kayit
Google Özel Arama
22 Kasım İzmir Buluşması! Katılmak için Tıklayınız...
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Aşk Hikayeleri

Seni Seviyorum


Seni Seviyorum

Son bahar mevsimi gelmiş, okulların açılmasına bir iki hafta kalmıştı.

Eski öğretmenin tayin olduğu vilayete gitmişti fakat henüz köy okuluna yeni öğretmen

atanmamıştı.

Köy halkı tedirgindi. Herkes muhtara yeni öğretmenin ne

zaman geleceğini soruyordu…

Aradan bir kaç gün geçmişti ki, atanan öğretmenler geldi. Yeni

atanan öğretmenlerin iki tane kız çocukları vardı. Büyüğün adı Funda,

küçüğün adı da Emeldi. Babaları Mehmet öğretmen, anneleri de Nermin

öğretmendi.

Mehmet öğretmen gelir gelemez okulun boya badanasını, genel temizliğine

başlamış;

okulu yeni öğretim yılına hazırlamıştı. Köyde öğretmen demek doktor demek,

ziraat mühendisi, veteriner kısacası köyün her şeyi demekti. Çünkü köylü her konuda

öğretmenden bilgi alırdı. Yeni gelen öğretmen, eskisinden daha bilgili biriydi. Belki de

mesleğini eski öğretmenden daha fazla ciddiye alan demek daha doğru olur… O zaman

ilkokul üçüncü sınıfa geçmiş bir çok öğrenci daha okuma yazmayı alfabeyi

bilmiyordu… Çünkü eski öğretmen öğrencilerle pek ilgili değildi. Aslında onları mecbur

olduğu için katlanması gereken varlıklar olarak görüyordu. Bu yüzden de bir şeyler

öğretmeye çalışmıyordu çocuklara… Dersini anlatıp, arabasıyla ilçeye kumar oynamaya

gidiyordu…

Hazar eski öğretmeni hiç ama hiç sevmiyordu. Kendisi zekâsı ve çalışkanlığı ile okuma

yazma öğrenmişti… Okulların açılınca dördüncü sınıf öğrencisi olacaktı…

Ertesi gün okulun ilk günüydü… Hazar heyecanla önlüğünü giyindi. Yeni gelen öğretmeni

çok merak ediyordu. Zil çalmış, öğrenciler sınıftaki yerlerini almış, yeni öğretmeni sevinç,

merak ve heyecanın bir arada olduğu karmaşık duygular içinde bekliyorlardı…

Bu okulda dördüncü sınıflar sabahçı, alt sınıflar da öğleci olarak eğitim görüyorlardı.

Sıralarında yerini almıştı tüm öğrenciler. Hazar’ın yanında bir kız öğrenci oturuyordu

ama tanıyamamıştı bu kızı. Acaba bu kız kim? Diye düşünüyordu Hazar…

Hazarın yanında oturan öğretmenlerinin kızı Funda’dan başkası değildi...

Hazar ile tanıştılar. Hazar Fundayı görür görmez çok beğenmiş belki çocuk yüreğiyle

sevmişti… Kısa zamanda arkadaşlıkları ilerledi. Beraber ders çalışmak için buluşuyor,

beraberce oyunlar onuyorlardı…

Yıllar geçmiş, ilkokul birmiş, ortaokula başlamışlardı... Funda ile Hazar her gün beraberdi

artık… Ortaokulda da aynı sınıftaydılar tek derslik olduğu için… Ders aralarında bile

hep beraberdiler…

Hazar ilkokuldan beri farkındaydı Funda’ya karşı hissettiklerinin yüreğinde arkadaşlıktan

öte bir sıcaklık bıraktığının… Çocukça bir duyguyla başlamıştı her şey ama Funda’yı

günden güne daha da çok seviyor, özlüyordu… Köyde ki herkesten kıskanıyordu Funda’yı.

Kimseye tek laf ettirmiyordu Funda’yla ilgili… Funda onun gözünde çok değerliydi çünkü…

Hazarın bu duyguları tabi ki karşılıksız değildi. Funda da Hazarı seviyordu…

Sonuçta hemen her gün beraberdiler… Okuldan sonra Hazarların evinde ders çalışma

Bahanesiyle buluşuyorlar, biraz ders çalıştıktan sonra, şakalaşıyor, çocukça aşklarını

yaşadıkları oyunlar oynuyorlardı… Düşünülünce, bu kadarı bile yeter bazen bir aşkın

doğması için…

Akşam olup, Funda evine gidince, Hazar kendini yalnız hissediyor, sabah yine beraber

olacakları halde, gece boyunca Funda’yı düşünüyor, her saniye biraz daha özlüyordu…

Sabah olmak bilmiyordu bir türlü… Hele o bitmez geceleri daha da çekilmez eden bir

korkusu vardı ki, düşündükçe korkuyor, korktukça hıçkıra hıçkıra ağlıyordu…

Bir gün gelecek, anne ve babasının tayinleri çıkacak ve Funda bu köyden gidecekti… Bunu

düşünmeye bile dayanamıyordu… Her gece gözyaşlarıyla yıkadığı ıslak yastığıyla

hıçkırıklarını sustururken uyuyakalıyordu…

Ortaokul ilçede idi. Köyün minibüsü ilçede ki okula her gün birkaç öğrenci götürüp

getiriyordu. Bir gün okul bahçesinde toplanmış oyun oynuyorlardı. Hazar, Funda,

Funda’nın kardeşi Emel ve köyden bir kaç çocuk daha vardı. Oyun esnasında Hazar ile

Funda yan yana dururken, Fundanın kardeşi Emel başladı;

—Ablam Hazar Abiye âşık, onu seviyor! Ablam Hazar Abiyi seviyor! Diye bağırmaya…

Funda ile Hazar bir süre sadece utanarak bakıştılar. Hazar çok mutlu olmuştu. Bunu

Funda’nın kardeşinden duyması onu tarifi imkânsız mutluluklara sürüklüyordu… Çok

seviniyordu ama belli etmek istemiyordu.

Funda kardeşini evlerine doğru kovaladığı zaman geçmiş, ortaokul bitmiş, ikisi de liseye

başlamışlardı…

O gün kasabanın pazarı vardı. Tüm köy halkı pazara gitmişti. Funda’nın annesi

ile babası da kasabadaydı. Okul bahçesinde Funda ile Hazar buluştular, sohbet

ediyorlardı. Ne olur ne olmaz diye, yanlarına ders kitaplarını da almışlardı. Soran olursa,

ders çalışıyoruz diyebilmek için… Sohbet ediyorlardı uzun zamandır ilk kez

görüşüyormuşçasına heyecanlı ve mutluydular… Funda Hazar’a;

-Hatıra defterime bir şeyler yazmak ister misin? Dedi.

Hazar o güne kadar, Funda’nın hatıra defteri olduğunu bilmiyordu. Hazar:

—Çok memnun olurum Fundacım. Dedi ve başladı yazmaya…

‘En sevgili arkadaşım Funda’ diye başladı yazıya. Oysa ne çok isterdi

‘Biricik Aşkıma’ diye başlamayı… Ya babası okursa? Diye, yazamamıştı… Uzun uzun

hatırlarını yazdı ve sonuna da, ‘Gün gelip unutacağın değersiz arkadaşın Hazar’ diye not

düştü. Funda son notu okuyunca, yüz ifadesi değişti ve

—Seni dedi, aptal kafa seni nasıl unuturum ben?

Hazarın gözleri dolmuştu. Gözyaşları kendiliğinden akıp giderken,

—Yıllardır gideceğini düşünüp, ne acılar çektiğimi bilmezsin sen Funda. Dedi…

Funda’nın da gözleri dolmuştu…

Hazar ilk şiirini Funda için yazmıştı ve o günden sonra hemen tüm şiirleri Funda için

olmuştu...

Hazar ile Funda birbirlerini çok seviyordu ama nedense ikisi de ‘seni seviyorum’ demeye

cesaret edemiyordu. Belki de bunun sebebi Funda’nın babasıydı… Funda’nın babası

Mehmet öğretmen; çok otoriter, saygı duyulan bir öğretmendi.

Belki ona saygılarından, belki babalarının güvenlerini yitirmemek için, belki de

Korkudan…

Ne sebeple olursa olsun, ortada açıklanamayan karşılıklı bir aşk vardı ve gün geçtikçe

açıklanması biraz daha imkânsızlaşıyordu… Birbirlerine ‘Seni Seviyorum Aşkım’

diyemiyorlardı… İkisi de gençliğe ilk adımlarını atmışlardı o yıllarda…

Ders çalışmak için Hazarların evinde buluşmuşlardı bir gün. Hazarın babası, annesi

ve kardeşleri tarlada idi. Evde kimse yoktu.

Uzun uzun sohbet ettiler. Hazar yazdığı şiiri Funda’ya okuttu. Funda çok etkilenmişti ve gözlerinden iki damlanın yanaklarına süzülmesine engel olamadı…

Sonra ikisi de hayallerini anlatmaya başladılar. Funda ya babası ve annesi gibi öğretmen

ya da doktor olacaktı. Hayali buydu… Hazar da okuyup, ya rütbeli bir Polis ya da Subay

olacaktı… O gün Hazar, Funda’ya aşkını, sevdasını, onu canı gibi sevdiğini, aşık olduğunu

anlatmayı düşündü ama cesaret edemiyordu… Nereden ve nasıl başlayacağını

bilemiyordu. Zaten cesareti de yoktu ya… Funda yanlış algılar, kırılırsa? Onu kırmak

istemiyordu. Çünkü onu esen rüzgârdan bile kıskanacak kadar çok seviyordu…

O gün cesaret edipte, ‘seni seviyorum’ diyemedi… Beraber olunca, zaman su gibi

akıyordu.

Akşam olmuştu ve Funda evine gitmişti… Hazar ise o akşam uyuyana kadar hıçkıra

hıçkıra ağladı… Çok seviyordu Funda’yı ve bu sevginin tarifi yoktu…

Aradan yıllar geçmiş, ikisi de üniversite sınavlarına girmişlerdi… Funda, eğitim fakültesini

kazanmıştı, Hazar ise tıp fakültesini… Bu Hazar için iyi bir şey değildi… Hazarın babasının

maddi gücü oğlunu okutmaya yetecek kadar yoktu…

O sene Hazar’ın korktuğu ayrılık gelip çatmıştı… Mehmet öğretmen’in tayini başka ile

Çıkmıştı… Hazar Tıp Fakültesine gidemediği için üzülüyordu ama Funda’nın gidişi çok

daha başka, çok daha tarifsiz yakmıştı yüreğini… Öyle ya, çocukluk aşkıydı Funda. İlk

göz ağrısı…

Yaz tatiliydi ve bir kaç gün sonra Mehmet öğretmen başka ile taşınmak için hazırlıklara

başladı… Sayılı günleri kalmıştı ve ne yazık ki çabucak geçiyordu…

Hazar yaz tatillerinde koyunlarını otlatıyordu. Akşama kadar isyan ediyor ve içinde

dinmek bilmeden kopan fırtınalarla başa çıkmaya çalışıyordu…

Fundanın gidişi dünyanın sonuydu ona göre… O gün kim bilir kaç defa, gözyaşları bereket

oldu da yağdı çorak toprağa…

Tayin yakın bir ilçeye çıkmıştı ama başka bir ilin ilçesiydi… Mehmet Öğretmen yeni

taşınacakları ilçeye, evin bakımı için hanımıyla ve köyden bir kaç kişiyle birlikte

gidecekti… Kızlarının yalnız kalmamaları ve korkmamaları için, en güvendiği

Hazar’ın da onlarda kalmasını söyledi. Hazar çok sevinmişti…

O gece Mehmet öğretmen yoktu. Hazar, Funda ve Kardeşi Emelle beraberdi… O gece

sabaha kadar Funda ile sohbet ettiler, birbirlerini çok özleyeceklerini söylediler ama

yine ‘seni seviyorum’ büyüsüne kapılıp içlerinde ne var ne yoksa dökemediler…

Sabah olmuştu. Hazar sabah evine erken gelip koyunları otlatmaya götürdü. O gün Funda

gidiyordu… Hazar bu vedaya yüreği dayanmayacağından köyün ilçeye gidiş yolunda ki

tarlanın oraya koyunlarını otlatamaya gitti. Orası yüksekçe bir yerdi ve okul rahatça

görünüyordu oradan…

Hazar sürekli okulu gözetliyordu. Kamyonete eşyalar yüklenmiş, ilçeye doğru

yola çıkmıştı bile… Kamyon oradan da geçecekti…

Hüzün her hücresini sarmıştı. Gözyaşları ona inat, kurak yanaklarını yakarak boşalıyordu gözlerinden…

Kamyonetin arkasında Mehmet Öğretmenin arabası, arabada ise Funda, annesi ve

kardeşi vardı. Funda arka koltukta kardeşi ile oturuyordu.

Yol yamaç olduğu için araçlar yavaş gidiyordu.

İşte o kaçınılmaz vedanın tam da sırasıydı… Hazar’ın yanından geçiyordu araçlar…

Funda ile göz göze geldiler… Funda ağlıyordu. Gözünden akan yaşlar adeta Hazar’ın

yüreğini yakıyordu. Hani o kıyamadığı, gözünden sakındığı biricik aşkı, gözlerinin içine

baka baka ağlıyordu. Ne yazık ki Hazar çaresizce bakıyordu…

Funda yalnızca el sallıyordu fakat Hazar sevdiğinin bir bakışından seçerdi ne hissedip ne

düşündüğünü… Elveda diyordu bu eller. Elveda Hazar…

Hazarınsa yüreği kan ağlıyordu. Biricik aşkı kayıp gidiyordu işte parmaklarının arasından…

Sadece ve sadece güle güle dercesine sallayabildi elini… Artık başka hiçbir şeye gücü

kalmamıştı çünkü… Olduğu yerde, dizleri üstüne çöküvermişti birden. Gözlerinde aşkının

son çığlıkları, son isyanları…

Araç gözden kayboluyordu artık…

Hazar’ın yürek yangını sönmüyordu bir türlü. Bağırmak istedi. Boğazı yanana, dağlar

taşlar sesiyle inleyene kadar bağırmak…

Derin bir nefes aldı ve hiç olmadığı kadar isyankar bir sesle haykırdı aşkını…

SENİ SEVİYORUUUUUM! SENİ SEVİYORUM FUNDA!


Seni Seviyorum
Yazı Sahibi
Ersin Ünal
Ersin Ünal tarafından 5.12.2007 tarihinde eklendi 1776 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Seni Seviyorum isimli yazı, Ersin Ünal tarafından 5/12/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Ali Esat Taş yazıyı tebrik etti...
tebrik Derya Sesigüzel yazıyı tebrik etti...
tebrik Aydan Özdemir yazıyı tebrik etti...
tebrik Emel Zirkon yazıyı tebrik etti...
Ali Esat Taş yazıyı favori listesine aldı...
çok etkili be abi süper ya


29.10.2008 tarihinde yorumlandı.

gerçekten harika bir aşk hikayesi ama keşke sadık kalsaymış


29.10.2008 tarihinde yorumlandı.

Harika olmuş.Sürükleyici.Okurken yaşadım dersem yalan olmaz.Sonunda haykırmış sevdiğini ya, gerisi gelir inşallah.Hikaye burda bitmesin.Tebrikler.


14.07.2008 tarihinde yorumlandı.

Hayata geç kalmak bu olmalı... Kaçırılan fırsatların ardından yüzlerce şiir yazılır değil mi:)


19.06.2008 tarihinde yorumlandı.

şimdi size sordugum sorunun cvbını aldım çok güsel olmuş ş


25.05.2008 tarihinde yorumlandı.

Güzel bir aşk hikayesi. Ben sevip de söylemeyene sinir olurum, neyi beklerler ki. Hayat kısa. Beklemeye zaman yok, söylenmeli ne olacaksa olmalı. Zavallı Hazar ve Funda. Sonları böyle bitmiş olamaz, bir şeyler eksik bu hikaye de. Kaleminize sağlık.


04.05.2008 tarihinde yorumlandı.

ben ce çok güzeldi ama uzundu benimki de böyle olacak galiba ama ben taekvanda da tanıştım onula ona hala söyleyemiyorum ne diyeceğim neredn başlayacağım bilşemiyorum ........ hilal 6-21-10-1-17


23.02.2008 tarihinde yorumlandı.

çok güzel geç kalmış ama olsun yinede onu sevdiğini söylemiş


1/22/2008 tarihinde yorumlandı.

Ayrılıkların ardındaki gerçek mutluluğu fark etmekayrılıkları anlamlı kılar.Buradan başka bir aşka yolculuk başlar... Hoşolmuş doğrusu...


1/8/2008 tarihinde yorumlandı.

Değerli Ersin çok etkilendim.Sen ateş çukuruna düşmüş yanıp kavrulmuşsun adeta.Ne kaabiliyetli insan var çok başarılı ama maddi imkanı yok.Bizimde maddi imkan yoktu ama devlet okuluna gittiğim için hayatı başardım.Birde şansım vardı elbette.1979 yılında olayların içinden sıyrılmak çok kolay olmadı tabi.Tebrikler ben Hazarın yerinde olsam yinede takip ederdim belki bir umut diyerek.Babam tanker şoförü idi kayınpederim Petrol sahibi.Bana benziyor durum.Selamlar.


11/28/2007 tarihinde yorumlandı.

Neden ayrıldılar ki? Gerçek hayat zaten böyle ..Bari hikayeler mutlu sonla bitsin...


11/18/2007 tarihinde yorumlandı.

daha etkileyici bir son olmalıydı bence,ama okumaya değerdi..


5/19/2007 tarihinde yorumlandı.


Kasım
23
Aşkın Kalem Tutuşu
Kenan ÇetinAşk Hikayeleri • 5 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
22
Sensiz Hep Yarımım
Fatma BademlerAşk Hikayeleri • 49 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
20
Geride Kalan Yıllar
Sinem ŞahinAşk Hikayeleri • 125 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Kasım
19
Ah Yaşanamamış Öğrenci Aşkları
Mustafa ÇetinAşk Hikayeleri • 115 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Kasım
19
Öznesiz Bir Aşkın Hikayesison
Özlem AkdemirAşk Hikayeleri • 96 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Kasım
22
Sus Artık Gönül (sesli )
Ersin ÜnalAşk Şiirleri • 37 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Kasım
21
Hamd Olsun
Ersin ÜnalBaşkaldırı Şiirleri • 35 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Kasım
20
Aşkımı Kimseye Söyleyemedim
Ersin ÜnalAşk Şiirleri • 57 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Kasım
18
Gülersin Halimi Görsen
Ersin ÜnalAşk Şiirleri • 70 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Kasım
16
Şemdinli Dağları
Ersin ÜnalAsker Şiirleri • 61 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Şubat
1
Özür Dilerim Aşkım
Ersin ÜnalSerbest Şiirler • 2422 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
5
Seni Seviyorum
Ersin ÜnalAşk Hikayeleri • 1777 kez okundu. • 23 kez yorumlandı.
Ekim
12
Sokak Köpeği
Ersin ÜnalHayvanlara Ait Hikayeler • 1590 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mayıs
20
Sana Geliyorum Aşkım
Ersin ÜnalAşk Hikayeleri • 1481 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Mayıs
18
Adı Töre
Ersin ÜnalAşk Hikayeleri • 926 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Seni Seviyorum, Seni Seviyorum hikayesi, Seni Seviyorum hikaye, Seni Seviyorum nedir?, Seni Seviyorum hakkında bilgi, Seni Seviyorum hikayeleri, Ersin Ünal hikayeleri, Seni nedir, Seni hikayesi, Seni hikayeleri, Seviyorum nedir, Seviyorum hikayesi, Seviyorum hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Aldananlardan Olmayın !

Erol Sunat
Laf Demini Almadan Olmaz…

Sezer Nişancı
Teknolojide Zırvalamak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Mortgage Calculator | Debt Management | Mortgages | Online Advertising | Personal Loans | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul