kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Yaşamdan Hikayeler

Sınav


Sınav

70 li yıllarda Anadolu’nun ücra bir köşesinde okuma aşkıyla yanan fakat babasının ilgisizliği sebebiyle bir çıkış yolu bulamayan Mustafa, ortaokulu bitirdikten sonra ilçedeki baytar okulunda yatılı okumak için müracaatta bulunmuştu.
Sınav günü gelmiş çatmıştı. O yıllarda bu gibi sınavlarda her ne kadar bilgi gerekiyor ise de hamili kart da geçerli akçeydi. Mustafa’nın babası bu işlerde pek ilgili değildi. Mustafa gaz lambasının ışığında elindeki kitaplarla kendince sınava hazırlandı. Gözüne uyku girmemişti. Soğuk bir kış günüydü sabahleyin erkenden kalktı. Her taraf karla kaplıydı ve dondurucu bir soğuk vardı. Mustafa’nın ne bir eldiveni nede bir montu vardı. Başını koruyacak bir beresi bile yoktu. Annesi oğluna kahvaltı hazırladı. Kahvaltı sonunda babası hala yatakta yatmaktaydı. Mustafa yatak odasında yatmakta olan babasına gitti çünkü yol parası lazımdı. Yatağından bi zahmet kalkan baba, Mustafa’ya 20 lira verdi ve yeniden yattı.
Mustafa bir paraya baktı bir babasına baktı. Bu parayla ilçeye nasıl gidip gelecekti? Vakit gelmişti. Otobsün geçeceği yere gelmişti Mustafa. Soğukta bekledi bekledi ne gelen ne giden vardı. İlerden bir kamyon geldi. Şoför “ otobüsü çalıştıramadık. Soğuktan donmuş. İlçeye gideceksen bin.” dedi. Mustafa kamyonun kasasına bindi.
O gün İlçeye gidecek olanların bazıları kamyona bindi bazıları geri döndü. Kamyon karlı yoldan ilçeye doğru yol aldı.30 km lik bir yolu katetikten sonra kamyonun motorundan gürültüler geldi. Bir kaç metre sonra da kamyon durdu. Müşteriler indi. Kamyonun motorundan bazı parçalar kırılarak yola dökülmüştü. Şoför “ bu araba yürümez artık başımızın çaresine bakmamız gerekir” dedi.
Soğuk hava, hızla giden kamyonun kasasında rüzgârla birleşince dondurucu bir soğuk. Mustafa soğuğa inat ayakta kalmayı buraya kadar sürdürebilmişti. Yolda bir ileri bir geri yürüyerek ve ellerini ovuşturarak kendini ısıtmaya çalışıyordu.
Gözleri yollarda bir vasıtanın gelmesini beklediler dakikalarca saatlerce. En nihayet ufukta bir kamyon gözüktü.Gelen kamyona bindiler. Ver elini ilçeye. Mustafa’nın sınavına az zaman kalmıştı. Şimdi düşünüyordu. Ya sınava yetişemezsem. Bu haleti ruhiyeyle ilçeye gelmişlerdi.
Mustafa kamyondan zorlukla indi. Çünkü her tarafı donmuştu. Zorlukla hareket edebiliyordu. En yakın kahveye kendini attı. Sınava az bir zaman kalmıştı. Bir çay içip içini ısıtmak için sobanın yanındaki bir masaya ilişti. Ellerini ısıtmak için sobanın borusuna şöyle sürmüştü. Borunun sıcaklığını ellerinin hissetmediği fark etti. Birden içi ürperdi. Çünkü ellerinin donmasına ramak kalmıştı. Çay bitmişti.Biraz kendine geldi. Hemen sınavın yapılacağı okula gitti. Sınavın yapılacağı sınıfa girdi ve görevli tarafından gösterilen sıraya oturdu.
Sınav soruları dağıtıltı. Sınav şimdiki gibi test değildi. Klasik yöntemdi. Mustafa sorulara şöyle bir göz attı. Yapabileceği sorulardı.
Kalemi eline aldı ama parmakları kaleme hükmetmiyordu. Sanki odun gibiydi bir şey hissetmiyordu. Ayrıca parmakları karıncalanıyordu ve müthiş bir ağrı hissediyordu. Dünyası başına yıkılmıştı. Ne umutla gelmişti bu sınava.
Birinci soruyu okudu, aklındakileri elleriyle kâğıda dökecekti. Ama parmaklarına söz geçiremiyordu. Binbir güçlük ve ağrılarla birinci soruyu cevaplandırdı. İlkokula yeni başlayan çocuklar gibi, harfleri yazmak çok zamanını alıyordu. Sınavın ise zamanı sınırlıydı. Sınav süresinin yarısına varılmıştı Mustafa hala ikinci soruyu cevaplamakla meşguldü.
Sürenin bittiğini belirten sınav görevlisinin sesi Mustafa’nın kulaklarında yankılandığında dünyası yıkılmıştı. Çünkü daha üçüncü soruyu ancak cevaplayabilmişti. Binbir güçlükle geldiği sınavı kaybetmek onu yıkmıştı.
Sınav salonundan çıktı. Otobüs garajına doğru ağır adımlarla ilerliyordu. Parmakları hala sızlıyordu. Bu duruma düşmesinin suçlusu kimdi? Kendisinin bunda ne kadar payı vardı? Sorular sorular. Kafasında birçok soru işareti. Suçlu kimdi?
Suçlu; kendisiyle ve tahsiliyle hiç ilgilenemeyen babası mıydı, yoksa otobüsü kış şartlarına hazırlayamayanlar mıydı veya ilçeye uzak bir beldede olması mıydı?

Yıllar sonra Mustafa, hiç unutamadığı bu hatırasını üniversite sınavına hazırlanan oğlu Ahmet’e bir solukta anlattı. Ve ekledi “oğlum sana verilen imkânları iyi kullan. Dershane ve okulundaki hocalarını iyi dinle, geleceğin bununla kaim olacak. İstikbaline bu sınavla yön vereceksin. Çünkü benim, ne atım ne arabam var, ne katım, nede yatım var. Allah’a şükür bir kuru maaşım var.” dedi
Oğluna hisse çıkarması için atasözlerinden bir demet sıraladı.

Yazın başı pişenin, kışın aşı pişer.
Yazın o sıcağında durmayan, güneşe aldırmadan çalışıp kazanan, yiyeceğini hazırlayan kişi kışın rahat eder; hiç sıkıntı çekmez
Gençlikte çalışıp kazanan, har vurup harman savurmayan, varlık edinen kişi ihtiyarladığında rahat eder; sıkıntı çekmeden hayat sürer.

Yazın gölge hoş, kışın çuval boş.
Yazın çalışma, kazanma günleridir. Bu zamanlarda çalışmayıp keyiflerine bakanlar, gününü gün ederler, kışın zor şartlarında yiyecek bulamazlar; sıkıntıya düşer ve ona buna avuç açarlar.
Gençliğinde çalışmayıp tembel tembel oturan, eğlenceye dalan, mal-mülk edinmeyen, kazanç sağlamayan kimse ihtiyarlığında ya da hastalığında sıkıntıya düşer; perişan olur.

Ayağa değmedik taş, başa gelmedik iş olmaz.
Hayat öyle pürüzsüz, gailesiz değildir. İnsanoğlu yaşadığı hayat süresince çeşitli engeller, güçlükler ve olaylarla karşılaşır.

Ne yavuz (azgın) ol asıl, ne yavaş (şaşkın, miskin) ol basıl.
Sertlikten kaçın, ona buna saldırıp kimseyi ezme, yoksa seni kötü biçimde cezalandırırlar. Çok sessiz, uyuşuk, pısırık, korkak ve yumuşak da olma; yoksa seni hırpalayıp ezerler. İkisinin ortası bir yol izle.

Yeğniği yel alır, ağır yerinde kalır.
Kişiliksiz, ağırbaşlı olmayan, züppe-hoppa, gayri ciddî, bir sözü diğerini tutmayan, hafif meşrep, zayıf karakterli kimseler bir varlık gösteremezler; bir yerde tutunamadıkları gibi onun bunun oyuncağı da olurlar. Ama ağır başlı, tavırlarında ciddî, sözünde duran, kişilikli, ahlâklı kimselere kimse ilişemez; onlar bulundukları yerde kolayca barınırlar, işlerinde başarılı oldukları gibi sevilip sayılırlar da.



Rahmi ALTINSOY
Yenişarbademli / ISPARTA




Sınav
Yazı Sahibi
Rahmi Altınsoy
Rahmi Altınsoy tarafından 27.3.2008 tarihinde eklendi 290 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı



Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :

Aralık
5
Cehennemlik Eşekler
Cengizhan MenevşeYaşamdan Hikayeler • 9 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
5
Cehennemlik Eşekler
Cengizhan MenevşeYaşamdan Hikayeler • 7 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
5
Cehennemlik Eşekler
Cengizhan MenevşeYaşamdan Hikayeler • 4 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
5
Cehennemlik Eşekler
Cengizhan MenevşeYaşamdan Hikayeler • 3 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
5
Adak (10 Bölüm Son)
Aylin BaşdemirYaşamdan Hikayeler • 9 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ağustos
22
Fatmacık İle Yusufcuk
Rahmi AltınsoyYaşamdan Hikayeler • 201 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
27
Sınav
Rahmi AltınsoyYaşamdan Hikayeler • 291 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
3
Nankör Yılan
Rahmi AltınsoyHayvanlara Ait Hikayeler • 1190 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Şubat
19
Serçe
Rahmi AltınsoyHayvanlara Ait Hikayeler • 1308 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Şubat
12
Akılsız Dost
Rahmi AltınsoyHayvanlara Ait Hikayeler • 919 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Şubat
19
Serçe
Rahmi AltınsoyHayvanlara Ait Hikayeler • 1308 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Şubat
5
Kurnaz Tilki
Rahmi AltınsoyHayvanlara Ait Hikayeler • 1279 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mart
3
Nankör Yılan
Rahmi AltınsoyHayvanlara Ait Hikayeler • 1190 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Şubat
12
Tilki Bağlıyor Çakal Çözüyor
Rahmi AltınsoyHayvanlara Ait Hikayeler • 1001 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Şubat
12
Akılsız Dost
Rahmi AltınsoyHayvanlara Ait Hikayeler • 919 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Sınav, Sınav hikayesi, Sınav hikaye, Sınav nedir?, Sınav hakkında bilgi, Sınav hikayeleri, Rahmi Altınsoy hikayeleri, Sınav nedir, Sınav hikayesi, Sınav hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Advertising | Car Loan | Gas Suppliers | Loans | Creative Electronics | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul