Sonbahar ve ÖlümSonbahar ve ÖlümEylülde biten şarkı gibidir insan ya da eylülde yazılan tüm şarkılar insanın ölmesi içindir. Hüzün vardır eylülde matem,ayrılık,gözyaşı vardır. Bir damlanın toprağa düştüğü andaki bahtiyarlık eylülün gözyaşlarında saklıdır. Sanki israfilden izin almış gibi hasret ruzigarları eylülde eser. Eylülken küser tabiat hayata. Bağını bahçesini toplayıp gider. Bir elma ağacının zümrüt yeşili yaprağının sararması,sararıpta solması, dökülmeye başlaması vakit eylülken olur. Vakit eylülken dökülür gözyaşları salkımsaçak. Mendiller ıslanır gözler tar u mar olur. Ayrılık nağmeleri eylülü geçerken zaman kulağa hoş gelir. Eylül demek son demek,baharın sonu fakat sonbaharın başlangıcı..Sonbaharda zaman kızgın denizin hışımla kayalara vurduğu sırada ufkun kızıllığını kaybedip kararmasıyla eşdeğerdir. Çünkü gökyüzü son yangından geriye kalan zifiri karanlığa büründüğünde (ki yer yer kıvılcımlar göze çarpsa da) insan olan gitme vaktinin geldiğini anlar. Sığınacak bir yer arar gönlünde. Yalnızlıktan berduşluktan kurtulma çabasına girer. Başını koyacağı bir omuz,sarılacak sıcak bir kucak arar. Çaresizliğin başgösterdiği andır sonbahar ve çarelerin arandığı zamandır. Tabiatın güleryüzüne,cilvesine aldanınca insanoğlu, herzaman kuşların ötüştüğü,ırmakların çağıldadığı, çiğdemin menekşenin açtığı yeşil bir dünya hayal eder. Her sabah masmavi bir gökyüzünde açan güneşle uyanacağını sanır. Evinin bahçesini güzel çiçeklerin güzel kokularıyla dolduracağını düşünür. Güneşin doğuşundaki berraklık taptaze umutlar verir insana. Güne huzurlu ve mutlu başlamanın zevki vardır insanların dimag(?)larında. Fakat sonbahar hayatı ihata ediciliğiyle geldiğinde tüm bunların yerinde üfül üfül yeller esiyordur. Sonbahar gelince sanki hayatın neşesi kaçar. Sanki insanlar arasına giren karakedi gibidir sonbahar. İnsanların birbirinden kaçışıdır. İnsan en çok sonbaharda yalnızdır. Sonbaharda aşk tehlikelidir çünkü. Hayatı sevmekten uzaklaşır, aşkı unutur insan. Ölüm hiç olmadığı kadar girer insanın hayatına. Nasıl girmesin ki? İnsan nasıl en çok hatırlamasın ölümü sonbaharda? Baktığı,gördüğü her yerde ölüm olanca ürperticiliğiyle karşısındadır. Ölümü hiç semtine uğramayacak sanan insanoğlu ölmelerle bu kadar iç içe olunca ne yapacağını şaşırır. Yaprakların dallarından salına salına düşüşünü görünce, çiçeklerin solduğunu görünce kendinin de bir sona yaklaştığını; aldığı her nefesin, attığı her adımın, konuştuğu her sözün kendini sona götüren bir seyahatten ibaret olduğunu düşünmeye başlar. Sokak sokak dolaşırken yaşadığı şehri, sonbaharda yeni bir çehreyle bulur karşısında. Dünya sonbaharda yitik bir virane gibidir. Yaşamak ise viranede yakılan bir ateşin etrafında ısınmaya benzer. Ateş ne kadar büyük olursa olsun insan gene de üşür. Sonbahar bir gülün dikenine benzer. Dokununca canı yanar insanın. Belki kanatır acımasızca. Fakat her güzelliğin bir karşılığı olduğu gibi sonbahar da mevsim baharken yaşanası o güzelliklere mukabil, birşeyler alıp götürür insandan. İnsan hayatında bir değil bir çok sonbahar gelir geçer. Fakat insana ait çok değil bir sonbahar vardır. Onun ise ne tekrarı olur ne de devamı. Bu yüzden insan ömründeki bu ilk ve sonbaharı yaşamadan evvel baharını, yazını, kışını güzel yaşamalı, iyi değerlendirmelidir. Her gün yüzlerce kez ölmektense bir defa ölmeli ebedi yaşayacağı baharı kazanmalıdır. Sonbaharda dökülen yaprakların, solan çiçeklerin yerini baharda yenileri alır. Güneş yeniden semada mamur bir çocuk gibi eğleşir. Her yan yeşile,kırmızıya,beyaza boyanır. Zihayat yeniden canlanır. Yeniden kalabalıklaşır insan hayatı. İnsanlar birbirleriyle hasret giderirler.Baharda sevmenin,sevginin şarkısı söylenir her bir ağızdan. Baharın getirdikleriyle sonbahar unutulur. Sanki bir daha hiç sonbahar yaşamayacakmış gibi zamanla oynaşır insan. Sanki artık güller hiç solmayacakmış gibi,sanki bülbüller hep şakıyacakmış gibi sonbaharı unutur. Fakat asla unutulmamalıdır ki bir bahar yaşanıyorsa sonbaharı mutlaka yaşanacaktır. Bu yüzden insan sonu gelmeden baharının kıymetini bilmeli ve her yıl yaşadığı sonbahardan kendi sonbaharı için ibret almalıdır.
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
4
Sevdanın Adı Lacivert Geçmişte Bildiğiniz Aslında Mavi`ydi Düşlediğiniz
• Dila Emral Aydın • Hayata Dair Denemeler • 29 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
4
Terk Edilen Sizsiniz!!!
• Dila Emral Aydın • Hayata Dair Denemeler • 39 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Mayıs
10
Mayıs
10
Sensiz Geceleri De Seviyorum Artık
• Burak Akdemir • Sevgi Şiirleri • 147 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
9
Ocak
19
Dilimden Düşürmediğim Duam Annem
• Burak Akdemir • Hayata Dair Denemeler • 168 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
19
Haziran
7
Aralık
18
Eylül
7
Temmuz
7
Temmuz
7 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||