Sinek YaratıkSinek YaratıkSİNEK YARATIKİnsanlar hep bir ağızdan konuşarak ne olduğunu anlamaya çalışıyorlardı. Polisler bölgeyi karantina altına almış kimseyi sokmuyordu. Ortalık çok gürültülü idi ve çok kötü kokuyordu. Erdal komiser sonunda olay yerine intikal etmişti. Bütün haberciler ve vatandaşlar onu görünce herhangi bir bilgi alabilmek için arabasına doğru hücum etmişlerdi. Ama Erdal komiserde hiçbir şey bilmiyordu… İnsanların arasından zar zor geçerek karantina bölgesine girdi. Gördüğü manzara karşısında donup kalmıştı. Karşısında karnı delinmiş bir çocuk ölmüş yatıyordu ve karnından bir sürü sinek kurdu çıkıyordu. Hemen ne olduğunu anlamak için çocuğun babası Murat beyin yanına gitti. Bilgi almak için sorular sormaya başladı. Murat bey üzüntüden çıldıracaktı. Ama aynı zamanda polislere yardım etmek zorundaydı. Sorulan sorulara üçlükle cevap veriyordu. Çok geçmeden bütün bildiklerini Erdal komisere anlattı. Erdal komiser bu işi çözmek için kararlıydı ama şuana kadar hiçbir ilerleme kaydedememişti. Anlatılanlarla olan arasında hiçbir bağıntı kuramıyordu. Daha çok bilgi edinmek için olay yeri inceleme ekiplerini çağırdı. Bu arada bütün görgü tanıklarını topladı ve Murat beyle karakola doğru yola çıktılar. Murat beyi bir türlü sakinleştiremiyordu. Ee kolay değil çocuğu ne olduğunu bilmediği bir yaratık tarafından acımasızca öldürülmüştü. Sonunda karakola vardılar. Erdal komiser hemen görgü tanıklarının ifadelerini almaya başladı. İlk olarak yaşlı bir amca vardı ve bu olayı çok uzaktan görmüştü. Erdal komiser anlatmasını söyledi. Yaşlı amca; “ Akşam evimin terasına çıkmış biraz hava alıyordum. Evimin terasıda tam ormana bakıyordu. Tam o arada bir çığlık duydum. Ama çok karanlıktı. Hemen yandaki fiskosun üstünden dürbünümü aldım. Baktığımda hiçbir şey göremedim. Heralde olay çoktan bitmişti.” Erdal komiser bundan hiçbir şey anlamamıştı sıradakini çağırdı. Bu da orta yaşlı bir adamdı. Anlatmasını söyledi. Adam; “akşam vakti teknemi kıyıya çektim evime gitmek için yola çıktım. Tam ormanın önlerine geldim ki bir çocuk çığlığı… Hemen ormana doğru koştum. Ama ortalık acayip derecede karanlıktı. Hiçbir şey göremedim. O karanlıkta da korkuma daha ileri gidemedim.” Tanıklar bitmişti zaten o saatte orada daha fazla kişi kalamazdı. Erdal komiser bunu bir insanın yapmış olabileceği ihtimalini veriyordu ama aynı zamanda bir hayvanda yapmış olabilirdi. Ama olaylar çok çelişkiliydi. Bir insan veya bir hayvan yaptıysa o kadar sinek kurtlarının çocuğun karnında ne işi vardı? Hadi belli bir süre içerisinde kurtlandı desek o kadar kurtlanması imkansızdı. Artı orada ceset kokusuna ek olarak farklı ve ağır bir koku vardı. Bu olaya hakikaten çok korkutucu ve esrarengiz bir olaydı ve gittikçe çıkmaza doğru sürükleniyordu. Erdal komiser hayal edemeyeceği şeylere inanmak istemiyordu. Olay üzerinden 1 ay geçmişti. Dosya çoktan tozlu raflara kaldırılmıştı. Erdal komiser çok gençti, tecrübesizdi ama çok akıllıydı. İlk defa bir olayı çözememişti. Tam olaydan bir ay sonra ölen çocuğun babası karakola geldi ve telaşla Erdal komiserin yanına çıktı. Erdal komiser o olaydan beri çocuğunu o saatte dışarı saldığı için ona çok kızgındı. Murat bey o kızgınlığının hala sürdüğünü anlayınca tekrardan anlatmaya çalıştı. O gün çocuğu evden dışarı çıkamamıştı. Çocuk yatağında yatıyordu ama ormanda ölmüştü. Adam ne olduğunu anlayamadan eve gittiğinde çocuğunun cesedinin aynısını yatağında gördü. Korkusundan eve kapandı ve dışarı çıkmadı. Bir gece yeniden çocuğu aklına geldi ve gece su içmek için mutfağa geçti. Buzdolabından soğuk suyu aldı bardağa koydu. Tam içecekti ki ışıklar gitti. Dışarıya baktı hiçbir yerde ışık yoktu. Bu olaylardan sonra içinde hep korkular vardı ve o korkular harekete geçmişti. Suyunu içti ve yatağına doğru yöneldi. Yatak odasına girdiğinde yıllar önce ölmüş güzel karısını karşısında görüyordu. Karısı cennet bahçelerinde çocuğuyla beraber koşuyorlardı. Gözleri doldu. Tam olduğu yerde ağlamaya başlıyacaktıki o görüntüler kayboldu ve ortalığı çok kötü bir koku kapladı. Ortalık çok karanlıktı. Birden karşısında iki adet yeşil göz belirdi. Ama bu gözler normal bir göz değildi. Arı peteği gibi birçok köşesi vardı. Gözlerini oğuşturdu. Karşısındaki olan bitene bir türlü inanamıyordu. Çok heycanlanmaya başladı. O gözler hala ordaydı ama ondan başka bir şey göremiyordu. Birden bir şey konuşmaya başladı. Ses ; “onların yanında olmak istiyor musun? “ diyordu. Acayip derecede korkmuştu. Bir besmele çekmesiyle olan biten her şey gitmiş ve elektrikler geri gelmişti. Murat beyin bu söyledikleri Erdal komiserin kafasını karıştırmıştı. Bu dosyayı tekrar incelemeye almaya karar verdi ve Murat beyi gönderdi. O gece tamamen bu olayı düşündü. Diğer işlerini bir başka arkadaşına devretmişti. O sadece bu olay üzerine çalışacaktı. Ertesi gün bir ihbar geldi. Murat beyin evinde bir ceset bulunmuştu. Hemen olay yerine gitti. Eve girdiğinde gözlerine inanamadı. Bu Murat beydi ve aynı çocuğu gibi öldürülmüştü. Karnı yarılmış ve bir sürü sinek kurdu… Ve ortalıkta aynı koku hakimdi. Erdal komiser herkesin evden çıkmasını söyledi. İtiraz edenler oldu. Ama Erdal komiser “bu bir emirdir.!” Diyerek herkesi evden kovdu. Tam insanlar evden çıkıp kapıyı kapattıklarında inanamıyacağı şeyler oldu. Murat bey o haliyle doğrulmuş duruyordu ve Erdal komisere bakıyordu. Erdal komiser silahına sarıldı ve bir el ateş etti. Murat bey yere serilmişti. Hemen aşağıdakiler yukarı koştu. Erdal komiser şoktaydı hiçbir şey konuşmuyordu. Murat beyin cesedinde hiçbir kurşun izi yoktu oysa onu başından vurmuştu. Erdal bey hemen karakola giderek eski dosyaları alıp masasına oturdu. Ama masasının üstünde bir not vardı. “Komiserim ben bu yaratığı çok iyi biliyorum. Bundan sonra sakın eskileri hatırlayıp keşke demeyin yoksa size de aynıları olur! “ yazıyordu. Erdal bunu bir tehdit notu olarak değerlendirdi ve hemen adamları gödererek adresdeki adamı tutuklamalarını söyledi. 2 saat civarlarında bir zaman dilimi geçmişti ki polisler adamı tutuklayıp getirmişlerdi. Erdal komiser hemen bunu ifadesini almaya başladı. O notu oraya neden koyduğunu ve peki onun bir tehdit notu olduğunu ve neden adresini yazdığını sordu. Adam sert bir tavırla; “ bir kere o bir tehdit mesajı değildir. Ben sizin canınızı korumak için o notu oraya bıraktım. Adresimi de o yaratık hakkında daha çok bilgi edinmek isterseniz beni bulursunuz diye yazdım. Ama bakıyorum siz işi baya ilerletmişsiniz.” Erdal komiser birden hiddetlendi ve adam birkaç kez asıldı. Adamın burnu kanamaya başlayınca sağlıkçıları çağırdı ve sorularına devam etti. “Peki sen bunu iyi niyetle yaptığını söylüyorsun benim ofisime nasıl girdiğini de açıklayabilecek misin? “ Adamdan hiç ses çıkmayınca komiser 2 kez daha asıldı. Adamın yüzü o yumrukların karşısında iyice hasat olmuştu. Adam ağlamaya başladı. “Neden kızlar gibi ağlıyorsun?” diye bağırdı Erdal komiser. Adam odadakilerin çıkmasını söyledi. Erdal komiser adamın ellerini çözdürdü ve odadakileri dışarı çıkardı. Erdal komiser artık sona yaklaşmıştı. Olayı adamın anlattıklarıyla çözmek üzere idi ama bu olanlar inanılacak cinsten değildi. Yani bunu üst kurumlara rapor olarak veremeyecekti. Adam içeride komisere o yaratığın kendisi olduğunu söyledi. İnsanları öldürmeyi istemediğini fakat akşamları insanların maziyi hatırlayıp – ahh veya – keşke gibi kelimeler kullanmasının kendisini o yaratığa dönüştürdüğünü ve insanların beraber olmak istedikleri yakınlarının yanına gönderdiğini anlattı. Ve komiserden bir şey istedi. Komiser bunu ilk başta kabul etmedi ama kanıt sunacağını söyleyince adamı çekti vurdu. Dışarıdakilerin hepsi içeri girdiğinde adam yerde yatıyor Erdal komiserde kanlar içinde koltukta baygın duruyordu… Yıllar sonra duyduğuma göre ise Erdal komiser aynı öldürdüğü adam gibi ormanda bir kulübe yapıp onda yaşamaya başlamış. O karnı deşilip sinek çiftliğine dönen cesetler ise gün geçtikce çoğalmış. Yani anlayacağınız o gün orada Erdal komiser o adamı vurmakla o yaratıktan kurtulmamış kendisinin vücudunu ele geçirmesine imkan vermiştir. Orda adam sadece kendisi kurtulmuştur. Erdal komiseri ise arayanlar ormanda ne kulübesini bulabilmiş nede kendisini, o sadece kendi istediklerine görünmekteymiş… Hala ormanda bir yerlerde. Ona göre sineklere dikkat edin evinizde sinek barındırmayın dışarıdakilere ise hiçç dokunmayın tavsiyem..:) Saygılarımla Berk@n
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
4
Kasım
20
Kasım
19
Ekim
25
Ekim
22
Temmuz
15
Temmuz
15
Temmuz
15
Temmuz
15
Kasım
18
M Kemal Atatürk`ü Beklemeyin
• Berkan Çolak • Toplumsal Makaleler • 215 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
7
Aralık
10
Mayıs
7
Mayıs
7
Kasım
18
M Kemal Atatürk`ü Beklemeyin
• Berkan Çolak • Toplumsal Makaleler • 215 kez okundu. • 1 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||