kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Deneme / Sevgi ve Aşk Denemeleri

Sevmeyi Bilmek


Sevmeyi Bilmek


Sevgisiz bir ailede yetişmemden kaynaklanan bir durumdu sevgimi ifade edemem. Bu durumdan büyük oranda annem sorumluydu. Çünkü ben onun sevgisini öldüğü güne kadar hiç hissedememiş ve yaşayamamıştım. Bizi yanına sadece dövmek için çağırırdı annem… Altına minderini, eline oklavasını ya da sopasını alır, beni ve kardeşlerimi sıraya sokar, falan zaman şunu yapmıştın, falan zaman bunu yapmıştın diye beni ve kardeşlerimi sırayla döverdi. Sıra bana ya da kardeşime gelene kadar zaten biterdim. Bir günden bir güne başımı okşamamıştı. Dizine yatırmamıştı. Kucaklamamış, sarılmamıştı. Bir sevgi sözcüğü söylememişti. Beni hiç öpmemişti. Yapmışsa bile bunu hatırlamıyorum. Böyle bir şey olsaydı hatırlamamam imkânsız olurdu sanırım.
Bende onu sevmesini bilmezdim. Daha doğrusu sevgi nedir bilmiyordum. Onun için hep uzak dururdum ondan. Korkardım, kızdırmamaya çalışırdım. Söylediği kötü sözleri duymazlıktan gelirdim. Yaptırdığı ağır işleri yapmaya, başarmaya çalışırdım. Dışarıdan, sokaktan biri gibiydi annem. Bu da bütün hayatımı etkilemişti. Öldüğü zaman üzülüp üzülmediğimi de hatırlamıyorum. Çünkü ölmeden 20 dakika önce, hastanede birkaç hemşirenin önünde bana oldukça ağır küfürler etmiş ve aşağılamıştı. Kendisinin ve hemşirelerin yanından dışarıya kaçmıştım. Bu arada ölmüştü annem. Odaya dönünce ölmüş olduğunu söylediler. Yüzüne örtülen çarşafı seyretmiştim sadece. Acı duyup duymadığımı, üzülüp, üzülmediğimi hatırlamıyorum. Dışarıdan biri gibi, üçüncü bir şahıs gibi, bir film izler gibi izlemiştim olanları…
Aradan zaman geçti evlendim. Düzgün bir aile yaşantısı, planlı bir hayat beni oldukça etkilemişti. Eşim beni rahat ettirmeye çalışırdı hep. Hiçbir yerde evde rahat ettiğim gibi edemezdim. Huzur doluydu evim. Eşim, benden bile kültürlü, çok okuyan, sosyal yönden gelişmiş, 6. hissi kuvvetli, misafirlerini mükemmel bir şekilde ağırlayan, konuşkan, eli çabuk, ne istediğimi anlayan, kısaca arkadaşlarımın ve dostlarımın yanında beni utandırmayan, çok iyi biriydi. Ama ben bazen, bunu anlayamayacak durumda olurdum. Kendisini üzdüğüm kırdığım zamanlarda oldu. Bu hep sevgisizlik, sevgi görmemişlik yüzünden oldu. Çocuklarım, kızlarım ise gerçekten bana, özellikle annelerine düşkün, onunla her şeylerini paylaşan, çalışkan, içleri sevgi ve merhamet dolu, tahsillerini tamamlamış, genel kültürlerini en üst seviyeye çıkarmış ve değer yargıları olan çocuklardı.
Eşimi ve özellikle çocuklarımı, çok ama çok severdim. Ama bir türlü onlara sevgimi ifade edemezdim. Çünkü nasıl ifade edilir bu hiç yaşamamıştım. Ne kardeşlerimden ne babamdan nede annemden sevgi nasıl ifade ediliri görmemiş ve yaşayamamıştım. Bunun yerine, zaman, zaman büyüklerimden, annemden ve babamdan görmüş olduğum olumsuz bazı şeyleri uygulayarak onları üzdüğümde olmuştur.
Yine de onları sevdiğimi çok iyi biliyordum. Bunun içinde küçük bir gelire sahip olduğum halde, eşime ve çocuklarıma yokluk yaşatmamaya dikkat ettim. Her şeyin en iyisini en güzelini almaya, onlara vermeye çalıştım. Kendi ihtiyaçlarımı erteleyerek onların istediklerini almaya, onları bu şekilde mutlu etmeye ve bu şekilde onlara sevgimi göstermeye çalıştım. Bunu başarabildim mi bilemiyorum. Ama kızımın bir sözü beni sevinçten göklere uçurmuştu. Arkadaşlarının ailesi ile kendisini karşılaştırmış. Bir gün bana ve annesine “Siz bizi bir memur çocuğu gibi yetiştirmediniz, imkânlarınızı sonuna kadar kullandınız” demişti. Bu söz beni anladıklarını, onlar için çırpındığımızı bildiklerini gösteriyordu. Mutlu olmamak elde miydi? Sanırım onlara bazı şeyleri sezdirebilmiştim, sevdiğimi ifade edebilmiştim.
60 lı yaşlara merdiven dayamış olmama rağmen sevgi nasıl ifade edilir hala bilmiyorum… Öğrenemedim. Öğreneceğim bir modelim olmadı hiç. Nasıl yapılır? Sevgi nasıl gösterilir öğretmeli insanlara… Çocuklarına sarılan, öpen ve onlarla konuşan aileler kişiler gördükçe kıskanırım. Ama onların yaptığını yapamadım. Çekindim, utandım, sıkıldım, mahcubiyet duydum.
Eşimi ve kızlarımı seviyorum elbette. Gerçi eşim bu konuda beni oldukça sıkıntıya sokuyor ya. Zorluyor beni alışmadığım bir şeyleri yapmaya yaptırmaya çalışıyor. Kendimi suçlu gibi hissetmeme, içime kapanmama sebep oluyor bu davranışları… Hele, hele çocuklarıma bakarken bile gözlerin yaşarıyor. Devamlı olarak onların mutlu olmaları için ne yapabileceğimi düşünüyorum. Gözlerime bakmayı bilseler. Onları ne kadar sevdiğimi gözlerimden okuyabilseler, anlayabilseler, ah anlayabilseler… Kendilerine karşı ilgisiz kaldığımı sanıyor ailem. Ama değilim. Gelecekte defterimi, bilgisayarımı açıp günlüğümü, yazdıklarımı okurlarsa, onları sevdiğimi anlayacaklar. Ama onlara sarılamayacağım. Bakın gördünüz mü demem mümkün olmayacak. Onları bir çiçek gibi koklayamayacağım. Bunun için vakit geçmiş olacak. Ama olsun en azından onları sevdiğimi bu satırları okudukları zaman bilecekler… Kalbimin onlar için çarptığını öğrenecekler, öğrenmiş olacaklar.


Sevmeyi Bilmek
Yazı Sahibi
Mehmet Sabri Haberveren
Mehmet Sabri Haberveren tarafından 30.6.2007 tarihinde eklendi 895 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Sevmeyi Bilmek isimli yazı, Mehmet Sabri Haberveren tarafından 6/30/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
Sizin talihsizliğiniz yetişme tarzınızda hocam.Ama o dönemlerde öyleymiş.Kendi ailemin anlattıkları kadarıyla biliyorum.Ama size nacizane tavsiyem,zararın neresinden dönerseniz kardır.Sevgi görülerek yapılan şekilcilik değildir.O içinizde yaşayan yaşatılan eşssiz bir duygudur.Şimdi çocuklarınızı bağrınıza basıp saçlarını okşayıp sevgi öpücükleri verin.İnanın, sevgileri ertelemeye değmez şartlar.Hemen.Şimdi.Geç olmadan.Tabiki eşinizede...Saygılar efendim.Kaleminiz daim olsun.Esen kalın.


16.06.2008 tarihinde yorumlandı.

Almasını bilmeyen vermesini bilir mi?Sevilmeyen sevgiyi sunabilir mi?Perşembe günlerini iple çeken radyo tiyatrosu dinleyen bir kuşağın insanıyız biz.Sevilmedik ve sevilemeden büyüdük...Emeğinize sağlık...Sevgi ve dostça kalın...


04.04.2008 tarihinde yorumlandı.

Sizin hikayeniz mi bilmiyorum ama eğer öyle ise çok üzüldüm. size aitse geç kalmış sayılmazsınız sevgi çok güzel bir duygu. sevginin yerini ne mal, ne mülk, ne de başka şeyler doldurmuyor. Çocuklarınızı sevgiye aç bırakmayın.


13.03.2008 tarihinde yorumlandı.

şimdi evlatlarımızı o yüzden hormonlu sevgilerle büyütüyoruz.Ben annem üvey diyordum .sizinkinin benimkinden farkı yokmuş.peki niyeydi psikolojik sorunlarının sonucu oldugunu düşünüyorum ve eminimki kalbinizin bir yerlerinde onun için saklı merhametiniz hala var


12/11/2007 tarihinde yorumlandı.

Tüm güzelliklerinde,kötülüklerinde aileden kaynaklandığının farkındayız ama yine de bazı ailelerin yaptığı tavırlar aynı.Benim güzel bir aile yaşantım var annem ve babamla arkadaş gibiyim,sevgimizi ifade edememek gibi sorunumuz yok. Annem ve babam bazen hareketleriyle belli edemeselerde bize karşı davranışları,saygıları,tutumları ve sevecen mimikleri herşeyi açıklamaktadır.Eskiden aileler insanlardan çekinirdi kendileri için bişey yapmaktan ziyade "elalem ne der" diye hareket ederlerdi.O yüzden sevgilerini de hayatlarınıda yaşayamadan göçüp gittiler.Ama bundan ders çıkaran kişi sayısı çok az ve günümüzde görmekteyiz örneklerini.Önemli olan bence geçmişden ders çıkarmak ve o davranışları kendi çocuklarımıza karşı yapmamak.Yazarımızında yaptığı gibi...


10/12/2007 tarihinde yorumlandı.

Ben dayak yemedim,ama kalabalık bir ailenin ilk çocuğu olduğum içinAyıp diye kucağa alıp sevilmedimde.Anlıyacağınız sizden pek farkım yok.Aileme karşı sevgimi gösteremiyorum.Onların beni ne kadar sevdiklerini biliyorum Annecim babacım diyemiyorum.Sanırım bu böyle gelmiş böyle gidecek elimde değil.Aynı şeyleri yaşamız olmamız sizi anlamamı kolaylaştırıyor.Ancak çocukların bu konuda ne kabahati var?Ne olur biraz gayret.Sizin görmediğiniz sevgiyiden bari onlar mahrum kalmasın.Hiç olmazsa yazdığınız bu yazıyı onların okuyabileceği bir yere koyunda siz ölmeden bunu anlasınlar. Hem belki böylece sizin yapmanız gerekeni onlar yaparda sizin işinizi kolaylaştırır böylece ilk adım atılmış olur


7/3/2007 tarihinde yorumlandı.

Güzel bir anlatım..


7/1/2007 tarihinde yorumlandı.

nemutlu size hatanızı anlamışsınız.


7/1/2007 tarihinde yorumlandı.

Sevginizi anlatmak için iyi bir başlangıç yapmışsınız,bu bir ilerlemedir,ama sadece yazmakla olmaz..


7/1/2007 tarihinde yorumlandı.

Neden bazı babalar sevgisini belli etmez ki?Onları mutlu etmek için paraya ihtiyacınız yok.Bir kucaklama,bir öpücük ve bir de seni seviyorum.Eğer bunu yapmazsanız şöyle hatırlanacaksınız emin olun.Şu an da muhtemelen böyle diyorlardır.''Babamı çok seviyordum.Ancak birbirimize bunu hiç söylemedik.Hep bunun eksikliğini hissediyorum.''


7/1/2007 tarihinde yorumlandı.

Ürpererek okudum.. Nasıl olabilir böyle Anne, dedim... Demek ki bir sürü sorunları varmış, o da sevgisiz büyümüş, çevresine gösterememiş. Neyse...Ama siz ailenize sevginizi göstermişsiniz. Ben bunu hissettim. Sevgi elle tutulan bir şey değildir. Hissedilir, değil mi? Bir yerde okumuştum. Çocuklara verilecek en değerli hediye, anne-babanın birbirini sevmesidir, diye. Sevgiyi göstermek için karşınızdakine el teması (elini tutmak), göz teması (gözlerine bakarak konuşmak), adını söylemek (söyleyişteki sıcaklık...), farkında olmak (ona iyi ki varsın duygusunu hissetirmek...) yeterlidir. Çocuklarınız sevgi ortamında büyümüşler, hiç merak etmeyin... Rastladığım harika kalemlerden birisiniz... Başka yazılarınızı takip edeceğim....


7/1/2007 tarihinde yorumlandı.


Aralık
5
Kiyi Yazilari Gitmek Düser Size
Nilgün BudakSevgi ve Aşk Denemeleri • 6 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
4
Mavidir Kirpiklerin
Selahattin YetginSevgi ve Aşk Denemeleri • 25 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
4
Aşk Bir Sinek Misali
Ayhan ÜnlüSevgi ve Aşk Denemeleri • 22 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
4
Böyle Birşeymi Be Sevmek
Merve BilmezSevgi ve Aşk Denemeleri • 44 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Sende
Burcu DölenSevgi ve Aşk Denemeleri • 84 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
23
Halktan Biri
Mehmet Sabri HaberverenGüncel Makaleler • 98 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ekim
31
Yıl 2060
Mehmet Sabri HaberverenHayata Dair Denemeler • 80 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
10
Müfettişler
Mehmet Sabri HaberverenEleştiri Makaleleri • 194 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Eylül
2
Müfettiş Düşmanları
Mehmet Sabri HaberverenEleştiri Makaleleri • 146 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Ağustos
9
Yeşili Sevmek
Mehmet Sabri HaberverenEleştiri Makaleleri • 186 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Mayıs
12
Sapık Gözünde Kadın!
Mehmet Sabri HaberverenEleştiri Makaleleri • 1200 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Eylül
9
Ekim
10
Bakmak ve Görmek
Mehmet Sabri HaberverenToplumsal Makaleler • 924 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.
Haziran
30
Sevmeyi Bilmek
Mehmet Sabri HaberverenSevgi ve Aşk Denemeleri • 896 kez okundu. • 15 kez yorumlandı.
Ağustos
31
Kaybedeceklerimiz !
Mehmet Sabri HaberverenSiyasi Makaleler • 587 kez okundu. • 18 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Sevmeyi Bilmek, Sevmeyi Bilmek denemesi, Sevmeyi Bilmek deneme, Sevmeyi Bilmek nedir?, Sevmeyi Bilmek hakkında bilgi, Sevmeyi Bilmek denemeleri, Mehmet Sabri Haberveren denemeleri, Sevmeyi nedir, Sevmeyi denemesi, Sevmeyi denemeleri, Bilmek nedir, Bilmek denemesi, Bilmek denemeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Glitter Graphics | Final Fantasy Wallpapers | Per Insurance | Company Reports | Loans | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul