kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Aşk Hikayeleri

Satılık Cennet Son Bölüm

2 / 6 / 2008  Pazartesi tarihinde Hasan Davutoğlu tarafından eklendi, 228 kez okundu...

“Yazarın merakla beklenen yeni romanı çıkmış. Adını, “Satılık Cennet” koymuş. Kitap beklenenden de öte ilgi görmüş. Medya, sürekli kitabı tanıtıyor, yazarla röportajlar yapıyormuş. Güzellikler Savunucusu, imza günlerinde okurlarıyla bir araya geliyor, edebiyat fakültelerinde düzenlenen söyleşilere katılıyormuş. Bir gün hiç beklenmedik bir gelişme...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Hasan Davutoğlu

Hasan Davutoğlu







Satılık Cennet Son Bölüm


Yazarın merakla beklenen yeni romanı çıkmış. Adını, “Satılık Cennet” koymuş.
Kitap beklenenden de öte ilgi görmüş. Medya, sürekli kitabı tanıtıyor, yazarla röportajlar yapıyormuş. Güzellikler Savunucusu, imza günlerinde okurlarıyla bir araya geliyor, edebiyat fakültelerinde düzenlenen söyleşilere katılıyormuş.
Bir gün hiç beklenmedik bir gelişme olmuş. Yazar, katılmış olduğu söyleşilerden birinde onu derinden etkileyen bir okuruyla tanışmış. Üniversiteli genç bayan, söyleşi boyunca sürekli söz almış, yazarın eserleriyle ilgili yorumlarda bulunmuş. O yorumlar, Güzellikler Savunucusu için ilaç gibi gelmiş. Çünkü o güne kadar yazdıklarıyla vermeye çalıştığı mesajlar ilk kez bir okuru tarafından doğru algılanmış. Yazar, onun gibi düşünen bir değerle karşılaştığını anlamış.
Aradan bir süre geçmiş. Güzellikler Savunucusu, genç bayanı düşünürken e-posta adresine bir mesaj gönderilmiş. Mesajı, yazarın değer verdiği üniversiteli okuru yazmış. Genç bayan, final tezinde konu olarak yazarın kişiliğini ve eserlerini seçtiğini belirtmiş. Onunla görüşme talebinde bulunmuş. Gelen mesaj, Güzellikler Savunucusu`nu çok mutlu etmiş.
Yazar, ertesi gün genç bayanla üniversite kütüphanesinde görüşmüş. Okuruna, teşekkür etmiş.
“Bugüne kadar” demiş yazar, “ilk kez düşüncelerimi aynen seslendiren bir değerle yani seninle tanıştım. Tez konusu olarak kişiliğimi ve eserlerimi seçmen benim için onurdur. Bu onuru anlamlı kılansa seni tanımış olmamdır” demiş.
“Yazılarınızı çok keyif alarak okuyor ve faydalanıyorum. Asıl onur, sizin, benimle görüşmeyi kabul etmenizdir. Teşekkür etmesi gereken biri varsa o da benim. Teşekkür ederim.”
Yazarla genç bayan, arkadaşlığın güzelliklerini yaşamaya başlamışlar. Yazar, arkadaşına, “Güzellikler Meleği” adını vermiş.
Güzellikler Savunucusu, arkadaşına çiçek almak istemiş.
Genç bayan, “İnce düşüncen için teşekkür ederim” demiş. “Bana çiçek almak yerine çiçeğe ödeyeceğin parayla bir çocuğu mutlu etmeni rica ederim.”
Bu sözler, yazarı duygulandırmış. Arkadaşının, Güzellikler Meleği adını fazlasıyla hak ettiğini seslendirmiş.
“Bana 1-2 dakika müsaade eder misin?”
“Elbette. Neden olmasın ki!”
Yazar, yanında taşıdığı dizüstü bilgisayarını açmış. İnternete bağlanmış. Arkadaşı adına Çocuk Esirgeme Kurumu`na 100.-YTL. bağışta bulunmuş.
Genç bayan, ricasının bu kadar kısa sürede gerçekleşeceğini tahmin etmemiş. Güzellikler Savunucusu`yla arkadaş olduğu için bir kez daha kendini şanslı hissetmiş...
Aradan 2 ay geçmiş. Güzellikler Meleği`nin hazırlamış olduğu tez, hocası tarafından çok beğenilmiş.
Mezuniyet günü gelmiş. O özel günde, Güzellikler Meleği`ni, ailesinin yanı sıra yazar da yalnız bırakmamış.
Genç bayan, o gün ailesine, arkadaşını tanıştırmış:
“Anne, hep soruyordun ya seni mutlu eden nedir, diye. İşte mutluluğumun kaynağı!”
Güzellikler Savunucusu, arkadaşının anne ve babasının ellerini öperek saygısını göstermiş.
“Belki yeri değildir. Ama seslendirmem gerekiyor” demiş. “Kızınız gibi bir değeri bugüne kadar hiç tanımamıştım. Onu, güzellikleri paylaşmak, mutluluğuna katkı koymak için Allah`ın emri, Peygamber`in kalbiyle sizden istiyorum.”
Anne, gözyaşlarına hakim olamamış:
“Tek dileğim, kızımı mutlu görmek. O, senle mutluluğu yakalamışsa bize düşen, mutluluğunuzun ebedi olmasına dua etmektir.”
Baba, kızının mezuniyet töreninde ikinci mutluluğu da yaşıyor olmasının sarhoşluğuna kapılmış. Gülümsemekten, karısının sözlerine onay veren başını sallamaktan öte bir davranışda bulunamamış.
Mezuniyet töreni başlamış. Sıra edebiyat fakültesi mezunlarına diplomalarını vermeye gelmiş.
Fakülte dekanı, konuklar arasında yer alan yazarı kürsüye çağırmış. Yazar, elinde kırmızı güllerden hazırlanmış buketle dekanın yanına gitmiş. Binlerce kişinin doldurduğu salon, bir anda sessizliğe bürünmüş. Herkes, yazarın elindeki çiçeği kime vereceğini merak etmiş. Basın mensupları görüntü almak için birbiriyle yarışmaya başlamış.
Beklenen an gelmiş. Dekan, edebiyat fakültesi birincisini açıklamış: “Güzellikler Meleği!”
Güzellikler Savunucusu, sevdiğinin fakülte birincisi olduğunu önceden öğrenmiş. Bu nedenle Güzellikler Meleği`ne çok özel anlar yaşatmak için sürprizler hazırlamış.
Dekan, öğrencisine diplomayı vermesi için yazardan ricada bulunmuş.
Güzellikler Meleği, arkadaşının kürsüye çağrılmasından itibaren heyecanlanmış. Heyecanı fakülte birincisi olarak açıklanmasıyla doruk noktasına ulaşmış. Kalbi, yerinden fırlayacak gibi atıyormuş. Kürsüye kadar gidebildiğine şaşırmış.
Yazar, Güzellikler Meleği`nin önünde diz çökmüş. Mikrofonu yere bırakmış. Elindeki kırmızı gülleri sevdiğine uzatarak konuşmaya başlamış:
“Melek, sensin! Güzelliklerin meleği, sensin! Güzellikleri yaşatan yine sensin! Sana, yaşatmakta olduğun güzelliklerin benzerlerini verebilmek belki zor olacak. Bunu, bana verilmiş görev olarak değil, kalbimin ve düşüncemin ortak isteği olarak gerçekleştirmek istiyorum. Ömrüm boyunca sana, sadece güzellikleri yaşatmak istiyorum. Benimle evlenir misin?”
Genç bayan, uzun süredir, arkadaşından, evlenme teklifini bekliyormuş.
Dekan, yerdeki mikrofonu almış. Güzellikler Meleği`ne doğru tutmuş. Salondaki binlerce kişi genç bayanın vereceği yanıtı merakla beklemeye başlamış. Kızın annesi, mutluluktan akan gözyaşlarını siliyormuş. Babası, şaşkın şaşkın olanları izliyormuş.
Güzellikler Meleği, sevdiğine doğru eğilmiş. Günlerdir, sürekli içinden söylediği o kelimeyi haykırmış:
“Evet. Evet. Evet!”
Salon, alkış sesleriyle inlemeye başlamış. Dekan bile tanık olduğu mutluluktan etkilenmiş. Gözyaşlarına hakim olamamış. Herkes ayaktaymış. Bir yandan sevgilileri alkışlıyor, diğer yandan da yaşananları yorumluyorlarmış.
Güzellikler Savunucusu ayağa kalkmış. Sevdiği çiçekleri alırken onu dudaklarından öpmüş. Bir süre doyasıya bakışmışlar. Gözleri birbirlerinden hiç ayırmak istememişler. Sonra yalnız olmadıklarını anımsamışlar. Güzellikler Meleği, utanarak başını yere doğru eğmiş.
Yazar, yaşadığı mutluluğun sarhoşluğuyla ne yapacağını şaşırmış. Mezun olan sevdiğine henüz diplomayı vermediğini hatırlamış. Dekanın elinden mikrofon ve diplomayı alarak konuşmaya çalışmış. Başaramamış. Bir süre beklemiş. Güzellikler Meleği için cesaretini toplaması gerektiğinin farkındaymış.
Dekanın, “Buyurun, sayın yazar!” sözlerini işiterek konuşmaya başlamış:
“Efendim, az önce şahit olduğunuz mutluluğu paylaştığım Güzellikler Meleği, bu yıl edebiyat fakültesi birincisi oldu. Diplomasını verme onurunu bana yaşattığı için sayın dekana teşekkür ederim... Güzellikler Meleği, bu başarı, senin! Hakkınla elde ettin. Tebrik ederim.”
Genç bayan, az önceki mutluluğun etkisiyle söyleyecek söz bulamamış. Diplomasını alırken yazara sarılmak, ağlamak, yine ağlamak istemiş. Yapamamış.
Güzellikler Savunucusu, hazırladığı bir başka sürprizi sevdiğine yaşatmak istiyormuş. Kulağına eğilerek ona fısıldamaya başlamış:
“Gelinliğin dahil her şey hazır. Nikahımızı şimdi kıyabilir miyiz?”
Güzellikler Meleği, şaşırmış. Hayalini kurduğu güzellikleri birbir ardına yaşayabileceğini hiç düşünmemiş. Az önce yapamadığını bu kez gerçekleştirmiş. Güzellikler Savunucusu`na sarılarak bir süre ağlamış. Kendine geldiği zaman;
“Seni seviyorum. Sen istedikten sonra neden olmasın ki” deyivermiş.
Yazar, gülümsemiş. Salonun bir köşesinde bekleyen gence işaret etmiş. Koşar adım yazarın yanına gelmiş. Ona, getirmiş olduğu paketi vererek geri dönmüş.
“Sevgilim” demiş yazar, “Tüm güzellikleri hak ediyorsun. Kabul edersen mezuniyetinin ödülü, daha doğrusu sevgimin armağanı olarak sana bu gelinliği vermek istiyorum.”
Güzellikler Meleği, elindeki çiçekleri ve diplomayı bırakmış. O güzelim beyaz gelinliği almış. Bir süre üzerinde tutmuş. Gelinliğe sarılmış. Sonra da sevdiğine...
“Bana verilebilecek en güzel hediyelerden birini aldım. Teşekkür ederim” demiş.
Salon yine alkış sesleriyle inlemeye başlamış. Dekan, söz almış:
“Değerli konuklar, az sonra sevgili öğrencim ile yazarın nikah törenine ev sahipliği yapacağız. Onlar hazırlıklarını yaparken biz de mezun olan diğer öğrencilerimizin diplomalarını dağıtacağız.”
Mezuniyet töreni bir süre sonra bitmiş. Buna rağmen salon hâlâ tıklım tıklım doluymuş. Herkes yazarla sevgilisinin nikah törenini bekliyormuş.
Tüm hazırlıklar sonuçlanmış. Güzellikler Meleği, beyaz gelinliğiyle salona girmiş. Yanında anne ve babası varmış. Konukların alkışları devam ederken yazar da onlara yetişmiş.
Sahneye kurulan nihak masasına oturmuşlar. Sevgililerin şahitliğini rektör ve dekan üstlenmiş. Basın mensupları her zamanki gibi en iyi görüntüyü yakalayabilmek için birbirleriyle yarışıyormuş. Bazı televizyon kanalları, nikah törenini canlı olarak izleyicilerine aktarıyormuş.
Güzellikler Meleği ve yazar, nikah memurunun sorusuna “Evet!” diyerek resmen evlenmişler.
Yazar, karısını öperek boynuna gerdanlık takmış. Cebinden çıkardığı zarfı da ona vermiş. Güzellikler Meleği merakla zarfı açmış. Zarfta, adına, Çocuk Esirgeme Kurumu`na yapılmış 5,000.-YTL`lik bağışın makbuzu varmış.
Genç bayan, sade bir törenle evlenmek istediğini önceden seslendirmişti. “Düğün töreni için harcanabilecek parayı hayır kurumlarından birine bağışlayalım” demişti. Elindeki makbuzla kocasının bu arzusunu da yerine getirdiğini görmenin mutluluğunu yaşamış. Birbirlerine sarılmışlar...
Yazarla Güzellikler Meleği`nin evliliği, “Yılın Düğünü” olarak ilan edilmiş. Medya bu özel evliliği, bir hafta boyunca gündeminde tutmuş. Güzellikler Savunucusu`nun eserleri yabancı dillere de çevrilmişti. Bu nedenle dünyanın önce gelen basını da yılın düğününü haberlerine dahil etmiş.
Aradan 6 ay geçmiş.
Yazar ofisinden evine dönmüş. Karısı, onu her zamanki gibi kapıda karşılamış. Ama bu karşılama ona çok farklı gelmiş. Güzellikler Meleği`nin ona bir şeyler söylemek istediğini anlamış.
İçeri girmişler. Karısı, elindeki meyve, sebze poşetlerini alırken daha fazla dayanamamış:
“Sana sürprizim var” diyerek kocasını öpmüş. Mutfağa doğru yönelirken yazar, poşetleri geri almış. Yere indirmiş. Sabırsızlıkla “Nedir?” diye sormuş.
“Heyecanlanmak yok, ama. Söz mü?”
“Peki. Lütfen, söyler misin?”
“Bu sabah doktora gitmiştim.”
“Hayırdır. Hasta mısın?”
“Hani heyecanlanmayacağına dair söz vermiştin?”
“Sen, benim en değerli varlığımsın. Sana bir şey olmasını istemiyorum.”
“Yok, canım. İyiyim. Hem de çok iyi. Mutluluktan uçuyorum: Hamileyim.”
“Meleğim. Bu, bana verebileceğin en güzel haberlerden biri. Seni çok seviyorum.”
Birbirlerine sarılıp öpüşmüşler.
Yazar, “hazırlan” demiş, “gidiyoruz!”
“Hayırdır. Nereye?”
“Çocuk yurduna!”
“Hayırdır. Neden?”
“Anne ve baba adayı olarak kimsesiz çocukları sevindirmek için...”
Güzellikler Savunucusu, çocuklara olan sevgisini eşine göstermek istemiş. İlçelerinde bulunan çocuk yurdunu telefonla aramış. 100 çocuğun yetiştirildiğini öğrenmiş.
Yazar, karısıyla birlikte önce alışveriş merkezine uğramışlar. Çocuklar için kıyafet ve yiyecek almışlar.
Çocuk yurdunda 5 saat kalmışlar. Zamanın nasıl geçtiğini hiç farketmemişler. Her çocukla tek tek ilgilenmişler. Onları sevmiş, öpmüşler. Aynı ilgiyi de çocuklardan görmüşler. Sanki yıllardır tanışıyormuş gibi birbirlerine bağlanmışlar. Ayrılık zamanı gelmiş. Ne onlar ayrılmak, ne de çocuklar vedalaşmak istemiş. Akşam yemeğini birlikte yemişler. Sonra öğretmenleriyle görüşmeleri gerekiyor bahanesiyle gizlice çocukların yanından ayrılmışlar.
O gece çok uzun gelmiş, ikisine de. Çocuk yurdunda yaşadıklarını konuşmuşlar. Duygularını paylaşmışlar. Doğacak olan çocuklarını öksüz bırakmamanın sözünü vermişler.
“Kocacığım” demiş, Güzellikler Meleği, “Kızımızın mı olmasını istersin, yoksa oğlumuzun mu?”
“Bi`tanem, benim için çocuğumuzun sağlıklı doğması önemli. Yüce Yaradan`ın bize bağışlayacağı evladımızı, ülkesine örnek birey olarak yetiştirmek istiyorum. Ona vereceğimiz sevgiyle güzelleşmesini, disiplinle olgunlaşmasını, eğitimle de yetişmesini arzuluyorum.”
“Biliyorum, kocacığım. Ben de senin gibi düşünüyorum. Sadece düşüncelerini duymak için sormuştum...”
Çocuklarının cinsiyetini, doğana kadar öğrenmemek için birbirlerine söz vermişler.
Güzellikler Meleği`nin hamilelik dönemi rahat ve sağlıklı geçmiş. Kocasının yaptığı kayıtla “Doğuma Hazırlık Kursu”na katılmış. Kursa, birlikte gittikleri de olmuş. Doktor tavsiyelerini harfiyen yerine getirmişler. Yazar, karısının her isteğini aksatmadan karşılamış. Ona olan sevgisini her fırsatta göstermeye devam etmiş.
...Ve beklenen gün gelmiş! Güzellikler Meleği`nin doğum sancıları başlamış. Saat, gecenin 2`siymiş. Apar topar hazırlanmışlar. Hastaneye gitmişler.
Güzellikler Savunucusu, koridorda karısının doğumunu beklerken kayınvalidesine telefonla haber vermiş. Bekleyiş sürdükçe heyecan daha da artmış. Sürekli saati kontrol ediyormuş. Zaman bir türlü geçmek bilmiyormuş. Heyecan yerini endişeye bırakmış.
Ameliyathanenin kapısı açılmış. Hemşirelerden biri koşar adım yazara doğru ilerliyormuş. Güzellikler Savunucusu ayağa kalkmış. İçindeki endişe daha da artmış.
“Müjde, kızınız oldu!”
Yazar, sevinse mi yoksa nedenini bilmediği endişene takılıp kalsa mı, karar verememiş.
“Yalnız” demiş hemşire, “doğum, beklenildiğinin aksine zor gerçekleşti. Karınıza acilen 1-2 ünite kan vermemiz gerekiyor. Eşinize uygun kan, maalesef kan bankasında kalmamış. Bize yardımcı olur musunuz?”
Güzellikler Savunucusu, bir süre ne yapacağını şaşırmış. Gecenin bir vakti, üstelik acilen kimden yardım isteyebileceğini düşünmüş. Aklına kimse gelmemiş.
Kızının doğumu elbette onun için önemliymiş. Ama karısını da yaşatması gerekiyormuş. Birbirlerine söz vermişlerdi; çocuklarını öksüz bırakmayacaklarına dair...
Sevgi için ne gerekiyorsa yapmaya hazırmış. O, kan hastası olmasına rağmen karısını yaşatmak uğruna kendi ölümüne razı olmuş.
“Ben, hazırım!” demiş, hemşireye. “Kan grubum, karıma uygun.”
Koşarak ameliyathaneye girmişler. Karısını baygın halde görmüş. Onu alnında öpmüş. Gözlerini, Güzellikler Meleği`nden ayırmakta zorlanmış. Karısı için yapması gereken, belki de en önemli görevini anımsamış. “Hazırım!” demiş.
Hemşire, yazarın tansiyonunu ölçmüş. Tansiyonu düşük çıkmış.
“Özür dilerim. Tansiyonunuz düşük olduğu için sizden kan alamayız.”
Güzellikler Savunucusu ağlamaklı olmuş. Bir karısına bakmış, bir de hemşireye;
“Yalvarıyorum” demiş, “O benim en değerli varlığım. Onun yaşaması gerekiyor. Kızımızın annesine ihtiyacı var. N`olur alın şu kanı.”
Doktor talimat vermiş. Yazara, her tür sorumluluğu üstlendiğine dair belge imzalatılmış.
Güzellikler Savunucusu, karısının elini tutarak kan vermeye başlamış. Gözünü ondan ayırmadan da dua etmiş:
“Allah`ım, sana yalvarıyorum. Karımın yaşamasına izin ver. Kızımın annesiz kalmasını istemiyorum. Eğer bir can alman gerekiyorsa yalvarıyorum o, benimkisi olsun!”
Üniteye damlayan her kan anında Güzellikler Meleği`ne veriliyormuş.
Yazar, üşümeye başlamış. Bir an moraldığını farketmiş. Gözlerine uyku gelmeye başlamış. Gülümsemiş. Gözlerini açık tutmaya çalışırken Güzellikler Meleği`nin nasıl olduğunu sormuş. Sesini duyuramamış. Sorusunu güçlükle birkaç kez daha tekrarlamış. Onu duyan olmamış. Hemşireyle doktorun konuşmalarına kulak kabartmış. Hemşirenin, “Nabzı normale geldi. Tansiyonu da iyi” sözleriyle karısının hayata yeniden döndüğünü anlamış.
İçinden sadece, “Sana şükürler olsun, Allah`ım” diyebilmiş. Gözleri açık kalmış. Ama o artık cennete kavuşmuş.
Güzellikler Savunucusu, sevgi için her tür bedeli ödeyebileceğini kanıtlamış. Cennetin satılık olmadığını ispatlamış.
Güzellikler Meleği, kızına, “Cennet” adını vermiş. Kocasının cennete alındığını biliyormuş. Bedenen Güzellikler Savunucusu yanlarında olmasa bile, onları yalnız bırakmadığına inanıyormuş. Kızına, her “Cennet” deyişinde kocasının da işittiğini biliyormuş. HASAN DAVUTOĞLU



Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
Mert Sezer
Mert Sezer / 16.08.2008
süperrrrr. tebrik ederim...


Ekim
1
Yanmayan Mum
Mehmet AcarAşk Hikayeleri • 132 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Eylül
30
Rüya_bir Aşk Öyküsüdür
Ferudun ErganAşk Hikayeleri • 199 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
29
Kırmızılı Kız
Umut UyanAşk Hikayeleri • 171 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
29
Hüznün Arkasından Doğan Mutluluk
Menekşe GülayAşk Hikayeleri • 158 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
28
Aşkın Tarifi
Emre KılıçAşk Hikayeleri • 116 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
16
Berat Kandili
Hasan DavutoğluHayata Dair Makaleler • 97 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
9
Evlilik
Hasan DavutoğluAşk Şiirleri • 73 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
8
Seslendirmeyi Başarabilmeli
Hasan DavutoğluHayata Dair Makaleler • 151 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
14
Birisine Değer Vermek
Hasan DavutoğluHayata Dair Makaleler • 298 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
2
Gazeteciliğe Veda
Hasan DavutoğluHayata Dair Makaleler • 116 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
9
İş Arkadaşlarıma Ayrılık Mektubu
Hasan DavutoğluHayata Dair Makaleler • 1273 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
18
Kalbinizdeki Özel Kelimeler
Hasan DavutoğluHayata Dair Makaleler • 865 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
16
Sevginin Gücü
Hasan DavutoğluAşk Hikayeleri • 857 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ekim
14
Çobanın Sırrı
Hasan DavutoğluYaşamdan Hikayeler • 580 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
26
Kan Bağışı
Hasan DavutoğluHayata Dair Makaleler • 548 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Satılık Cennet Son Bölüm, Satılık Cennet Son Bölüm hikayesi, Satılık Cennet Son Bölüm hikaye, Satılık Cennet Son Bölüm nedir?, Satılık Cennet Son Bölüm hakkında bilgi, Satılık Cennet Son Bölüm hikayeleri, Hasan Davutoğlu hikayeleri, Satılık nedir, Satılık hikayesi, Satılık hikayeleri, Cennet nedir, Cennet hikayesi, Cennet hikayeleri, Son nedir, Son hikayesi, Son hikayeleri, Bölüm nedir, Bölüm hikayesi, Bölüm hikayeleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Kapalı )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Armut Dersen Çıkmam!

Erol Sunat
Bu Paraya Bu Kadar Çalışılır!

Sezer Nişancı
Elmalarla Armutlar Karıştı

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Compare | Personal Loans | Credit Reports | TurboTax Software | Wills | Gazlıgöl | Saat