Serserime
Gittin öyle mi serserim?Herşeyi yarım, beni sensiz ve yalnız bırakıp; bugünüme hasret, yarınlarıma aşkının lanet tohumlarını ekip, beni çaresizliğin kollarına atıp gittin öyle mi?
Prensesindim, kalbimin efendisi oldun...
Sevdiğindim, ölümüne sevdam oldun...
Aşkındım, ilk aşkım oldun....
Helalindim, şimdi bana haram oldun...
Söylesene hangi kitaba sığar bu halimiz?Sen en sevilen, en özlenen, en gerçek aşkken; ben yalnızlığa mahkum edilen, terk edilen, yalan aşk oldum bu sevda sözlüğünde...
Gittin öyle mi?Beni hiç düşünmeden, hayata mahkum edip, beni yakan gülüşüne hasret bırakıp,yalancı baharlara teslim ettin öyle mi?Şimdi ben ne yaparım sensiz?Kalbim zamansız bir zemheriye yenik düştü.Şimdi derinleri alev alev yanarken, çevresine kırağı düşmüş; heran biraz daha birbirine yaklaşıyor ateş ve su...Su mu ateşi söndürür?Yoksa ateş mi suyu yakar?İster su galip gelsin, isterse ateş.Her koşulda viran olacak olan benim zavallı kalbimken, sonucu nasıl tahmin etmeye çalışırım ki?
Gel biz kolay olanı yapalım(Tabi ne kadar kolay orası tartışılır...)Gel sen bana yol göster.Şimdi ben sensiz ne yapayım serserim?Söylesene ne yapayım?
Gidişine kendimce mazeretler mi uydurayım?
Bir gün dönecek diye, kendimi mi kandırayım?
Delicesine yanan çocuksu yüreğime, avuntular mı bulayım?
Kokuna hasret yolculuklarda, eski günlerin hayalini mi kurayım?
Gülüşüne hasret gece gibi kara günlerde, metin olmayı bırakıpta delicesine mi ağlayayım?
Hayaline bile hasret gecelerde, gözyaşımla yıkadığım yastığıma sen diye mi sarılıp uyuyayım?
Ya da yeniden sıcaklığını hissetmek için, adaklar mı adayayım?
Yada tüm bunları bir kenara mı bırakayım?
Söylesene ne yapayım?
Ne yapıpta için için yanan gözlerimin yaşını sileyim?
Ne yapıpta inceden inceye, yaraları kanayan yüreğime merhem olayım?
Ne yapıpta her damlasıyla izini sürüp, deli gibi seni arayan kanımı durdurayım?
Yoksa, yoksa;
Yalnızlığa yalakalık mı yapayım?
Sensizliğe isyan mı edeyim?
Gözyaşlarının arkasına saklanmayı bırakıp umursamaz, mutlu kızı mı oynayayım?
Ya da
Hani hep, hiç büyüme derdin ya;
Sözlerinin aksine, büyümeği mi seçeyim?
Yüreğime daha fazla acı vermeyip, olgunca(! )seni unutmayı mı seçeyim?
İyi de bunun neresi olgunluk?Niye sevgimi de, acımı da sonuna kadar yaşamak yerine içimde söndürmeyi seçeyim ki?Buna korkaklık denmez mi?Sevgiden, acıdan, fedakarlıktan kaçıp; sözde olgunluğun arkasına zavallı bir korkak gibi sığınmak denmez mi?Söylesene serserim şimdi ben sensiz ne yapayım?Ne?..