“On beş milyonluk şehirde Yapayalnızdım Tükenmişti Yaşam sevincim Penceresiz kalmıştım Gülemezdim ağız dolusu Ağlayamazdım Sele katamazdım İçimdeki acıyı Ve hiçbir ateş Yakamadı Gönlümün çırasını Aynalarda bile Görünmezdi suretim Yok gibiydim Onbeş milyonluk şehirde Gözü dönmüştü herkesin Öfkeden kinden İçi boşalmıştı herşeyin Azalıyordum hergün ...”
On beş milyonluk şehirde Yapayalnızdım Tükenmişti Yaşam sevincim Penceresiz kalmıştım Gülemezdim ağız dolusu Ağlayamazdım Sele katamazdım İçimdeki acıyı Ve hiçbir ateş Yakamadı Gönlümün çırasını Aynalarda bile Görünmezdi suretim Yok gibiydim Onbeş milyonluk şehirde Gözü dönmüştü herkesin Öfkeden kinden İçi boşalmıştı herşeyin Azalıyordum hergün Yorulmuştum Yıl kadar uzun Günler yaşıyordum Rüzgar kuzeyden eser Güneş dogudan yükselirdi Pusulaya ne hacet Silinmişti sicilim Artık hükümsüzdüm Hayat arşivinde Kefen param Hiç olmamıştı Her akşam Son kuruşuna kadar Şaraba yatırırdım Belediye var diye On beş milyonluk şehirde Hayat her sabah Yeniden kurulsada Ben aynı filmin Aynı sahnesini yaşardım Yaşamazdım Yaşlanırdım Bir gün Yani o gün Film koptu Ne rejisör kaldı Ne senarist Nede değişen figüranlar Ve kötü kadın Kötü adam Her şey tarumar Her şey Geçmiş zaman oldu Işık hızıyla Değişti sahne Ben Seleninim Diye gelişinle