“Sonbaharda aşık olur,sonbaharda ağlar,sonbaharda yanarım...Öyle ki ne gözyaşlarım, ne de karakış söndüremez bu yangını..Sıcak bir liman görünce başlar bu yangın. Sadece küçük bir kor yeter alevlendirmeye, küllenmiş yüreğimi...Susmak isterim, sustukça boğulurum gözyaşlarımda.Konuşmak isterim, konuştukça daha çok ağlatılırım..Her şekilde boğulurum...”
Sonbaharda aşık olur, sonbaharda ağlar, sonbaharda yanarım...
Öyle ki ne gözyaşlarım, ne de karakış söndüremez bu yangını.. Sıcak bir liman görünce başlar bu yangın. Sadece küçük bir kor yeter alevlendirmeye, küllenmiş yüreğimi...
Susmak isterim, sustukça boğulurum gözyaşlarımda. Konuşmak isterim, konuştukça daha çok ağlatılırım.. Her şekilde boğulurum anlayacağın...
Kar tanesinin şeklini bilmek isteyen kör misali..
Dokunsam eriyeceğini bilirim sevdanın, Dokunmasam hiç öğrenemeyeciğimi...
Sonbaharda aşık olur, Sonbaharda ağla(r)tılır, Sonbaharda yanarım ben...