kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Makale / Hayata Dair Makaleler

Sezer Abinin Kaleminden ı


Sezer Abinin Kaleminden ı

ARTVİN-ARDAHAN-DOĞUBEYAZIT-TRABZON’DAN ANILARINDAN BİR DEMET
-I-
(Yapıştı üzerime abilik ünvanı. Çaktırmadan hoşuma bile gidiyor ama, anneliği veya ablalığı daha çok seviyorum. Bunu itiraf ile başlamalıyım yazıma)
26 Haziran 2008 tarihinde İzmir’den başladı yolculuğum. Ucuz bilet bulmuştum Trabzon’a ve Aydan Subaşı öğretmenimin (Artvin için) gayretleriyle başladık bu Türkiye’ de ilki gerçekleşen şiir turnesine.
İlk durağımız Artvin Festivali olacaktı. Oldu da...
Ucuz bilet dedim ya. 120 YTL İzmir -Trabzon uçak bileti. Sabah trafiğini hesap edemeyip de 1 dakikalık gecikmeyle varınca servis kalkış noktama, havaalanına da taksiyle gitmek zorunda kaldım ve benim ucuz bilet işi resmen yalan oldu. Bana bu yolculuk tam 200 milyon liraya mal oldu dostlar. İçim acıdı ama, erken kalkasaydım yani. Suç kimsede değil inanın benden başka.
Bu arada hem Aydan öğretmenim hem ben bir ilke tanık oluyoruz hava alanında. Son güvenlik noktasından geçerken, bazı kişilerin ellerini havaya kaldırdığını (teslim olma pozisyonu aynen) öyle geçtiklerini görüyor ve polise soruyoruz. Biz de mi kollarımızı böyle kaldıracağız diye?
-Yookkk diyor polis gülerek. Onların bir kısmı zengin. Siz normal geçin.(anladı benim sefil emekli olduğumu bu polis)))
Zenginler polise teslim mi oluyor mu ülkede? Kolları havaya kaldırmaktan kurtulduk da anlamadık ne olduğunu. Serbestçe geçtik biz dıtttttttttttttttt sesi duymadan.
Polis çok güleç yüzlü biriydi ve kısaca açıklıyor bize durumu. Kollarında bilezik olan kadınlar ötüyormuş o güvenlik noktasında. Dıtttt sesi uzun geldiğinde ise kollardaki bileziklerin 22 ayar olmadığını da anlıyorlarmış. 22 ayar bilzeikler de dıtttttt lamıyormuş üstelik. Yani zenginin en zengini yine biz altınsız- gümüşsüzler kadar ayrıcalıklı. Derhal anladık vaziyeti. O kadınların bilezikleri muhtemelen 14 ya da 18 ayardı.
Uçaktan muhteşem Karadenizi ve kentlerini akarsularını izleyerek vardık Trabzon hava alanına.
Artvin’e yolculuğumuz başlayacak Aydan öğretmenimle... Ve daha minicik Trabzon’daki Hopa garajında ilk Temel ile karşılaşıyorum. Bundan tam 6 yıl önce hamsiyi ekmek arasında bana yedirmemekte direnen sevgili restorancı Temel kardeşim, bu defada köfteleri -ekmek arası- olmaz! uyarısı yaptı ve 3 tek köfteyi bana 10 YTL yedirdi. Yiyemedim birini boğazıma dizildi ama canı sağolsun. Severim ben Temel’leri.
Bu yol hikayelerinin sonu Temel-İzmir öyküleriyle sonlanacak sonlanmasına da, Trabzon’daki arkadaşlarım aynen şöyle diyorlardı bana : Sezer hanım , Temel olmasa kiminle yarışacaktın? Ya da kime gülecekti bu memleket? Sahi kime gülecektik ki biz?
Bu alemde gülünecek iki şey var çevreme göre. Biri ben, biri Temel...Hatta ağlanacak halimize nasıl gülecektik? İyi ki vardık. Hatta yalnız ben olsam iyi. Yanımda bana yüreklerini vermiş 8 canla çıkmışım ki yola,kim tutardı bizi?

İşte Artvin’deyim.
Aydan öğretmenimin evinde misafirim. Eşi ve kızı ile birlikte, o dağları izleyerek girdim Artvin’e, dilim tutuk.
Coşkun, çamurlu çoruh barajı, hızlı akışı bile beni ilk günden gerçeklerle yüzleştirmeye yetti de arttı. Benim şehrimde neden sadece bir tek deniz vardı? Ben neden o yeşillere hasret büyümüştüm yurdun bu yanında? Neden kavruluyordum küresel ısınmanın ilk önce vurduğu bu kentte? O barajın dibinde çektiğimiz harika resimlere bakıp burada neden bir çay bahçesi imar edilmez, neden bir seyir bahçesi yapılmazdı ki? Bu belediyenin işi miydi bilemiyorum ama oradan yoldan giderken de sanki o muhteşem güzelliği görmesin yolcular dercesine yarım metrelik kalın saclarla çevrelenmişti baraj yolu. Tam da göz hizzasındaydı o kalın levhalar ve ille de durumda o barikatı aşmak gerekiyordu. Aştık bizde. O güzeller güzeli Işıl kızımın resimlerini çekerken haykırıyordum tüm abiliğimle, kollar havaya, biraz hareketttt haydi kızlar çabukkkk.
Muazzem kareler kazındı makinama, aklıma kazınanlardan gayrı.
Neden sadece maviyi biliyordu buradaki çocuklar da yeşile hasret büyütürdük bebeleri?
Su sesinin böylesi güzel olduğunu belki de içime sindiriyordum ve yeşili ve dağları.
27 Haziran öğle saatlerinde diğer dostlarımızla kavuştuk Artvin sokaklarında.
Artvin Kafkasör festivali başlamıştı ve şiir dinletisi sıramız gelmekteydi. Aydan öğretmenimin sevgili kızı Işıl, eşi Oktay bey bir ev sahibiydi ve en az bizler kadar heyecanlıydı onlarda. Bir ilk yaşanıyordu Artvin’de. O güzelim avuç içi şehirde herşey vardı da bir kültür merkezi yoktu. Olsun dedik. Aşk olsun, dostluk olsun, sağlık olsun. Biz burada düğün salonunda da yaparız bu işi.
Bir ilk yaşandığından olsa gerek, dinletimize katılım azdı. Bunun birinci sebebi ise, dinleti saatinin yanlış seçilmesiydi. Mesai saati idi ve resmi ve özel kurumlarda çalışanlar katılamamıştı. Ama bir daha ki sefere bu böyle olmayacaktı eminim. Aydan Subaşı öğretenimin organizasyonu ile, Ben Sezer Nişancı, Cezmi Ersöz, ve taze gelin kızımız Özlem Ersöz’ün katılımıyla, Sabri Gülal, Şeref Öztürk (Usta),İsrafil Yıldızkan, Fulya Çelikbilek, Gülizar Turgut şiirleriyle ve sohbetleriyle renk kattık sanırım Artvin’e. Bize verilen yeşilin yanında belki hiçti ama sevgi götürdük, yeşilden biraz getirdik yanımızda sevgiyle birlikte.

Bu şiir turnesini, şiir bahane deyip yurdumun kuzeydoğusunu, doğusunu görmek üzere kurguladığımı herkes bilmekte. Yürek götürüp , yürek alacağız dedik öyle de yaptık.
Ne yüreklerdi ama.
Her babayiğidin harcı mıdır 9 yürek verip 490, belki de 1490 yürekle dönmek? Biz bunu başardık sanıyorum. Yurdumun yaylalarında, dağlarında, akarsularında kaybolurken benliğim, büyük şehirlerin acımasızlığından solgunluğundan ve durgunluğundan hele de karmaşasından yılmışken, bu nasıl bir keyifti yarım yüzyıl yaşanmışlık ardından?

Sayın Belediye başkanı Emin Özgün, Başkan Yardımcısı Zafer İnce beylerin ve sevgili Mesut Yüksel’in bizlerle ilgilenmeleri teşekküre değerdi. Otelde şok üstüne şok yaşıyorduk...ama olsun dedik hep.
Artvin’e özgü birşey satın almak istiyorduk hepimiz ama tek bir mekan yoktu bu iş için. Turizme kazandılması gereken albenisi olan ürünlerle herşeklde Artvin esnafına katkı sunabilirdik. Bu Artvin’in ciddi bir eksiğiydi
Oteldeki kominin aslında bir Futbol yan hakemi olduğunu, orada güvenlik görevlisi olduğunu ve sadece biz orada olduğumuz için o an garson olarak çalıştığını olağan üstü servisin bozukluğundan öğreniyoruz. Sonra yeni delikanlı Tuna’nın su istediğimizde 10 kişiye bir bardak getirmelerini sahiden de hoşgörüyle karşılıyoruz. Çünkü suç Tuna’nın değildi ve Otel sahibi o gülmez yüzüyle ısrarla oteline profesyonel eleman almıyordu.
Olsun aldırmayız ki biz böyle şeylere. Ben herzamanki gibi özellikle kül tablası boşalma işlerini üstlendiğimden , sorun yaşamıyordu masamız. Ama 3 gün süreyle silkelenmeden-değiştirilmeden, yemek masasında serili olan masa örtüsü üzerinde son yemeği de yedik desem yalan olacak. Gene olsun dedik. Burası bizim. Bu memleketin her yanında her an böyle olaylarla karşılaşılırdı. Hoşgörü çoktu bizde. Tuna’nın yüzü gülüyordu, Cezmi abisinden aldığı imzalı kitap ile daha bir iştaha saldırıyordu servise. Gülen lacivert gözlerinde hayranlık vardı ve o da bizi anlamaya çalışıyordu.
Aksaklık vardı var olmasına da, Emin beyin anında olay çözümlemeleri sayesinde, o Artvin ilinde hangi yayla kaldı ki ayak basmadığımız. Hangi yeşile vurulmadım hangi suya aşık olmadık ki? Belediyeye ait o şirin küçük gezi otobüsüyle yaylalarda gezerken, solurken vatanın yeşilini, öylesine kıskançlık duygularıyla doldum ki. Benim şehrimde sadece gri ve yer mavi -gök mavi modundayken, sıcaktan kavruluyorken adil miydi su yeşil mavi ve coşkun akan Çoruh’un o muazzam çığlıkları?
Artvinde aklım misafirperverlikle birlikte yeşilde kaldı, dağlarda kaldı dostlar, dağlarda kaldık.


Sezer Abinin Kaleminden ı
Yazı Sahibi
Sezer Nişancı
Sezer Nişancı tarafından 26.7.2008 tarihinde eklendi 245 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Sezer Abinin Kaleminden ı isimli yazı, Sezer Nişancı tarafından 26.07.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
Önceden planlanan bu gezide bende olacaktım ama, bazen olmayınca olmuyormuş demek ki. Gidemesemde yüreğim arkadaşlarımın yanındaydı. Alatımınla adeta ben de oralarda geziyorum dolaşıyorum ve dostlarımın arsındayım. Sevgiler sana kucaklar dolusu.


29.07.2008 tarihinde yorumlandı.

sezer abla dilinden karadenizin yeşilini ve güzelliklerini kıskançlıkla okunmak ayrı bir zevkti...tebrikler.


29.07.2008 tarihinde yorumlandı.

çok güzeld bir gezi katılmak isterdim ve kaleminizle görmüş kadar da oldum, teşekkürler...


28.07.2008 tarihinde yorumlandı.


Kasım
24
Algı Dünyamız
Bayram ÖzbekHayata Dair Makaleler • 118 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
13
Şişşt Baksana!
Rasim CanbolatHayata Dair Makaleler • 197 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Kasım
9
Koç Burcu Kadını ve Erkeği
Zeynep AkıllıHayata Dair Makaleler • 176 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
6
Neden Bu Kadar Yorgunum?
Zeynep AkıllıHayata Dair Makaleler • 214 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
4
Seni Seviyorum Önemli Bir Sözdür
Zeynep AkıllıHayata Dair Makaleler • 283 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
30
Kızıyorum Ama Bak
Sezer NişancıSiyasi Makaleler • 186 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Kasım
30
Geceye Mektuplar
Sezer NişancıDeneme / Karalamalar • 64 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
23
Şiir Gibi
Sezer NişancıHayata Dair Denemeler • 231 kez okundu. • 22 kez yorumlandı.
Kasım
13
Kış Vurdu
Sezer NişancıSitem Şiirleri • 93 kez okundu. • 17 kez yorumlandı.
Kasım
10
Teknolojide Zırvalamak
Sezer NişancıHayata Dair Denemeler • 166 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Mayıs
12
Benden Faşist Olmuyoooo
Sezer Nişancıİdeolojik Makaleler • 869 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Nisan
20
Ben Türk Değilmişim Meğer
Sezer NişancıSiyasi Makaleler • 704 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Ekim
24
Zeybek
Sezer NişancıSerbest Şiirler • 695 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.
Haziran
22
Altı Üstü Ne ?
Sezer NişancıToplumsal Makaleler • 655 kez okundu. • 15 kez yorumlandı.
Mayıs
4
Nasıl Bu Hale Geldik ?
Sezer NişancıToplumsal Makaleler • 641 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Sezer Abinin Kaleminden ı, Sezer Abinin Kaleminden ı makalesi, Sezer Abinin Kaleminden ı makale, Sezer Abinin Kaleminden ı nedir?, Sezer Abinin Kaleminden ı hakkında bilgi, Sezer Abinin Kaleminden ı makaleleri, Sezer Nişancı makaleleri, Sezer nedir, Sezer makalesi, Sezer makaleleri, Abinin nedir, Abinin makalesi, Abinin makaleleri, Kaleminden nedir, Kaleminden makalesi, Kaleminden makaleleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Car Finance | Loans | Xbox Mod Chip | Kanye West MP3 Download | Discount Magazines | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul