Satırlarımın Arasında
4 / 5 / 2008 Pazar tarihinde Ümit Samimi tarafından eklendi, 72 kez okundu...
“Bir kadının gözlerini hiçbir ızdıraba değişmem. Önüne geleni eriten lavlar bile soğuk kalır o bakışların ardında, ne mutlu bir ölümdür bu, nasıl da ruhun çocuk gibi sızlamasıdır.Dalgaları olsam denizin kayalara peşi sıra patlayan, açlığı olsam kabuğundan yeni çıkmış üveyik bir kuşun, ve sonra da sevgisi olsam kalbimin, hiç fark etmez, hepsi aynı...” Okuyucu Puanı ;
Satırlarımın ArasındaBir kadının gözlerini hiçbir ızdıraba değişmem. Önüne geleni eriten lavlar bile soğuk kalır o bakışların ardında, ne mutlu bir ölümdür bu, nasıl da ruhun çocuk gibi sızlamasıdır.Dalgaları olsam denizin kayalara peşi sıra patlayan, açlığı olsam kabuğundan yeni çıkmış üveyik bir kuşun, ve sonra da sevgisi olsam kalbimin, hiç fark etmez, hepsi aynı hisle büyür içimde.Tamamen kendimden geçmiştim, odada bulunan arkadaşlarım sonradan anlatırlarken hikayeyi öğrendim ki, parmaklarım hafifçe havalanmışlar ve sağ elimin işaret parmağı sivrilerek diğerlerinden, özgürlüğünü ilan etmiş o mukaddes aşkın ve göstermiş fotoğraftaki kişiyi. Aşk çok kutsal ve aynı zamanda da günahkar, kirletilmeye çok müsait, yeni doğan bebek gibi, sen olmazsan olmayacak bir güzellik, olmayacak bir sabah kahvaltısının saçlarının arkasından baktığım sadeliği gibi, hayaller gibi biraz utanarak kurduğum, ve davetkar muzip gülümseyişimin senin yanaklarınla buluşması gibi,öyle heyecanlı, öyle kalpten ki gerçekten, avuçlarımda biriktirdiğim sadakatimin hepsinin sana sunmaya hazırdım o sırada, titriyordu ellerim, aşk ellerde başlardı çünkü, eller tutardı küçük kalbimi, eller bakardı ona, ellerde süregelmişti ve ellerde gidecekti. İnce, konuşmaya hazır değilken bir anda öksürükle gelen vızıltıya benzer bir ses çıkararak “Bu kız..” demişim, hatırlamıyorum. Belki de seni o kadar anmıştım ki rüyalarımda, gerçeğin şaşırtmıştı beni. Ama yıldızların kıskandığı ışığında aklımı yitirmeden konuşabilmişim yine de, bir kez daha “Bu kız..” demişim, “İşte hayallerim de gözyaşlarına siper olduğum prenses, işte o kız, beklediğim, esiri olduğum kız..” Susmuşum, hemen arkamdaki koltuğa yaslanmışım fakat gözlerim hiç uzaklaşmamış ekrandaki fotoğrafından. Görüntünü hafızama kazımak istediğimi çok iyi hatırlıyorum, gözümü kırpmak bile acı veriyordu o sırada, ben sana bakarken, acaba sen nerelerdeydin? Yanıma gelip bana bakman için ne vermezdim ki, gözlerimi bile verirdim, seni göremesem de, sen beni görürdün, tutardın elimden, açardın kalbinin bütün kapılarını, titreterek zemini bir ordu gibi girerdin yıkıntı şehrime, senin olurdum, benim olurdun. İşte benim prensesim o ekrandaki resimde yer alan, işte benim hayallerim bunlar, bir çorba kaşığıyla akıntıda sürüklenmek isterken ben.Kaç yaşındaydım, ne işle meşguldüm, nasıl biriydim, hepsi önemsizdi artık, seni gördüğümde ruhum değişti, bedenim kaldı, bedenim bundan sonra içinde rengarenk kanatları olan bir kelebek taşıyan ipek böceğiydi, sendin o renklerin ahengi, sendin benden önceki bütün güzelliklerin kaynağı, ne var ki ben hiç sevmezdim kendimi, bir anda, bakıyorken o ekrana, sevmeyi öğrendim, bir kadının elinde ne kadar kolay şekil alabileceğimi öğrendim, Güneş’in karşısında ağacı önüne almış bir gölge gibiydim, başımı gizlice uzatıyordum ve bakıyordum sana, utanıyordum yakalanmaktan ve gözlerine rast gelmekten, sonra yeniden gizleniyordum işte, tamamen sana adapte karanlık bir parçayım bu koca dünyada, yalnız, başım mahcupluğumdan öne eğik, aşkını vermeye hazır, fedakarım, iki kelimenin arasından, utanarak, yine sana bakıyorum ve izliyorum seni. Bir yanım o hoş gülümseyişinin cevap olarak kalbime adanmasını isterken, bir yanım yavaş yavaş terk ediyor gözlerini, sadece, sevgimin seni üzmemesi için… H.E
Eylül
8
Eylül
7
Eylül
7
Eylül
7
Eylül
6
Mayıs
11
Mayıs
11
Mayıs
11
Mayıs
11
Mayıs
11
Mayıs
11
Mayıs
11
Mayıs
11
Mayıs
4
Mayıs
11 |
![]() |
|
||||||