kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Aşk Hikayeleri

Sokak Lambası


Sokak Lambası

Biriciğime, verdiği ilham ve fikir için bir teşekkür…

Seni şu ışığın altında bekleyebilirim, hem de sonsuza dek...

Olmadı…

Yüzünü niye karanlığa gömüyorsun? Yaklaşsana biraz, gelsene yanıma! Neden hep uzaktasın? Neden gelmiyorsun? Diye havaya soruyu fırlattı. Geceydi! Sokak lambasının beton direğine sırtına dayamış, yanan ışığa bakıyordu. Önüne baktı bir süre. Neden düşünüyor bilinmez, durdu dakikalarca… Sonra gitti… Mahalle sakinleri ilkin sokakta kalmış zavallının teki olarak düşündü. Adamın oraya gelmeleri tekrarlanınca, şüphe; kapı önlerindeki çöp kokusu gibi sardı mahalleyi…


İzmir de akşam oluyor. Akşamın geldiğini gören insanlar evlerine telaşla yetişmeye çalışıyor. Sokak lambaları birden bire yanıyor. Hepsi aynı anda! Tam da o an küçük bir kız çocuğu çıkıyor cama. Yine yetişememiş belli ki! Annesine sitem etmekle meşgul! ‘Neden saati yanlış söylüyorsun anne?’
—Aman da bayan çokbilmiş! Gel de yanıma bak istersen saate! Kızını yakalayıp öpmeye başlıyor. Küçük kız direndikçe annesi daha çok öpüyor. Annesi kızını karşısına bakıp şöyle bir süzüyor kızını.
—Benim kızım abla oluyor galiba! Baksana, ne kadar da güzelleşiyor! Küçük kız bir şey unutmuş gibi bir çırpıda annesinin kollarından sıyrılıyor. Kanepenin tepesinden cama uzanıp, dışarı bakıyor… Annesi sadece gülüyor. Çok tatlısın kızım, seni seviyorum!








Küçük bir erkek çocuğu, diğer erkek çocuklarıyla bütün gün sokakta gününü geçiriyor. Yüzü gözü ter içinde! Kim bilir annesi balkondan kaç defa bağırıp, sesinin yetişemediği yerde, ıslıklar atarak çağırmıştır!
—Oğlum, annen yine seni çağırıyor…
—Bir tur bindir şuna, eve gideceğim zaten! Annesinin sesi tur bindirmiş bile ama içeride ağlamaktan çatlayacak bebeği de susturması gerek. ‘Akşam sorarım ben ona’ diye içeri giriyor. Çocuk artık özgür…
Bütün çocuklar birer ikişer dağılırken o eve gitmek istemiyor. Biliyor ki giderse evde dayak var. Sokağın tek lambası yanıyor. Hayretle bakıyor lambaya. Sokak sessizken çıkardığı ses garip geliyor, hatta korkunç! Lambanın yandığı ilk anda çıkardığı o çıtırtılı sesi dinliyor bir süre. Ses kesilince direğe uzun uzun bakıyor… Ürkütücü sessizliğe daha fazla dayanamayınca koşarak uzaklaşmaya başlıyor. Hiç de değilse evdeki ana dayağı!
….
Adam bu sefer yağmurlu bir havayı seçmiş olmalı! Soğuk bir şubat gecesi, üstündeki yağmurluk sırılsıklam yine sokak lambasının altına geçiyor. Çok seviyor bunu yapmayı belli ki her gelişinde sırtını beton direğe dayayıp, başını kaldırıyor. Işık yüzünü o an tamamen gösteriyor ve hep yaşlı kadının evine bakıyor. Camda birisini gördüğünü sanıyor bazen! Lambadan uzaklaşıp cama yaklaşıyor. Karanlık oda! Hiçbir yaşam belirtisi yokken, Şu direk bile yaşlanmışken benim burada ne işim var diye düşünüyor olduğu yerde. Sesli düşünmüş olmalı ki yankı yapıyor mahallede. Adam sırılsıklam, cadde de öyle!

-Anne saat kaç?
-Havanın kararmasına yakın!
-Peki anne! Bak şimdi nasıl yanacak şu sokaktaki ışık.
-Sokak lambası mı?
-Hşştt! Sessiz olur musun anne? Bak yanıyor yanıyor, anne koş ne olur gel bak nasıl yanıyor.
-Tamam kızım! Diyor annesi gözünü örgüden ayırmadan. Aklına birden bir şey gelmiş ki, aniden kızına bakıyor:
-Sen o sokak lambasını neden o kadar çok seviyorsun ki her gece camdan bakıyorsun?
-Şu çocukta orada da ondan. Çok meraklı bakıyor anne. Bende merak ediyorum.

Çocuk akşam olana kadar defalarca tek kale top oynamış, toplar yakmış, bütün arkadaşları dağılınca o da sokak lambasının önündeki kaldırıma oturmuş, akşam olmasını bekliyor. Arada lambaya bakıyor, yanıp yanmadığını kontrol etmek için! Annesi arada bir balkona çıkıp sesleniyor. Seyyar satıcılar son kez sokaktan geçiyor, Çocuk hala bekliyor.
Akşam oluyor. İzmir geceye uyanıyor… Kız camda, çocuk lambanın dibinde, pür dikkat ışığın yanmasını bekliyorlar. Sokak lambası kendini zorlarcasına yanmaya çalışıyor. Ampulü koruyan beyaz kaplamanın içinden gözüküyor ışığın yandığı! Cılız, sokağı aydınlatacağından şüphe duyan bir ışık bu! Çocuk, ışığın yanmasıyla, olduğu yerde irkiliyor. Lambanın kendine özel o cızırtılı sesi başlamış olmalı! Kız merakla olanları seyrederken, kıkırdamaya başlıyor, çocuğun korktuğunu görünce! Çocuk sanki kendisine gülündüğünü anlıyor o an! Kızı görüyor camda. Kız da çocuğun ona baktığını fark ediyor. Hemen karyolaya siper alıyor. Gülmesi birden kesiliyor kızın. Öylece boşluğa bakıyor:
—Ne oldu kızım
—Bugün de ışık yandı anne!






Ahali artık iyice duruma el atmış, adamın o lamba altında durmaması için ellerinden geleni yapıyorlar. Adam iki gece gelip saatlerce orada oturunca, mahalle sakinleri de çareyi bahçelerine köpek koymayı akıl etmişler ancak köpekler, gelene geçene havlayınca çareyi poliste aramışlar. Polisler adamın eşkalini alıp, bir daha gelirse ihbar etmelerini istemiş. İşte sokakta kocakarılar bunu konuşuyordu o gün. Adam ise dün gece sokak lambasının altından ayrılınca, gideceğe yere kadar yürümeye karar verdi. Kaç sokak lambasının yanından geçmişti kim bilir! Hele bir çifti öpüşürken görmüştü ki; sokak lambası sadece ışık tutmakla meşguldü aşklarına…

Niye gelmedin? Bütün gece seni bekledim
Annemi biliyorsun. Lütfen anı bozma olur mu?
Yaklaşsana ışığa! Bak bizim için yanıyor bu gece. Bütün geceler boyu yanarken, bu gece bizi bekliyor. Bu geceye ayak uydurmak istiyorsan dans et benimle!
Neden konuşmuyorsun?
Neden Yanıma gelmiyorsun…
Ben seni hep beklerim bu ışığın altında. Şimdi varsın işte, gelsene…

Köşeyi hızlıca geçti adam. Daha fazla sokak lambası görmek istemiyordu. O öpüşen çiftten mi uzaklaştığı yoksa anıları mı? Sadece kaçıyordu hızlı adımlarla.









Kız artık eskisi gibi annesiyle konuşmuyordu. Sadece camın kenarına oturur dışarıyı seyrederdi. Boş bakışlarla, sessizce dalıp giden kızına kızar, bazen de üzülürdü annesi. Bazen o sokak lambasının yanında gecenin olmasını bekleyen, gece olunca da giden komşunun çocuğuna kızıyordu. Komşuydu eninde sonunda. Küçükken kulağını çekememişti çocuğun. Şimdi kendine kızıyordu. Akşam olunca kızın yüzüne neşe dolar. Gözlerine birden anlam yüklenir, olduğu yerde duramazdı. Annesinin kızgınlığı belki o zamanlar geçebiliyordu. Yine de bu durumu sevmiyordu…

Kız, bir gün önce gördüğü rüyanın etkisindeydi akşam olurken. Rüyasında sokak lambasının altında bekleyen o çocuğun yanına inmiş, hiçbir neden yokken öpmüştü onu. Tam o anda sokak lambası yanmıştı ya, bu onlar için hayatlarındaki en romantik andı. En azından kızın öyleydi! Âşık olmuştu işte… Akşam olup da çocuğun geldiğini görünce rüyasındaki gibi içinde bir şeyler hareketlenmeye başladı… Hep gizlice bakardı. Çocuğun onun görmediğini sanırdı da kendini kandırırdı. Bu sefer kaçmadı. Kaçamazdı da! Ayakları öyle bir titriyordu ki! Ne yapacağını şaşırmıştı. Annesi kızına bakıyordu. Çocuk da ayağa kalkmış ona bakıyordu. Alnı terlemişti, Parmak uçlarını hissetmiyordu… Karar vermişti. Yanına gidecekti. ‘Ben biraz hava almaya gidiyorum’ deyince annesi ‘Çok güzel kızım, gel seni sahile götüreyim. Deniz havası seni açacaktır’ deyince, kız kanepeye oturuverdi. Ne yapacağını kestiremiyordu. ‘Boş ver anne!’




O gün camdan kendisine baktığını görünce hissettiklerini anımsıyordu şimdi. Sokak lambası altında öpüşmelerini hayal ederdi hep. Tıpkı rüyalarındaki gibi! Onun da kendisini sevdiğini biliyordu adam. Rüyalarda buluşan bir aşktı onlarınki! Hep onu düşünmüştü gün boyu. Dün gece başını ağrıtmış, bütün gün yatakta kalmıştı. Sabahı zor etmiş, günü ite kaka akşamüstü etmişti. Geç kalmıştı işte. Hava kararıyordu bile. Hızlıca giyindi. Merdivenleri koşarak indi. Bir taksiye atladı. İş dönüşü trafiğine bir ton küfür etmişti. Küfür ettikçe akşam oluyordu. Akşam oldukça o daha çok küfür savuruyordu…







Çocuk bir akşamüstü sokak lambası altına geldiğinde, evin camında perdelerin olmadığını görmüştü. O an başından aşağı kaynar sular dökülmüş, o an bu sokak lambasında niye her gün durduğunu düşünmüştü… O gün de akşam gündüze yavaşça çökmüş, lamba ışığını yine savurmuştu sokağa. Işığa uzun zamandır bakmamıştı çocuk. Şimdi ne kadar da basit geliyordu. Lambanın beton direğine elini sürdü çocuk. Artık çocuk bile değildi. Büyümüş boy pos atmıştı. Büyüdüğünü sokak direğinin yazı yazılmamış yerlerinden anlayabiliyordu. Neredeyse her yerinde aşkını ilan ettiği kızın ismi yazıyordu beton direkte. Etrafında yavaşça döndü direğin. Bütün eski yazdıklarını okuyordu. Kız her satırını her ‘Seni seviyorumları’ okuduğunu biliyordu. Son okuduğu cümlede durdu. Bir daha okudu. Kendi yazmamıştı. ‘Ben gidiyorum, hoşça kal’ Onun yazmış olmasını istemedi. Direğe okkalı bir tekme savurdu da, başparmağı fena acıdı. Son kez baktı yazıya ve gitti. Bir daha da sokak lambası çocuğunu hiçbir mahalle sakini görmedi. İlkin lamba yalnız kaldı sonra da mahalle…



Taksiden inip koşmaya başlamıştı bile… Niye ve kim için koştuğunu inanın kendi de bilmiyordu. Ona kalsa rüyasında buluştuğu kızın hayalini yitirmemek için, anıyı canlı tutmak için gidiyordu. ‘ Nereden bilebilirim ki? Ya gelirse?’ gibi sorular soruyor, cevabını alamadıkça koşuyordu. Bir sokak ötesi eski oturduğu evdi! Koşması yavaşladı. Orada kendisini bekleyen biri yoktu. Bunu bilse de hızlı adım gitmesine mani olamıyordu. Sokak lambası ona hep beklemeyi ve üzerine düşen görevi yapmayı öğretmişti. O da yapıyordu! Köşeyi döndü ama öylece kaldı olduğu yerde. Sokak lambasının kenarında sızmış bir ayyaşı kaldırmaya çalışan polisle kaynıyordu mahalle. Kapıda pencerede merakla seyreden gözler… Hiçbirinin tanıdık yüzü yoktu. Olanlar ya ölmüş ya gitmişti… Hava kararmış sokak lambası yanmıştı tam da şimdi. Polis arabalarının mavi kırmızı ışıklarına karışmıştı, yaşlı sarı ışığı. Arkasını döndü… Sokak lambası bir
ayyaşın kusmuklarına gebeydi şimdi!


Görkem Çakın


Sokak Lambası
Yazı Sahibi
Görkem Çakın
Görkem Çakın tarafından 1.12.2008 tarihinde eklendi 600 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Sokak Lambası isimli yazı, Görkem Çakın tarafından 1/12/2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
HARİKAAAAAAAAAAA.!!!!!!!!!!! BAŞARILAR.......


29.02.2008 tarihinde yorumlandı.


Aralık
2
Nesr(i) Şiir (son) (kadir Bıyıklı)
Necla Güney AlptekinAşk Hikayeleri • 128 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Aralık
2
Duygu Gemisi
Berna BaşabaşAşk Hikayeleri • 121 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
1
Olmayan Sevgiliye
Doğukan İçilAşk Hikayeleri • 162 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
1
Nesr(i) Şiir 2 (kadir Bıyıklı)
Necla Güney AlptekinAşk Hikayeleri • 111 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Kasım
30
Kadın ve Adam ( Kadın Öldü)
Hilmi NevruzpulAşk Hikayeleri • 89 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
16
Yağmur Damlalarından Hayaller
Görkem ÇakınDüş Hikayeleri • 218 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Haziran
10
Düşlerimde
Görkem ÇakınAşk Şiirleri • 102 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Haziran
9
Bir Yol Boyu Şizofren
Görkem Çakınİronik Hikayeler • 572 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
9
Yalnızlık Limanı
Görkem ÇakınAşk Şiirleri • 123 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Nisan
4
Yazılmamış Masal
Görkem ÇakınAşk Hikayeleri • 661 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Eylül
6
Yatmadan Önce Birkaç Dakika
Görkem Çakınİronik Hikayeler • 839 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Nisan
4
Yazılmamış Masal
Görkem ÇakınAşk Hikayeleri • 661 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Temmuz
23
Kuşcu
Görkem ÇakınToplumsal Hikayeler • 643 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Aralık
1
Sokak Lambası
Görkem ÇakınAşk Hikayeleri • 601 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
9
Bir Yol Boyu Şizofren
Görkem Çakınİronik Hikayeler • 572 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Sokak Lambası, Sokak Lambası hikayesi, Sokak Lambası hikaye, Sokak Lambası nedir?, Sokak Lambası hakkında bilgi, Sokak Lambası hikayeleri, Görkem Çakın hikayeleri, Sokak nedir, Sokak hikayesi, Sokak hikayeleri, Lambası nedir, Lambası hikayesi, Lambası hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Credit Cards | Credit Check | Western Union | Credit Card Consolidation | Loans | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul