Sabah Olmaz Bekleyene
5 / 7 / 2008 Cumartesi tarihinde Mustafa Naimi Coşkuner tarafından eklendi, 99 kez okundu...
“Gece uzun ve ılık bir esintiyle yalvarıyor lacivertteki gümüş harelerle bezenmiş dolunaya. Yol ucu karanlık bir akçalık içinde kımıldıyor, geçemeyen yolcusuna eşlik eden kıpırtısız yapraklarıyla ağaçların tanıklığında. Zamanın yolcusu geçecek derken bekleyen onca şey, gecede ayak sürümesine benzeyen isyanlarla yürüyen kırık bir yüreğin kızıl ...” Okuyucu Puanı ;
Sabah Olmaz BekleyeneGece uzun ve ılık bir esintiyle yalvarıyor lacivertteki gümüş harelerle bezenmiş dolunaya. Yol ucu karanlık bir akçalık içinde kımıldıyor, geçemeyen yolcusuna eşlik eden kıpırtısız yapraklarıyla ağaçların tanıklığında. Zamanın yolcusu geçecek derken bekleyen onca şey, gecede ayak sürümesine benzeyen isyanlarla yürüyen kırık bir yüreğin kızıl izlerini saklayan tozlardan biliyor sevmeyi; kalkıp ve tekrar usulca konmasının ardından toprağa. Tatlı bir yumuşaklık sarıyor kıpır kıpır ay a inat parlamaya çalışan sahte ışıklı kızılı ve akrebin öyküsüne benzer bir mahremiyetle saklanırken o örtünün altına, ilerleyen sürüngen adımların bitiminde karışıyor yeni kızıl yakutlar toprağa. Yol ince dar ve yılan; adımlar tüm geceye rağmen iman dolu sevdaya, yaşam kıyıda dururken. Öyle bir yer ki bu lacivert mahşer şafak mıydı yiten geride kalmış, gün batımı mıydı yarına taşınan umudun ölümünden hemen öncede hesabı kesilen. Karanlık aydınlığa diyor artık gelme sen, özlemesin gün sarı sıcağında boğulan nefesin alınma alışkanlığını ve dupduru sular gibi sarıl, uzakta yanıyor gecenin ışıkları. Şimdi yüreğinden sızanla kala kalmış olmak değildir vahim olan bu zamanda, olmayacak düşler görür insan inanası gelir vuslata. Bir bahçe çizer; gök var, ağaç var, sarı sıcak salınan güneş var, aydınlıkların izi düşer o gidilen yola ve düşler daha da acıtır damlaların düşüşündeki hüznü, her kucaklayışta toz duman olan toprağın kolları da kanar yakutun sinsi parıltısıyla. Bir adım bir adım daha ve bir el değer ayağa, ayak elle, el bir nefes için gökle birleştiğinde gözler huzurun gümüşünde kalır, fer i gider gecenin sarı sıcağın kıyısında. Daha gidilmemiş kıyılar akar gözlerden donuk sisli kristaller gibi ve bir kuş öter uzaklarda; “ Ey insan bil geceyi, günün derin halidir gece, görmek isteyene”. O yol durur hiç gidilmeyecek şekilde her denemede ve bilir yola çıkan yolcusu yolun, varılamayacak kadar uzaktır dönülmezlerin, gidilmezlerin unutulması kadar yakın olan yüreğe. Bilir gece de yol alan yürek görür kanasa da geceyi gümüş bir aydınlık içinde. Onun için uçmaz allı turnalar gecede. Bekleyene de sabah olmaz bir kere. Dikkat edin o yola girmemeye,yaşam kendini sizden izin almadan taşır o yere. Hüzün almadan sizi sevebilesiniz diye gizlice.
Eylül
6
Eylül
6
4 Eylülartık Yirmi Dört Yaşındayım
• Seda Ekol • Kişisel Denemeler • 10 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
5
Eylül
5
Eylül
5
Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 13
• Bayram Kaya • Kişisel Denemeler • 5 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
10
Gülün Ömrü Yakındır Ölüme
• Mustafa Naimi Coşkuner • Kişisel Denemeler • 221 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Temmuz
10
Temmuz
7
Başlığı Var mı Ömrün
• Mustafa Naimi Coşkuner • Hayata Dair Denemeler • 87 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
7
Vedalar merhabadır Aslında
• Mustafa Naimi Coşkuner • Hayata Dair Denemeler • 74 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
7
Temmuz
10
Gülün Ömrü Yakındır Ölüme
• Mustafa Naimi Coşkuner • Kişisel Denemeler • 221 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Temmuz
7
Temmuz
5
Sabah Olmaz Bekleyene
• Mustafa Naimi Coşkuner • Kişisel Denemeler • 100 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
10
Temmuz
7
Başlığı Var mı Ömrün
• Mustafa Naimi Coşkuner • Hayata Dair Denemeler • 87 kez okundu. • 0 kez yorumlandı. |
![]() |
|
||||||