Siyahbeyaz
Bir kız tanıyorum siyah-beyaz karelerde.
Gözyaşları donuk, haykırışları kısık, gölgelerle çevrili etrafı.
Kalk demek geçiyor içimden, lanet olsun ne olur kalk ve yeniden gül.
Sessiz kalıyor.
Sonsuzluğa susuyor, hayata susuyor, bana susuyor, bize susuyor.
Bakışlarında bir özlem var sanki.
`Ne`? `Sorun olan ne`?.
Cevap vermeyecek biliyorum.
Yalanlardan sıkılmış, anlamaktan sıkılmış, anlaşılmamaktan sıkılmış..
Gülüyor ama mutlu değil, kızıyor ama kızmaktan yorgun.
Oysa ki öyle çok şey var ki anlatmak istediği.
Okadar çok gözyaşı var ki dökülmesi gereken.
Başka birşey karanlığı atamaz gibi geliyor içinden.
Sonra dönüp birden `zaman` diyor ve `sabır`.
Anlamı nedir diyorum. `Güç` diyor `ve sonsuzluk`.
Artık daha açık.
Anlıyorum birden anlatmak istediklerini.
Kaybolmak istiyor aslında.
Bulunmak istemiyor artık.
Bulmak istiyor tek bir şeyi: `Huzur`.
`Mutluluk` diyor belli belirsiz ve `huzur`.
Sözleri düşüncelerimi tamamlıyor sanki.
Bir kız tanıyorum siyah-beyaz karelerde.
Okadar güçlü görünüyor ve okadar kırılgan ki aslında bu beni mahfediyor.
Söylemek istiyorum;` Vazgeçme ne olur hayallerinden`kelimeler düğümleniyor birden.
`Devam et, lanet olsun lütfen devam et`.
Sonra bir söz dökülüyor dudaklarından `endişelenme` diyor `benim için endişelenme`.
Elimde değil, bunu yapamam.
Görebilmelerini istiyorum O`nu benim gördüğüm gibi.
Duymalarını istiyorum haykırışlarını.
`Baksanıza sizi körler `O` burada, baksanıza`.
Bir kız tanıyorum ben, siyah-beyaz karelerde rengarenk bir kız tanıyorum ben.