Sanayide Sanat
yirminci yüzyıl başlarında resim ve heykel gibi "saf" sanatların merkezi hala paris ti ama, mimarlık ve sınai tasarım gibi uygulamalı sanatlarda üstünlük almanya ya geçmişti.
alman mimar hermann muthesius (1861-1927) münih te deutscher werkbund (alman çalışma birilği) derneğini kurdu. derneğin amacı, sınai tasarımın ve sınai ürünlerin kalitesini yükseltmek amacıyla sanatçıları, zanaatçıları ve ilerici sanayicileri bir araya getirmekti. werkbund üyeleri arasında otto wagner, josef hoffmann (1870-1945) gibi avusturyalı mimar ve tasarımcılarla belçikalı mimar-tasarımcı henry van de velde (1863-1957) de bulunmakla birlikte, derneğin önde gelen kuramcısı, alman mimar peter behrens di (1868-1940).
behrens hamburg güzel sanatlar okulunda öğrenim gördükten sonra, 1900 de hesse dükü nün darmstadt ta kurduğu sanatçılar kolonisine katılmıştı. burada, art nouveau nun aşırı süslü ve incelikli üslubuna karşı daha sade, düz çizgili bir üslubu savunmuş, sanatın yeni sanayi ürünlerine uygulanabilecek ilkelere dayanması gerektiğini ileri sürmüştü. behrens in meslek yaşamındaki en önemli olay, 1907 de almanya nın en büyük elektrik ve elektrikli araçlar şirketi olan aeg nin genel sanat danışmanlığına getirilmesiydi. şirketin genel müdürü emil rathenau, sanayide sanatın bir payı olması gerektiğine inanan uzak görüşlü bir sanayiciydi. sadece sanayi ürünlerinin değil, fabrika ve ofis binalarının tasarımının da öncü sanatçılar tarafından yapılması gerektiğini düşünüyordu.
behrens in 1907-1909 arasındaki çalışmaları, daha çok, aeg fabrikalarında üretilen sokak lambası gibi araçların tasarımını yapmakla sınırlı kalmıştı. 1909-1912 döneminde ise, aeg fabrika kompleksinin yapımını yönetmiş (1909 da yapılan aeg türbin fabrikası bunların en ünlüsüydü), hannover ve düsseldorf da resmi binaların tasarımını yapmıştı.
gerçekte werkbund un kökenleri XIX. yüzyılın son yıllarına gitmekteydi. 1898 de dresden de karl schmidt adında bir marangoz werkstaette (işlikler) adlı mobilyacılık okulunu kurmuştu. schmidt, kayınbiraderi ve daha sonra werkbund üyesi mimar-tasarımcı richard riemerschmid e 1905 te yazdığı bir mektupta, ondan, "üslubu makine ruhundan kaynaklanan" bir sandalye tasırımı yapmasını istiyordu. almanya da çiçeksi art nouveau üslubu çok kısa ömürlü olmuş, tasarımcılar ve dekoratörler kısa sürede düz çizgiye dayanan bir üsluba yönelmişti. avusturya da da viyana sezession grubu (art nouveau) üyeleri, iskoç tasarımcı c. r. mackintosh un etkisi altında daha sert bir üslubu benimsemişlerdi. 1903 te grubun üyeleri josef hoffman ve kolo moser (1860-1936), bankacı ve sanat kolleksiyoncusu fritz waemdorfer in yardımıyla viyana werkstaette yi kurmuşlardı. bu okulda, mobilyacılık, kumaş ve deri işçiliği, halıcılık, camcılık ve kuyumculuk gibi zanaatlar kadar mimarlık ve iç dekorasyon çalışmalarının da yapıldığı bir dizi atölye bulunmaktaydı. kolo moser, geliştirdiği köşeli ve geometrik üslupla werkstaette nin fransız art nouveau sundan uzaklaşmasını sağlamıştı.
bövylece, uygulamalı sanatlarda öncülük artık ingiltere ve fransa dan avusturya ve almanya ya geçiyordu. werkbund, art nouveau nun kaynağını doğal biçimlerden alan aşırı incelikli üslubuna bir tepkiydi. art nouveau da ve ingiliz "sanatlar ve zanaatlar hareketi"nde bireysel işçiliğe önem verilmesine karşılık, werkbund sanatçıları daha çok teknolojiyi ve sınai üretimi vurguluyorlardı.
muthesiu, kitlesel üretimin kolaylaşması için tasarımın standartlaştırılması gerektiğine inanıyordu. bu ise, van de velde gibi bireysel yaratıcılığa önem veren sanatçıların kabul edemeyeceği bir yaklaşımdı; nitekim van de velde sonuçta werkbund dan ayrılacak ve weimar da özel bir el sanatları okulunun kurulması için çalışacaktı. bu okul 1908 de devletleştirilecek ve 1919 da kurulacak olan bauhaus sanat okulunun temelini oluşturacaktı.
werkbund sanatçıları, yapıtlarını aralıklı olarak çıkarılan yıllıklarda tanıtıyorlardı. bunların ilki 1912 yılında çıkmıştı ve mobilyadan fabrika tasarımına kadar uygulamalı sanatların her alanını tartışıyor ve örnekliyordu. 1914 te köln de bir werkbund sergisi açılmış ama hemen ardından savaş patlak verdiği için amaçlanan etkiyi sağlayamamıştı.
alman werkbund unda ağırlık mimarlık alanındayken, avusturya da werkstaette sanatçıları daha çok mobilya ve iç dekorasyonla ilgileniyorlardı. I.dünya savaşına kadar werkstaette, mobilya tasarımında köklü yenilikler yapmıştı. kaliteli malzeme kullanımıyla geometrik çizgileri birleştiren hoffman ve moser, dönemin en ünlü mobilya parçalarını ortaya koymuşlardı. ama kullandıkları malzemenin (örneğin, sedef) pahalılığından ötürü, ürünleri çok dar bir çevrenin dışında alıcı bulamıyordu. bununla birlikte, zengin kişilerin evleri için ısmarlanmış özel parçaların yanısıra, hoffman ve diğer werkstaette üyeleri, büyük mobilya imalathanelerinde kitlesel olarak üretilebilecek mobilya tasarımları da yapılorlardı. bunlardan en ünlüsü eski mobilyacılardan thonet için yapılanlardı.
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :