Sessizce Kaybedişler
28 / 6 / 2008 Cumartesi tarihinde Birgül Akkurt tarafından eklendi, 141 kez okundu...
“Sessizce kaybediyoruz, bir çok değerlerimiz gibi gençliğimizi de. Bizim yaşlılığımız nasıl olacak ;belki daha da kötü, hasta, bakımsız ve yalnız...Son bir gayretle kalkmaya çalıştı oturduğu duvar dibinden.Bir gayret daha, olmadı...Yaşlı bacakları titredi ve çöktü. Tutundu titreyen elleri ile düşmemek için. İyiden iyiye de acıkmıştı. Önünde ki ye...” Okuyucu Puanı ;
Sessizce KaybedişlerSessizce kaybediyoruz, bir çok değerlerimiz gibi gençliğimizi de. Bizim yaşlılığımız nasıl olacak ;belki daha da kötü, hasta, bakımsız ve yalnız... Son bir gayretle kalkmaya çalıştı oturduğu duvar dibinden.Bir gayret daha, olmadı...Yaşlı bacakları titredi ve çöktü. Tutundu titreyen elleri ile düşmemek için. İyiden iyiye de acıkmıştı. Önünde ki yemek lekesini fark etti içi acıdı birden gözlerinden yaşlar boşandı...”Keşke biraz daha dikkat edebilseydim üzerime dökmeseydim. Titremese şu ellerim bu kadar. Yaşlılık, artık ellerime bile söz geçiremiyorum eskiden böylemiydi..”Gözlerinden akan yaşlar ılık ılık süzülüyordu, pembe buruşuk yanaklarından... Ne çok kızmıştı, yemeği döktü diye.Tutup kolundan atmıştı dışarı. Belki öfkesi geçer diye bekliyordu, alırdı tekrar içeri... Sessizce kaybediyoruz bir çok değerlerimizi... “Bayezıd-i Bistami Hazretleri`nin ihtiyar ve hasta bir annesi vardı.Gece yarısı uykusundan uyanıp kendisinden bir bardak su istemişti, testiden su doldurup getirinceye kadar tekrar uykuya dalmıştı. Elinde bir bardak su ile uyanacak diye anasını sabaha kadar bekledi. Sabah namazı için uyanan anası, oğlunun, elinde bir bardak su ile ayakta beklediğini görünce, son derece duygulanır. Ve bu fedakar oğlu için; “Arifler sultanı olasın oğlum! ”diye yürekten dua eder. Annesinin duası bereketi ile Bayezid-i Bistami Hazretleri gerçekten `arifler sultanı` olur. Ve bütün tasavvuf kitaplarında hep bu ünvanla anılır.” Rabbim bir ayetinde de (İsra suresi 23.) şöyle buyurmakta; “Eğer ikisinden biri veya her ikisi senin yanında iken ihtiyarlıyacak olursa onlara karşı `öf` bile demeyesin. Onları azarlamayasın. İkisinede hep tatlı söz söyleyesin “ Ömrümüzü mevsimlere benzetirsek şu anda ilkbahar veya yazı yaşıyor olabiliriz ; unutmamak gerekir ki sonbaharın geleceği de muhakkak. Eğer ki ömrümüz varsa yaşlanacağız. Gençliğimiz baki değil bunu bilip buna göre davranışlarımızı gözden geçirmeli. Ana babaya hürmet, tanısın veya tanımasın, yaşlılara yardımcı olup gönül almak ihtiyaç olmasa bile onların tecrübelerinden faydalanmak ve hoş tutmak erdemli ve onurlu bir hareket olacaktır. Bu günün yaşlıları dünün gençleri idi, bu günün gençleride yarının yaşlıları olacaktır.....
Tavsiye Et :
Bahattin Gülyuva yazıyı tebrik etti...
Derya Sesigüzel yazıyı tebrik etti...
Müslime Uğuz Öngeli yazıyı tebrik etti...
Ebruli Nil Us yazıyı tebrik etti...
Gülgün Öztürk yazıyı tebrik etti...
Kadir Bıyıklı yazıyı tebrik etti...
Tuğçe Sisa yazıyı tebrik etti...
• Derya Sesigüzel yazıyı favori listesine aldı...
Ekim
11
Ekim
10
Ekim
10
Ekim
10
Ekim
10
Ekim
10
Ekim
8
Ekim
2
Eylül
29
Eylül
23
Ağustos
16
Mayıs
7
Nisan
29
Nisan
27
Temmuz
14 |
![]() |
|
||||||||||||||||||||||||||||||