Sınav ve Kopya
31 / 3 / 2008 Pazartesi tarihinde Gürkan Adam tarafından eklendi, 412 kez okundu...
“ Sınav… Kim ister ki hayatının sınavdan ibaret olmasını? Fakat biz öğrencilere hayat sınavdan ibaretmiş gibi gösterilir… Yıllarca bitmeyecekmiş gibi gelir bu sınav çilesi… Bir de bu sıkıntının üstüne “dünyaya” sınav için geldiğimizi söyleyen dünya görüşleri var ki… Kopya çekmeyi haklı isyan haline getirir bizlere! Böyle bir hayatta, insan nasıl ...” Okuyucu Puanı ;
Sınav ve KopyaSınav… Kim ister ki hayatının sınavdan ibaret olmasını? Fakat biz öğrencilere hayat sınavdan ibaretmiş gibi gösterilir… Yıllarca bitmeyecekmiş gibi gelir bu sınav çilesi… Bir de bu sıkıntının üstüne “dünyaya” sınav için geldiğimizi söyleyen dünya görüşleri var ki… Kopya çekmeyi haklı isyan haline getirir bizlere! Böyle bir hayatta, insan nasıl olur da kopya çekmeyi düşünmeden hayatını tamamlamayı düşünür ki(!) Anlayamıyorum(!) Üstelik her kopya yeni şeyler öğretir insana. Dokuzuncu sınıftaydım ilk kopya çekme girişimimde… Bu demek oluyor ki dokuzuncu sınıfta kendimi ve hayatı yavaş da olsa anlamaya başlamışım o günlerde(!) Ders de İngilizceydi… Hiçbir şey anlamıyordum İngilizceden! Dersten kopya çekerek geçmekten başka bir yol bulamıyordum… O gün İngilizce dersinden sınav oluyoruz… Soru kâğıdı bana bakıyor ben kâğıda… Olacak gibi değil; insanın kopya çekebilmesi için de bir şeylerden anlıyor olabilmesi şart haliyle(!) Yes-No diyebilmek yeterli olmuyor(!) Şimdilerde şarkısı olabiliyor fakat o zamanlar bu da yoktu(!) Sınavdan zayıf alacağım belli olmuştu… Ne yapmalıydım? Hayat sınav ise ben de sınav kâğıdını doğru veya yanlış doldurmalıydım. Sırada iki kişi oturuyorduk. Sıranın bana kalan bölümü fazla kazınmış olduğu için sınav kâğıdının altına yanımdaki arkadaşımın İngilizce defterini koydum. Hoca sağda solda gezinirken ben de defterin kapağını aralayıp ne görüyorsam yazıyordum… Hocanın da kopya çektiğimin farkında olduğunun bilincindeydim. Hoca hiçbir şey demedi ve ben o gün ilk kez yes ve no harici yeni kelimeler (he, what gibi) öğrendim. Günler sonra sınav notumun elli dört olduğunu öğrendim… Sevinmeli mi üzülmeli mi bilemedim(!) Kopya çekerek hem yeni şeyler öğreniyordum hem de öğrendiklerimin not karşılığı elli dörtle ikide kalıyordu. Bir puan sonrası üçtü… O gün hocamın notuma bir puan eklememesini kopya çektiğimi bilmesine yordum… Bir de bir puanın lafını edecek değildim ya(!) İngilizcenin ikinci sınavında öğretmenimiz defter ve kitapları öğretmen masasına yığdırdı. Neyse ki sınava hazırlıklıydım o gün… Kopyaları koluma yazmıştım… Günler sonra ikinci sınav notumun da elli dört olduğunu öğrendim. Hiç lafını etmeye değmez diyordum içimden fakat elli dörtte kalan notu da hazmetmekte zorlanıyordum… “Kopya çektiğimi görüyorsa hoca, gerekli cezayı başka türden de verebilir” diyordum içimden… Günler geçiyordu… “Ben İngilizceyi üç (elli beş) yaparım” hırsıyla, evde internete girerken lazım olan kavramları sözlükten Türkçe karşılıklarını öğrenmeye başlamıştım. İngilizcenin faydasını her genç gibi Avrupa’ya, Amerika’ya gidebilme umudunu körüklerken, oranın insanlarını tanımak isterken, internet oyunlarını öğrenirken anlıyordum… Üçüncü İngilizce sınavına hazırdım… Sınav zamanı öğretmenim yanımdaki arkadaşı değiştirdi. Defter-kitabı öğretmen masasına kaldırttı… Kopyasız, sessiz bir sınav olması dileğini iletti… Ve sınav başladı… Sınav benim için çocuk oyunu gibi geçiyordu. Soruları yeterince anlamasam da kavramların karşılığından soruları ve cevapları tahmin ediyordum. Harika bir sınavdı… Yaptıklarımdan emin olarak verdim kâğıdı öğretmene… Tam doksan bekliyordum o sınavdan! Sınav sonuçları hemen ertesi günlerde okunmuştu… Sonuç yine kaygı vericiydi(!) Seksen dört almıştım(!) Yine ses etmek istememiştim ki öğretmenimiz “sözlü olmak ister misin?” dedi… Hiç duraksamadan “evet” dedim. Sorular sınav sorularıydı… Soruların tamamını cevapladım… Öğretmenim gözlerimin içine bakıp sadece gülümsedi… O günden sonra hiçbir dersten kopya çekmedim… Fakat şunu biliyorum, öğretmenimin gözleriyle söylediği gibi “kopya bir öğrenme biçimidir”. yazan: Ahmet Akpınar derleyen: Gürkan Adam
Ekim
3
Eylül
29
Eylül
27
Eylül
11
Eylül
11
Fesatlık Toprakta mı İnsanlarda mı?
• Erol Sunat • Toplumsal Hikayeler • 353 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ekim
4
Bir İstifa Dilekçesi Örneği
• Gürkan Adam • Eleştiri Makaleleri • 250 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
4
Organik Ağa (kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • İronik Hikayeler • 80 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Temmuz
31
Kansız Oldu! Birinci Cumhuriyeti Gömdük Netekim!
• Gürkan Adam • Siyasi Makaleler • 250 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Temmuz
20
Üçüncü Yol Bilinç Beklerken (kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • Başkaldırı Hikayeleri • 319 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
20
Ekim
10
Yaşlı Adam ve Deniz(senaryo)
• Gürkan Adam • Yaşamdan Hikayeler • 2159 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ekim
14
Kasım
23
Sıralara Kazınmış Hayatlar
• Gürkan Adam • Dostluk Hikayeleri • 1730 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
1
Kasım
10
Momentten Önce(kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • Başkaldırı Hikayeleri • 1402 kez okundu. • 1 kez yorumlandı. |
![]() |
|
||||||