Sıvı Gölgeler 3Sıvı Gölgeler 3"Bakın! İşte orada! Tam karşıda!"Herkes karşıya bakıyordu. Tam önlerinde bir insan yerde yatmış, elleriyle yüzünü kapatıyordu ve bir karaltı, sanki patenler üzerinde kayıyormuş gibi onun üzerine doğru geliyordu. Tayfun bütün gücüyle frene yüklendi. Durmuşlardı. Elli metre önlerindeki görüntü, hepsini de yerlerine çivilemişti. Şaşkınlıktan donup kalmışlardı. Kendini ilk toparlayan Tayfun oldu. içgüdüsel olarak hemen aracın uzun farlarını atçı. Arabanın önü, gün ışığı gibi aydınlandı. Işığa maruz kalan gölge, birden kayboldu. Olayın üzerinden birkaç saniye geçmişti, ama henüz kimseden ses çıkmamıştı. Öylece durmuş, karşıya bakıyorlardı. Zaman ilerlemiyordu sanki. Sessizlik ile sonsuzluk birleşmişlerdi. Bu durumu ilk bozan Mehmet oldu. Fısıltılı bir sesle, ancak iki kelime söyleyebildi. Gözleri, korkudan sonuna kadar açılmıştı: "Bu o !" "Evet, o!" diye onayladı Tayfun. "Yanına gidelim Tayfun!" "Aman Allah’Im! Rüyam gerçekleşti." Tayfun camlaşmış gözlerle yerdeki kişiye bakıyordu. "Her şey, beni uyandırdığın yerden devam ediyor. Olayı yaşayan da bir başkası." "Sana diyorum! Yardım etmemiz gerekir. Ne yapalım?" Tayfun Mehmet`e döndü: "Dört kişiyiz! Arabadan aynı anda çıkalım ve birbirimizden uzaklaşmayalım. Haydi!" Dört arkadaş aynı anda kapıları açıp araçtan indiler. Mümkün olduğunca birbirlerine yakın yürüyorlardı. Kurbanın yanına yaklaştılar. Korkudan bayılmıştı. Tayfun`la Mehmet ona doğru eğildiler. Hakan seslendi: "Durun! Ya o da onlardan birisine dönüştüyse. Dikkatli olmalıyız." Tayfun alaylı alaylı karşılık verdi: "Oğlum, yaratıklarla karşılaşan herkes yaratığa dönüşecek diye bir kanun mu var? Hem fiziksel temasa geçmediler ki. Tam zamanında geldik." "Ne bileyim! Filmlerde hep öyle olur da." "Bu film değil, gerçeğin ta kendisi. Keşke rüyada olsaydık. Ne yapacağımı, ne diyeceğimi bilemiyorum. Ben sizden daha çok korkuyorum. Hep bu tür hikayeler yazmama rağmen sizden daha çok korkuyorum. Çünkü ilk kez bir rüyam gerçekleşiyor. Dördümüzün de aynı kabusu yaşaması mümkün değil. Ne ile karşı karşıyayız, bilmiyorum. Beni de korkutan bu ya. Derinliğini bilmediğimiz, dibi görünmeyen kara bir gölün kıyısındayız. Umarım, bunlar kötü şeylerin başlangıcı değildir." Tam o anda Erhan söze karıştı: "Hareket ediyor. Herhalde kendine geliyor." Yerde yatan kişi gözlerini açtı ve Tayfun’a baktı: "Tayfun ?" sesi korku dolu ve şaşkındı. "Evet?" "Ne oldu? O neydi?" korkuyla etrafına baktı. "Yok birey. Işık üzerine vurunca yok oldu. Neden ve nasıl olduğunu sorma, bilmiyorum. Şansın varmış ki, bu soğuk havada, bu saatte, susuzluğumuzu dindirmek için, içecek bir şeyler peşine düştük. Yoksa ne olurdu, onu Allah bilir." Tayfun kurbanın elinden tutup, ayağa kalkmasına yardımcı oldu. Elleri, yaşadığı olayın korkusundan hala titriyordu. Birden ağlamaya başladı. Tayfun, onu teselli etmeye çalıştı: "Tamam ! Geçti artık. Ağlama ! Sakin olmak zorundayız. Hepimiz de, olayın etkisindeyiz hala. Fakat bir an önce bir şeyler yapmalıyız. İnsanları uyarmalıyız. Bunu nasıl yapacağımızı bilmiyorum, o şeyin ne olduğunu öğrenmeden, insanları neye karşı uyaracağız ? Tek bildiğim, güçlü ışıktan kaçması Nereye gitti? Öldü mü, kaçtı mı? Başkaları da var mı? Bu sorulara birer cevap bulmak zorundayız." Kurban susmuştu. çünkü o da ağlamanın faydasız olduğunun bilincindeydi. Dünya, esrarengiz bir döneme giriyordu. İlkel çağlardan bu yana, ilk defa böylesine gizem dolu bir olay yaşanıyordu. Öylesine bilinmeyen ve bir o kadar da ürkütücü ki, Dünya, bilinmeyene doğru sürükleniyordu. Arabanın farlarının ışığında sessizce bekleyen beş genç tanık, bunun farkındaydılar.
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Sıvı Gölgeler 3 isimli yazı, Güngör Demir tarafından 24.07.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
5
Aralık
4
Aralık
3
Aralık
1
Kasım
30
Ağustos
12
Ağustos
12
Ağustos
12
Ağustos
12
Temmuz
24
Temmuz
22
Temmuz
16
Temmuz
24
Ağustos
12
Temmuz
17 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||