kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Deneme / Kişisel Denemeler

Sanat Sanat İçin Mi Yoksa Sanat Halk İçin mi Yanılsaması 2

17 / 6 / 2008  Salı tarihinde Bayram Kaya tarafından eklendi, 74 kez okundu...

“Bir önceki bölümde, varlığın kendi özelliği gereği, ilişkinlik var ettiği; bu ilişkinliğin insanda sanat koyuş olarak kendini doğaçladığını. Bunların her aşamada, yeni bir ilişkinlik, yeni bir bağ ve bağıntı oluşturduğunu. Bu bağıntının hem temel yapıdan ayrı olmayıp, hem de onlarla aynı olmadığını ve temel yapıya indirgenemez, ıralıklı oluşunu ...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Bayram Kaya

Bayram Kaya







Sanat Sanat İçin Mi Yoksa Sanat Halk İçin mi Yanılsaması 2



Bir önceki bölümde, varlığın kendi özelliği gereği, ilişkinlik var ettiği; bu ilişkinliğin insanda sanat koyuş olarak kendini doğaçladığını. Bunların her aşamada, yeni bir ilişkinlik, yeni bir bağ ve bağıntı oluşturduğunu. Bu bağıntının hem temel yapıdan ayrı olmayıp, hem de onlarla aynı olmadığını ve temel yapıya indirgenemez, ıralıklı oluşunu vurgulamıştım.

Şu da, bilimsel düşünüşle, güncelin düşünüşünde ayrı tutulmalı. Nesnelitede “”İçincilik, erekçilik, amaçlılık “” yoktur. Yani hava insanların palto giymesi, hayvanların tüylenmesi İÇİN soğumaz. Aksine insanın palto giymesi, hayvanın tüylenmesi değişen çevre koşullarına, uyma ilişkinlik var edişi nedeni iledir. Yeni çevre koşullarına yeni durumlara , uyma, yeni durumla uyuşmadır. Yani, seçilim ve akıllılıktır. Değişen bir çevre şartına siz, tepki var edip, ilişki koyuyorsunuz. Bu beyinde zaten var, size; akıl, akla göre düzenleme olarak yansıyor. Ve duygu olarak biz ne harika bir düzen diye niteliyoruz. Tabi bu tepki koyuşta yol bir olmadığı nedenle, akılda bir değildi. Kimi yağ depolayarak korunma ilişkisi geliştirdiği gibi, kimi de kış uykusuna yatarak, kimi göçme, kimi de sıcak kanlılık ile uyum tepki ilişkisi, akıllılığı ortaya koyuyordu .

Sanat varlıkta bulunan ilişki ve tepki koyuş var olmasının insan nitelikli yanıdır. Genelde insanın davranmaktan kurtulamadığı bir var oluştur. İlişki kurarlılık benin öznelleştirdiği değişme değiştirme ve yorumlama, öndeyi koyma eylemlerini içerir bir çalışma türüdür.

İnsana özgülülükteki tutum ve toplumsallıkta, amaçlılık, özelleşmişlik ve içincilik atıf olunur. Evrenselliğin küçültülmesi ve kendini sınırlamasıdır bu. O zaman sanat olmaktan çıkar eğitim öğretim türü bir erekçilik içertilir. Ve halk için mi, sanat için mi ? anlamsız tartışması konur. Zaten sanatın özü “”içinlik”” içermez. Halk anlasa da, anlamasa da (unutulmasın halk homojinite değildir), nicelenen varlığın kendini çevreye aksettirişidir, sanat. Ama duygu olarak, ama yaşantı biçimi ihdas ederek.

Halk kavramı; bu sorunun ( Sanat, halk için mi?) özü gereği, tartışma gereği, bir vasatı, (ortalaması) hatta; dahadası bilmezliği, rutinin uygulama ve totalde muhafazakarıdır. Gibi bir yargı koyuşunuzu, haksız kılmaz. İster istemez, bir halk anlamazlığını içertip, halkı anlar kılınır , yapılmak istenmektedir, sanat halk için mi? denerekten. Bu sanatın değilde sanatın bir dalının, öznel konusu olabilir.

Çünkü sanat koyuş şekil ve biçimleri yöntemleri ister istemez dallanmakta. Halkın anlaya bileceği(halktan sanatla ilgisi olmayanları), özneye ilişkin konular; eğitim ve öğretimin, katkınlığı ile olur. Bir sanat eserini kitleye anlatır, haberdarlığını sağlarsınız, benzer şekilde istifham yorumlatırsınız. Kişinin bilinçlenmediği sürece, anlarlığı olamaz. Çünkü ilgisi yoktur, İlgiyi kendi dilemesi lazım. Halk içinlik bir güdülürlükte ifade eder. Ayrıca sanat, serbestliğin içinde oluşan; çokça da, üretimin, sorun koşula, denk düşeninin seçilmesidir.

O zamanda halk için sanat diye, bir tersten soru ortaya koyuş kendiliğinden ortadan kalkar. Busorunsal, halkın bilmezliğine, toplumsal duyarlıkla konmuş bir tepkidir. Sanat, ısmarlanmayan koşullarda, iç yatkınlığının dışsal koşullarla, ajiteleşerek, uyuşturma tepkisi ile, çelişik kılan yeteneğini ortaya koyacaktır.

Halk sanatla buluşturulur, sanat ürünleri halka tanıtılabilir. Ama bu halk içincilik deme değildir. Tıpkı bilim koyuşun halk için olmadığı gibi. sanatta bilimin daha özel, ve insan anlama soyutlama gücünün bilim önüne projektör tuttuğu bir bilime uygun olabilen tavırdır. Elbette bunun, sanatın halk içinide olur. Bu sanatın halk için olurluğundan ziyade, sistematik eğitim öğretim koşulları ile iklişkilenir. Sanat zaten halkın bir olayıdır. daha açığı halk tanımındaki kavramsallıkta, parça bütün ilişkisinin, üniterliğin tanımladığı bir aktivitedir.

Konuşmayı bilen, gırtlağını kullanan sesleri mırıldanacaktır. Eğitim düzeyi 3 yılla sınırlı kitleye Mozart`ı dinletemeyeceğimiz açık. Kişi kendini; Mozart dinlemeye, uygun hale ve istekliliğe, getirmeli. Yani halk sanatı anlama zahmeti göstermeli mi? diye soru ortaya konmalı. Bu dahi doğallıkla, tüm halk öğrenmesi gibi, tümel bir zorunluluğu içermez. Ama kişinin yapıcılığı ile birebir ilişkilidir. Yani bir türdenlik özgürlük değildir. Özgürlük zorunluluğu içerir. Yani bilmemeler olacak ki siz bilgiyi (Sanatı) ortaya koyacaksınız. Her farklılık çevresel bir zorunluluğa konacak tepki cevap olarak görülmeli. bunun içindir ki, Nivton`luk bir zorunluluğa cevap olurken, İzafiyet teorisine Ayıştain`lik, ulusal kurtuluş savaşı zorunluluğuna, Mustafa Kemal`lik; farklılığı tepki cevap olabilmekte.

Sanat halklaştığı zaman yinelenmelik kazanır ve maddi kullanırlık ittihaz eder. Bu da sektör ve piyasalaşma olur. Bu anlamı ile sanat mallaşmıştır. Burada da, bu nesnenin, ortaya konan yapının, ruh taşırlığını anlamak, sanat bilirlik, olabilir. Halkın büyük çoğunluğunun buradaki sanat anlayışı, elbette sanatın prağmatik yarar koyuculuğu, kullanılabilir oluşu olacaktır.

Herkesi çiftçi yapmayacağımıza göre, herkesi çiftçilikten anlar yapmakta ne kadar doğru? Ortamın dayatmasının bir zorunluluğu olunca kişi, o seçimi zaten zorunlu olarak yapacaktır. Kişiler yetilerini toplumda denk düşer olanakların isteminde, kendi tercihleri ve yönelimleri olarak ortaya koymalı ve seçmeli. Bu seçme, bilme ile ve bildiklerinin arasında olmalı. Biz illa sanatı sevdireceğiz mantığı ile, halk için sanat yapma lüksünü tüketir olmayacağız.

Halk için mi sanat; sanat için mi sanat? söylemi iki ön yargıyı temellemekte.

1-Bu ön yargı üstte de değindiğim gibi, halkın sanat yapamazlığı ve bu konuda ehlileştirilirliği yanılsamasını ön koşul alır. Oysa sanatla halk iç içedir. Herkes kendi sınırlıkları ve potansiyeli içinde ilgi ve ihtiyacına göre yönelim gösterir. Toplumsal etkileşimi de onun özentisi, onun kişisel ilgisi olacaktır. Halk, ya da sanatçı yaşayacak durumda olmalıdırlar (temel gereksinimleri, yeme barınma gibi karşılanır olmalı. Ya da o işte karşılar olmalı) ki sanat üretsinler. Sanatın belirimi bir yağmurun oluşumu gibi zorunludur. İçinlik taşımaz, yağmurda yararlanmak nasıl kendiliğindenlikse, sanattan yararlanmakta halk için öyle. Nasıl yağmura bent yap diye zorlayamaz isek, senin için sanat yaptım bak, yararlan diyemeyiz. Ki o zaman pazar malı niteliğine düşer. Çok sanat dalının piyasa olma özelliğide vardır. Bu da yaşamını oradan sağlar oluştandır. Sanat bilmeyen kişiler, satın aldıklarının, sonuçlarınıda (kullanabilirliğini de), tıpkı kalbi bilmeden kalbin işlev sonuçlarını, yaşadığı gibi, yaşayacaktır.

2-Ve bu yargı; sanatın belli bir biçimi var demek eş anlamlıdır. Ve bu biçimi tek kendimizin, biliyor olmasını var saymaktır. Yani sanat şudur ,şöyle yapılırsa, sanattır; deme ön yargı çelişmesi var eden bir sözdür. Yani sanatı, bir hükmü manevi şahsiyet var gibi şekillemek, öznelitelik kılmak, tavrını bize var sanılatır. Ve bu şekle göre, çalışmalarımız görecelilikle ifade olunmaktadır. Tüzel öznelliği olmayan için, içincilik düşünmesi olmaz.

Bu erdem için erdem, para için para, gibi saçmalık olur. Ne erdem, erdemden; ne de para paradan yararlanamaz. Üstelik, yararlanıp kendini geliştiremezler. Elbet sanatın ruhundan getirdiği gelişmişlikten herkes nasibince (gelişmişlik düzeyince) yararlanacak. Ama sanattan, sanat yararlanamayacak. Sanat sanatçısını etkileyip; tekrardan, bir eytişimsel bağıntı kurulacak , sanat eseri ile sanatcı ruhlar arasında, bir soyut ve öznel etkileşimin somutlanmasıdır. Halk ise, sanatın bir eğemeni gibi nimetinden yararlanacaktır.

Oysa sanat, toplumun yaşam tarz ve biçiminin ve biliminin, teknolojinin yorumlanarak ufuk kılnmasıdır. Yani zamanın gelişmesindeki hal ve şekil alışın, bir tartışırlık, bir ufuk açıcılık belki bir aykırılık oluşudur. Bu aykırılık bir önceki toplumsal koşullarının erdemsizlik görülen, ama bugünün şartlarına cevap olabilecek bir alışmanın fark edilip sunulması da olabilir. Böyle bir yol alışta, ortaya konan sonuç sanat eseridir ve orjinaldir. Halkın çekirdek oluşunun bir yönüde, sanatçı yetiştiren bir organizma olmasıdırdır. dolaysı ile bu dahi toplumun yaşama koşulunun ortaya koyduğu fevkalade güzel bir yandır.

Sanat ısmarlanmaz, sanat uğraştırılarak yapılmaz. Süreçteki gelişme çizgisinin sizi getirdiği doğum yaparlıktır. Yani değişmeleri herkesten önce görüp bu değişime uygun ilişki biçimi ortaya tanımlamaktır. Ve gelişmeci ilericidir. Bu yönü ile ve siyasi söylemi ile. Sanatın temelinin, biyolojik temelden hareketle, toplum ve halk içindeki olgunlaşmanın ve nesnel gelişme düzeyinin, sizde olgunlaştırdığı düşünme, çözüm, öne koyuştur.

O halde siz ancak önceki sanat varlıklarını, halka tanıtarak, sanatın varlığından söz edebilirsiniz. Bunu murat etmişseniz ve: “”halk için sanat”” demeye getirmişseniz ki bu bile, anlatım yanlışlığı taşır.

Eğer sanat, sanat için yapılıyorsa (Ki saçma), halkın anlamazlığı söylenmiş olur. Halk için yapıldığı söylenirse, herkesi bir türden bir homojonite kabul edilmiş sayılır. Ki bu da saçmadır. Yönelim doğal ve nesneldir. insanda bu nesnelliği içerdiğine göre yönelimi olmak zorunda. Hiç nedensiz kalkar yürüyüşe çıkarsınız, yolda baygın birini hastahaneye yetiştirerek kurtarırsınız. Yürümekteki amacınız, birini kurtarmak olmayan, hiç hayal dahi etmediğiniz bir durumdur. Yol işlevi belirlemiştir.

Bu demek değildir ki insan, bilinçli eylem yapamaz. Aksine insanın en temel özelliği, bilinçli amaçlı, soyutlama yaparlığıdır. Bu bilinçlilik dayatılır olmayandır. Demek istenen budur. Çünki, sanatı halk için yaparlık; dayatmayı içerir. Sanat halk ve topluma, kişi insanların, kendi yeteneklerini, olanak olarak, sundukları mahirliktir. Olamın olgulaştırılmasıdır. Toplum gereksinimine ve yeteneğine, ilgi alanına göre bunu seçer. Sanat bu anlamda Orijinal bir duruşun ortaya; bilemediğimiz nedenlere bile, cevap olacak bir duruştur.

Halk sanatı satın aldığı sürece ticarileşir ve sanat, sanat olmaktan uzaklaşma zaafı, devreye girer. Halktan soyutlanması ise, istenen toplumsal gelişmenin gerilemesine ve güdükleşmesine neden olur. Sanatın içinciliği olmaz, ama toplumun içinciliği, erekçiliği olur. Bu da üst yapıyı ve yönetimsel eğitim öğretim süreçlerini ortaya kor. Sanat üretenin kişisel içinciliği olsa da, sanat zorunlu tavırdır, sanatçı da buna ramdır o kadar. Sanat halk dalkavukluğu içermez, ki bu sanatın demogojikleşmesi olur. sanatın içinciliği olmayacağına göre, sanatın topluma sunum uzlaşısıda, eğitim proğramları denen, bir tezahürün metodları olacak.

İşte bu eğitim metodları, sanatın metodu gibi gösterilip, “”halk için sanat”” söylemi yanlış ve karıştırılarak söylenmiş olur. Sanatla halkın bağıntılılığı ve ilişkinliği vardır. Ama bu ilişki ve bağıntılılık sanatın, bizatihi üretilenin, konusu ve amacı değildir. İnsanın, toplumun ihtiyaçlarının konusudur sanat. Değilse sanat kendini, toplumun konusu , ve içinliği saymaz, çünki sanatın bireyselliği yoktur. Öyle olunca, “” kendisi için de kendisi, sanat için sanat”” da olmaz. Böylece sanatı tüzel kılan tutumun, saçmalığı ortaya çıkar.

Bir ortaya konuşun yararı halkta, arzu ve ihtiyaç olarak benimsenirse, o sanat artık ticarileşir. Bu da toplumsal kullanım yararıdır. Bu sanatın, toplumda ortaya koyacağı yeni bir ilişki biçiminin görevi olmakta.

Eğer, eğitim bir sanatsa, halk içinlik , eğitim sanatının konusu olabilir. Buradaki içinlik bizatihi sanatın içinde yoktur. Eğitim öznellik ihtiza ettiğinden, bizatihi içinciliktir. Ama sanat nesneldir. Örneğin yapılardaki sağlamlığı, halk için geliştirmezsiniz, yapısallığın ve çevresel etkilerin (rüzgar, deprem vs.nin ) size dayatığı bir zorunluluktur sağlamlık.

Siz bu zorunluluğun, sağlamlığını üretirsiniz. Halk da, bu kullanım koşullarının kendiliğinden doğan yararını (sağlamlığını), kullanır. İçinlik bu kullanım yararında belirir. Değilse, halktaki eğilim, sanat ufkunun algılaması değildir. Merak ve hayranlığın, bilme olgularını, somut var edişi, algılar olmanın, bir sindirilişi değildir, bu içinlik. Hangimiz bilgi sayarın işleyişini vücuda getirilişini merak edip, bunu gerçekleriz ki. Hatta kaçımız gelişmesine katkı duyarız ki. Sadece kullanım değerini satın alıp, kullanırız; o kadar. Sizin için ticarileşmiş, benim içinde bir kullanım değeri tüketimi oluşmuştur. Şimdilik bu yeterli olmakta.

Bu şuna benzer yasaları olan bir toplumdasınızdır, ama yasanın çoğu maddesinde sizin hiç haberiniz yoktur. Esasen o maddelere denk düşen fiileriniz olmadığı için, yasanın size, içinliği yoktur. Ne ihtiyaç duyarsınız, ne ile ilgilenirsiniz, yöneliminize göre , yasada maddeler, orada kullanılmaya hazır ve vardır. Sanatta böyle...


Sonuç: Sanatın kullanım yararından, fazla bir konu olduğu unutulup, bir takım ön kabullere indirgenerek içincilik karmaşası yaratılmakta. Bir köprü, ulaşım engeline, çevrenin size dayattığı bir zorunluluktur. Köprü bu çevresel zorunluluğa verilen, çeşitli olanakların içindeki şimdilik en uygun cevaptır.

Bu bilinci elde eder oluş, kullanım çokluğu ve yaygınlığı (Köprü isterlik), insan erekçiliğini doğurmuştur. Bu yanılsama: aklımız köprü yapmak için gelişmiştir demekle eş anlamlı olp çıkmıştır! Akıl, toplum için mi; akıl, akıl için mi? demektir. Değilse; haydi gel sizin için, ya da sanat için bir köprü yapalım diyerek, köprü yapılmamıştır. Böylece bilgiyi somutlar olmak, çevre şartlarına cevap oluşturur olup, pratiğe dökmek, her köprü gerektiren yerde uygulanınca, bizde, amaçlılık ve akla uygunluk ortaya çıkmıştır.

Sanat doğanın dayattığı bir durum. Toplum olarak değilde, birey halinde kalsanız bile bunu gerçeklersiniz. Eylemselliğinizin zorunlu sonucudur. Toplum bunun ivmesi motor gücü olmuştur. halkta bunu çığlayan yetenek havuzudur.

Üstelik madenin elektron kabuk hali, birleşmeleri zorlama ve seçmektedir. Kimyasal birleşmelerle de, birleşme ve ayrılma; bir diğeri ile yeni seçicilikte birleşme, yeni özellik kazanma gibi, fantazi kurma, deneme gibi, akıl dediğimiz oluşumları özdek taşımakta. Ve yapımızda bunlar zaten var.

Onun içindir ki, bir dayatma olarak, içincilikten önce, bir nesne varoluş özelliği olarak, biz bu vasıfları fantezi kurmanın sanatsallık özelliğini taşımaktayız. (Hayvanlar da dahil.). Değilse bu hal nereden geliyor olacaktı!

Yani, sanat; yeni çevresel koşullara, değişen şartlara bizi, uymayı değişmeyi zorunlu kılar yandır. Bu eylemselliğe, insan dilinde verilen ad dır. Bu yeti, toplumdan ve bireyden öncedir. Zaten tüm canlıların çevre değişmesine uyumu ne ki? Çeşitli özellik geliştirmiş canlı (Mutasyon), hiç farkında olmadan, değişen koşullara, denk düşen en iyi cevap olmakta ve yaşamı o sürdürmekte. Böylece yok olmaktan, kurtulmaktadır.

Toplum ve halk içinde, bir sosyal tedirginliğe, bir sosyal değişmeye, insanların farklı tarzda ortaya koyduğu uğraşılar fantazileri vardır. Hatta biz bunun pek çoğunu, önyargılarımıza göre ve haklı olarak, sanat eseri bile görmeyiz. Ama değişen şartlara sanat eseri gördüğümüz değilde, görmediklerimiz çok kere derman ve cevap olmaktadır. Öyle ise “”sanat için sanat mı, toplum için sanat mı?”” söylemi, bir önyargı, ön kabul, ön koşullu inanış, söylemidir.


İnsan, tam bir toplum içinde değil iken de, sanat yaparak; basit kullanım nesneleri, araç kullanma, sesini dinleme, taklit gibi, hem doğadaki diğer canlılardan ayrılmış hem de doğayı üretmiş. Kuş dili kullanır olmamız, tüm canlılarla sanatsal ortak yanımızdır. Elbet doğal olan bir şey de, doğa dışılık taşımayacak. Belki de toplum oluşta, korunma avlanma gibi; bu sanatkar beceriyi iyi kullanan birinin çevresinde, yararlanma ilkesi gereği, ufakta olsa, toplanılma, başlamış da olabilir. Bu bir şeyler yapabilir oluşun sonucudur. Toplum insanın bu niteliğini şaha kaldırmıştır. Toplum olalım, demenin sonucunda başarılmamış ki, toplum için sanat yapılsa. Bu ayrım iyi fark edilmeli. Aksi halde içincilikle bunu, doğal seyri ve sanatı ayırmak hemen hemen öylesine güç ki...

Halk içinlik, halk demek değildir ve halka karşı oluşun yozlaşmış şeklidir. Seçkincilik erkinin kibiridir. Halktaki yetiler şartların denk düşmesi ile elbet harekete geçecek ve toplumsal sanatını ortaya koyacaktır.

Sürecek

01/02.03. 2008



Telif Hakkı Uyarısı Sanat Sanat İçin Mi Yoksa Sanat Halk İçin mi Yanılsaması 2 isimli yazı, Bayram Kaya tarafından 17.06.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :

Ekim
9
Değmezmişsin!
Nesrin Göçtürk KayaKişisel Denemeler • 49 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Ekim
8
Öylesine
İbrahim KesikKişisel Denemeler • 29 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
7
Küçük Dünyalar
Beyza YılmazKişisel Denemeler • 39 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ekim
7
Roman Tanıtımları ( Siyah Süt/ Elif Şafak )
Melahat ÇelikKişisel Denemeler • 38 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ekim
8
Birine Abartı Duyarsanız Böyle Yazılır
Bayram KayaKlasik Şiirler • 33 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
24
İmlasız
Bayram KayaKlasik Şiirler • 21 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
20
Kadın 2
Bayram KayaKadın Şiirleri • 50 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
25
Harname Eşek Mektubu 2 (akısım)
Bayram KayaDidaktik Şiirler • 373 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Mayıs
29
Sen Şair!
Bayram KayaDidaktik Şiirler • 189 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Mayıs
27
Toplum ve Halk 2
Bayram KayaHayata Dair Denemeler • 179 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
21
Toplum ve Halk 1
Bayram KayaKişisel Denemeler • 169 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
26
Atatürk’le
Bayram KayaAtatürk Şiirleri • 166 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Sanat Sanat İçin Mi Yoksa Sanat Halk İçin mi Yanılsaması 2, Sanat Sanat İçin Mi Yoksa Sanat Halk İçin mi Yanılsaması 2 denemesi, Sanat Sanat İçin Mi Yoksa Sanat Halk İçin mi Yanılsaması 2 deneme, Sanat Sanat İçin Mi Yoksa Sanat Halk İçin mi Yanılsaması 2 nedir?, Sanat Sanat İçin Mi Yoksa Sanat Halk İçin mi Yanılsaması 2 hakkında bilgi, Sanat Sanat İçin Mi Yoksa Sanat Halk İçin mi Yanılsaması 2 denemeleri, Bayram Kaya denemeleri, Sanat nedir, Sanat denemesi, Sanat denemeleri, Sanat nedir, Sanat denemesi, Sanat denemeleri, İçin nedir, İçin denemesi, İçin denemeleri, Yoksa nedir, Yoksa denemesi, Yoksa denemeleri, Sanat nedir, Sanat denemesi, Sanat denemeleri, Halk nedir, Halk denemesi, Halk denemeleri, İçin nedir, İçin denemesi, İçin denemeleri, Yanılsaması nedir, Yanılsaması denemesi, Yanılsaması denemeleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Armut Dersen Çıkmam!

Erol Sunat
Bu Paraya Bu Kadar Çalışılır!

Sezer Nişancı
Elmalarla Armutlar Karıştı

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Loans | Loans | Loans | Web Hosting | Business Credit Cards | Gazlıgöl | Saat