kayit
Google Özel Arama
22 Kasım İzmir Buluşması! Katılmak için Tıklayınız...
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Aşk Hikayeleri

El Yazısı Yüzünden..(seni Seviyorum)


El Yazısı Yüzünden..(seni Seviyorum)


.........Seni Seviyorum...........

( Dışarıda 35 - 40 derece soğuk var. Kar yağmış, elimim başparmağıyla karın üzerine… seni seviyorum… yazdım.)

Normal bir mesai günü.

657 sayılı yasaya bağlı Devlet Memuru olduğumdan günlük yazışmalar için önce taslak hazırlarım. Yine böyle bir yazı için el yazımla taslak hazırladım ve bilgisayarda yazması için arkadaşıma verdim.

Yazıyı yazdıktan sonra masama gelerek,

- El yazınız ne kadar güzel, inanın bilgisayarda yazmaya gerek yok.
- Teşekkürler, ama biliyorsun yazışma kuralları, dedim.

Bu kuralları kelimesinden sonra bir gülme krizine tutuldum. Arkadaşım şaşkınlıkla ne olduğunu anlamaya çalışırken, ben yüreğimi kaplayan hüzün bulutları nedeniyle gözlerimden gelen yaşları silmeye uğraşıyordum.

Sonra özür diledim. Lise yıllarında bu el yazısı yüzünden yaşadığım bir hatıram olduğunu, bu nedenle dayanamayıp güldüğümü söyledim.

Aradan birkaç dakika geçmeden elinde iki çay masama damladı, hadi üstat Allah aşkına ne olmuştu anlatsana.

Yok, anlatamam desem de bir anda masamın etrafında sekiz on kişi birikti.

Peki dedim, ama aramızda kalacak (…kalmazya neyse )
Efendim,

Lise ikinci sınıfta okuduğumuz yıl, yani 1981/1982 eğitim dönemi.

İlk sevdaların, okul aşklarının alevlendiği ‘başımızda kavak yelleri estiği’ yıllar. Sınıfımızda hemen, hemen herkesin bir kız arkadaşı var. Ben garibim kara kuru bir çocuk olduğumdan öyle havalarda falan değilim.

Ayrıca kızlarla arkadaş olmak bana saçma geliyor, zaten biz okulda arkadaş değilmiyiz, gerçi çok sonraları * bu arkadaşlığın* hiçte masum arkadaşlık olmadığını, diğer adının flört, aşk, meşk olduğunu anladım ama geç anladım.

Neyse olayın özü şu;

Öğlen teneffüsünde sınıf arkadaşlarımdan Önder yanıma geldi,
— Engin senden bir ricam var, yapar mısın?
— Eh anlat bakalım, kolaysa neden olmasın.

Uzun zamandır bir kıza âşık olduğunu, ona bir mektup yazdığını söyledi. Ama biliyorsun benim el yazım çok çirkin senden ricam bu mektubu yeniden sen yaz,

Olur dedim, ama bir şartla, tatlı ve gazoz isterim.

Gazoz ve tatlıyı hemen aldı, sınıfa girdiğimizde en arka sıraya oturdum. Arkadaşımın yazdığı mektubu başka bir kâğıda temize çektim. Ama defter kâğıdına yazılmış, kargacık burgacık yazıyı alıp, kenarında kırmızı gül resmi bulunan özel mektup kâğıdına dolma kalemle yazınca ortaya bir şaheser çıktı.
Bu arada arkadaşın edebiyatı pekiyi değildi, ben hünerimi konuşturup gerçekten bir genç kızın hoşuna gidecek bir mektup haline dönüştürdüm.

Yıllar geçti, hatırımda kalan haliyle şunları yazmıştık.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------
‘‘ Sevgili Birsen;

Biliyorum bu mektup eline geçince çok şaşıracaksın. İnan gönlüme söz geçiremedim, seni kırmak, üzmek istemem ama sana yazmak zorunda kaldım.

Sen sınıfımıza geldikten sonra anlatılması imkânsız bir duyguya kapıldım. Artık dersleri doğru dürüst dinleyemiyorum, sınıfta sen, dışarıda sen velhasıl artık aklımın her noktasında sen varsın.

Ah yüreğim laf dinlemiyor ki. Yapma diyorum şimdi kırılacak, bir çiçek gibi narin, bir kuş kadar ürkek arkadaşım, seni kaybetmek istemiyorum.

Duydum ki babanın bu sene tayini çıkacakmış. Sen gidersen ben mahvolurum, Uzaktan da olsa seni görmek, sesini duymak yetiyor bana. Ama gidersen ben ne yaparım.

Seni seviyorum.

Eğer sende beni seviyorsan dünyanın en mutlu insanı olacağım. Yok, bana karşı ilgin yoksa bu mektubu yırt at, olanlar aramızda kalsın.

Seni seviyorum… inadına seviyooooooorrrrrrrruuuummmmm.’’
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Mektubu Önder’e verdim. Sonra normal dersimizi yaptık ve akşam evlerimize gittik.

Ertesi gün tekrar okula gittiğimizde her şey normaldi, ben bir gün önce olanları unutmuştum bile.

İkinci veya üçüncü derste Birsen Türkçe defterimi istedi, bir gün önce aldığım ders notlarına bakacakmış. Bende arkadaşların vasıtasıyla ön sıraya uzattım.

Teneffüse çıktığımızda Birsen yanıma geldi. Gözleri çakmak, çakmak sinirinden saçları havalara savrulmuş, dişlerini gıcırtadarak.

— Engin, bunu bana nasıl yaparsın? Sen sınıfta en çok güvendiğim insan, yıllardır beraber okuduğum arkadaşım, nasıl bana mektup yazarsın?

İnkâr edemem ya, şaşkınlık ve panik ile kendimi toparlamaya çalıştım,

— Özür dilerim, ya Önder’i kıramadım. Onun yazısı çirkinmiş benden yazdığı yazıyı temize çekmemi istedi. Haklısın yapmamam lazımdı, ne desen haklısın.

Yüzünde büyük bir şaşkınlıkla cebinden mektubu çıkardı.

— Şimdi bu mektubu Önder’mi? yazdı. Ya bu senin yazın bak altında Önder’in adı yazıyor mu? Bari yalan söyleme.!

Mektubu aldım, evet benim yazım, ben yazdım ama altında isim yok. Pis, Ş… herif adını yazmamış. Mektubu, Birsen’in sınıfta elbise askısında duran paltosunun cebine koymuş. Birsen’de akşam eve giderken cebinde bulmuş ve okumuş.

Okulun bahçesinde Önder’i aramaya başladık. Tam sınıfa girerken yakaladık. Birsen bana yaptığının iki üç katı sinir ve kızgınlıkla Önder’i haşladı, lakin adamın yüzünde en küçük bir utanma, kızarma yok. Birde inkâr etmesin mi. Yok delimiyim, niye mektup yazayım, ne sevmesi, zaten ben Ayşe’yi seviyorum, herkes biliyor dedi.

Biz Birsen’le orada kalakaldık, ah ulan Önder yapacağın en adiliği yaptın ya helal olsun dedim. Ulan beni vursaydın bundan iyiydi. Yakasına yapıştım, arkadaşların araya girmesiyle olaylar biraz yatıştı. O gün başımı sıradan kaldıramadım.

Okul dağıldığında başımı öne eğdim, kimseler görmeden ağlamaya başladım, çok ama çok zoruma gitti. Hem uğradığım hakaretler, hem de arkadaşımın ihaneti yüreğime oturdu.

Okuldan bayağı uzaklaştığımda arkamdan birisi seslendi.

Dönüp baktığımda Birsen uzaktan eliyle yanına çağırıyordu. Yanına gitmek gelmedi içimden, kenarda bulunan kaldırım taşına oturdum, onun yanıma gelmesini bekledim.

Yanıma geldiğinde nefes nefese kalmıştı, hava çok soğuk olduğundan ellerinin kızardığını gördüm. Alışkanlıkla kitaplarını aldım elinden.

Yüzüme hafif bir tebessümle baktı. Birbirimize bir şey söylemedik. O sırada yanımızdan gelip geçen insanların bana baktığını, olayları bildiklerini düşündüm, oysa kimsenin baktığı falan yoktu. Hava otuz beş, kırk derece soğuk, insanlar donmamak için bir an evvel gideceği yere koşuşturuyordu.

Subay lojmanları yolumuzun üzerindeydi, babasının görevi nedeniyle lojmanda oturuyorlardı evlerinin önüne geldiğimizde elimdeki kitaplarını aldı, yine yüzünde hınzır bir gülümseme, benim utanma ve sıkılmama rağmen o gayet rahat bir şekilde,

—Daha önce neden söylemedin,
Beni seviyor musun? dedi.

Cevap veremedim, Önünde durduğumuz duvarın üzeri kar kaplamıştı, Elimin başparmağıyla karın üzerine… evet… yazdım.

Arkama bakmadan oradan koşarak uzaklaştım.

Bu sevgimiz bir dostluk, bir arkadaşlıktan öte gitmedi.

Birkaç ay sonra okullar tatil olduğunda babasının tayini çıkmış, yaz tatilinde ben yaşam mücadelesinde tarlada, çiftte, çubukta, o da annesine yardım ederek eşyalarını toplamış ve başka bir şehre gitmişti.

İyilik ve sağlık haberlerini ortak arkadaşlarımızdan aldım. Sonraki yıllarda ne ben ona yazabildim, nede ondan bir mektup geldi.

Ne zaman biri el yazınız güzelmiş dese içim burkulur, ama yaşadığım bu olaydan dolayı gülmekten alamam kendimi ve gülerken garip bir hüzün kaplar içimi.

Nerede kar yağmış bir duvar görsem üzerine… seni seviyorum… yazarım, sonra ya güneşten erir gider yazılar ya da hoyrat rüzgârlar eser savurur sevdamı ama ben inadına 25 yıldır her kar yağdığında yeniden yazarım,

********* seni seviyorumm *************

Engin KASAP / İstanbul.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

www.enginkasap.com
Diğer öykü, şiir, makale vb. yazılar için adresim.



El Yazısı Yüzünden..(seni Seviyorum)
Yazı Sahibi
Engin Kasap
Engin Kasap tarafından 14.5.2007 tarihinde eklendi 3011 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
El Yazısı Yüzünden..(seni Seviyorum) isimli yazı, Engin Kasap tarafından 5/14/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
vay canına valla süper olmuş...


08.10.2008 tarihinde yorumlandı.

Gerçekten Güsel SÜPERRR


5/21/2007 tarihinde yorumlandı.

bizimle paylastigin cok tsk ederim gercekten mükemmel bi hikaye.


5/19/2007 tarihinde yorumlandı.

Akıcı güzel bir hikaye.


5/16/2007 tarihinde yorumlandı.

teşekkürler içten gelen duygularla yazdığın ve paylaştığın için...


5/14/2007 tarihinde yorumlandı.

sevgili Engin tek kelimeyle muhteşem bir yazı..senin yazılarını okumak bana inanılmaz keyif veriyor..bazen ağlıyorum bazen duygulanıyorum bazen de gülümsüyorum..iyi ki varsın..senin gibi güçlü ve duygulu bir kalemden dökülenleri okumak çok güzel...bizlerde seni seviyoruz Engin,,yüreğin hep bahar çiçekleri açsın ve yaşama her daim gülümse..sevgiyle kal..


5/14/2007 tarihinde yorumlandı.

neden bu güzel yazı degerini bulmuyor? beni etkiledi. yazarı kutlarım.


5/14/2007 tarihinde yorumlandı.

Yine size yakışan bir metinle karşımızdasın.Eline ve yüreğine sağlık.


5/14/2007 tarihinde yorumlandı.

çok iyi bir yazı; tebrik ederim Engin bey.. özel yaşadığınız bir olayınızı bütün samimiyetinizle paylaştığınız için sağolun.. gerçekten çok iyi


5/14/2007 tarihinde yorumlandı.

Samimi satırlarla şiir tadında olmuş. Unutulur diyenler yalan söyler değil mi? Unutulmaz... demişsiniz, ne bir bakış, be el yazı, ne kara yazılan 'seni seviyorum' yazısı, ne o heyecan...' yaşamda hiçbirşey unutulmaz sadece üzeri örtülür zaman zaman hüzün, heyecan, neşe dolu hatırlanır. yaşamın anlamı budur bence. Yaşam bir gizdir ve yaşama güzeldir her şeya rağmen derim. Yazınız geçmişe götürdü ve gülümsetti beni. Kutlarım.


5/14/2007 tarihinde yorumlandı.


Kasım
22
Sensiz Hep Yarımım
Fatma BademlerAşk Hikayeleri • 47 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
20
Geride Kalan Yıllar
Sinem ŞahinAşk Hikayeleri • 121 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
19
Ah Yaşanamamış Öğrenci Aşkları
Mustafa ÇetinAşk Hikayeleri • 115 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Kasım
19
Öznesiz Bir Aşkın Hikayesison
Özlem AkdemirAşk Hikayeleri • 96 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Kasım
18
Öznesiz Bir Aşkın Hikayesi4
Özlem AkdemirAşk Hikayeleri • 153 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Eylül
23
Gurbetten Mektup Var
Engin KasapEleştiri Makaleleri • 221 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Nisan
19
Karanfil Kokulu Aysel
Engin KasapYaşamdan Hikayeler • 349 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Şubat
28
Sizin Meleğiniz Varmı ?
Engin KasapYaşamdan Hikayeler • 430 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Şubat
16
Simitçi Yaşar Baba!
Engin KasapYaşamdan Hikayeler • 508 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ocak
14
Ustama
Engin KasapToplumsal Şiirler • 227 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Mayıs
14
El Yazısı Yüzünden..(seni Seviyorum)
Engin KasapAşk Hikayeleri • 3012 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Ocak
27
Ekmek Kavgası
Engin KasapAnı Hikayeler • 2296 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.
Ocak
26
Bir Dost Bulamadım.....!
Engin KasapDostluk Hikayeleri • 2114 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Nisan
13
Sevda Masalı ( İpek Mendil )
Engin KasapAşk Hikayeleri • 1839 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Şubat
13
Büyük Tüp Kaç Para..
Engin KasapAnı Hikayeler • 1740 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler El Yazısı Yüzünden..(seni Seviyorum), El Yazısı Yüzünden..(seni Seviyorum) hikayesi, El Yazısı Yüzünden..(seni Seviyorum) hikaye, El Yazısı Yüzünden..(seni Seviyorum) nedir?, El Yazısı Yüzünden..(seni Seviyorum) hakkında bilgi, El Yazısı Yüzünden..(seni Seviyorum) hikayeleri, Engin Kasap hikayeleri, Yazısı nedir, Yazısı hikayesi, Yazısı hikayeleri, Yüzünden..(seni nedir, Yüzünden..(seni hikayesi, Yüzünden..(seni hikayeleri, Seviyorum) nedir, Seviyorum) hikayesi, Seviyorum) hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Aldananlardan Olmayın !

Erol Sunat
Laf Demini Almadan Olmaz…

Sezer Nişancı
Teknolojide Zırvalamak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Layouts Myspace | Personal Loans | BabbFest | Debt | Loans | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul