Sa`nın Gücü (20bölüm)Sa`nın Gücü (20bölüm)İzninizle önce ki yazdığım bölümün son paragrafını değiştireceğim;“Yürü dedi kartal Melores yürümeye başladı ama tedirgin olmuştu…..” dan itibaren gelecek paragraftır; Melores kendisine gösterilen alanı inceler gözlerle tararken hemen aşağıdaki kıpırtıyı fark ederek dikkat kesildi. Kumların arasından iri kulaklı, kahverengi tenli, çirkincene bir baş dışarı çıkmıştı. Neler oluyor diye oda etrafa bakıyordu. Melores’i ve Kartal’ı görünce incecik bir “ciu” sesi çıkardı ama herhangi bir kaçma teşebbüsünde bulunmadı; aksine o da dikkat kesilmiş, kulaklarını dikmiş onları inceliyordu. Melores koşarak onu yakalamayı düşündü, ileri atıldı; hayvan geri kaçmadan yakalayabileceğini sanıyordu ama acele etmesinin neticesinde kayarak yuvarlanmaya başladı. Yaratık melores’in üzerine geldiğini görünce uzun tırnaklı ellerini iki yana açarak onu yakaladı; ikisi sarmaş dolaş kumların altında kayboldular. Melores kısa bir baş dönmesinden sonra toparlanarak gözlerini açtı. Alçak tavanlı bir odada olduğunu gördü, aynı yaratıktan altı tanesi karşısında dikiliyordu. “sende kimsin” dedi birisi “evimize neden .. şey yaptın?” Diğeri tamamladı “dalış … dalış yaptı.” Melores ayağa kalkarak üzerindeki kumları silkeledi. “korkarım evinize düşeceğimi bilmiyordum” dedi “buraya kayalıklarda yaşayan kartal için yemek bulacağımı umarak gelmiştim. “ söylediklerinden sonra durakladı; yemeğin tamda karşısında durduğunu hatırlamıştı. Diğerleri de neyden bahsettiğini biliyor olmalıydılar ki hepsi ayrı yöne kaçıştı; kimisi masanın altına saklandı, kimisi başka odaya açılan kapının arkasına; kafalarını uzatıp bakan olağandan küçük boncuk gözleri hiç korkmuşa benzemiyordu ama yinede mizansen uygundu. Yaratıklar yenmemek için evlerindeki koca yabancıdan kaçıyorlardı. Melores’in ise derdi büyüktü. Kendisi gibi konuşan bu yaratıkları kalkıp Kartal’a yemek edemezdi. Belki bir fare yada kirpi olsalardı belki; onlar Melores’le konuşmayacakları ve kendisini yememesi için yalvarmayacakları için…. Gidip bir sandalyeye oturdu. Neden sonra oturduğu sandalyeye ve karşısındaki masaya şaşkın gözlerle bakmaya başladı. Hem şaşırmış hemde kendine felaket derece de kızmıştı. Eşyaların hemen hepsi Altın’dandı. Çünkü Bitroller Sa’lı bir ırktı ve Altın elementini yeraltından çıkaran yaratıklar ve Altın adamın atası olan ırk onlardı. “gerçekten başıma güneş geçmiş olmalı; Kartal’ın bu oyununa geldiğime göre… Onun kendi kendine söylendiğini duyan masanın altında saklanırken bulduğu örümceği de bir güzel midesine indirmiş olan BiTrol başını uzattı ve “şaka bu” dedi. “ bütün yarışmacılara yaparız bunu” Diğerleri de gülerek yanına geldiler “evet ya; şakamızı hemen anladı gördün mü?” “nasıl bir şaka peki; Kartal’da bu şakanın içinde mi?” Bitroller dudakları neredeyse kulaklarına varacak kadar sırıtarak başlarını salladılar. “Kral yarışmacıları her yarışmada buraya gönderir; kimi zaman Kartal’dan bir tüy almaya; bazen de yuvasından bir parça; bu sefer ki hangisi… “kartalın kendisi” dedi Melores bıkkın bir halde. “ yani benimle gelecek mi?” “Gelir gelirrr…” diye onayladı birisi. “önce bize Salome’den bahset” “Kral hala sağ mı yahu? Çok yaşlanmış olmalı; daha benim gençliğimde hatırlıyorum yeni evlenmişlerdi” “prensesler nasıllar efendim. “ “aaa; bak hazır buraya gelmişken Altın elementin yarışmacısı kim? Biliyor musun o bizim adamımız” Hep bir ağızdan konuşmuşlardı; Melores diğer sorulara cevap vermemek için atıldı “ben Altın elementin savaşçısıyım zaten” dedi. “oh oh ne güzel; o kibirli yaratık ne yapıyor?” Melores ona cevap veremeden “ aaa bak hazır buradayken Salome’den haber almak isteyen başkaları da vardı” dedi birisi ve Melores’i kolundan yakalayıp başka bir odaya kadar çekiştirdi. Burası mutfak olmalıydı; ortada büyükcene bir masa vardı; tabureler de yanına sıralanmıştı; odanın üç bir yanı tezgahla kaplıydı. Bir fırın ve hatta buzdolabı bile vardı. Daha sonra bunları Bitrollerin altını enerjiye dönüştürerek çalıştırdıklarını öğrenecekti. Bu enerji petrolden bile pahalı olmalıydı ama onlar için zaten mesele değildi. Dokunduğu hemen her şey neredeyse altındandı. Altın elementin ataları kendisi kadar lükse meraklıydı anlaşılan. Ancak Melores’e göstermek istedikleri elbette bunlar değildi; ona masanın etrafında oturmuş sohbet eden ve Melores’i görünce heyecanla ayağa fırlayan üç Trome’yi tanıştırmak istemişlerdi.
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Sa`nın Gücü (20bölüm) isimli yazı, Yasemin Aslan tarafından 21.03.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Çiğdem Bekar Abilov yazıyı tebrik etti...
Samet Karatay yazıyı tebrik etti...
Necla Alptekin yazıyı tebrik etti...
Remzi Şanlı yazıyı tebrik etti...
Kasım
21
Kasım
20
Kasım
20
Kasım
20
Kasım
20
Mart
21
Mart
18
Mart
12
Mart
6
Aralık
1
Nisan
10
Ağustos
9
Yaşanmamış Hikayeler/ Yüreğinin Sesini Dinle
• Yasemin Aslan • Düş Hikayeleri • 1208 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Temmuz
10
Haziran
9
Yaşanmamış Hikayeler (2) / Bir Günaydın Hikayesi
• Yasemin Aslan • Düş Hikayeleri • 718 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ekim
13 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||