İkisi de rüyayı çok mu çok seviyorlarmış. Üstelik rüya evin tek çocuğu olduğu için ona olan sevgileri bir kat daha artıyormuş. Onun içinde annesi ne zaman çarşıya çıksa illa bir kitapçıya uğrayıp, rüya için birbirinden güzel resim kitapları alıyormuş.Rüya da kendisine alınmış olan bu resimli kitapları babasının getirmiş olduğu renkli,renkli Kalemlerle bir güzel boyuyormuş. Bazen kırmızı, bazen sarı, bazen yeşil yada kafasına göre Renkler uyduruyormuş. Hatta bazen de kendisi beyaz kağıtlar üstüne birbirinden güzel resimler çizerek anne ve babasının dikkatini çekiyormuş. Annesi de böylece Rüya’nın resim konusunda çok yetenekli olduğunu ,başarılı olduğunu keşfetmiş oluyormuş. Hatta rüyanın ana okuluna gittiği sınıf öğretmeni de Nurcan hanımı kızının resim konusunda yetenekli olduğunu söyleyerek teyit ediyormuş. Çünkü o ana okulunda da resimler yapıyor, hem arkadaşlarının dikkatini çekiyor, hem de sınıf öğretmenin dikkatini çekiyormuş. Ailesi de onu bu konuda yardımcı oluyor, teşvik ediyorlarmış. Hatta bir ara annesi Nurcan hanım’’ bu kız resim konusunda çok yetenekli ilerde büyük bir ressam olabilir.’’ Diye içinden düşünmeden de edemiyormuş. Tabi bu arada Rüya da çizimlerine devam ediyor, ailesinin maddi ve manevi desteğini de arkasına alarak kendini daha da geliştiriyormuş. Bazen bir ev resmi,bazen bir kuş resmi ,bazen de bir manzara resmi çiziyormuş. Çizmiş olduğu resimleri de itinayla dosyalayıp saklıyormuş. Ara sıra da o dosyayı çıkarıp kendi çizmiş olduğu resimleri şöyle bir süzüyormuş. Büyük bir ressammış gibi de bazen kendi kendini de eleştiriyormuş. Bazen de ‘’uf be bunları ben mi çizdim?’’ diyerek mutlu oluyormuş. Böylece resimlerini sakladığı resim dosyası kabarmaya başlıyormuş. O resim çizmeye , boş zamanlarını resim yapmaya uğraşırken annesi olan Nurcan hanımın aklına müthiş bir fikir gelmişti. Rüya’nın istikbalini etkileyecek, geleceğine yön verecek , yetenekleri doğrultusunda bir fikir. Bir gün yine her zamanki gibi çarşıya çıkarken çarşıda çocuk kitapları satan bir bayi ye rastlıyormuş. O anda da gözüne vitrinde bulunan resimli bir çocuk dergisi ilişiyormuş. Hemen içeri girip dergiyi eline almış, birkaç sayfa çevirerek içindekileri hakkında bilgi edinmiş. Sonra heyecanla içinden ‘’ aman Allah’ım bu tam istediğim dergi’’diyormuş. Çünkü içinde Rüya gibi resim yapan bir çok çocuğun çizmiş olduğu resimler bulunuyormuş . Hatta resmi yayımlanan çocuğun adı ve soyadı da resmin hemen sağ alt köşesinde de yazılmıştı. Nurcan hanım büyük bir sevinçle elindeki dergiyle kasaya gelip, kasaya bedelini ödeyip, dergiyi satın alıyormuş. Ve düşüne, düşüne evin yolunu tutuyormuş.İşte onun aklına gelen fikirde buradan kaynaklanıyormuş. O şöyle düşünmüştü. Rüyanın yapmış olduğu resimleri rüyanın haberi olamadan bu dergiye yollayıp,yayımlandığı zamanda Rüya’ya sürpriz yapmakmış. Oda aynen düşündüğü gibi yapmıştı. Rüya’nın çizmiş olduğu en güzel resimlerinden bir kaçını zarfa koyup, derginin bulunduğu adrese postayla yollamış. Yollamış ama onu da büyük bir merak sarmış. Haftalık çıkmakta bu derginin çıkmasını sabırsızlıkla beklemeye koyulmuş. Aradan bir hafta geçmişti. Hemen bayi ye koşup derginin yeni çıkan sayısını almış. Alır almazda hemen içini karıştırmaya başlamış. Karıştırıyor, sayfalarını çeviriyor içinde bulunan resimlere bir, bir bakıyor ama maalesef dergiye göndermiş olduğu Rüya’nın resimlerini bulamıyormuş. Bu duruma çok üzülmüş. Üzgün, üzgün eve dönmüş. İçine biraz da karamsarlık çökmüştü. ‘’yoksa resimleri beğenmediler mi’’ diye Kara,kara düşünmeye başlamış. Ardından ‘’olur mu canım beğenmeleri lazım,çünkü Rüya’nın resimleri çok güzeldi.’’ Diye de kendi kendini avutmaya çalışıyormuş.’’ Kesin diğer sayıda resimler yayımlanacaktır. Deyip sonraki sayıyı beklemeye koyuluyormuş. Derken bir hafta geçmiş ardından bir hafta daha geçmiş ama resimler hala yayımlanmamıştı. Bu duruma Nurcan hanım çok mu çok üzülüyormuş. Fakat bu üzüntüsünü rüyaya hissettirmiyormuş. Bazen kendi odasına çekilip’’ acaba çok mu abarttım. Rüya’nın resimleri güzel değimliydi bana mı öyle geliyordu ‘’ diye kendini eleştiriyormuş. Ama ümidini de hiç kaybetmiyormuş.’’ Bir gün elbet yayımlanacaktır’’ diyormuş. İşte yine eski sayının üstünden bir hafta bir süre geçiyor muş. Nurcan hanım büyük bir heyecanla bayi ye koşup o dergiyi satın almış. O anda gözlerine inanamıyormuş. Gördüklerine inanmıyormuş. Sevincinden bayılacak gibi olmuştu. Gözleri dolmuştu, ağlayacak gibi olmuştu mutluluktan. ‘’ aman Allah’ım kapak yapmışlar, Rüyanın resimlerini kapak yapmışlar’’ diyerek heyecan dan tir, tir titremeye başlıyormuş. İnanılmaz bir mutluluktu bu. İnanılmaz bir gururdu bu. ‘’ Allah’ım sana şükürler olsun, bana bu günleri gösterdiğin için, bana bu mutluluğu verdiğin için’’ diyerek Yaradan’a şükranlığını ifade ediyormuş. Sıra bu olayı Rüya’ya anlatmaya gelmişti. Sıra bu sürprizi ona söylemeye gelmişti. Eve varmıştı. Önce durumu eşi olan eşrefe anlatmıştı. O da o anda büyük bir gurur duymuştu, sevinç duymuştu. Ardından Rüya’yı çağırmışlar ve resimlerini kapak yapan dergiyi ona vermişler, o da ‘’ aman Allah’ım bunlar benim çizdiğim resimler’’ diyerek sevincinden gözleri dolmuş, dokunsan mutluluktan ağlayacak olan anne ve babasına bakarak ‘’ anneciğim babacığım sizleri çok, çok seviyorum’’ diyerek onlarla sarmaş dolaş olmuş. Büyük bir mutluluk tablosuydu bu yaşanan. Mutlu bir ailenin resmiydi adeta. Rüya böylece ressam olmaya ilk adımını atıyormuş. Kendine güveni artmış. Daha da hırslanmıştı. İçinden de ‘’İyi ki resim yapıyorum’’ demiş.
Yazı Sahibi
Etiketler
ruya+ve+resimleri , rüya , ve , resimleri , abdurrahman , tümer , kültür , ve , sanat , hikayeleri ,
Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Rüya ve Resimleri isimli yazı, Abdurrahman Tümer tarafından 11/1/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
16
Kenara Çek Ağlıyacağım
• Şahan Çoker • Kültür ve Sanat Hikayeleri • 91 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Eylül
1
Haziran
4
Karagöz İle Hacivat Oğulları
• Serdar Yıldırım • Kültür ve Sanat Hikayeleri • 1006 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
18
Mayıs
7
Siyahların Müziği
• Zeynep Akıllı • Kültür ve Sanat Hikayeleri • 624 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
17
Kasım
6
Kasım
5
Kasım
3
Kasım
1
Mart
4
Aralık
11
Arıburnu Şehidi Kınalı Hasan
• Abdurrahman Tümer • Epik Şiirler • 2375 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
29
Ocak
11
Rüya ve Resimleri
• Abdurrahman Tümer • Kültür ve Sanat Hikayeleri • 1396 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Mart
18 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||