Şeytan TaşlamakŞeytan TaşlamakÇok bereketli bir kahvehane vardır, her sabah iki bardak çayımı orada içmeyi yeylerim. Yol düşüncelerimi biriktirerek yürürüm, gelip, en mütena yeri seçer otururum. Babam demişti; "Oğlum bir topluma girdiğinde öyle bir yer seç otur ki, ne şah, ne padişah geldiğinde kalkmak zorunda kalma, bu hal adamı kararsız yapar" Kulağımda küpe..Aynen öyle yaparım ve hiç rahatımı bozmam. Burası kahveci Mehmet’in yeri. Mehmet, kendince meyhaneden dervişliğe terfi eden biri. Her yeni günde farklı sorularla gelr; Bu gün abi dedi "Neden şeytan taşlarlar, şeytan biziz ya,o kadar yolu neden teper bu insanlar?" Yapacak bir şey yok. Haklısın Mehmet dedim; çoğumuz birer kör şeytan !...Bunun için kör deriz ya, herşeyi görürüz de kendimizi bir türlü göremeyiz. Körlük bize ait bir şey, şeytan neden kör olsun?. Bizler kendi kusurlarımızı kapatmak için önce kendimizi, sonrada şeytanımızı körleştiririz...Sonra uzun bir yolculuğa çıkarız illa da kör şeytanı yerinde taşa tutalım diye; atarız habire yedi taş kafi gelmez, yetmişi yeyleyenlerimiz olur. Oda yetmez zincirlere vurulsun isteriz..Şeytanı bağlamak işimize çok gelir de, kendi elimizi, belimizi bağlamak işimize çok gelmez. Döneriz bir umut içimizde; şeytan hep uzakta kalmış, öldürdük, ölmeyenleri zincire vurduk üstelik... Hayat berdevam ederken bir bakarız ah..Şeytan bizimle kolkola, masamızda, kasamızda, tasamızda hep şeytanla beraberiz...Meyer taşladıkça şeytan bereketlenmiş ve çoğalmış. Üstelik öldürmüştük diye de bir bahanemiz var. Bizi artık kim tuta... Böyle olmasa yılda bu ülkenin sokaklarına şeytan taşlayıp dönen yüzbin insan var. Şeytanlarımızı öldüre bilseydik, birkaç yılda bu sokaklarda şeytan kalmamış olacaktı. Halbuki yediveren gibi..Taşladıkça çoğalıyor meret!... Mehmet yerden göğe kadar haklıydı. İçimizdeki mel’un şeytanı öldürmeden uzak diyarlara gitmenin bir anlamı yoktu. Olmuyorda. Her yıl yüzbin kurtulmuş, arınmış insanlara misafirlik eden sokaklar böyle mi olurdu? Şimdi Mehmet’i görünce şeytan görmüş gibi oluyorum !...Mehmet benim de şeytanımı uyandırdı. Ne güzel kör-kütük yaşıyordum şeytanımla. Mehmet uzağa gitme beni taşla !...
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Şeytan Taşlamak isimli yazı, Hayrettin Yazıcı tarafından 09.10.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
4
Sevdanın Adı Lacivert Geçmişte Bildiğiniz Aslında Mavi`ydi Düşlediğiniz
• Dila Emral Aydın • Hayata Dair Denemeler • 24 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
4
Terk Edilen Sizsiniz!!!
• Dila Emral Aydın • Hayata Dair Denemeler • 34 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
4
Aralık
4
Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 22
• Bayram Kaya • Hayata Dair Denemeler • 7 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Aralık
5
Aralık
4
Aralık
4
Aralık
3
Aralık
3
Eylül
27
Eylül
24
Eylül
23
Eylül
24
Eylül
26 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||