Seyfettin'in Festivali
2 / 11 / 2007 Cuma tarihinde Muzaffer Yüksel Kaya tarafından eklendi, 345 kez okundu...
“Epey bir ardan sonra Seyfettin'den bir mektup aldım. İşlerinin yoğunluğu nedeniyle mektup yazamadığını belirterek özür diliyon. Mektubu aynen aktarıyonum. Sayın Hocam Mektubumun başında hörmetler eder en kalbi duygularla selamlarım. Hocam yoğun işlerim sebebiyle sana epeydir mektup yazamadım. Bunun iç...” Okuyucu Puanı ;
Seyfettin'in FestivaliEpey bir ardan sonra Seyfettin'den bir mektup aldım. İşlerinin yoğunluğu nedeniyle mektup yazamadığını belirterek özür diliyon. Mektubu aynen aktarıyonum. Sayın Hocam Mektubumun başında hörmetler eder en kalbi duygularla selamlarım. Hocam yoğun işlerim sebebiyle sana epeydir mektup yazamadım. Bunun için darılıp gücenme. Bu seni unuttuğumuz anlamına gelmesin. Evel Allah her zaman baş tacısın. Gelelim yoğun işlerime: Şimdi hemen bıyık altından gülmüşsündür. Otuz beş hanelik köyde yoğun iş olsa ne olur ,olmasa ne olur, dediğini duyar gibiyim. Gurban olduğum hocam, iş hiçte bildiğin gibi değil. Biliyonsun geçtiğimiz dönemde devir tahsil devri deyip, lise ikiden terk, İbik Hacının oğlu Selami'yi muhtar seçmiştik . Böyükler; okumuş adamdan zarar gelmez, bir dilekçe gerekse kasabada arzuhalci kapısında bekliyonuz. Hiç değilse dilekçelerimizi yazar demişlerdi. Olmaz olsaydı da seçmeseydik keşke İbikli Selami'yi. İlk başta işler iyi gidiyondu. O da diğer muhtarlar gibi ilmühaber dolduruyon, su parası topluyon, köylünün işleri için kasabaya gidip geliyondu. İşte ne olduysa bu geliş gidiş sırasında oldu. Muhtar ,önce iş oldukça kasabaya gidip gelirken sonraları her gün gider oldu. Daha sonra ise kasabadan hiç gelmez oldu. Öyleki bir nüfus cüzdan sureti için bile kasabadan dönesini bekler olduk. Neyse bir gün köye çıka geldi Muhtar Selami. Köylüyü okulda topladı. Nerden görmüş kimden duymuşsa bir festival lafı başlattı. Köyün tek kurtuluş yolu böyle bir festival sayesinde tanınıp turizme açılmasıymış. Böylelikle köye para girecekmiş. Yumurta tavuk para edecekmiş falan filan. Gurban olduğum hocam ömründe kasaba yüzü görmemiş köylü ne anlar festivalden mestivalden. Böyük hökümetimizin çiftçi desteği lafı falan olmasa bu yıl kasabaya gidip gelen yoktu köylüden. Gerçi köylünün aldığı çiftçi desteği parası yol paralarına yetmedi ama hiç değilse köylü kasabayı gördü ,gözü gönlü açıldı. Mestan Emmi çiftçi desteği parası ancak iki kilo akide şekeri etmiş. Getirdi köydeki çocuklara dağıtıverdi. -Buğday para etmedi ağzımız yandı, verdikleri destek te iki kilo şeker ediyon bari çocukların ağzı tatlansın dedi . Neyse hocam başını ağrıtmayayım. Muhtar festival dedikçe köylü bir birine bakıyon. Memili Emmi sondu da hepimiz öğrendik. Bu festival dedikleri senin okulda yaptığın müsamere gibi bir şeymiş. Yalnız bu müsamerenin bir adı olurmuş. Muhtar: -Festival yapan diğer yerlerde o yörede yetişen bir meyve sebze veya onada doğmuş ünlü bir kişinin adını koyarlar dedi. Düşündük taşındık meşhur hiçbir şeyimiz yok. Köylüden birisi; bizim Abidin iyi dama bilir çevre köylerde yenen yok meşhurdur dedi ama dama kumara benzer adımız kumarcı köye çıkar diye istemedik. Neyse hocam haftalarca düşündük taşındık bir şey bulamadık. Neyse muhtar bir gün bizi yine okula topladı. Yüzü gülüyon ki sonma . Buldum! Dedi muhtar. Söyleyin bakalım bütün çevre köylüleri baharın bizim köye niçin gelip giderler? Biz bir şey anlamadık sonudan. Muhtar: Yahu baharın havalar ısınınca çevre köylüler akşamları ellerinde fenerlerle bizim köyde ne ararlar? Sonra devam etti Buranın neyi meşhur söyleyeyim mi? Salyangozu. Köylü şaşırdı hocam. Sülükten festival mi olurmuş diyen olduysa da muhtar konuşturmadı. Bu günden itibaren herkese bir vazife düşüyon. Festivalin hazırlığına şimdiden başlayacağız. Dedi Gerçekten sende bilirsin ki bizim buralarda salyangoz çok olur. Diğer köylerden de gelip buralarda salyangoz toplarlar ve satarlar. Duyduğuma göre yurt dışına gidiyonmuş. En önce köyün girişindeki meydanlığa bir salyangoz heykeli yapılma kararı alındı. Köyün tek duvarcısı Nebi Ustaya bir tonba çimento ve kum verilerek hemen bir salyangoz heykeli yapması istendi. Zavallı ben yapamam dediyse de kimse dinlemedi. Köyde herkese bir görev verildi. Öğretmenden köydeki çocuklardan bir oyun ekibi kurması istendi. Öyle ya gelen hökümat böyüklerimizi kim karşılayacaktı. Emiş Teyze ve Sultan Ablaya festivaldeki ikram yemek işi, Kahveci Mahmut'a sandalye ve masa işleri, bana da davetiye işini verdiler. Hocam köyde öyle bir hazırlık başladı ki sonma . Bu arada işi gizli tutuyonuz ki çevre köyler haberlenip de onlarda bir festival işi çıkarmasın diye. Neyse hocam biz hazırlığı bitirdik ama kendimizde bittik. Gerçi Nebi ustanın yaptığı heykel salyangozla kaplumbağa arası bir şeye benzedi ama olsun. Hocam biz bu işi kolay zannediyonduk. Meğer birde izin almak gerekiyonmuş devletten. Muhtar izin almak için ilçeye kaymakam beyin yanına gitti. Hem izin alacak hem de kaymakamı davet edecek. Biz köyde muhtarın gelmesin bekliyonuz. Akşam Muhtar süklüm püklüm köye döndü. Hepimiz başına toplandık. Kaymakam bey muhtarı öyle bir azarlamış ki sonma . Meğer salyangoz toplamak hepten yasakmış. Devlet sülükleri(!) konuma altına almış da bizim haberimiz yok. Kıymetli Hocam bizim aylardır yaptığımız çalışmalar boşa gitti. Muhtar biraz suçlanır gibi olsa da huylu huyundan vazgeçer mi? Şimdide tutturmuş köyün içme suyunu ve umum tuvaletini özelleştireceğim diye. Köyün gelirini artırmayı düşünüyonmuş. Tabii köylüde kara kara düşünüyon para olmayınca ne içeceğini nereye sıç..... Allah yardımcımız olsun kıymetli hocam.
Eylül
5
Eylül
5
Eylül
5
Eylül
5
Eylül
5
Nisan
19
Bir Tarih Yok Oluyor
• Muzaffer Yüksel Kaya • Eleştiri Makaleleri • 116 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mart
10
İmirin İti (6) Kırmızı Emine
• Muzaffer Yüksel Kaya • Yaşamdan Hikayeler • 277 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Eylül
24
Eylül
14
Şubat
8
Zafer Üskül’ün Renksiz ve Sivil Anayasası
• Muzaffer Yüksel Kaya • Eleştiri Makaleleri • 258 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Kasım
2
Nisan
3
Ekim
3
Şubat
26
Karatepe (aslantaş)
• Muzaffer Yüksel Kaya • Kültür ve Sanat Hikayeleri • 681 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Nisan
3
Öğretmenlerimi Mahkemeye Veriyorum
• Muzaffer Yüksel Kaya • Başkaldırı Hikayeleri • 663 kez okundu. • 11 kez yorumlandı. |
![]() |
|
||||||