kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Komik Hikayeler

Serius Katilus


Serius Katilus

The PASTENSE gazetesinin bu günkü manşetinde �DELİ KAÇTI� başlığı yer alıyordu. Haberde:
�LocalCraz Tımarhanesi�nden Johnny Crat adlı bir delinin kaçtığı� yazıyordu.
Haberin devamında:
�Johnny Crat adlı deli, daha önce de aynı tımarhaneden kaçmış ve Unknown Hükümetine maddi ve manevi birçok zararlar açmıştı. Unknown Başkanı geçmişteki bu olayın tekerrür etmemesi için bölgede geniş çaplı güvenlik önlemleri aldı. Unknown vatandaşını da uyardı.� Yer alıyordu.
Bu uyarıların yanı sıra The Moneies gazetesinde ise:
�Unknown Başkanı�nın yaptığı açıklamaya göre: �Deliyi bulana 10 bin dolar ödül verileceğini� söyledi. � haberi yer alıyordu. Nitekim bu haber tüm Unknownlıları harekete geçirdi. Fakat delinin fizyonomisi bilinmiyordu. The Intelligence gazetesinde ise:
�Delinin, ellerinde bir fotoğrafı olmadığından onu görenlerin yaptığı açıklamaya göre; deliyi sadece kocaman yuvarlak suratından, suratını kaplayan geniş, yuvarlak gözlüklerinden ve burnunun ortasındaki kocaman benden tanıyacaklarını söyledi.� Haberi yer alıyordu.

Bu haberlerin yanı sıra Unknown Başkanı şunu söyledi:
�Benim milletim para ödülünü duydu ya artık deliyi mi bulurlar yoksa deli mi olurlar, orasını bilemem.�



Aradan aylar geçti. Deli hâlâ bulunamamıştı. Aslında Unknown vatandaşına göre bir sürü tarife uyan deli vardı. Para ödülü için Unknown vatandaşları kendilerini ve yakınlarını delinin fizyonomisine göre uyarlayarak siyah sarayın önüne geldiler. Başkan, milletini bu halde görünce aldı eline mikrofonu:
�Bakın vatandaşlarım biliyorum paraya ihtiyacınız var ama para için aradığımız deli mi akıllı mı belli olmayan vatandaşımızın tipine bürünmenizin hiç gereği yok... Lütfen işi ciddiyete alın, eğer işi ciddiyete almazsanız olacaklar milletimiz için pekiyi olmaz. Lütfen bu uyarılarımı öneme alın� diye seslendi halkına�
Mikrofonu elinden bıraktı ve kendi kendine:
�Almazsanız almayın sanki çok şeyimdeydi� diye söylendi.

Kalabalık oradan dağılmaya başladı. Uğultuların eşliğinde sokağın ortasında bir oynana bir buyana sarhoş sarhoş yürüyen bir adam, elinde bira şişesi, etrafa şaşkın gözlerle bir o kadar da korkak gözlerle bakarak, yoluna devam ediyordu. Etraftaki vatandaşların ilgisini bir anda üzerine çekmişti. Vatandaşlarına teker teker selam verdi ve sonunda elektrik direğine çarptı. O anda yere serildi. Vatandaşlar etrafına toplandı. Onu apar topar hastaneye götürdüler.
Sarhoş adam gözlerini hastanede açtı. Gözlerini açar açmaz ona doğru kuş bakışı bakan iki hemşire gördü. Biraz gülümsedi, etrafına sanki cennetteymiş gibi bakıyordu. Sonradan son yaşadığı hadiseyi hatırladı ve suratını astı. Hemşireler serumunu kontrol ettikten sonra, bir iki dakika kendi aralarında konuştular:
�Adı neymiş?
�Timas Morgensen.
�Neden bu durumdaymış ki?
�Adamın eskiden reklâm ajansı varmış uygunsuz bir reklâm yüzünden ajans batmış.
�Vah vah yazık adama�
Odadan çıktılar. Adam yani Timas, etrafa şöyle bir bakındı ve zar zor yatağında doğruldu. Ayaklarını güçlükle yere bastı. Ayağa kalktı ve odanın penceresinden dışarı baktı. Sonra da sandalyedeki giysilerini giyindi. Tam kapıya yöneldi bir anda kapı ardına kadar açıldı ve kapıdan bir doktor gözüktü. Doktor değişik tavırlarla:
�Üç, evet üç günlük hatta iki günlük ömrün kaldı, dedi Timas�a.
Timas:
�Nasıl yani? Karar verin iki mi üç mü hem neden o kadar ömrüm kalsın ki sadece direğe çarptım yav!
Doktor:
�Sen bana inanmıyor musun? Sen benden iyi mi biliyorsun? Dedim sana işte iki� yok yok üç günlük ömrün kaldı. Yani üç gün sonra püh!
Timas:
�Aman Tanrım, diyerek kapıdan fırladı. Koridorları hızla geçti. Hastaneden çıktı ve hemen taksiye atlayarak oradan uzaklaştı. Taksiyle evinin önüne geldi. İçinde her duyguyu yaşıyordu. Evine attı kendini ve yatağına uzandı. Açtı televizyonunu geçti başına. Son gününde en çok sevdiği şeyi, film seyretmeyi istiyordu. Sonunda hem televizyon seyrediyordu hem de derin derin düşünüyordu. Bir anda irkildi ve televizyonu kapattı. Daha önce aldığı DVD�leri yerinden çıkardı. Teker teker hepsini seyretti fakat bir zevk alamamıştı. Kabı acayip bir DVD filmi bulmuştu. CD�yi kaptan çıkarıp DVD�ye taktı. Televizyonun başına geçti. Televizyonun ekranı bir anda karanlıkladı ve aninden açıldı. Timas�ın gözleri kamaştı. Filmi sonuna kadar izledi. Filmden korktuğu her halinden belliydi. DVD�ye yöneldi derken hemen telefon çaldı. Timas korku içinde istemeye istemeye telefona yöneldi. Telefon ardı ardına çalıyordu, susmak bilmiyordu. Telefonu açtı. Telefondan gür bir ses işitti:
�Yedi günün kaldı.
�Ne yedi günü?
�Yedi günün kaldı işte!
�Hadi git işine be! Benim o kadar ömrüm yok ki zaten! Hem sen kimsin?
�Nasıl yani ya? Ben Vidyoazrail�im yani filmimi izleyeni öldürürüm. Seri katilim, seriyim.
�Hadi be vah vah ama beni öldüremeyeceksin. Benim sadece üç günlük ömrüm var. Üzüldüm serin bozulacak.
�Ne diyorsun be nasıl kalır üç günün ya! Hastalığın ne, neden ölüyorsun, mafyayla mı işin var? Tefecilerle mi kırıştırdın ne yaptın?
�Yok hesteyim.
�Hastalığın ne?
Timas düşündü taşında sonunda:
�Kanser kardeş kanser�
�Klasik bir hastalık seninki�
�Evet.
�Tedavisi bulunamamış herhalde?
�Yok.
�Hey dostum sen benim ekmek teknemsin lanet olası sana gerek duyduğun ilacı yapacağım. Bana zaman ver!
�Nasıl yapacaksın onca insan bulamadı sen mi bulacaksın?
�Ben olağanüstü bir yaratığım tamam mı pislik, benim yapamayacağım hiçbir şey yoktur.
�Tamam, o zaman beni arasın sonra?
�Tamam.
�Hadi öptüm.
�Ben de seni öpecem yedi gün sonra�
Timas niçin bu hastalığı öne sürdü bilemeyiz o kendisinde saklı�

1. GÜN

Birinci günde Timas kahvaltısını yapmış, oturmuş televizyonun başına keyif çatıyordu. Bir yandan da telefonun çalmasını bekliyordu.

2. GÜN

İkinci gün ilk günden daha telaşlıydı. Yerinde duramıyordu. Telaşından yemek bile yiyememişti. Gözü telefondaydı. Ama neden ki? Öleceğini biliyordu, kanser ilacı bulunsa da bulunmasa da� Bu telaş başka bir şey içindi ama ne içindi? Telefon çaldı. Hemen telefona sarıldı:
�Buldun mu kanser ilacını?
Arayan arkadaşı Joe idi. Joe:
�Hey pislik ne ilacı sen yine hangi hayallerin peşindesin lanet olası. O koca kafandaki küçücük beynin sana ağırlık yapıyorsa bu gün gel bizimle bara da koparız sen de kızlarla çalkalaya çalkalaya o küçük beynini süzersin pislik!
�Sen miydin Joe. Bak Joe seninle şimdi uğraşamam daha önemli işlerim var.
�Hey dostum sende akıl yerine kıl var! Yapma kıllık işte gel bizimle bir sürü kız, samba, anla işte. İki santimlik kızlar hadi dostum yapma işte kafan bassın hiç yoksa bu kadar.
Timas düşünceler arasında çalkalanıp duruyordu. Ne yapacağını bilemiyordu. Bir yandan seri katilin yapacağı kanser ilacı bir yandan da Joe�nun bahsettiği gibi kızlar. Kararsız kaldı.
Joe ekledi:
�Bak dostum hem Kitana da orada olacak. Senin eski metresin. Hadi dostum.
Timas daha önceki tüm dalgınlığını üzerinden attı:
�Tamam, hemen geliyorum, dedi, odasına atıldı.

BARDAYIZ

Bar kalabalıktı her zamanki gibi� Kırmızı ve mavi ışıkların yanıp sönmesi eşliğinde birbirinden güzel Dj müzikleriyle herkes coşmuştu. Kızlarla erkekler bir bütündü adeta ve çılgınca dans ediyorlardı. Timas �ın gözleri Kitana�yı arıyordu. Acaba Joe ona yalan mı söylemişti? Timas dans edenlerin arasından süzülerek Joe�yu arıyordu. Joe etrafta yoktu. Aklına seri katilin onu arayacağı geldi. Etrafa bakındı. Telefon sesi işitti. Hemen telefon sesinin geldiği yöne doğru koşmaya başladı. Kapısı açık, barın özel odalarından birinde seri katilin DVD�sini izleyen iki sevgiliyi gördü. Hemen içeri girdi. Televizyonu kapattı. Telefon çalıyordu hâlâ... Timas telefona sarıldı. Arayan seri katildi:
�Yedi gününüz kaldı.
�Ne yedisi ben ben Timas. Hani iki gün önce aradığın vardı ya!
�Sen daha gebermedin mi ya? Hesaplarıma göre� He tamam tamam daha var. Yarın öleceksin, biliyoruz. Ama ben ilacı buldum. Neydi hastalığın unuttum?
�Kanser!
�He, tamam sen gel adres verdiğim yere. Ama gözlerin kapalı gel, hem geldiğin yolları ezberlemezsin hem de beni görmek istemezsin.
�Tamam, ver adresi�


Timas adresi aldıktan sonra gözünde güneş gözlüğü yola koyuldu.
Üzeri kara bulutlarla çevrili bir tepede, bir kuyunun yanına geldi. Kuyunun kapağı açıktı ve üzerinde de çıkrık, çıkrığın ucunda da kova vardı. Kuyudan gür bir ses işitildi. Bu seri katilin sesiydi. Seri katil:
�Sen mi geldin?
Timas:
�Evet, ben geldim.
�Kovayı sal hadi sal hadi!
Timas yavaşça kovayı kuyuya indirdi. Kova bir anda ağırlaştı. Bir süre sonra kovayı çekmeye başladı. Kovanın içinde ilaç ve bir de not vardı. Notu açtı ve okudu. Notta:
�Dört günün kaldı!� yazıyordu.

Timas sevinemeden hemen oradan uzaklaştı�


3. GÜN

Üçüncü günde Timas umutsuz bir halde yatağına uzanmış ölümünü bekliyordu. Elinde de kanserin ilacı� Ölmeden önce hemen ilacı hastaneye yetiştirmenin tatlı telaşıyla evinden çıktı. Daha önce tedavi gördüğü hastanenin önüne geldi. Hastanenin önü kalabalıktı. Unknown Başkanı konuşma yapıyordu:
�Evet, halkım! Hastanemiz sayesinde kaç zamandır peşinde olduğumuz deliyi bulduk. İşte kaç zamandır peşinde olduğumuz deli Johnny Crat! (Parmağıyla işaret eder, tüm başlar delinin üzerine çevrilir.)
Timas deliye başını çevirir çevirmez onu tanıdı. Deli, doktor kılığına girmiş, Timas�a üç günlük ömrünün kaldığını söylemişti. Ona üç günlük ömrünün kaldığını söyleyen sadece bir deliymiş. Timas o günden beri üzerinde olan tüm yükü atmıştı. Büyük bir sevinçle kalabalığa atıldı. Kalabalığın arasından bir yılan gibi süzülerek başkanın yanına geldi. Kürsüye çıkarak elindeki ilacı havaya kaldırdı:
�Madem ben ölmeyeceğim... İşte arkadaşlar size kansere çare için bir ilaç ürettim. Artık kanserli insanlar ölmeyecek. İşte!
Kalabalık önce sustu sonra kalabalıktan sevinç çığlıkları yükseldi. Çığlıkların eşliğinde Unknown şehrinde herkes sevinçten ne yapacağını şaşırmıştı. Binlerce kanser hastası umutlandı. Tüm vatandaşlar birbirine sarıldılar. Trafik durdu. Bir anda gece oldu. Ne olup, bittiğini kimse anlayamadı. Havai fişekler yeryüzünü aydınlattı. Sevinç çığlıkları ülkenin her bir yanından yankılandı�



7.GÜN

Johnny Crat yani meşhur deli tımarhanesine dönmüştü. Kanser hastaları bu ilaçla hayata yeniden bağlandılar. Ama bir sorun vardı bu ilaç nasıl bu kadar kısa zamanda bulundu? Nasıl oldu bunlar? Tek bir cevabı var o da seri katilin dediği gibi: �Ben olağanüstü yaratığım, her şey yaparım!�
Yedinci gün gelip taşmıştı. Timas gününün bittiğinin farkında değildi, o binlerce insanı hayata döndürdüğünün sevinci içinde evinde keyifle film seyrediyordu.
Televizyon birden karıncalandı. Timas irkildi. Televizyona dikkatlice bakmaya başladı, görüntü gelmişti ve televizyonda bir kuyu gözüktü. Bu kuyuyu tanımıştı Timas� Bu kuyu seri katilin kuyusuydu. Seri katil kuyudan çıktı. Vücudunun ön tarafını baştan aşağı kaplayan saçları vardı. Kolları çok uzundu. Elleri yere değiyordu. Yavaşça Timas�a yaklaşıyordu. Timas korkudan koltuğuna gömülmüştü. Seri katil yaklaştı, yaklaştı ve televizyonun içinden çıktı. Bir süre durdu. Timas donakalmıştı. Seri katil bir anda suratını gösterdi. Timas attı bir çığlıktır ki bu çığlık tüm şehirde yankılandı.


Unknown Başkanının, Timas�a ödülünü vermek için, Timas daha ölmeden, yaptığı röportajda, Unknown başkanı ona nasıl bu ilacı bulduğu sormuştu ve Timas da ona başından geçen tüm olayları anlatmıştı. Unknown başkanı ardından şunu söyledi:

�Bazen delilerin kaçması işe yarıyor. Bazen de katillerin artması bize yarıyor!�


Serius Katilus
Yazı Sahibi
Muhammed Mustafa Akgül
Muhammed Mustafa Akgül tarafından 15.8.2008 tarihinde eklendi 174 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı



Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
Güzel bir ütopya konusu ama kelimeler daha özenle seçilmeliydi bence. Kahramanın düşünceleriyle yazarın notlarını daha belirgin ayırsanız hikaye daha bir güzelleşir kanımca. Bu tarz hikaye yazan çok kimse yok bu sitede. Yazılarınızı bekleyeceğim. Tebrikler efendim.


16.08.2008 tarihinde yorumlandı.


Aralık
2
Para
Gökhan GüldalıKomik Hikayeler • 114 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
1
Evde Kaldım
Hatice TaşdelenKomik Hikayeler • 306 kez okundu. • 17 kez yorumlandı.
Kasım
26
Nesnelerle Münakaşalarım (saat)
Doğukan ErtanKomik Hikayeler • 134 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
26
Nesneler İle Münakaşalarım (hesap Makinesi)
Doğukan ErtanKomik Hikayeler • 96 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
24
Biiip
Mehmet PektaşKomik Hikayeler • 273 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
15
Serius Katilus
Muhammed Mustafa AkgülKomik Hikayeler • 175 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ocak
7
Maaş Günü
Muhammed Mustafa AkgülKomik Hikayeler • 429 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ocak
7
Bu Da mi Gelecekti Başımıza
Muhammed Mustafa AkgülYaşamdan Hikayeler • 307 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ocak
7
Sonsuz Savaş
Muhammed Mustafa AkgülKomik Hikayeler • 375 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ocak
7
Telefon
Muhammed Mustafa AkgülYaşamdan Hikayeler • 246 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ekim
3
Unutulmaz Bir Aşk Hikâyesi
Muhammed Mustafa AkgülAşk Hikayeleri • 1390 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.
Şubat
3
Tak Tak Alo?
Muhammed Mustafa AkgülKomik Hikayeler • 691 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Mart
3
Farelerin Efendisi
Muhammed Mustafa AkgülKomik Hikayeler • 551 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Mart
3
Kariyer
Muhammed Mustafa AkgülKomik Hikayeler • 500 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ekim
3
Farelerin Efendisi / 2
Muhammed Mustafa AkgülKomik Hikayeler • 492 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Serius Katilus, Serius Katilus hikayesi, Serius Katilus hikaye, Serius Katilus nedir?, Serius Katilus hakkında bilgi, Serius Katilus hikayeleri, Muhammed Mustafa Akgül hikayeleri, Serius nedir, Serius hikayesi, Serius hikayeleri, Katilus nedir, Katilus hikayesi, Katilus hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Credit Counseling | Secured Loans | Tesco | Personal Finance | Online Loans | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul